sipariş hattı
İng Sms ile Kredi Başvurusu

6

Ara, 2018

İng Sms ile Kredi Kartı Başvurusu


by Müşteri Temsilcisi Finans, Sms ile kredi başvurusu 924
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, Puan: 5,00 / 5)
Loading...

İng bankası üzerinden kredi kartı alabilmeniz için sizlere en kolay seçenek olarak sms hizmet seçeneği sunulmaktadır. Bu hizmet seçeneğinin haricinde internet bankacılığı ve direk olarak şube üzerinden kredi kartı başvurularınızı yapabilmeniz mümkün bir seçenektir. Bankanın müşterilerine sunmakta olduğu çeşitli kredi kartı seçenekleri yer almaktadır. Her kart seçeneği için farklı kodlar ile başvurularınızı yapmanız gerekmektedir. İng sms ile kredi kartı başvurusu yapabileceğiniz kart seçeneklerinden biri olarak İng bonus card seçeneği yer almaktadır. cep telefonunuzun kısa mesaj bölümü üzerinden Kart boşluk TC kimlik numaranızı yazarak 2205’e göndermeniz gerekmektedir. İng Pegasus Plus kart başvurusu için ise PGS boşluk TC kimlik numaranızı yazarak 2205’e göndermeniz gerekmektedir. İki ayrı kart seçeneği için iki ayrı seçenek ile sizlere başvuru yapabilme imkanı verilmektedir. Kartınızı direk olarak adrese talep edebilir veya şubeden alabilmeniz mümkündür.

İng Sms ile Kredi Başvurusu

İng Sms ile Kredi Başvurusu

İng bankasından kredi alabilmeniz yani başvurusunu yapabilmeniz için sms hizmet seçeneği sizlere yine yardımcı olmaktadır. İng sms ile kredi başvurusu yapılmasının ardından yer alan başvuruları kısa bir süre içerisinde incelemesinin ardından müşterilerine dönüş yapmaktadır. Bu sayede müşterilerde yanıta göre geriye kalan işlem seçeneklerini tamamlayabilmektedir. Kredi başvurusu yapabilmeniz için KREDİ yazıp bir boşluk bırakmanızın ardından TC kimlik numaranızı yazmanız gerekmektedir. Bunun beraberinde ise kısa mesaj cep telefonunuz üzerinden 2205’e direk olarak gönderebilmektesiniz. Kredi başvurusunu yapmanızın  ardından krediniz onaylandığı takdirde şubeye uğrayarak gerekli evrak işlemlerinizi tamamlayabilirsiniz. Şubede sizlere yetkili arkadaş kredi taksit seçenekleri ve faiz oranları hakkında bilgilendirme sunulmaktadır. Aylık gelirinize göre sizlere en uygun ödeme seçenekleri sunulmaktadır. Merak etmekte olduğunuz konular hakkında yer alan tüm detayları ile beraber bilgi sahibi olabilmeniz ise mümkündür.

BENZER FİRMALAR

İNG Group Müşteri hizmetleri Telefon Numarası
Gelir Belgesiz Kredi Veren Bankalar 2019
Halkbank Sms ile Kredi Başvurusu
İşbank Sms ile Bakiye sorgulama
Kredi Kartı Asgari Borç Sorgulama
Kredi Kartı Limitimi nasıl yükseltirim
Kredi Notu Öğrenme
KOSGEB kredisi 2019
  1. abdurrahman toğaç yorumu:

    değerli milletim Allahın izniyle türk parası dünyada en kıymetli para olacak.
    amarika devlet başkanı turump un yapmış olduğu bu baskı politikası bizim birlik ve beraberliğimizi dahada pekiştirmeye yarayacak hepimiz devlet idarecimizin söylediğini
    bire bir harfiyyen uygulayalım.uyğulayalım ki, milletimizin maddeperes bir millet
    olmadığını bütün dünya milletleri görsün. milletime birde müjde veriyorum.
    rahmetlik dedeme askerlik yaptığı yerde bir arap hocası yani askerlik yaptığı kışlanın
    hocası türk parası gün gelecek dünyanın en kıymetli parası olacak demiş öyle bir gün geldiğinde paranızı dengeli harcayın demiş turump un yapmış olduğu bu hareket
    devletimizin yanında yer almamızı sağlıyacaktır. milletimizi maddeden başka hiç bir şeye değer vermeyen bir topluluk zannediyorlar bunların bu zannını çütmenin zamanı
    gelmiştir. milletimize kurulan her tuzak milletimizin yararına olacaktır. yeter ki kalplerimiz bir vursun. Allahın izniyle aşamıyacağımız engel

    yoktur.selamlar.05448081798- abdurrahman toğaç. Allah inananlarla beraberdir
    .
    bu yazıyı herhalde iki sene önce bimere gönderdim yine gönderiyorum hiç bir cevap alamadım bu sefer tüm insanların görebileceği sitelere gönderiyorum uygulayan kazançlı çıkar ben her türlü ilmi karşılıksız paylaşmayı seven insanım hemi mesaj kabülünü zorlaştıran sitelere yazılarımı göndermem. mesala şifre anayın kızlık soy adı gibi daha buna benzer çok zorlaştırmalar var onlarda benim yazımdan mahrum kalırlar.
    cimer polis haberleri ne hepsini gönderiyorum anında çıkıyor bana böyle site lazım

    Sayın cumhur başkanım,size bazı yapılması gereken eksiklerimizden bahsedeceğim.
    Çocuklarımız veya torunlarımıza okula gidip gelirken taşıdıkları kitap dolu çantanın ağarlığı
    Nerden baksan 15 -20-kilo gelir, ben tek elimle kaldıramıyorum.Çocuklarımızın boylarının uzama çağlarında o ağarlığı taşımaya mahkum edilmelerinin yüzünden boyları uzayamamaktadır.Boylarının uzamasını sağlayan ince bel omurgası ağarlık taşımaktan içe
    Doğru bükülmektedir.onun içe doğru bükülmesi ise gelecekte türkiyemizin hem kısa boylu
    Hem bel fıtığı çoğunluğuyla karşı karşıya olacağının göstergesidir.Bel fıtığının ikinci sebebi
    50 –kiloluk çimento torbaları,onun kesinlikle 25 kiloya düşürülmesi lazım benim bu yazıları
    Yazmakdaki maksatım devletimizin bakmakla yükümlü olduğu çürük raporlu insaları en aza
    İndirmek yaşlılarını dahi verimli hale getirmek.ben abdurrahman toğaç- yeryüzündeki
    İnsan ırklarının her çeşidinide ALLAH Yaratmıştır bu savaşlarda
    dahi bir hayır var çünkü ırklar birbirleriyle karışık yaşamaya yaklaşmadıkları için ALLAHta savaşlarla karıştırmaktadır insanlar karıştıkça güzelleşir
    İnsanlık bunun bilincinde değil bu yaratıcımızın hem vaadidir hem muradıdır.
    Bu karışımlı yaşamayı insanlar istemeselerde ALLAH zorla gerçekleştirecektir.
    Beni devletimiz keşfedemezse dünya insanları bir gün keşfedecektir. Dünya insanlarıda Keşfedemezse beni ALLAHın bilmesi yetmezmi yeterde artar bile dünyada ve ülkemde
    beni arayan büyük vefalı insanlar mutlaka çıkacaktır.
    ALLAH insanları dünya tabakasından başka tabakalara yerleştireceğini vaat etmektedir.
    Çalışanlar ALLAH ın bu vaadini gerçekleştirmek için çalışsın.ehli olan insanlara yerlerini
    Buldursunlar.ama maalesef toplumun en gerisinde yaşamaktan kurtulamıyoruz.ve
    Kurtulamayızda .çünkü İbrahim peygamberin nesline farklı dönmüş insanlar sürekli
    Aldatılmaktadırlar aldatanlar ise onun nesline az dönmüş ırklardır az dönmüş ırklar
    Dünyada ve milletlerde çoğaltma yarışcısı olanlardır çoğaltma yarışcıları ise zekat vermiyenlerdir onların varlıkları bir gün ellerinden uçup gidecektir islamın şartının dört ünü yaparlar birini yapmazlar bu günlerdeki başımızdaki musibetler o biri olan zekatı
    Verememenin musibetleridir varlıklılarımız bunu yapabilmiş olsalar bu günkü bu çalkantılı hayat sona erer ve insanlık huzur içinde yaşardı yarısı yarısının varlığına bekçilik yapmakla hayatını sürdürmezdi .şimdi gelelim emekliler ordusuna onlar kahve hanelerde boş yere ömürlerini bitirmektedirler onları ekip biçer hale getirmek çok kolay devletin hazine
    Yerlerinden onlara birer dönüm dağıtsan o mülkü kullananlara onu satmayı yasak etsen
    Sadece ekip dikmeleri ve mahsülünü satmaları birde içine ev yapmalarına müsaade etsen ozaman bütün emekliler ordusunu verimli hale getirmiş olursun her biri kendi çapında bir şeyler meydana getirir dileyen meyve ağacı eksin dileyen sebze eksin dileyen mal beslesin zararı yok kökü yine devletin olsun daha ilerisinde bir bedel biçilir tapusunu almak isteyenler gelip tapusunu alabilir dersin insalarımız o güzellikleri kaybetme korkusuyla hepside tapularını alacaklardır. Buradaki amacımız emekliler ordusunu verimli hale getirmek ve aynı zamanda onların ömürlerinin uzamasınada sebep olmak insanlar kahvehanelerde sandalyelerde oturmaktanda bel fıtığı kalça fıtıgı sırt fıtığı olmaktadırlar.hemi bugüne kadar yüzlerce dönüm hazine arazisini tek bir adamın köşe olmasının elinden kurtarmış olursun o zaman işe yaramayan hiçbir emekli kalmaz….
    İnsanlara söyleyin sırt üstü yatmasınlar hem horlamalarına sebep olur hem büyük Dilinin
    Kendi ağarlığıyla nefes borusunun ağzını tıkamasından dolayı boğularak ölmesine sebep
    Olur. Çünkü ALLAH KURANDA Ölmekte olan canı alırız .Ölmeyenleride uykularında
    Alırız diyor.kalp rahatsızlığı olan insanlara söyleyin sulu armuttan yesinler üzerinede
    Bir bardak su içip öyle yatsınlar armudun suyunda kayganlık olduğu için kalp damarlarını açar anju olmasına gerek kalmadan kalp rahatsızlığından kurtulur.insanlara söyleyin balık
    Yedikleri zaman bol su içsinler birde yanında sirkeli salata yesinler aksi taktirde balık
    Kanı koyulaştırır kalpten gitmesine sebep olur.insanlara söyleyin kolestrolu yüksek olan insanlar kuşburnunun çiçeğini bir avuç dolusu yesinler üzerinede bir bardak su içsinler ,
    Kolestrolü otomatikman düşecektir.çünkü onda uçan yağ vardır vücuttaki diyer yağlarıda
    Uçurduğu için kolestrol düşer.insanlara söyleyin kanserin çaresi de ağzını buruşturan
    Birçok meyvenin tam olgunlaşmamış olanı yani tadı ağzına kekre geleni örneğin hurmanın hamı idenin hamı kısacası ağzını buruşturan her meyvenin hamı genç olduğu için kanser bakterileriyle iyi savaşır onlarıda buruşturarak yok eder olgunu ise tam tersine kanser bakterilerini besler kansere nar suyuda harnıpda iyi gelir.insanlara söyleyin,astım boronşiti
    Veya gece yatarken nefes alıp verirken boğazı cıııız cııız öten insanlar yatarken yanlarına
    Mellengiç koysunlar ondan ağızlarına onbeş yirmi kadar atsınlar acele etmeden yavaş yavaş
    Yesinler yorganı başının ucu hizasına kadar çeksinler çiğnediklerini hemen yutmasınlar
    Onun buharıyla nefes alıp versinler buna her uyanmalarında ara ara devam etsinler
    Nefes borusundan çıkan o ses kaybolur gider ve nefesleri açılır.aynı zamanda gıribide geçirir.
    Sallanan dişlerin varsa onuda sağlamlaştırır.devlet beni aramadığı için bir küstürdü on ay yazı yazmadım yine aramayıp küstürecek olursa ömür boyu devlete yazı yazmıyacağım . insalara söyleyin, bel kalça diz sırt boyun fıtıklarınıda geçittiririm .miğren baş ağrısını
    Yok ederim bu dediğim hastalıkların hepsinede kendim yakalandım kendi buluşlarımlada
    Hepsindende sıyrıldım.ben doktora kolay kolay gitmem yakalandığım rahatsızlığın
    Deneye deneye ALLAH ın yardımıyla kendim çaresini bulurum .benim yazılarımın
    Devamını istiyorsanız beni ya cum başkanı yada baş bakan birisi arasın beni küstürmesinler.ALLAH KURANda şöyle buyruyor sizden ücret istemeyenlere uyun .
    Yani dediklerini yapın. yapın diyor.ama insanlar ne yapıyor hep yüksek ücret isteyenlere itibar ediyorlar onlarda benim gibi garibanlardan öğreniyorlar sonra hastalar üzerinden rant elde ediyorlar nezaman insanlara bir uyarıcı gelmişse onu mutlaka alaya alarak önemseme mişlerdir Şöyle bir düşünün ben 60 yaşındayım ama 30 yaşında gibiyim ben isterdim ki
    Bildiğim teknik icatlarımı bütün insanlarla paylaşıyım bir ipi kullanarak vücudun bütün kalplaşmış yaşlanmaktaki olan yerlerini gençleştirebilirim.ben bunları burda ne şekil anlatıyım ben birde KURANdaki ayetlerin yerlerini kaydıranlara kızanlardanım örneğin vakıa suresinde olduğu gibi kitabı sağ tarafından verilen sol tarafından verilen kelimelerini
    Ekleyerek kitabı anlaşılması gerektiği gibi anlamaktan uzaklaştırmışlar ALLAH sağcıyı cennete solcuyu cehenneme koymayı murat etmişse neden ALLAHın bu kestirmeden
    Cennet cömertliğini insanlardan kıskanarak öteki dünyaya kaydırıyorlar onlar şu topluma iyilik yaptıklarını zannediyorlar amma ayetlerin yerlerini kaydırmalarının yüzünden en
    Büyük kötülüğü onlar yapmaktadırlar.nitekim ALLAH kuranda şöle söylüyor ne oluyor bu ınsanlara böyle ayetlerin yerlerini kaydırıyorlar . diyor işte bu ayeti onlara söylüyor.
    İnsanlara söyleyin dünya milletlerinin güçlü olanları diyer zayıf olanlarını yeryüzünden
    Silmek için onların eksik yönlerini bahane ederek onlara savaş açıp onları yok etmesinler
    Çünkü ALLAH her canlıyı biz bir hak ile yarattık diyor.bu ayete dayanarak diyorum ki
    Her milletin yeryüzünde yaşama hakkı vardır. Her toplumun yaşama hakkına riayet
    Edilsin . kim bilir dışlanan o topluluğun ALLAH katında diyer insanlardan farklı olan beğenilen bir yanı vardır .belki ALLAH onlarında o tamamlayıcı yanlarını insanlara
    Karıştırmak istiyor onlarla evlilikler vasıtasıyla ALLAH onları yoksa niye boş yere
    Yaratsın. insanlara söyleyin birbirlerini dışlayıp yok etme yerine ALLAHın emri usulünce
    Evlilikler yaparak dahada bütünlenmiş bir nesil gelmesine yardımcı olsunlar sakat doğan nesiller o zaman sağlam doğmaya başlarlar milletler şunu bilsin ki hiçbir Milet başka milleti haritadan silmeye gücü yetmez ALLAH onların birkaç tanesini kurtarır yine dünyada onların varlığını sürdürür çünkü her topluluğun var olmasında insanlık üzerinde bir hayır vardır.
    İnsanlara söyleyin yakın akraba evliliklerinden kaçınsınlar zira sakat nesiller en çok akraba evliliklerinden meydana gelmektedir.ALLAH ahzap suresinin ellinci ayetinde söylüyor. İnsanlar ne yapıyor dışarıya mal gitmesin diye akraba evlilikleri yapıyorlar. İnsanlara söyleyin
    enam suresi 38inci ayette hayvanlarında önceki peygamberler döneminde birer ümmet yani insan olarak yarattığını söylüyor.ayetin başka yerinde biz hayvanlarda hayır iyilik görmedik onlar iyilik yapanlardan olsalardı biz onları niye hayvan olarak yaratalım diyor onlardan her birisi kendilerine verdiklerimizle zevke sevince daldılar diyor tıpkı bugünkü insanların çoğu gibi ! .bugünkü insanlardanda hayır ve iyilik yapamayan çoğaltma yarışçılarınıda gelecek kuşakların zamanında hayvan olarak postalayacak insanlar kuranı benim anladığım gibi anlamış olsalardı yeryüzünde birtane cehennemlik insan olmazdı .05448081798

    yazdığım kuran meali destanını ilk okul üçüncü sınıftan itibaren
    okullara yerleştirmeleri lazım ondan sonraki nesil gıpta edilecek nesil olur. o zaman hapishanelere düşen insan hiç olmaz
    okuyan kişi en yüksek mevkiye gelinceye kadar destan devam etmeli.

    sayın cumhur başkanım. size yeni önerimi sunuyorum.
    bu yazacağım yazılar devletimizin yararınadır. insanlık teknoloji çağındadır,
    televizyonda dinledim yine çokça öğretmen alımı yapacakmışsınız. ben bunu
    yanlış görüyorum.önerim budur. öğretmen tayin etme yerine, televizyonda her
    gün akşam saatlerinde ilk okul orta okul lise ünüversite tıp fakültesi kısacası
    okullardaki öğretilen bütün dersler kitaplarını televizyon vasıtasıyla ders poroğramı olarak gösterilse her sezon sonunda bu okuyanların imtihanı yapılıp diploması verilse,
    o zaman öğretmenlere gerek kalırmı. şimdiki o normal okullarda okuyan çocuklarımız ve gençlerimiz ana baba yurdunda o yaşlanmış insanlara, büyük fayda sağlarlar.
    çobanlık yapıyorsa akşam malları eve getirdiği zaman, ders poroğramını başlatırsınız,
    öğretmenlere vereceğiniz parada devletimizin elinde kalır, ve buna benzer bütün diyer birimleride onlara ait sınavlardan geçirerek, seçme yapılsa ticaret üzerine kazanan fertlerden her dalda ehil olanları yerlerine yerleştirilse mevcut okullarımızda depo
    olarak kullanılsa oraya konacak malzemelerin bozulmaması için havalandırma tertibatı döşense o zaman milletimizin üzerindeki ağar yük üzerinden kalkmış olmazmı televizyonu olmayan her eve de televizyon dağıtsanız, öğretmenlere vereceğiniz maaşlardan çok daha az olmazmı. bütün kurumlarıda böyle azaltsanız çok daha iyi olmazmı. işte o zaman devlette milette huzura kavuşur, devlet kademelerine heves azalır. işte o zaman insanlar kimsenin sırtına binmeden yaşamasını öğrenirler yükler
    paylaşılır tarım işçilerini belli yaştan sonra pirimsiz emekli etme çağı başlar. bekçiye polise çok az ihtiyaç olur işte insanlarımız o zaman huzura kavuşur yer yüzüne adalet gelir sırta binen insan kalmaz, ülkemiz cennetlik insanlarla dolar zulüm yeryüzünden yok olur. ülkemiz birbirini candan seven insanlarla dolar şimdiki bu madde üzerine olan sahte sevgiler kalkar. bu işler için bana bir görev verebilirsiniz hemde ücretsiz.
    benim ücretimi Allah öbür tarafta verir. selamlar hoşça kalın. sayın cumhurbaşkanım.

  2. abdurrahman toğaç yorumu:

    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    . 05448081798
    KİTABIMIZ KURANDA

    Kitabımız kurandan ilim akıyor.
    Pek az kişi meal alıp okuyor.
    Okuyanda anlamadan arapçasına bakıyor.
    Diyor anlayın kitabımız kuranda.

    Anlamadan okumak gaflet olmaz mı.
    Kurnazlıklara nefsimiz maruz kalmaz mı.
    Mesajı alamazsak zulüm dolmaz mı.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Kolaylaştırdık demesinin sizce anlamı yok mu
    Üstelikte tekrarlamış duyarsızlık hak mı
    Anlayarak okumak yoksa yasak mı
    Diyor Allah kitabımız kuranda

    Enam suresinin otuz sekizinde .
    Diyor hayvanlarda insanmış öncesinde .
    Olmalıdır insanlar hayır peşinde.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Önceki peygamberler dönemine bakarım.
    Onların ruhlarını yaratacaklarıma takarım.
    İyilik yapamamışları hayvan yaparım.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Her hayvan ne yapacağını nasıl biliyor.
    Dogunca annesinin emziğine gidiyor.
    Kokusundan anlıyor sütünden yiyor.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Çoğaltma yarışçıları buna baksınlar.
    Söyleneni kafalarına iyi taksınlar.
    Derinliklere inerek hesap yapsınlar.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    İnsanlar baksınlar vakıa suresinin özüne.
    Manasını okuyan çıkar yolun düzüne.
    Okuyan girer yaratanın gözüne.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Manasını okumayan gerçekleri bilmez.
    Zıt fikirler yeryüzünde hiç olmaz.
    Ben solcuyum diyen hiç kalmaz.
    Bütün bunlar kitabımız kuranda.

    Kuranın manasına bakıp ta yapmadınız yatırım.
    İlk yaratılışınız insandır bunu bak aratırım.
    Sizleri bilmediğiniz biçimde yeniden yaratırım.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Fırkalara bölünüp te hak yoldan şaşmayın .
    Dini tek din olarak yaşayın haddi aşmayın.
    Ne dediğinizi bilmeden namaza yaklaşmayın.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Ahzap suresinin ellinci ayetine bakın.
    Yakın akraba evliliklerinden sakın.
    Peygambere serbesttir kafanıza takın.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Kimi miras dışa gitmesin diye yapıyor.
    Yapmayın denen evlilikten sakat nesil akıyor.
    Allah dirilerdeki mana gözüne bakıyor.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Yedi kat göğün dışından görürüm hepinizi .
    En aşağı tabakaya yerleştirdik biz sizi.
    Kullarım bilemedi gerektiği gibi bizi.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Neredeyse azametimden gökler çatlayacak.
    Bizim izin vermemizle kainat patlayacak.
    Tek kütle olacak birbirine saplanacak.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Kıyametin kopması göz kırpma kadar çabuk olacak.
    Tartıları hafif gelenler haviye yi bulacak.
    Kitabı sağdan verilen sevinçle dolacak.
    Diyor Allah kitabımız kuranda,
    .
    KİTABIMIZ KURANDA
    Araf ehli toplanacak iyi amel aklanacak.
    Alacaklılar hakkını alıp paklanacak .
    Rabbin adaletini gören şükürle rabbini anacak.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Kitabı soldan verilense ölümü çağıracak .
    Cehennem azabından saçları ağaracak .
    Kimse duymayacak ama sürekli bağıracak.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Kuldan velilere değil allaha tapanları.
    Harama gitmeyip de hak yolu tutanları.
    Kullarım içinde yararlı iş yapanları.
    Diyor cennetlik kitabımız kuranda.

    Hıristiyanlar içindeki rahipler ve keşişler.
    Şehadet getiriyormuş bazıları ne işler.
    Bunları cennetle müjdeleyin doğru gidişler.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Allahın emirlerini yazdım bakıp görsünler.
    Ayetleri şiirle yazdım ki yola gelsinler.
    İnananları üstün kılacağım bunu bilsinler.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Derecesi yükseklere dünya biraz dardır.
    Sizi farklı yapacak huy namusdur ardır.
    Her kulun katımızda dereceleri vardır.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    İsteyenin vaatlerindeki sözü bilirim.
    Kullarımın kalplerindeki özü bilirim.
    Meyil ettiğinize yaklaştırırım sizi bilirim.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Hak yolda giderek islamın yüzünü ağırtın.
    Kimsenin ahını alma yıkılır evin barkın.
    Tek bizden korkabildiğiniz kadar korkun.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Arştan görüyorum kuranın hükmünü durduruyorlar.
    Ayetlerimizin özünü eklemeleriyle sardırıyorlar.
    Ne oluyor kullarıma ayetlerin yerlerini kaydırıyorlar.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Ölmekte olan canı alırız.
    Hangisi dolmuş onu biliriz.
    Diyer canları da salıveririz.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Kullarımın bazısı söylediklerimize şaşar.
    çoğu dünyadaki kazanacaklarına bakar.
    Ayetlerimizi söylerseniz sıkıntı basar.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Din düşmanlarına korku salıp sindireceğiz.
    Bozgunculuk yapanları engine indireceğiz.
    Kullarımızı tabakadan tabakaya bindireceğiz.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    İbrahim peygamberin zürriyetine özendir ecem.
    Onun zürriyyetini her tarafa gönder ecem.
    Yer yüzünü onun zürriyyetine dön derecem.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Onun için sonunuz iyi olacaktır.
    Kullarım zorluktan kolaylığı bulacaktır.
    Muhakkak ki her zorlukla kolaylık gelecektir.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Sizlere bilmediğiniz ne binekler yaratacağız.
    Dağları atılmış renkli yün gibi yapacağız.
    Hakkı batılın üzerine atacağız.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Yecüç mecüç çıkacak yer yüzünü kaplayacak.
    İnsanlar kendine kaçacak yer arayacak.
    Atacağımız hak batılın beynini parçalayacak.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    İnsanların yaratılışına gizledim ilim özündedir.
    Hakikatlar kulların ağzından çıkan sözündedir.
    Allahın eli onların elinin üzerindedir.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Haksızlık üstün gelir sanıp çekmeyin keder.
    Ne kadar dilersen dile galip gelir kader.
    Her insan yaratılışına göre hareket eder.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Ayetlerin ilmiyle kullarımı coştur.
    Bazılarına derman olmak hoştur.
    Biz dilemedik ce sizin dilemeniz boştur .
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Kuranı milletler lisanıyla okusun.
    Biz bunu kolaylaştırdık böyle bakılsın.
    Öneriyle manaları milletlere sokulsun.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Zalimlik yapanları musibete saracağım.
    Haksızlığa uğramışın hesabını soracağım.
    İlmini gizleyene ateşten gem vuracağım.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Dünyadayken zekatsızı ahirette kınarız.
    Şah damarından yakınız sizi sınarız.
    Kullarımızı en çok birbiriyle deneriz.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Dünyada isteyene veririz dünyada biraz.
    Ahireti isteyene gelmez oradan maraz.
    Kimselerin malına hiç etmeyin garez.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    İslamın sabrı taşıp, coştuğunda.
    İsrail yok olacak, hat ti aştığında
    Güçlü ordu göndereceğiz, son taşkınlığında.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Kendileriyle paylaşımcılara, düşman oldular.
    Fitneci destekçilerinin, öğüdüyle doldular.
    Ettiklerini bulacaklar, hemde buldular .
    Diyor allah, kitabımız kuranda
    .
    Başkalarıda düzelir, gözüyle baktılar.
    Düzelmeyince, fırınlarda yaktılar.
    Halbuki müslümanlar, sahip çıktılar.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Musa peygamber zamanında, durduramadık.
    Ne yaptıysak doğrulara, erdiremedik.
    Gökten bıldırcın eti indirdik, bildiremedik.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Doğru yol tutanlara, lütfumuzla geliriz.
    Kim haksızlık yapıyorsa, onu biliriz.
    Nankörlük edenlerin, cezasını veririz.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda

    Kulların ezelindeki, durumuna baktık.
    Kişilerin meylettiğini, üzerine attık.
    Herkesin kuşunu, boynuna taktık.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Musibetten koruruz, yoksulu gördüğü zaman.
    Malını çoğaltırız, zekatı verdiği zaman.
    Kullarımı görürüm, namaza durduğu zaman.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Rızkı biz veririz, size bakmadık mı.
    Hakkı batılın, üzerine atmadık mı.
    Size rengarenk,yollar yapmadık mı.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Eşleriniz tarlanızdır, dürüst yanaş tarlana.
    Kuranı kazanç kapısı, yapıp pazarlama.
    Kapına gelen dilenciyi, sakın azarlama.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Besmelenin hakkı vardır, aşlarınızda.
    Yoksulların payı vardır, işlerinizde.
    Sevmeyerek evlendiğiniz, eşlerinizde.
    Diyor hayır vardır, kitabımız kuranda.

    Öncesinde bilmeyen, birer kuldunuz.
    Kabirleri ziyaretle, huzur buldunuz.
    Ölenlerin çokluğuyla, öğündünüz durdunuz.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Dünyadayken ömrü, kısa olanın.
    Ahrette uzatırız, ömrünü onun.
    Hak yolunda akan, her damla kanın.
    Ecri büyük diyor, kitabımız kuranda.

    Kulları imtihan edip, biz bakıyoruz.
    Peşlerine takacağımızı, biz takıyoruz.
    Batılın üzerine hakkı, biz atıyoruz.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Ey insan boyca, dağlara erişemezsin.
    Ağırlığınla da, yeri delemezsin.
    Biz dilemezsek, hakka gelemezsin.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Yedi kat gökleri, biz bina yaptık.
    Birinci katı, Yıldızlarla donattık.
    Ayada, konaklar tayin ettik.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Kıyametin kopacağını, her kul anlayacak.
    Onu inkar eden, hiç kimse kalmayacak.
    İnsanlar kaçacak yer, aramaya bakacak.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Teknolojiyi kıyamet , hazırlığına takın.
    Bilim ilmini çözecek, ileride bakın.
    Kıyamet kopacağı vakit, göklerin dışına kaçın.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Çaresi var ki, bunu söyledim.
    her can bir sürücüyle, gelecek dedim.
    İlmi çalışana veririm, çok gayret edin.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Cehenneme söz verdik, senide doyuracağım.
    Sana laik olanları , oraya ayıracağım.
    Dünyada haksızlık yapılmışı, kayıracağım.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Küfür kendine yol, arasın dursun.
    Kuran ehlinin kalpleri,toplu vursun.
    Düşmanlar sizlerde, sertlik görsün.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Kulumun yolunu açın, kadri bilinsin.
    Uyarıcıyı dinleyin, zillet delinsin.
    Ona köstek olmayın, küfür silinsin.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Ayetlerin manasının, açık olanını buldunuz.
    Kimini çözemediniz, şüphede kaldınız.
    Manayı çözmek için, düşünceye daldınız.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Kainatı altı günde yarattık.
    Gök yüzünü yıldızlarla donattık.
    Oraya burçlar tayin ettik.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Kulumuz doğrudur, takip edin o izi.
    Kestirme bilgilerle, donatıyor hep sizi.
    Velim Allah deyin, daim anın siz bizi.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Anlamadan okumak , artık yetmiştir.
    Aracısız dua edersen, hakka gitmiştir
    Yaşayacaklarınızda katımızda, olup bitmiştir.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Bazı kullarımız, dış görünüşe bakarlar.
    inceleyip özü görmek, istemekten kaçarlar.
    kendilerini üstün görmeyi, kafalarına takarlar.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Dünyada istediğini yeyip, yoksulu baktıranların.
    ahrete inanmayıp, kuran anlamını saptıranların.
    dünyadayken bir selamla, işlerini yaptıranların.
    ahrette ters yüzdürler, kitabımız kuranda.

    Kibirin işareti yularmış, çıkartın demem.
    ahretlik bilgi varsa, kaçarlar oradan hemen.
    zerre kadar kibirliyi, cennetime komam.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Bize orada da verir derler ,öyle sandırdık.
    dünyada isteyene, biraz verdik kandırdık.
    biz kuranı ölülere değil, dirilere indirdik.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Ağlanacak halinize, birde gülüyorsunuz.
    bazen farkına varıp, nedenini biliyorsunuz.
    sonrada kendinizi, kınayıp duruyorsunuz.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Attıklarınızı sizin, elinizle biz atık.
    dalanlarla dalıp gittiniz, kalbinizi kararttık.
    nice alimleri özü, anlamaktan kör bıraktık.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Meali yazanlar, detaysız özü yazın.
    kendi yorumunuzla önüne, perde koymayı n özün.
    yorumunu okuyan çözer, yaşantı türlüdür sizin.
    kelamımızın özünde dir, gerçekler bizim.

    Mealler çeşitli derseniz, okullara yazdığım özü koyun.
    yazdıklarım derindir, gelin siz beni duyun.
    farklı nesil gelir, yapamazlar size oyun.
    bunu yapın ki yazıyım, iyice ilime doyun.

    Daima kolaylaştırın, özle yürüyün yola.
    öz kulları sıkmaz, kalpler ilimle dola.
    kulum özü yazıyor, az veresiniz mola.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Uzay tekniğine insanlar, hep gayret etsin.
    birbirinize düşman olmayın, affedin gitsin.
    kullarım islah olsun, savaşlar bitsin.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Tabakadan tabakaya, geçmek için çalışın.
    bir kuvvetle diyor allah, bulun ona kavuşun.
    her can bir sürücüyle gidecek, o güne erişin.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Her zaman sözün özünü, söyleyin dolandırmayın.
    dünya herkeşe yeter, sıkışık yaşayıp ballandırmayın.
    bizi gazaba getirip, yer yüzünü salandırmayın.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Duaların özü Fatiha dır, bilesiniz yani el ham.
    denizler mürekkep olsa, ağaçlar kalem.
    hepside biterdi, bitmezdi bizde kelam.
    diyor Allah kitabımız kuranda.

    Allah izin vermeseydi, hiçbir şey yazamazdım.
    hastalanır dizimde, derman olmaz gezemezdim.
    Rap izin vermeseydi, şifrelileri çözemezdim.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    işkalcı beyinler dursun, zihinler aşınmasın.
    şer düşünenleri uyarın, kimse üşenmesin.
    yer yüzü güzelleştiğinde, kullar kötülük düşünmesin.
    diyor allah, kitabımız kuranda.

    çok çileler çekmekten, hakka küstüğünüzde.
    biz size yetişiriz, tam ümidi kestiğinizde.
    bizim adaletimizin, zuhuruyla coştuğunuzda.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    ulaşmayı zorlaştıran sitelere,destanımı göndermem.
    işleri kolaylaştırın ayetinin, ışığını söndürmem.
    nankörlük etmiş olurum,kurandan nasibimi öldürmem.
    nasibinize şükret diyor , kitabımız kuranda.

    bazı kullar miskin yaşar, onlar sırlıdır.
    onları isyankar bellersin,fakat arlıdır.
    ön yargıyla hırsız dersin ,oysa hırlıdır.
    bazısı erişmiştir,bunlar türlü türlüdür.
    ispatları çoktur, kitabımız kuranda.

    onlar yer yüzünde, yem olmuştur çoktur.
    karınları aç gezerler, gönülleri toktur.
    hepsi de allah yazgısıdır , şüphesiz haktır.
    diyor Allah , kitabımız kuranda.

    Rahmandır o tartar , amelleri bildirir.
    bir anı bin saata , bin saatı bir ana indirir
    ona göre çok kolaydır,kullarını döndürür.
    diyor Allah kitabımız kuranda.

    bazı kulların kalpleri, dönmüştür artık taşa.
    onlara anlataman, gelselerde uygun yaşa.
    nimeti bol verdiklerimizle, bırak bizi başbaşa.
    diyor Allah kitabımız kuranda.

    onlara verdiklerimize, gözlerinizi dikmeyin.
    bizi adaletsiz sanıp, isyan etmeyin.
    onlar denenmekte, sizde yanlışa gitmeyin.
    diyor Allah kitabımız kuranda.

    Lüt kavmini görün, nasıl oldu sonları.
    sabaha karşı bir gürültü, yakaladı onları.
    yere battı hepisi, hiç kalmadı canlıları.
    biri kurtuldu der, kitabımız kuranda.

    Karun da çok zengindi, batırmamız haktır.
    ona özenmek, halis kullarıma yasaktır.
    hazinesiyle batırdık, kendisi padişahtır.
    diyor Allah kitabımız kuranda.

    batırdığımız memleketin,sayısı çoktur.
    fuhuşta ileri gitmişlerin,batması haktır.
    iyi kularımı kurtarmayı,etmişizdir takdir.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    maddeyi de zerreyi de, Allah yarattı diyenler.
    hiçbir şeyin bizden gizli, kalmadığını görenler.
    her gününde yeni bir , icatta olanlar.
    bizden dilenir diyor, kitabımız kuranda.

    övülmeye laik olanı, bilesiniz siz.
    yeryüzü hazinelerle dolu bulasınız iz.
    ölüden diriyi diriden ölüyü çıkartırız biz.
    diyor Allah kitabımız kuranda.

    biz kuranda hiçbir şeyi eksik bırakmadık.
    doğruyu yalanlayanların rızklarını daralttık.
    firavunu da ham anıda felakete uğrattık.
    diyor Allah kitabımız kuranda.

    göklerin, yerin, birbirine özlemini gördüğünde.
    yer yüzü ıslah olup, batılı sildiğinde.
    insanlar dalga dalga, hak dine girdiğinde.
    rabbinizi çok an diyor, kitabımız kuranda.

    kim dinin kolaylaşmasına, yardım ederse.
    bizde ona yardım ederiz, eğer bilirse.
    Allah ı inkar eden, düşünceden dönerse.
    işini kolaylaştırırız diyor, kitabımız kuranda.

    zenginleri tuttunuz, yoksulları attınız.
    sonunda kabirleri , ziyaret ettiniz.
    dalanlarla beraber, daldınız gittiniz.
    eğlenceden dönün diyor, kitabımız kuranda.

    mal ve servet yığanların, çoğalttığını.
    nice yoksul kanına girip, ağlattığını.
    doğru yolda gidecekken , yolu bağlattığını.
    görüyorum diyor , kitabımız kuranda.

    adalet olmuş olsa , isyankarlar çoğalmaz.
    yoksullara vermezseniz , musibet dağılmaz.
    onlar asildir ,verseniz de zaten almaz.
    huzur bulursunuz diyor , kitabımız kuranda.

    doksan dokuz dese dahi , bu sistem.
    yüz demeyecektir bunu , söyledim içten.
    kullarımın çoğu, bekar kaldı evsizlikten.
    zulmettiler diyor , kitabımız kuranda.

    kendileri bolluk içinde, her yere gittiler.
    koskoca dünyayı , kullara dar ettiler.
    çaresizlikten baraka yapanların , evlerini yıktılar.
    Allah diyor görüyorum , kitabımız kuranda.

    Allah diyor onlarınkini de , biz yıkacağız.
    düzelmezlerse şayet, depremi başlatacağız.
    hakkı batıla atıp , beynini parçalayacağız.
    sabrım geniş diyor , kitabımız kuranda.

    kullar bu yeryüzüne , ne oluyor diyecekler.
    o zaman yoksulu bulup , paylaşıp yiyecekler.
    onlar gibi yaşayıp , onlar gibi giyecekler.
    önce gerekti diyor , kitabımız kuranda.

    kullarıma sahip çıkana , bizde sahip çıkarız.
    başlarına hakkı atarız , diyorsak atarız.
    hak yolu tutmazlarsa , başlarına yıkarız.
    dönmesinler döneriz diyor , kitabımız kuranda.

    bu gününüzden sonra , zamanınız dolmuştur.
    hak gelmiştir artık , batıl zayii olmuştur.
    gülüp eğlendikleri yeter , hak eline almıştır.
    bizden korkun diyor , kitabımız kuranda.

    biz uyarıcıyı göndermeseydik , azabı indirmezdik.
    bunlar olmayacak olsa , sizi üstüste bindirmezdik.
    uyarıcıyı dinleseydiniz , çıranızı söndürmezdik.
    dinleyin ve uyun diyor ,kitabımız kuranda.

  3. abdurrahman toğaç yorumu:

    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    BİRAZ—-DÜŞÜNÜN
    Ömür boyu , zorla bir ev yapmışsam.
    yaşamak için, bir çok şeyi satmışsam.
    ben bile bu sisteme, lanet etmişsem.
    diyerleri ne yapsın , biraz düşünün.

    yama tutar mı hiç , çürük elbiseye.
    yarısı dolaylı köle , sıkışmış köşeye.
    yirmi beş yaş üstüne , arsa beleş dese ya.
    yüz metre yeter derim , bunu düşünün.

    şimdiki gençler, sıkıya hiç gelmezler.
    evlenmek istese de , evsiz diye kız vermezler.
    işleri yok gündüz uyur, akşam eve gelmezler.
    sistemin eğitimindendir , bir kez düşünün.

    alsınlar diye , kat kat bina yaptılar.
    gücü yetmezin , barakasını yıktılar.
    pahalı binalara , mahküm ettiler.
    adaleti neresinde , biraz düşünün.

    yirmi beş yaşa gelmişlere , bağış yapın derim.
    hazine yerlerinden , yüz metre arsa verin.
    bazısı kırk beş inde evsiz işsiz, onları da görün.
    bir karış toprağı yok , bir kez düşünün.

    vatan kurtarmaya gelince, hep onlar koşar.
    gittiği yerde ölümde olsa , coştukça coşar.
    bunların bedeli ev değil , maddeyi aşar.
    sade gönül almadır , bir kez düşünün.

    atmışüç yaşındayım , bir bekçilik buldum.
    ondan önce sıvacıydım , perişan oldum.
    belim fıtık oldu , ben gamla doldum.
    bekçi ligin eseridir destan, biraz düşünün.

    milletimiz bankalara , güvenle bakmasın.
    kazançlarınız dolaylı , dışa akmasın.
    sabit gelirliyi koşuya , mahküm etmesin.
    sade karnınız doyuyor, biraz düşünün.

    insanlar gezip tozmaya , fırsat bulamıyor.
    bir kısmını alsa , çoğunu alamıyor.
    abur cubur yiyerek , vitaminsiz kalıyor.
    çalışma bedeli bumu , biraz düşünün.

    köylüler milletlerin, efendisi denildi.
    tutmalıktan kurtulamadı , hakkı yenildi.
    okumuşlar onlara bindi , dediğime gelindi.
    birde işsizler bindi , bir kez düşünün.

    bunca sırta binmiş varken, bel fıtık olmaz mı.
    adil dağılım olmazsa , millet geri kalmaz mı.
    kendisini kandırıp ta , dizilere dalmaz mı.
    derinlerden bakın derim , biraz düşünün.

    bunları aşmak kolay , koşudan uzak durun.
    televizyon dizileri oyalıyor , doğruyu bulun.
    kolaycılığa bakmayın , kendi kıralı nız olun.
    kazancı elinizle döndürün, biraz düşünün.

    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    KİTABIMIZ KURANDA

    Rahmandır rahimdir,nazarıyla bakışlar.
    kainatdaki tüm canlılar,vefasını alkışlar.
    tüm varlıklar hep zikriyle,onu nakışlar.
    affım geniştir diyor,kitabımız kuranda.

    kurtarıcı görevli , tezce buluna.
    o Nafidir, fayda sağlar kuluna.
    Malikdir mülk sahibi, böyle biline.
    hakkıyla bil der,kitabımız kuranda.

    onu hakkıyla bilen,çekmez hiç keder.
    gafur adıyla hep , affetmeye gider.
    Muğni adıyla dilediğini,zengin eder.
    lütüfkar , keremli der, kitabımız kuranda.

    onun izni olmadan,gittigin yerden gelemen.
    çoğaltırsın malı, kime fayda vereceğini bilemen.
    o dilemedikçe seni , hak yolunu bulaman.
    hayır isteyin diyor , kitabımız kuranda.

    muttakin dir , ezilenin halini gören.
    ölümden korumak için,örümcek ağı ören.
    ebrehenin ordusuna, ebabille karşı duran.
    yenilmiş ekin yaptı , kitabımız kuranda.

    nemrut kartallarıyla yükseldi,allahla savaştı,
    bir küçücük övez, ölümüne yol açtı.
    demirden ev yaptırıp,koşup içine kaçtı.
    ölümüne sinek sebep,kitabımız kuranda.

    adildir ,adalet yapanı sever.
    şehitlere vefekardır,kullarını över.
    ana babaya büyüklere,saygılıyı sever.
    zorbalar onmaz diyor , kitabımız kuranda.

    ön yargının esir alıp,fikrini yuttukları.
    madde peresliğin, gözlerini kör ettikleri.
    mananın ağır basarak, kaçıp gittikleri.
    diyor dünyalık kişi , kitabımız kuranda.

    BİRAZ DÜŞÜNÜN
    İslamın şartı beştir,bunu bilirsiniz.
    birisi zekattır, dilerseniz verisiniz.
    imtihan sırlıdır verin, cennete girersiniz.
    ona gelince vermezsin,biraz düşünün.

    esas imtihan zekattır, cepten çıkandır.
    senesi gelince yoksullar ,ona bakandır.
    vermezse niz allah, musibeti atandır.
    yoksul yol bulup çıkamaz,biraz düşünün.

    hocalar diyor borçlulara,zekat düşmez.
    her sene borçlanır,vermeye gayret etmez.
    verse kurtulacaktır, doğru yola gitmez.
    kurnazlığı marifet edinmeyin,biraz düşünün.

    vermedikleri gibi , birde tepeden bakarlar.
    lüks arabalarına binip,birde hava atarlar.
    selam vermeden geçerler,kıravatı takarlar.
    müminler fors atarmı, biraz düşünün.

    bu yapılar terk edilmezse,zulüm bitermi.
    varlıklılar bir gün gelir,gayret edermi.
    islamın başındaki zillet,bırakıpta gidermi.
    onlarda sizin insanlarınız,biraz düşünün.

    KİTABIMIZ KURANDA DEVAMI
    Kulları kitap yüklü , merkebe dönderdiler.
    her lisanı çoğalttılar , bozmaya gittiler.
    zenginleştiriyoruz diyerek, gayret ettiler.
    dillerini eğip büktüler der, kitabımız kuranda.

    resulün her kelimesini , gizlice yazmaya baktılar.
    onun hadisi olmayanları , hadislere soktular.
    hadisleri çoğalttılar, kuranın on katı yaptılar.
    kuranı yeterli görmediler der, kitabımız kuranda.

    nebim hadisleri yazma dedi , yazmaya baktılar.
    onu gizli gizli yazmayı , kafalarına taktılar.
    düşman lar o zaaftan faydalanıp , giriş yaptılar.
    elinizin ettiğinden diyor ,kitabımız kuranda.

    kuran olmasaydı , hadislerle yol tutamazdık.
    tutsak bile ağır gelirdi , hakkı bulamazdık.
    sade zorlaştırmalar yüzünden, ilmi alamazdık.
    ilim özdedir diyor, kitabımız kuranda.

    insanlar onları, okumakla bitiremez.
    kafası anvele olurdu,gücünü yetiremez
    allah eksik bırakmamış, ona akıl erdiremez.
    aklınızı kullanın diyor, kitabımız kuranda.

    kullarımız orta yolu , bir türlü bulamadı.
    kimi yozlaştırdı, kimi aşırı gitti, ilmi alamadı.
    vel hasılı islam, ehil elde olamadı.
    yerini kaydırıyorlar diyor,kitabımız kuranda.

    ne ise ki esas kuran ayetleri,yerinde duruyor.
    çok çeşitli meal yaptılar,kullar doğruyu buluyor.
    olan araştırmadan , yol tutanlara oluyor.
    birgün onlarda bulur diyor, kitabımız kuranda.

    kulları gereksiz okumalar, peşine taktılar.
    hak ehlini bulamayıp, onları attılar.
    sırta binenler yüzünden, vergiyi arttırdılar.
    yaşamı zehir ettiniz diyor, kitabımız kuranda.

    öyle bir fitneden sakının ki , şerri o fitnenin.
    bedelini ağır öder milletler,yanlışa gitmenin.
    o fitne ırkçılıktır,milletler ırkçılık etmenin.
    cezasını çekerler diyor , kitabımız kuranda.

    o fitneden uzak durun, milletler bunu bilsin.
    hakkın yerini buldurun ,anaların gözyaşı dinsin.
    dalga dalga insanlık, allahın dinine girsin.
    huzur bulursunuz diyor , kitabımız kuranda.

    ırkçılık ağır basıyor,insanlık doğruya gayret etmiyor.
    milletler başka ırka, kız verip kız almaya gitmiyor.
    nesil çok başarılı ve güzel olur , doğruya bakmıyor.
    nurumuzu tamamlıyacağız diyor, kitabımız kuranda.

    nur allahın ırkları karıştırarak,güzelleştirmesi.
    insanlar istemeselerde , rabbin bunu istemesi.
    bu iş güzellikle olmayınca,rabbin kıyıma gitmesi.
    bunu görün artık diyor, kitabımız kuranda.

    bu yazdığım yazıları, dünyalara duyurun.
    karışıma biz varız , kapımız açık buyurun.
    ne kadar zordan geçimli varsa , doyurun.
    yoksullar ı kayır diyor, kitabımız kuranda.

    karışımla düzelecek, kullar bunu görecekler.
    nefisler çiftleşecek, güzelliğe gelecekler.
    rabbin emri olduğunu ,milletler bilecekler.
    nur tamamlamadır adı , kitabımız kuranda.

    kullarla paylaşmaya yanaş, yok diyor.
    cehennemde yanan diyom, dikine gidiyor.
    bizim helal ettiğimizi,kim haram ediyor.
    haram eden cimriler, kitabımız kuranda.

    haramı helali kuranda , etmişiz beyan.
    leş kan domuz eti,tiksineceğiniz diyor kuran.
    allah dan başkası adına , kesilen kurban.
    haramlar bunlar diyor, kitabımız kuranda.

    zorlaştırıcılar boş durmadı,çok şeyi haram etti.
    gökten inenin hepsi haktır, inandık tamam bitti.
    kitaplara baş kaldıran,zorbalar cehenneme gitti.
    onları kurtaramazsın diyor , kitabımız kuranda.

    milletlerin yoksulları,kurtarmaya gidilsin.
    eksiklerini tamamlayın ,onlarda allahı bilsin.
    dalga dalga tüm cihan, allahın dinine girsin.
    kurtuluş paylaşımda diyor, kitabımız kuranda.

    dini kolaylaştırın onlara,manasını söyleyin.
    arapçasına mahküm edip,zaman kaybettirmeyin.
    islamı zor gösterip, onlarıda döndettirmeyin.
    kolaylaştırın diyor allah,kitabımız kuranda.

    cumayıda uzattılar, zorlaştırmaya gittiler.
    allahın dinini kolaydan , zora yittiler.
    her Cuma yardım istiyerek, taciz ettiler.
    kulları zora sokma diyor ,kitabımız kuranda

    kolaylaştırırsanız ,bizde geçimi kolaylaştırırız.
    çoğaltma yarışını kaldırır,yoksulla paylaştırırız.
    hutbenin manasını doğru vermezsen,zorlaştırırız.
    ektiğini biçersin diyor, kitabımız kuranda.

    fuhuştan sakın dedik ,olduğu gibi söyle.
    onu kamoflaj edip, saptırmayın böyle.
    bunların doğru söylemesini,hak nasip eyle.
    allah diyor görüyorum,kitabımız kuranda.

    oturmaktan ayak uyuştu,kalkamaz olduk.
    zorlaştırma ağır bastı, yapamaz olduk.
    farz namazlara bile, bakamaz olduk.
    sebep uzatmadır der, kitabımız kuranda.

    rabbi gazaba getireceksiniz, bulasınız yolu erken.
    hadisleride çoğalttılar , faydası olur derken.
    bozulamıyacak kuranla ,yol tutmak varken.
    nasılda çevrildiler diyor, kitabımız kuranda.

    eksik bırakmadık ki, hadis tamamlasın.
    hadisleri rakip ettiler, kullar dinlesin.
    hadislerle de zorlaştırdılar,islam anlasın.
    hadisi bozamıyacaklar , demedik kuranda.

    namaz farz kılınmıştır,gereği üzere yap.
    doğru yol bu dedik,fırkaya bölünmemeye bak.
    fırkalar ,zorlaştırmalar, bitirir, bunu kafana tak.
    zorluktan yan çizdiniz diyor,kitabımız kuranda.

    hadisi kuranın on katı ,yaparak getirdiler biçime.
    hadissiz yol tutulmaz deyip, doldurdular içine.
    zorlaştırılmışa razı olanları, koşturdular peşine.
    onlarda dönsünler diyor, kitabımız kuranda.

  4. abdurrahman toğaç yorumu:

    KİTABIMIZ KURANDA
    DAVUT VE SÜLEYMAN PEYGAMBER DESTANI
    davudu kırk oğluyla ibadette,büyüklenir gördük.
    kırk oğlunun ruhunu, secdeye gittiğinde aldık.
    hıçkırığı göğe yükseldi, çok kederli bulduk.
    daha hayırlısını vereceğiz dedik,kitabımız kuranda.

    süleymanı verdik, üzülmeyesin sakın.
    canlıların dilini, bilecek ileride bakın.
    üstünlük mührünü , vereceğim ona takın.
    dünyaya hükümdardır, kitabımız kuranda.

    nitekim büyüdü, uygun yaşa geldi.
    davudun varlığına, mirasçı oldu.
    tüm varlıklar onu, etkili buldu.
    diyor allah ,kitabımız kuranda.

    belkıs ın kavminide, hüthüt bulmuştu.
    onun tahtını getirmeye ,karar almıştı.
    gözünü kapadı açtı, yanına gelmişti.
    rabbim denedi dedi, kitabımız kuranda.

    bir gün fili gitti, karınca ocağında debelendi.
    karıncalar reisi buna kızdı, çok öfkelendi.
    tuzağa düşürdüler fili, onlar için şölendi.
    karıncaların intikamıdır, kitabımız kuranda.

    bir gün bastona yaslanıp ,düşünceye daldı.
    emrindeki cinler ,görev verilecek sandı.
    çok akıllıydı her zaman, rabbini andı.
    zor görev verecek dediler,kitabımız kuranda.

    halbuki vefat etmişti, bastona yaslanarak.
    yüz sene ölüsü idare etti,cinler canlı sanarak.
    baston çürümüştü ,ruhunu rabbine sunarak.
    ölüsüde idare etti diyor, kitabımız kuranda.

    cinler gaibi bilselerdi, öldüğünü bilirlerdi.
    onun huzurunda ,el pençe divan dururlardı.
    dahada ileri gidip, hazinelerini bulurlardı.
    tüm varlığı sırlıdır diyor, kitabımız kuranda.

    keramet mühründeydi, sanmayın süleymanda.
    cinler başı boş kaldılar, dağıldılar bir anda.
    ben sade özü yazdım, detayları soranda.
    okuyanlar görür diyor, kitabımız kuranda.

    KİTABIMIZ KURANDA DEVAMI
    Irklar güzelleştirmeye yarar,hiç öldürülür mü.
    yurduyun içine gelmişken, onlar döndürülür mü.
    ibrahim peygamber ırkına dönme,söndürülür mü.
    çoğaltma yarışı biter diyor,kitabımız kuranda.

    ırklarda keramet vardır, bırakın gelsinler.
    biz başlattık bunu ,dünya insanlık görsünler.
    dünyada bunu gördü,hak yolunu bilsinler.
    hepiniz uygulayın diyor, kitabımız kuranda.

    gidiş geliş serbes olsun,zulüm artık dursun.
    vizeler kaldırılsın,gözler insanlık görsün.
    dünyanın dar getirilmesine,kullar perçem vursun.
    hürriyet getirin diyor , kitabımız kuanda.

    işte o zaman,hür kadınlarla, hür erkekler evlenir.
    bunları nefislere yasaklayan , şeytan dellenir.
    hak gelir batıl zayi olur , böyle bellenir.
    darlıktan kurtulursunuz diyor , kitabımız kuranda.

    zina şeklinde olmasın, eşe vefa gösterin.
    sadakatlı eşler olun ,böyle isterim.
    alıpda geri bırakandan, olmayın derim.
    cehennemi unutmayın diyor, kitabımız kuranda.

    dünyayı dar getirdiklerini, sakın unutmayın.
    şeytan nefsinizi dürter ,siz ona bakmayın.
    azgınlığa sapıpda, kutlu dini, terk etmeyın.
    lütfumuzu unutma diyor, kitabımız kuranda.

    BİRAZ DÜŞÜNÜN
    Savaşı sebep etti , ırkları düzeltmeye.
    mültecileri yöneltti ,avrupaya gitmeye.
    rabbimiz murat etmiştir,bizde gayret etmeye.
    seferber olalım diyom , biraz düşünün.

    Güzel çirkinle evlenmişse ,çekmesin keder.
    onların nesillerini , güzel ırk eder.
    allah ikisininde,iyi yanını almaya gider.
    simaların güzelliği içindir,biraz düşünün.

    bakarsın beklemediğin güzellikte,nesiller gelmiş.
    senin keşfedemediğin,gizli ilmi bulmuş.
    kullardaki eksik olan,gizlileri görmüş.
    çirkine olan sabrıyın, ikramıdır düşünün.

    kimi öldürüldü,kiminin akibeti meçhul.
    onları görevliler bilir,benim bilmem müşkül.
    rabbin seçtikleriydi onlar, benim için gül.
    gül dikensiz olurmu hiç,biraz düşünün.

    elbette ki sıkıntılar, biraz olacak.
    sabırlı vefakara, cennetini verecek.
    milletler yanlışlarını, sonra bilecek.
    burukluğunu yaşayacaklar, biraz düşünün.

    Allah kimselere, pişmanlık yaşatmasın.
    dibini görmediğiniz kuyuya, kimse taş atmasın.
    pişman olacaklar ileride, içlerine batmasın.
    her millet kutsaldır ,biraz düşünün.

    ben derim ki o seçilmişler,gitmeye meyl etmeyin.
    Allahın emri gelene kadar,oralara gitmeyin.
    o güzelim yurdunuzu , boynu bükük etmeyin.
    musibetler sabırla aşılır, biraz düşünün.

    oraya gidecek kişi, onlardan emin olmalılar.
    hiç zarar gelmeyeceğini,kesin bilmeliler.
    davet edilince gitmeye,karar almalılar.
    sizde ağırlık görsünler,biraz düşünün.

    kendinizi ağırdan alın,kalitenizi düşürmeyin.
    fazla sokulganlık yapıp,iyice şaşırmayın.
    aç gözlülük yapıp, sabırlarını taşırmayın.
    davetleri uzun sürmez, biraz düşünün.

    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    KİTABIMIZ KURANDA
    Hayra dua eder gibi , şerre dua etmeyin.
    sabırdan dışa kayıp,aşırıya gitmeyin.
    beddua yersiz sahibinin,öfkenizle bitmeyin.
    hayra dua edin diyor, kitabımız kuranda.

    bedduanın yanlışlığını, bir gün gelir anlarlar.
    bildiği gibi yapsın dede, dökülmesin kanlar.
    hayrı istediği gibi , şerri de istiyor insanlar.
    biz dilersek olur diyor, kitabımız kuranda.

    çokları şerre dua, ederse şayet.
    rab bunu istemiyor, açıktır gayet.
    hakkınızda şikayetçi ,olabilir ayet.
    her şey konuşacak ,kitabımız kuranda.

    lisanına dönderilmiş olanı,oku ve dinle.
    ilmin özünü alarak,ferahlayıp serinle.
    hak yolda gidenlerin,hepsi olur seninle.
    melekler de seninle diyor, kitabımız kuranda.

    okumuşlar içinden , çıkmazsa düzeltici.
    okumamışlardan ayar yapar, gözetici.
    okumuşlar hedef alır,görmez yapıcı.
    ona kusur korlar der, kitabımız kuranda.

    büyüklenmeyle ön yargı ,teslim almış onları.
    korkarım perişanlıktır, onlarında sonları.
    zulmederler sadece ,istediği için canları.
    mevkisindeki kibir in esiridir,kitabımız kuranda.

    kötüye boyun eğipte,işini gidip yapma.
    ona mahkum olursun, hemen gidip kapma.
    rab daha iyisini verir, kötüye dönüp bakma.
    sözümü tutarsan diyor ,kitabımız kuranda.

    tahsil görmemiş , hak vergisiyse,bir alim.
    tahsilliysen ,ona rakipsen,yamandır halin.
    sırtlanırsın günahını,alırsın onunda vebalin.
    yüklenir gidersin diyor, kitabımız kuranda.

    onlar yol göstericidir ,onlara veli denmez.
    veli sadece Allah tır, çokları bunu bilmez.
    kulları veli edinenleri, çağırsan da gelmez.
    yanlış yolu tutmuşlardır,kitabımız kuranda.

    doğrusu bu ,velim Allah deyin, ona dayanın.
    kendisi ölmeden , serveti batar,milleti soyanın.
    alın terine zulüm yapıpta, sırttan doyanın.
    kibirin esiri olmuş der , kitabımız kuranda.

    iş bulamadınız , zaman öldürmeye baktınız.
    her türlü filimi , diziyi,takip ettiniz.
    dalanlarla beraber , daldınız gittiniz.
    güldürüde dahildir, kitabımız kuranda.05448081798

  5. abdurrahman toğaç yorumu:

    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    ÖN YARGI
    Bazı insan cevherde olsa,yapamazlar algı.
    yaşlıda olsa, yoksulsa, göstermezerler saygı.
    dış görünüşle notu verilmiş, etmezler kaygı.
    teslim aldı yazık, milletimi ön yargı.

    azıcık inceleyip, kişinin özüne bakmaz.
    görünüşü varlıklıysa, saygıda kusur yapmaz.
    kibirinin esiridir, başka fikirleri takmaz.
    bakılacak özleri, görmez etti ön yargı.

    ön yargı kibirdendir, hep aynı şeydir.
    bu tuzağa düşenler, efendidir beydir.
    tepeden baktıklarını bul,onları giydir.
    gözleri var görmez, esir almış ön yargı.

    alçak gönüllülüğü, hiç yapamaz onlar.
    yoksulu görmeyi bilmez, lükse aşık bunlar.
    insan sarrafı olmayı bilmez, maddeyi anlar.
    yığdıkları boşa gidecek, teslim aldı ön yargı.

    bunlar kişilerin, dışına bakarlar.
    madde nerdeyse, oraya saparlar.
    sürekli konforu, lüksü yaşarlar.
    yoksulun bilgisine,baktırmadı ön yargı.

    hep emir altında, adamlar arıyorlar.
    kendi gibilerin, hatırını soruyorlar.
    tepeden bakacaklarını ,biliyorlar.
    esas öze ,baktırmadı ön yargı.

    keşfedebilselerdi, düşük gördüklerini.
    itip kakarak başına, çorap ördüklerini.
    kırk yılda bir defa, halin sorduklarını.
    keşfetmekte geciktiler,esir aldı ön yargı.

    iç yüzünü bir bilse, çok şeyini verecek.
    bir defa sohbet etse, gerçeği görecek.
    o zaman topluma, gerçekler gelecek.
    hak edememişler ,teslim almış ön yargı.

    bizim itilenlerimiz de, hep ilim dolu.
    ye sevi ocağından gelmiş, bir çok kolu.
    hırpalan dı çoğu,kalma dı tutacak dalı.
    adalet gelirse kalmaz,taptıkları ön yargı.

    bu görüşler bir gün , düzelecektir.
    düzelmişler denerek,söz olacaktır.
    hepside kendini bulup, öze gelecektir.
    gayret ederlerse, mağlup olur ön yargı.

  6. abdurrahman toğaç yorumu:

    KİTABIMIZ KURANDA
    DEVAMI
    nesil soy üzerinde, her türlü değişimi yaparız.
    büyükleniyorsa ona ,düşük ırka bakarız.
    sabırda üstünlük gösterene, iyi nesli takarız.
    gücümüz her şeye yeter diyor, kitabımız kuranda.

    hiç kimse ırk üstünlüğüyle, övünmesin.
    yanlışından kusurlu gelirse, dövünmesin.
    güzel yerleri istilayla, oralara konmasın.
    varis tayini bizden diyor, kitabımız kuranda.

    neslini üstün sanıp, onunla böbürlenme.
    imtihanım çok türlüdür, yanlışınla elenme.
    umduğunu elde edemeyince, hemen öfkelenme,
    şer sandığında hayır olur, kitabımız kuranda.

    kullarımız kaderinin, önüne hiç geçemez.
    yazgımızı beğenmeyip, başkasını seçemez.
    ezelindeki takdirini , hiçbir zaman aşamaz.
    her şey bir yazgıyla der, kitabımız kuranda.

    hayır gelirse onun, güzelliğini görürsün.
    bir bakarsın şer geliyor, karşı durursun.
    hakkında ne yazılmış sa, onu bulursun.
    hayırlısını isteyin der, kitabınız kuranda.

    KİTABIMIZ KURANDA
    Hakkı duyurmak için, çabalar durursun.
    kullarımı ayetlere, duyarsızlar bulursun.
    set çekmişiz önden arkadan, bunu bilirsin.
    onlar hakkı görmez der, kitabımız kuranda.

    set çekilmişlere, duyuramazsın bu sözleri.
    dünyalıktır onlar, bitmiş artık özleri.
    kulakları sağır, bakar görmez gözleri.
    rabbi bilen görür diyor, kitabımız kuranda.

    sen yalnız görmeden, rabden korkanı uyar.
    doğru yoldakine söylersen, o seni duyar.
    onlar zaten meyillidir, hep doğruyu arar.
    doğrulayan onlar diyor, kitabımız kuranda.

    cehennem alevlendiğinde ,onlardan hesap sorak.
    küfür kaplamış şımarıklar, korkup demezler durak.
    tek olarak yarattığımı, gel sen bana bırak.
    onlar azaplık diyor, kitabımız kuranda.

    iş bitiriciliği olmaz, geleni başından atanın.
    alaycı üslupla inanmışı, dışa itenin.
    kötü sözler söyleyip, sizi incitenin.
    perçemden tutarım diyor ,kitabımız kuranda.
    KİTABIMIZ KURANDA
    Müminlerin inandığı, o allah tekdir.
    her şeyi dizayn eden, melik haktır.
    ondan başka övülmeye ,laik yoktur.
    dilediği kuluyladır, kitabımız kuranda.

    allah dilediğini, ayarlar ve seçer.
    kulunu affeder,günahtan geçer.
    sevdiği kulunun, gözlerini açar.
    ona kolaydır, kitabımız kuranda.

    varlığına güvenip, deme zengindir atam.
    geleceği için çalışmayıp, yan gelip yatan.
    her şeyi bir kader ile, odur yapıp yaratan.
    rabden korkun diyor, kitabımız kuranda.

    dünya imtihan yeridir, kulum dayan.
    karşılığı cennettir, çok açıktır ayan.
    dünyaya bağlanıp,ahireti yalan sayan.
    dünyada verecekleri, kitabımız kuranda.

    KİTABIMIZ KURANDA 05448081798
    dünyada isteyen,yiyeceğine baksın.
    takılması gerekeni, boynuna taksın.
    cehennem ateşinden, gözleri aksın.
    bekliyoruz diyor, kitabımız kuranda.

    bırak onları yeyip içip , biraz zevk etsinler.
    işledikleri günahlarla ,uçuruma gitsinler.
    kendilerini oyalayıp ,iyice bitsinler.
    elif lam ra dedik ,kitabımız kuranda.

    istedigini elde etmiş, şişmiş bedenleri.
    hak yolu beğenmeyip, yanlışa gidenleri.
    rabbimizin varlığını ,inkar edenleri.
    yazık etmişlerdir ,kitabımız kuranda.

    rabbe kavuşmak için, yararlı iş yapsınlar.
    yaptıkları ibadette ,kimseyi aracı etmesinler.
    kul hakkını yemesinler ,yanlışa gitmesinler.
    öğüt alan yok mu diyor, kitabımız kuranda.

    kitabımız kurandan ,alınsın ilim.
    alınan ilimle,zirve yapsın bilim.
    hak yolunda giderek ,yorulsun elim.
    icada yönelin diyor,kitabımız kuranda.

    icatta geri millet, huzur bulamaz.
    lazım olan icatları ,gidip alamaz.
    aklını kullananlar mahrum olamaz.
    meyledin veririm diyor,kitabımız kuranda.

    insanların hayırlısı ,yararlı iş yapandır.
    nasihatları alıp, uygulamaya bakandır.
    rabbimize güvenip, iyi ahlak takandır.
    ziyanda değillerdir, kitabımız kuranda.

    allahın düşmanlarını, dostlar etmeyin.
    aldatılıp güçsüzlere ,zulüme gitmeyin.
    onların verdikleri, sözlerine bakmayın.
    sözlerinde vefasızlar, kitabımız kuranda.

    allah sizi yurdunuzdan, çıkaranla dostluğu.
    men ediyor onlarla,yaşayacağınız hoşluğu.
    sım sıkı kenetlenin, doldurun o boşluğu.
    onlara inanma diyor, kitabımız kuranda.

    KİTABIMIZ KURANDA
    dünyada kaderince ,çalışıp yorulanları.
    hak kitabımıza ,canla başla sarılanları.
    allahın ipine, gayretle sarılıp arınanları.
    cennete korum diyor ,kitabımız kuranda.

    çoğaltma yarışıyla, uymuşsanız zamana.
    kavuştuğun varlıkla,azmayasın aman ha.
    kibirli şımarıksan birde, halin yaman ha.
    bunları aşın diyor, kitabımız kuran ha.

    kaç kişiyseniz bir fazlası biziz, yanınıza gelmişiz.
    ellerinin sevdiğinden, Allah için vereni görmüşüz.
    kime hikmet vermiş isek, çokça hayır vermişiz.
    onlara korku yoktur diyor, kitabımız kuranda.

    Allah rızası için, malını sarf eden kişi.
    vereceğini açık veriyorsa ,iyidir gidişi.
    gizli veriyorsa şayet, zor bulunur eşi.
    onlar mahrum olmaz, kitabımız kuranda.

    yoksullar kazanmanın, yolarını bilmez.
    koşudan uzaktır onlar, hakları yenmez.
    onlara veren elin, emeği boşa denmez.
    verin çoğalır diyor , kitabımız kuranda.

    onlara beğenmediklerinizi, sakın vermeyin.
    hiç vermeyip baktırıp ta, musibete ermeyin.
    büs bütün de savurup , ortalığa serme yin.
    orta yolu tutun diyor, kitabımız kuranda.

    onları dıştan zengin sanan, ben bunu derim.
    arayın onları bulun, lütfumuza derim erin.
    içine kapalıdırlar çokları, onlarada verin.
    yol bulup çıkamamış der ,kitabımız kuranda.

    KİTABIMIZ KURANDA
    Kullara bir zarar, dokunduğu zaman.
    yalvarır durur, zaman geçmeden hemen.
    emrimizle kulumun ,musibeti tamam.
    yalvardığını unutur, kitabımız kuranda.

    alışverişi helal kıldık, faizi haram.
    aslını al kalsın faizdeki,farklı paran.
    rabbe savaş açma,bak bunu aran.
    hak galip gelir, kitabımız kuranda.

    bundan vaz geçenin ,geçmişdeki rabbe kalır.
    başlangıcını yaparsan,devamı ardından gelir.
    bakarsın geçmişi affeder, o –her gizliyi bilir.
    kalplerin özünü bilir, kitabımız kuranda.

    faiz yemeye devam, edersen şayet.
    haram ettik diyor, ap açıktır gayet.
    kabirde şeytan çarparmış, diyor ayet.
    çok acıklı kalkıştır, kitabımız kuranda.

    yemeye devam edersen, Allah buna bakar.
    sana kötü nesil verir, işini bilmeyen sakar.
    kazandığın varlığını, lüks arabaya takar.
    bir kazayla uçar gider, kitabımız kuranda.

    Müsibeti eksik olmaz , cebelleşir durur.
    kendi gibi sahtelerle, hep elleşir durur.
    durmadan haksızlık yapar, helalleşir durur.
    sanki cennete gidecek ,kitabımız kuranda.

    yaptıkları yapmacıktır, hep dünya çıkarıdır.
    onları her yerde görürsün, insanların sakarıdır.
    mütevazi yürüyemez, başları yukarıdır .
    buda bir ilim diyor, kitabımız kuranda.

    KİTABIMIZ KURANDA
    aldatılmışlar , ahiretin efendisidir.
    büyük kurtuluşun,taa kendisidir.
    söz hakkı verilmişin, öncüsüdür.
    diyor allah, kitabımız kuranda.

    peygamberimize şair , mecnun dediler.
    üzerine deve işkembesi , attı adiler.
    atanlar da üstelik , varlık sahibiler.
    sonunda islah oldular,diyor kuranda.

    her zorluğun sonu ,hep güzel olur.
    çilelerin arkasından, rahatlık gelir.
    rahatlıktan şımaranın,hatasını görür.
    dikkat edin diyor,kitabımız kuranda.

    bende bir fırkaya ,eğer olsaydım tabii,
    keyfim yerinde olurdu, kollanırdım abii.
    rakip olurdu bana, sonsuzluğun sahibi.
    uçuruma giden diyor, kitabımız kuranda.

    fırkalar kimleri kandırır, iyi biliyor.
    mealden habersizler, oraya giriyor.
    onlar kolay kananları, guruba alıyor.
    meal okuyan, düşmez diyor kuranda

    NUH PEYGAMBER DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    Nuh peygamberde uğraştı, islah için.
    söylediğim rabbe inanın, batıldan geçin.
    sana inanacagız, yoksulla mesafeyi açın.
    onları kov un dediler, kitabımız kuranda.

    allah göndermiş bunları, nasıl atarım.
    tek yaratanı sizin için, nasıl satarım.
    büyük rabbin yüzüne, nasıl bakarım.
    dedi ve savundu, kitabımız kuranda.

    dediler biz dinine , inanmak istemiyoruz.
    yanındakilere ısınmadık, sevgi beslemiyoruz.
    sana bakıp, akıl kaybetmiş, hasta diyoruz.
    zorlama bizi dediler, kitabımız kuranda.

    israr etme seni taşlayarak, çıkartırız buradan.
    onları yanından kov dedik, çıkarmadın oradan.
    ne yapacaksa yapsın, senin rabbin yaratan.
    deyip baş kaldırdılar diyor, kitabımız kuranda.

    yazık ettiler o kavim, hakka gelemediler.
    peygamber vazifesini yaptı, bilemediler.
    inatla nuh dediler, peygamber demediler.
    tufana uğradılar diyor, kitabımız kuranda.

    peygamber dedi rabbe, ben mağlüp oldum.
    bunlar beni çok yordular, ben gamla doldum.
    size inanan yoksulları davetle, yanımda buldum.
    onları kurtar yarap dedi, kitabımız kuranda.

    eyy nuh dedi rabbi. bir gemi yapasın.
    yarattığımdan bir çift, almaya bakasın.
    inanmış yoksul kulları, gemiye katasın.
    dünyayı su basacak, kitatabımız kuranda.

    bir zaman sonra, nuh gemiyi yaptı.
    kazanı kaynattık, dünyayı su bastı.
    sözümü tuttu, çiftlerden gemiye kattı.
    tufan başladı dedi, kitabımız kuranda.

    yer suyuyla gök suları, yetişti kaplamaya.
    o geminin yüzüşüne ,doyamazsın bakmaya.
    ikna edemedi oğlunu, gemisine katmaya.
    senin neslin değil dedik, kitabımız kuranda.

    peygamber oğlu tufanda, dağa çıkarım.
    yükselen sulara , dağ zirvesinden bakarım
    gemiye binmiyorum, istediğimi yaparım.
    söz dinlemedi diyor, kitabımız kuranda.

    nihayet su yükseldi, zirveye kavuştu.
    asi evladının eli ayağına dolaştı.
    babaya asi olması, boğulmaya yol açtı.
    sular her yeri yuttu, kitabımız kuranda.

    evladı ölen nuh, rabbe sitem eyledi.
    benim zürriyetim dedi, böyle söyledi
    rab dedi ondaki, kötü kader böyleydi.
    senin neslin değil, kitabımız kuranda.

    neslin değil çünkü, yaramaz bir iş olmuştur.
    onun vadesi yetmiştir, zamanı dolmuştur.
    gerçeği söyledim size, ondan boğulmuştur.
    her şey kader iledir, kitabımız kuranda.

    eyy nuh bize niye, böyle yaptın deme.
    iç yüzünü bilmediğini, bizden isteme.
    verdiğimiz nimetleri, besmelesiz yeme.
    yararınadır dedik, kitabımız kuranda.

    nuh dedi rabbine, bilmediğim şeyi.
    istemekten sana sığındım, olsada iyi.
    siz özü bilirsiniz rabbim, eksilsin sayı.
    dedi ve sığındı, kitabımız kuranda.

    Nihayet emrimizle, gök suyunu tuttu.
    arza da emrettik, yer suyunu yuttu.
    murdarları temizleyip, bir yere attı.
    yok edildiler diyor, kitabımız kuranda.

    KİTABIMIZ KURANDA
    Bazı İslami temsilciler, dışarıya satılmış.
    önder konumuna gelmiş, ar edep atılmış.
    Allaha güvenen, sağlam kulpa tutunmuş.
    onlar gibi olurmu der , kitabımız kuranda.

    Maddeye tapanları, şeytanlar ayartmıştır.
    çokça kadın vererek, kalbini karartmıştır.
    musibete sardırıp, hak yolu aratmıştır.
    kendi ettiğinden diyor,kitabımız kuranda.

    Kullar azar, kendini zengin gördüğü zaman.
    dünyada verdiklerimin, ahirette hali yaman.
    yanılıp şaşıp ta, dünyada istemeyin aman.
    ahretten iste diyor, kitabımız kuranda.

    Darlıkla dener çoklarını, dünyada aratır.
    dünyada vermiş kimine, nimetiyle donatır.
    burada verdiklerini, orda mahrum bırakır.
    kaderler tersine diyor, kitabımız kuranda.

    Azanların yaptıkları, yanına kalır sanmayın.
    burada verdiğimin, lüks yaşamına kanmayın.
    bir tek olan rabbi anın, başka ilah anmayın.
    kazançlılar belli diyor, kitabımız kuranda.

    Fakat Allah vermişse, sarf ediyorsa.
    elleriyle dağıtıp, yoksula veriyorsa.
    yiyeceğinide, paylaşmaya gidiyorsa.
    iki cihanda üstün,kitabımız kuranda.

  7. abdurrahman toğaç yorumu:

    İBRAHİM VE LÜT PEYGAMBER DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    İbrahim peygamberin, misafirleri geldiler.
    Cebrail le Mikail di, müjdelerini verdiler.
    Rabbimizin emri ile, buraya geldik dediler.
    sana iki evlat dediler, kitabımız kuranda.

    onun zevcesi öfkelendi, ben bir koca karıyım.
    çocuğum olur mu benim, ben onlardan beriyim.
    kocamda benim bir pirdir, bu haberi vereyim.
    Allaha göre kolay dediler. kitabımız kuranda.

    O peygamber çok cömertti, bir buzağı kesti.
    pişirip önlerine koydu, sofrayı güzelce açtı.
    güzel pişirmişti, yemediklerini gördü şaştı.
    içine bir korku düştü der, kitabımız kuranda.

    Biz melekler yemeyiz, sende bunu bilirsin.
    büyük rabbe vefalısın, hak yoluna gelirsin.
    bizi güzel ağırladın sen, insanlığın pirisin.
    seni rabbin övüyor der, kitabımız kuranda.

    İsmail ve ishak ı, verecek rabbim size .
    bunlar için büyük rabden, görev verildi bize.
    dünya sonu miras kalacak neslindeki öze.
    bize bunları dedi der, kitabımız kuranda.

    Esas işiniz nedir, bunun için mi geldiniz.
    çok sevindim buna, güzel müjde verdiniz.
    elçiler dedi rap katında, büyük mevkiye erdiniz.
    esas işimiz lüt kavmidir, kitabımız kuranda.

    Lüt kavmi çoz azmıştır, onları göreceğiz.
    taş üstünde taş komayıp yerle bir edeceğiz.
    vazifemizi tamamlayıp, buradan gideceğiz.
    lüt kavmine gittiler der, kitabımız kuranda.

    Lüt bunları görünce, kalbine korku geldi.
    elçiler erkek güzeliydi, kavmide bunu gördü.
    Selam dediler luta sakinleşmeyi bildi.
    kavmi erkeklere giderdi, kitabımız kuranda.

    Kavmi ey lut dedi, bunları bize vereceksin.
    vermesen zorla alırız, sende bunu göreceksin.
    bizim güçlü olduğumuzu , sende bileceksin.
    bunları bize ver dediler, kitabımız kuranda.

    Misafirlerime dokunmayın, beni rezil etmeyin.
    hak yoluna uymadınız, dahada kötuye gitmeyin.
    onlar benim misafirim, bu yanlışı yapmayın.
    söz anlayın biraz dedi, kitabımız kuranda.

    Karımı kızlarımı götürün, bırakın bu insanları.
    ne laf anlamaz toplumsunuz, ellemeyin onları .
    lut kavmi belli ettiler, uçurumdur sonları.
    lüt da vefasını gösterdi, kitabımız kuranda.

    Melekler korkma ey lut, onlar bize dokunamaz.
    günleri dolmuştur onların, Allahtan sakınamaz.
    sen vazıfeni yaptın, rabbin seni kınamaz.
    rahat ol ey lüt dediler, kitabımız kuranda.

    Biz rabbinin yanından geldik, burayı yıkacağız.
    üzerlerine gökten, işaretli taşlar atacağız.
    hiçbirini koymayıp, hepsini batıracağız.
    bu rabbin emri dediler, kitabımız kuranda.

    Şafak yakın ey lüt, buraları terk edin.
    arkanıza da bakmayın, biraz uzağa gidin.
    inananları kaldır topla, vakit geldi hadin.
    hemen topladı gitti der, kitabımız kuranda.

    Biraz uzaklaşmışlardı, bir gürültü koptu.
    büyük rabbimiz gazabı, azgının üstüne attı.
    bir koca karı dışında, hepsi yere battı.
    yok oldular diyor, kitabımız kuranda.

    ARAF SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    Elif lam mim sat dedik, bunu bilesin.
    bunu yazarken , kalbine sıkıntı gelmesin.
    kafirleri uyarıp, mümine öğüt veresin.
    rabden inene uy diyor,kitabımız kuranda.

    ondan başka bir takım, velilere uymayın.
    onlar peşinize düşerler, onları duymayın.
    arkalarından gidip de,azabı mı bulmayın.
    azabımız gelir diyor, kitabımız kuranda.

    azap geldiğinde, kendini kınamak davaları.
    gerçekten zalimmişiz deyip,inmiş havaları.
    Allah size soracak, sizlerdeki gayeleri.
    neydi maksatınız diyecek ,kitabımız kuranda.

    soracağız kendilerindeki, olup bitenleri.
    tartıları ağır gelip, günahları atanları.
    yazık ettiler batıla koşup, hakkı itenleri.
    şükredenler olun diyor, kitabımız kuranda.

    ayetlere zulüm edenler, yazık edenleri.
    tartıları hafif gelip, uçuruma gidenleri.
    Allah görüyor, geçime şükür edenleri.
    az şükür ettiniz diyor,kitabımız kuranda.

    hakikat sizi yarattık, sonrada şekil verdik.
    sonra meleklere, ademe secde edin dedik.
    melekler ettiler, iblisin secde etmediğini gördük.
    ettirmeyen nedir dedik, kitabımız kuranda.

    onu topraktan yarattın, beni ateşten.
    secde etmem, zevk almadım bu işten.
    in oradan aşağıya, kibirlendin gerçekten.
    alçaklardan oldun dedi, kitabımız kuranda.

    kıyamete kadar, bana mühlet ver dedi.
    bu yanlış onun için, büyük kederdi.
    kıyamete kadar, sana mühlet verildi.
    mühlet verildi dedik,kitabımız kuranda.

    beni bu işe alet ettin, onları azdıracağım.
    her yandan sokulup ,onları bezdireceğim.
    hak yolda gidenleri, azmışlara ezdireceğim.
    şükreden olmayacaklar, kitabımız kuranda.

    Allah buyurdu, kınanmış koğulmuş olarak çık oradan.
    seni ve sana uyanları, cehenneme koyacak yaratan.
    sana uyacak kularımın, kalplerini karartan.
    cehennemde yakacağız dedik,kitabımız kuranda.

    ey adem senle eşin, cennetime girin.
    cennette bu ağaçtan, yemeyin derim.
    yaşayacağınız yer orası, güzeldir serin.
    girdiler cennete diyor,kitabımız kuranda.

    şeytan onları kandırmaya,karar verdi
    yılanın ağzına saklanıp, cennete girdi.
    hava anamızın hemen, yanına geldi.
    yiyin yasak meyveden, kitabımız kuranda.

    ademle havaya iblis, o ağaçtan yedirdi.
    ölümsüz olursunuz diye, yeminler etti.
    yiyince meyveyi, ayıp yerleri açıldı gitti.
    rabbin sözünü tutmadılar, kitabımız kuranda.

    hemen oradan cennet yaprağından aldılar.
    ayıp yerlerinden utanıp, örtmeye başladılar.
    rabbim bağışla iblis bizi , kandırdı dediler.
    bizi affet rabbim dediler, kitabımız kuranda.

    ARAF SURESİ DESTANI DEVAMI
    Sözümü tutmadınız, yer yüzüne ininiz.
    birbirinize düşman olup,artsın kininiz.
    hidayete erenler, has kulumdur biliniz.
    iblisin etkisi olmaz, kitabımız kuranda.

    dünyaya inin bakıyım, pişman olacaksınız.
    çok yorulup orada, çileyle dolacaksınız.
    orada yaşayıp, orada doğup öleceksiniz.
    son bize döneceksiniz kitabımız kuranda.

    dünyada size , bir libas elbise indirdik.
    iblise inananı, onun atına bindirdik.
    edep yerinizi açmayın,bunu bildirdik.
    iblis her yerden girer kitabımız kuranda.

    edepsizlik yapanlar atalarımızı böyle bulduk.
    onların nasihatlarının , aynısıyla yuğrulduk.
    dini böyle yaşadılar, bizde böyle olduk.
    edepsizliği emretmedik , kitabımız kuranda.

    rabbiniz der adaletle, yoksullara verin.
    yüzünüzü mescitte, kıble yöne çevirin.
    dinde samimiyetle, bize ibadet edin.
    yine bize döneceksin,kitabımız kuranda.

    her mescide girdiğinizde, ziynetinizi giyin.
    rabbinizin helalinden, sarf ederek yiyin.
    helalime haram diyenlere, itibar etmeyin.
    dünyada ahrette sizin, kitabımız kuranda.

    biz ayetleri bilenlere, açıkladık böyle.
    fuhuşa haram dedik, kullarıma söyle
    her ümmet bir kaderle, bilesiniz öyle.
    ne ileri , ne geridir, kitabımız kuranda.

    uyarıcılar söyledi, halinizi düzeltin.
    adalete uyarak, yoksulları gözetin.
    kibir üstün gelmesin,ayetime göz atın.
    cehennemde olmayın,kitabımız kuranda.

    Allahın ayetlerine, sakın yalan demeyin.
    haramlara meyletmeyin, helalden yiyin.
    kibirlilerden uzak durun, hakkı söyleyin.
    zalimlerden olmayın, kitabımız kuranda.

    kibiri yenen kullarıma, nasipleri erişir.
    azkan başlayıp verende, devamı gelişir.
    neye meyil ederse, kullar onda buluşur.
    iyiliğe meylet diyor, kitabımız kuranda.

    Allah yoldan sapanlara, ateşe girin diyecek.
    her kul kendini azdırana, lanet ler edecek.
    azdıranda azanda, cehenneme girecek.
    saptırılan şikayet te, kitabımız kuranda.

    bizi azdıranlara, iki kat ateş verin.
    narım yoldan çıkmışa, olurmu serin.
    hepinizin ateşi de, iki kattır derim.
    ateşte dertleniyor ,kitabımız kuranda.

    kendilerini kurtarmak için, bize sitem eder.
    cezaları çok ağırdır, yüklenmiş hepsi keder.
    deve iğnenin deliğinden, geçinceye kadar.
    suçluların cezasıdır, kitabımız kuranda.

    cehennem ateşinden, birde döşek veririz.
    örtüleri ateştendir, bunuda örtün deriz.
    zalimlerin cezasıdır, biz her şeyi görürüz.
    cezaları böyle diyor, kitabımız kuranda.

    ARAF SURESİ DESTANI DEVAMI
    iman edip birde, yararlı iş yapanlar.
    gücünün yettiğini , yapmaya bakanlar.
    maddeye değer vermez, rabbe tapanlar.
    ebediyen cennettedir,kitabımız kuranda.

    cennet de kilerin, kinini nefretini atacağız.
    altlarından ırmak akan, cennete katacağız.
    onlara cennetlerde, güzel süs takacağız.
    hidayete eren diyor, kitabımız kuranda.

    cennetlere kullarımı, mirasçı kılmışız.
    rabbimizin vaadini, biz hak bulmuşuz.
    sizde hak buldunuz mu, diye sormuşuz.
    onlarda bulduk dedi, kitabımız kuranda.

    iki taraf arasında, bir perde vardır.
    zalim olanlara rabbim, ateşi sardır.
    dünyada yeri genişti, orada dardır.
    azapları hazırdır, kitabımız kuranda.

    sevabıyla günahı , denk olanda var.
    bunlar arasında,cenneti umanda var.
    cennetlikten her birine,selamda var.
    simasından bilirler, kitabımız kuranda.

    toplayıp yığdığının, kendine faydası olmadı.
    elindeki tüm varlığın, hiç yararı kalmadı.
    ahretine bakmadı, yoksula pay salmadı.
    günahı ağır bastı, kitabımız kuranda.

    yaşadıkları dini, oyun eğlence ettiler.
    şeytanın sözüne uyup, batıla gittiler.
    Allaha şirk koştular,onun için bittiler.
    suyunuzdan verin dediler, kitabımız kuranda.

    Allah ı unuttular, Allah ta unutur onları .
    kitabımıza uymayanların, kötü oldu sonları.
    dünyadayken vardı, kalmadı şöhret şanları.
    ümitleri kalmamıştır, kitabımız kuranda.

    kainatı yeri , altı günde yaratan.
    gökyüzünü, yıldızlarla donatan.
    iman etmeyenin, kalbini karartan.
    arşa istiva etti, kitabımız kuranda.

    isteyerek ve istemeyerek, emrime uyun dedi.
    hepside isteyerek geldik, rabbim duydum dedi.
    tüm kainat vazifeye, hazırız buyurun dedi.
    dediğine uyduk dediler, kitabımız kuranda.

    rabbinize yalvararak, gizlice dua edin.
    şeytan sizi aldatmasın, hak yoluna gidin.
    yeryüzünde sakın fesat, çıkarmayın dedim.
    söylediğime uyun diyor, kitabımız kuranda.

    Allahın rahmeti, iyilik yapana yakın.
    rahmetten önce rüzgarı , gönderirim bakın.
    yapmayın yasakları, gazabımdan sakın.
    dedim kullarıma diyor, kitabımız kuranda.

    bulutları rahmetle, ölü beldeye gönderdik.
    tonlarca ağır lığı, bulut lara bindirdik.
    yağmuru dünyanın, her yerine indirdik.
    degerini bilin diyor, kitabımız kuranda,

    iyi ülkenin nebatı da, emrimizle iyi çıkar .
    kötü ülkenin bitkisine, insan ümitsiz bakar.
    bulutları müjdeyle gönderir ,şimşeği çakar.
    dilediği yeri vurur, kitabımız kuranda.

  8. abdurrahman toğaç yorumu:

    HÜT SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    Elif lam ra dedik, bunu böyle söyledik.
    uyarıcıları katımızda hep, üstün eyledik.
    bizde söz değişmez ,ezelinde böyleydik.
    her şey emrimizle , kitabımız kuranda.

    Allahtan başkasına, kulluk etmeyin.
    uyarıyı dinleyin, yanlış yola gitmeyin.
    rabbe dua edin, nankörlere bakmayın.
    güzel yaşatırım diyor, kitabımız kuranda.

    bağışlanmayı isteyin, bize tövbe edin.
    batıl uzaklaşacaktır, siz hakka gidin.
    yaratılmışın üstündeyiz,biraz meyledin.
    dönüşünüz bizedir, kitabımız kuranda.

    kapalı kullarımın, neyi gizlediğini
    neyini açıp, nasıl yol izlediğini.
    hangi amaçla, giysiyi düzlediğini.
    gizlileri biliriz, kitabımız kuranda.

    yerde gezen canlıların,rızıklarını, veririm.
    nerde yaşamış nerde ölmüş, onu bilirim.
    ödünç vererek haksızlığa, uğramışı görürüm.
    bir kitapta saklı diyor, kitabımız kuranda.

    gökler suyun üstündeyken, onu yükselttik.
    sarsılmayasınız diye, yeryüzüne dağ attık.
    kainatı canlı cansız, altı günde yarattık.
    yorulmadık diyor rab, kitabımız kuranda.

    azabımızı üzerlerinden, geciktirdiğimiz kimseler.
    ettikleri yanlarına kalmayacak, bunları bilseler.
    gazabım hazır bekliyor, düzelip yola gelseler.
    alay ettikleri kuşatmıştır, kitabımız kuranda.

    kularımızı tarafımızdan, bolluğa kavuştursak.
    sonrada verdiğimizi, onun elinden çıkarsak.
    ya birde elinin ettiğinden, musibeti takarsak.
    hemen nankörleşir diyor, kitabımız kuranda.

    ancak sabır ederek, yararlı işler yapanlar.
    güzel nasihat larıyla, kulu iyiliğe takanlar.
    adaletini sergileyip, hak gözüyle bakanlar.
    onlar gibi olmaz diyor, kitabımız kuranda.

    inanmayanlar öğütçüye, rab hazine verse ya.
    beraberinde onun yanında, bir melek olsa ya.
    herkeşin aklından geçenleri, anlatarak bilse ya.
    inanmazlar bunlar diyor, kitabımız kuranda.

    yoksa bu kitabı, kendimi uydurdu diyorlar.
    hak değilse sizde yazın, yapamaz biliyorlar.
    hepsi de kuru inat la, vebalinizi alıyorlar.
    rabbin kelamıdır diyor, kitabımız kuranda.

    dünya hayatını isteyene, dünyada veririz.
    nasıl bir isteği varsa, bütün gizlisini biliriz.
    onlar dünyalıktır tabi, kalpdekini görürüz.
    cehenneme dolacaklar, kitabımız kuranda.

    yaptıkları iyi amel varsa, oda boşa gidecek.
    yoldan sapmışa saptırılanlar, lanet edecek.
    yanıp bitmek isteyecek, lakin bitemeyecek.
    orda ölüm yoktur diyor , kitabımız kuranda.

    HÜT SURESİ DESTANI DEVAMI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    KİTABIMIZ KURANDA

    bizim ayetlerimizi, kaydırıp yalan uyduranlar.
    ayeti hakkıyla anlatmayıp, yanlış duyuranlar.
    iftira atmış olurlar , yanlış buyurunlar.
    zalimlere lanet diyor, kitabımız kuranda.

    Allahın hak yolundan , men edenleri.
    onu eğriltenler, inkara gidenleri.
    Allahtan başka kuldan, veli edinenleri.
    zalimler onlar diyor, kitabımız kuranda.

    onların Allahtan başka, yardımcısı yoktur.
    bunların peşinden giden, destekçisi çoktur.
    onlara azap katlanacak, yapılması hak tır .
    işte kendine yazık edenler ,kitabımız kuranda.

    uydurdukları kendilerinden, kaybolup gitmiştir.
    her dili zorlaştırmak için, gayret etmiştir.
    ummadığıyla karşılaşınca, ümidi bitmiştir.
    çok ziyandalar diyor, kitabımız kuranda.

    edebini koruyup rabbine , ibadet edenler.
    yararlı işe meyil edip, onu yapmaya gidenler.
    rabbe kimseyi ortak, koşmam diyenler.
    ebedi cennettedir, kitabımız kuranda.

    hüt peygamber kavmine, Allaha ibadet edin.
    dedi putlara tapmayın, doğru yola gidin.
    tek olan Allaha inanın, gerçek bir din.
    ona tevbe edin diyor, kitabımız kuranda,

    gökten size bol bol , yağmur indirsin.
    kuvvetine kuvet katsın, batılı söndürsün.
    batıl kaybolup gitsin, hakkı bildirsin.
    hakka uymadılar diyor, kitabımız kuranda.

    sana şunu deriz hüt,, tanrılar seni çarpmış.
    bana tuzak kurdunuz, günahınız baştan aşmış.
    sizden gelecekten korkmam, kalbiniz taşmış.
    rabbim benimle dedi der , kitabımız kuranda.

    ben hepimizin rabbi olan, Allaha dayandım.
    rabbim doğru yolu, emretmiş ben inandım.
    onun muhteşem güzel, boyasıyla boyandım
    üstündür rabbim diyor, kitabımız kuranda,

    rabbim her şeyi koruyan, o rahmandır.
    ben davetimi yaptım, rabbime ayandır.
    batılı yok edip, hakkı yerine koyandır.
    helak emirleri geldi der, kitabımız kuranda.

    hüt ü ve emrindeki , inanmış olanları.
    azaptan kurtardık , imanla dolanları.
    resulüme itaat edip, hakkı bulanları.
    kurtulandan eyledik, kitabımız kuranda.

    lüt un kavmi at kavmi, rabbe küfrettiler.
    uzak olsun yer yüzünden, batıla gittiler.
    dünyada ahrette lanet, onlar bittiler
    azanların rakibiyiz, kitabımız kuranda.

    SALİH PEYGAMBER DESTANI
    SEMUT KAVMİ
    KİTABIMIZ KURANDA
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    semut kavmine kareşleri, salihi göndedik.
    peygambere inanmadılar , ocaklarını söndürdük.
    eğlenceli hayatlarını , yaşanmamışa döndürdük.
    Allaha küfrettiler diyor , kitabımız kuranda.

    dedi ey kavmim, alaha kuluk edin.
    tek olan Allaha inanın, magfirete gidin.
    taptıklarınızı bırakın, budur gerçek din.
    müminler olun dedi. kitabımız kuranda.

    peygamber bana mümin ,olmam emredildi.
    tüm uyaraıcılara ortak, koşmak men edildi.
    rabden inen dine , hak denildi gidildi.
    sizde inanın dedi , kitabımız kuranda.

    ey Salih sen içimizide, umit beslediğimizdin.
    sıkıntıya düştüğümüzde , sizden istediğimizdin.
    örnek alıp yaptıklarımızda, üstadımızdın.
    inanmayacaklar dedi , kitabımız kuranda.

    bizi davet ettiğinden, kuşku içindeyiz.
    seni sayarken, zarar verecek biçimdeyiz.
    senin söylediğine inanmayız, biz bir dindeyiz.
    keşke kavmim bilse dedi, kitabımız kuranda.

    bizim inanmamız sizdeki , mucizeye bakacak.
    isteriz ki şu kayadan, bir deve çıkacak.
    inanmamız gerçekleşip, şüphemizi atacak.
    istediler mucizeyi , kitabımız kuranda.

    size mucizeyi, göstereceğim şayet.
    çıkacaktır size deve, güzeldir gayet .
    işaret etti deve, çıktı nihayet.
    azgınları koştu,kitabımız kuranda.

    Allahın devesine , dokunmayın aman.
    en azgını gitti, deveyi kesti hemen.
    sonra musibet gelir, haliniz yaman.
    dedi ve içerlerdi, kitabımız kuranda.

    yaşayasınız yurtlarınızda , üç gün daha.
    yeyip içip otlasaydı, genişti saha.
    rabbimin azabı geliyor, üçüncü sabaha.
    dedi ve ayrıldı, kitabımız kuranda.

    üçüncü gün ses gönderdik, sönüp gittiler.
    sesin kuvvetinden hepsi , diz üstü çöktüler.
    vakit geldi semut kavmi, yok olup gittiler.
    uzak olsun semut kavmi, kitabımız kuranda.

    HÜT SURESİ
    ŞUAYP PEYGAMBER DESTANI
    Şuaybıda gönderdik, medyen halkına.
    Allaha kulluk edin, varasınız farkına.
    ölçerken dikkat edin, terazideki tartına.
    öğüde başladı diyor, kitabımız kuranda.

    sizin hak yoluna, geleceğinizi ummuyorum.
    onun için bu işin, üzerinde durmuyorum.
    Allahtan gazab gelir, ben bunu görüyorum.
    islah olun dedi, kitabımız kuranda.

    insanların mallarını, eksik vermeyin.
    fesat çıkartarak, musibete ermeyin.
    Allahın adaletinden, başkasını görmeyin.
    müminseniz dedi, kitabımız kuranda

    atalarımızın taptıklarını, terk etmemizi.
    batıla gitmeyip, hak yola bakmamızı.
    namazın mı emrediyor ,hakka gitmemizi.
    ey şuayp dediler, kitabımız kuranda.

    şuayp doğrusu sen, yumşak huylusun.
    ahlakça üstünlerden, hem de arlısın.
    bizim bilmediklerimizi, bilen sırlısın.
    uymayız dediler, kitabımız kuranda.

    kavmim size ben, her zaman öğüt veriyorum.
    rabbimin emrettiklerinden, size söylüyorum.
    ben allah yolundayım, bunu iyi biliyorum.
    öğüt veririm diyor, kitabımız kuranda.

    öğüt veriyorum diye , zorunuza gitmesin.
    ahlaksızlık musibete, sizi düçar etmesin.
    gazap ansızın gelipde , yaşamınız bitmesin.
    nuh hüt Salih kavmini, unutmayın kuranda.

    rabbinizden af dileyin, ve tevbe edin.
    rabbimiz merhametlidir, yoluna gidin.
    size söylüyorum, kötülüğü terk edin.
    yeriniz cennet olur, kitabımız kuranda.

    şuayp söylediğinin, çoğunu anlamıyoruz.
    ne söylersen söyle seni, dinlemiyoruz.
    aramızda biz seni, zayıf görüyoruz.
    isyan ettiler diyor, kitabımız kuranda.

    kabilenden beş on kişi , olduğunu bildiririz.
    onlar olmasaydı , toprak altını buldururuz.
    gözüyün yaşına bakmayız, seni öldürürüz.
    tehtid ettiler diyor, kitabımız kuranda.

    bana yapacaklarınızdan, akrabamın korkusu.
    yok kabul edin siz, şuayb ın Allah arkası.
    gücünüzün üstündedir , rabbimizin ordusu
    ondan korkun dedi, kitabımız kuranda.

    kavmim bana , yapacaklarınızı yapın.
    hüsranlı azab, kime geliyor bakın.
    yanlış yolda sizsiniz, kafanıza takın.
    azabı bekleyin der, kitabımız kuranda.

    emrimizle şuayp ve ,inananları kurtardık.
    dünyada da bol verip, rızıklarını arttırdık.
    imansızların başlarına, musibeti sardırdık.
    kuvvetli ses gönderdik,kitabımız kuranda.

    kuvvetli bir ses ile, hepside öldüler.
    yurtlarında diz üstü, çöküp kaldılar.
    semut gibi, medyen de yok oldular.
    sanki yaşanmamış,kitabımız kuranda.

  9. abdurrahman toğaç yorumu:

    TA—HA—SURESİ—MUSA—
    PEYGAMBER—DESTANI
    Biz sana kuranı ,yorulasın diye değil.
    öğüt veresiniz diye, bunu böyle bil.
    her şeyi yaratanın emridir, zulmü sil.
    ğizlileri bilirim diyor,kitabımız kuranda.

    yerleri gökleri yaratan, kuranı indirdi.
    göklere istiva etti, hepsinide döndürdü.
    ayda güneş gibiydi, ateşini söndürdü.
    yer altındakini bilir, kitabımız kuranda.

    gizlinin gizlisini bilirim, gerçeği söyle susma.
    en güzel isimler onundur, esma ül Hüsna.
    hep doğru yolda git, cehenneme düşme.
    ondan başka ilah yoktur, kitabımız kuranda.

    musa bir ateş gördü, ailesine söyledi.
    rabbimiz onu seçmişti, kaderi böyleydi.
    asasına mucize verdi, onu üstün eyledi.
    ya musa diye seslendi, kitabımız kuranda.

    ben senin rabbinim, ayakkabını çıkart.
    söyleyeceklerimi dinle, ve aklına kat.
    şimdi sana kelam, edeceklerime iyi bak.
    tek Allah biziz dedi, kitabımız kuranda.

    bana ibadet et, anmak için namaz kıl.
    kıyamet muhakkak gelecek, böyle bil.
    rabbin yanındasın, sıradan yerde değil.
    dediklerime uy dedi, kitabımız kuranda.

    ya musa elindeki, nedir söyle.
    davarıma yaprak, çırparım böyle.
    ona yaslanırım, hünerlidir öyle.
    bırak onu dedi, kitabımız kuranda.

    musa asa yı bıraktı, yılan olmuştu.
    sırrı gören musaya, korku dolmuştu.
    musaya tut dedi, sararıp solmuştu.
    gidip tuttu diyor, kitabımız kuranda.

    yılanı tutunca, tekrar asa oldu.
    peygamber bu işe, şaştı kaldı.
    vereceği başka, mucizede vardı.
    elini koynuna,sok dedi kuranda.

    elini koynuna soktu, bem beyaz çıktı.
    peygamber parlayan eline, iyice baktı.
    rabbin söylediklerini, kafasına taktı.
    beni dinle dedi, kitabımız kuranda.

    ey musa , firavunu islah etmeye gidin.
    onu iman etmeye, gayretle davet edin.
    zalimi islah etmek için, emek sarfedin.
    rab görevini verdi, kitabımız kuranda.

    musa ey rabbim, göğsüme genişlik ver.
    kardeşim harunda bana , destek olsun der.
    dilimin düğümünü çöz,kulun hemen gider .
    rabbin seninledir dedi, kitabımız kuranda

    istediğin verilmiştir, onuda al ey musa.
    mucizeyi isterlerse at, işte elindeki asa.
    bizim korumamızdasın, çekme hiç tasa.
    rabbiyin sözüdür bu, kitabımız kuranda.

    rabbim bize başarı ver, seni çok zikredelim.
    kardeşimide alıp da, hemen firavuna gidelim.
    bir mucize daha verdin, oda parlayan elim.
    sana şükür yarabi dedi, kitabımız kuranda.

    doğduğunda sana, bir lütufta bulunmuştuk.
    firavun zulmünden, seni korumaya almıştık.
    annene ilham vererek, seni suya salmıştık.
    su seni sahile götürdü, kitabımız kuranda.

    sana düşman bana düşman, olanın eline verdik.
    bu işin sonu güzel olacaktır, ezelinden bilirdik.
    firavuna seni bıraktık,onu fazla zalim gördük.
    tarafımdan sana sevgi var, kitabımız kuranda.

    kız kardeşin vasıtasıyla ,seni annene kavuşturduk.
    hasret çeken annenle, emzirmesi için buluşturduk.
    biz bunu böyle yazmıştık,başlangıcı böyle oluşturduk.
    her şey bizim takdirimizledir, kitabımız kuranda.

    TA HA SURESİ
    MUSA PEYGAMBER DESTANI DEVAMI
    gidin firavun a, yumuşak söz söyleyin.
    rabbim beni elçi seçti, şimdi böyleyim.
    rabbim hakkı söylemede, kolaylık eyleyin.
    bizi üstün getir dedi, kitabımız kuranda.

    onun bize karşı, azgınlığından korkarız.
    bütün çabamızla, ikna etmeye bakarız .
    gerekirse mucizeyi, orda önüne atarız.
    gidelim rabbim dedi, kitabımız kuranda.

    korkmayın ben sizinle, her zaman beraberim.
    muhakkak ki firavuna karşı, sizi üstün ederim.
    görürüm ve işitirim, sizinle beraber giderim.
    sizi üstün ederim dedi, kitabımız kuranda.

    gittiler firavuna, dediler rabbiyin elçileriyiz.
    hak yoluna uyacak kulların, öğütçüleriyiz
    bizi rabbimiz seçti, puta tapanlar değiliz.
    rabbe inanın dediler, kitabımız kuranda.

    O Halde ey musa ,sizin rabbiniz kimdir dedi.
    rabbimizin herkeşe, hakkını verdiğini söyledi.
    firavun , geçmiştekilerin, hali ne olacak dedi.
    onların ilmi rabbimdedir, kitabımız kuranda.

    Allah yeryüzünü, bir beşik yapmıştır.
    orada sizin için, nice yollar açmıştır.
    bulutdaki sularıyla, nebatlar çıkartmıştır.
    bunda ibret var der, kitabımız kuranda.

    sizi topraktan var ettik, ona iade edeceğiz.
    birde ölüm den sonra, tekrar dirilteceğiz.
    yer yüzü imtihan yeridir, hakkı bildireceğiz.
    hakkı görün artık diyor, kitabımız kuranda.

    MUSA PEYGAMBER DESTANI DEVAMI
    mucizeleri gören firavun, doğrulamaya gitmedi.
    tüm mucize leri yalanladı, yine kabul etmedi.
    kendindeki büyüklenmeyi, bir türlü atmadı.
    kendi yoluna uydu diyor,kitabımız kuranda.

    sihirinle bizi yurdumuzdan, çıkartmayamı geldin.
    maksatını anladım, birde sihirli değnek buldun.
    sen bu sihirli değneği, aceba nereden aldın.
    dedi firavun baş kaldırdı, kitabımız kuranda.

    yaptığın sihir gibisini, bizde yapacağız.
    kimin sihiri üstünmüş, ona bakacağız.
    kimsenin cayamıyacağı, yerde atacağız.
    kuşluk vakti atalım, kitabımız kuranda.

    kuşluk vakti insanların, toplanma zamanı.
    bu yarışmayı haber veririz, gelir tamamı.
    toplantıda görürüz, kim dileyecek amanı.
    dedi firavn hittetlendi, kitabımız kuranda.

    firavun sihirbazlarını, gitti topladı.
    onlar sihir yapıp, firavunu akladı.
    musanın attığıda, hepsini yakaladı.
    tamamını yuttu ,kitabımız kuranda.

    sihirbazlar musanın rabbine, secdeye kapandı.
    daha önceleri bu kişiler, puta tapan adamdı.
    bunlar firavundan izinsiz,onun yolundan çıkandı.
    öfkelendi firavun diyor, kitabımız kuranda.

    ben size izin vermeden, iman ettiniz.
    dininizi bıraktınız, onun dinine gittiniz.
    ayaklarınızı çapraz keseceğim, bittiniz.
    onlara korku verdi, kitabımız kuranda.

    bunca açık deliller var, seni tercih etmeyiz.
    musanın dinine inandık, başkasına gitmeyiz.
    yapacağını yap bize, musayı size satmayız.
    hak din budur dediler, kitabımız kuranda.

    ya musa yaptığımız sihiri affet, mahçubuz rabbe karşı.
    canlı cansız kainatı yaratmış, yıldızlarla döşemiş arşı.
    gösteri artık sona ermiştir, dağılmıştır bütün çarşı.
    rabbim bizi affeder dediler, kitabımız kuranda.

    sihirbazlar firavuna, hükmün dünyada geçer.
    sizdeki bu azgınlık, bir gün başınıza dert açar.
    kullar doğru yola giderse, rab rahmetini saçar.
    zalime musibet haktır der, kitabımız kuranda.

    inananlara veririm, altından ırmak akan cennetleri.
    ahrette bol vermişiz doğrulara, bitmeyen nimetleri.
    rabbim katında her zaman vardır,onların kıymetleri.
    orda ölüm kimseye yoktur diyor, kitabımız kuranda.

    musa inananları alarak, uzaklaştı gitti.
    denize doğru, gitmek için gayret etti.
    İsrail oğullarını alıp,suyu geçmeye baktı.
    rab asanı suya vur dedi, kitabımız kuranda.

    asasını vurdu denize, su ikiye yarıldı.
    kavmi biraz durakladı, bazıları darıldı.
    nihayet geçtiler suyu, karaya varıldı.
    firavun ve askerleri, suya girdi kuranda.

    firavun ve askerleri, açılan yere daldılar.
    çıkışa yaklaşmışlardı, hepsi suya geldiler.
    kapanmaya başladı, hepside boguldular.
    ölürken musanın rabbi,hak dedi kuranda.

    TA HA SURESİ MUSA PEYGAMBER
    DESTANI DEVAMI.
    İsrail oğullarını turun, sağ yanına gönderdik.
    musa vasıtasıyla onlara, yol gösteren önderdik.
    onlara kudret helvası, bıldırcın eti indirdik.
    nankörlük etmeyin dedik, kitabımız kuranda.

    verdiğim rızıklardan yeyin, taşkınlık etmeyin.
    sonra üzerinize azabım gelir, yanlışa gitmeyin.
    bizim helalimizden yeyin, haramlara bakmayın.
    çok yararlı iş yapın dedik, kitabımız kuranda.

    rabbi musaya,sizi kurtarmamım karşılığı bumudur.
    kavmin puta tapmaya başladı, git onları durdur.
    git o sapmışların yanına, yoldan çıkartanı buldur.
    put yaptılar taptılar dedi, kitabımız kuranda.

    Harun ey kavmim yanlışınızla , imtihana tutuldunuz.
    büyük rabbin yardımıyla, denizden karaya atıldınız.
    fazla zamanmı geçti ki, şeytanın tuzağına takıldınız.
    yapmayın putu dedi yaptılar, kitabımız kuranda.

    firavun musaya inananları, katle gidiyorlardı.
    kadını bırakıp erkek çocuğu, yok ediyorlardı.
    gün gelecek onlar, kendi sonudur, biliyorlardı.
    yaşama hakkı vermediler, kitabımız kuranda.

    iyi kullarına zulüm edenlere, musibeti sardır.
    dünyalarını zindan ettiler, geçimleri dardır.
    her toplumun dünyada, yaşam hakkı vardır.
    yaşamasına saygı diyor, kitabımız kuranda.

    musa tur dağından, kavmine döndü.
    kardeşi veziri harunun, yanına geldi.
    Harun un saçını sakalını, eline aldı.
    bakmadın dedi, kitabımız kuranda.

    musa ne engel oldu, bunlara bakmadın.
    sana emanet etmiştim, sözümü tutmadın.
    emrime isyan ettin, söylediğimi yapmadın.
    beni dinlemediler dedi, kitabımız kuranda.

    Harun ey anamın oğlu, saçımı sakalımı bırak.
    şimdi benim söylüyecek sözlerime, iyice bak.
    sözümü tutmadın, diyeceğinden koktum fakat.
    samiri yoldan çıktı dedi, kitabımız kuranda.

    ya senin derdin neydi, ey samiri.
    yaptığın yanlışın, hiç olmaz tamiri.
    puta taptın, dinlemedin hiç emiri.
    iki cihanda azap, seninle kuranda.

    taptığın putunu, cayır cayır yakacağız.
    sonra onu parçalayıp, etrafa atacağız.
    ilahından yardım varmı, ona bakacağız.
    defol karşımdan der, kitabımız kuranda.

    sizin rabbiniz ancak,ortağı olmayandır.
    iyi leri koruyup, musibeti sarmayandır.
    yoldan çıkmış ları, arayıp, sormayandır.
    ilmim kuşatmış der, kitabımız kuranda.

    kullara büyük rab, anlatıyor geçmişten.
    emrimi tutmayıpda, başına iş açmıştan.
    Allah uzak eylesin, yolarını şaşmıştan.
    size zikir vedik der, kitabımız kuranda.

    TA HA SURESİ DESTANI DEVAMI
    Bir vebal yüklenir, zikirden yüz çeviren.
    kendi iyisini alıp, yoksula kötüyü veren.
    ahirete inanmayıp, dünyadakini gören.
    göm gök sürülecek der, kitabımız kuranda.

    zalimlerin yüklendiği, vebal ne büyüktür.
    ebedi azabdakilerin yükü, çok ağır yüktür.
    süra üfleneceği gün gelmiş, gözleri ayıktır.
    mahşerde toplarız der, kitabımız kuranda.

    fısıldaşarak derler, dünyada kaç gün kaldık.
    akıllıları bir gün kaldık, tahmini doğru bulduk.
    dağları toz duman ettik,her yere savurduk.
    düm düz ettik diyor, kitabımız kuranda.

    dünyada çukurluk tümseklik bırakmadık.
    davet edene inanana, cenneti aratmadık.
    günahkar kulların, yalvarmasına bakmadık.
    cehenneme dolacak der, kitabımız kuranda.

    büyük rabbin heybetinden, sesler kısılır.
    hayyül kayuma baş eğilmiştir, susulur.
    zulümle gidenler, çok suskundur düşünür.
    günah çokluğundan der, kitabımız kuranda.

    o gün rahmanın konuşmasına, izin verdiği.
    şefaat onlardan der, rabbin seçkin gördüğü.
    yararlı iş yapanlarını, büyük rabbin bildiği.
    şefaat çı onlardır diyor, kitabımız kuranda .

    biz bu kuranı, Arapça bir lisanla indirdik.
    her türlü uyarıları, tekrar ettik bildirdik.
    anlamını merak edene, yolunu buldurduk.
    takva yolunu tut diyor, kitabımız kuranda.

    vahiy tamam edilmeden, okumaya gitme.
    o Allah çok yücedir, saygıda kusur etme.
    rabbe secde et, kibire malüp olup bitme.
    iblis o yolu tuttu diyor, kitabımız kuranda.

    şeytan apaçık düşmandır, kendinizi koruyun.
    rabbin sözün tutanlara, söylüyorum duyurun.
    ademi cennete koyduk, demiştik ki buyurun.
    iblis onları kandırdı diyor, kitabımız kuranda.

    iksinide kandırdı, ayıp yerleri açıldı.
    yasak ağaçtan yedirdi,yollarını şaşırdı.
    ayıp yerlerine, cennet yaprağı yapıştırdı.
    betbah oldular diyor, kitabımız kuranda.

    rab dedi inin oradan, birbirinize düşman.
    rakip olarak yaşayın ki, olasınız püşman.
    hidayet üzerinde gidin, bir daha şaşman.
    rabbinizi zikredin diyor, kitabımız kuranda.

    ahrette kör yaratırız, zikirden çevrileni.
    betbah olurmu hiç, gerçek yolu göreni.
    kazandığını paylaşarak,yoksullara vereni .
    kör haşrolmaz diyor, kitabımız kuranda.

    dünyadayken görürdün, şimdi kör yarattım.
    kitabımıza yanaşmayanların, ahretini karattım.
    dünyadayken israf edenleri, ahrette arattım.
    ahiret azabı çetin diyor, kitabımız kuranda.

    rabbiniz nice memleket, halkını helak etmiştir.
    bir daha gelecekler değillerdir, onlar bitmiştir.
    yerlerine sizi getirdik, onlar helaka gitmiştir.
    aklı olanlar ibret alır diyor, kitabımız kuranda.

    kulların süresi olmasaydı, azap hemen gelirdi.
    uyarılarımızdan korksalardı, vaadimizi görürdü.
    hatalarınızdan dolayı, işiniz bitirilmiş olurdu.
    rızamızı kazanın diyor, kitabımız kuranda.

    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    KİTABIMIZ KURANDA
    EL—EMBİYA—SURESİ—DESTANI 05448081798
    İnsanlar yan çizdi, hesap vaktinden habersiz.
    çokları ayetleri alaya aldılar, gamsız kedersiz.
    bir adamamı tabi olalım dediler, nede arsız.
    zulmedenler fısıldaştı der, kitabımız kuranda.

    rabden gelen yeni uyarıyı, hep eğlenceye aldılar.
    bunca tahsilliler dururken, kullar bunamı kaldılar.
    söylediklerini gören işiten vardır, gaflete daldılar.
    her şeyi gören rab bilir diyor, kitabımız kuranda.

    muhammede dediler hayır, karışık rüyalar.
    öncekiler gibi mucize getirsin, bizi oyalar.
    söyledikleri şair sözüdür, gözlerimizi boyar.
    muhammede inanmadılar,kitabımız kuranda.

    bunlardan önce helak ettiklerimizde, inanmadı.
    dediler kendisi uydurmuş, bunu aklımız almadı.
    onların yerlerinde yaşıyorsunuz, hiçbiri kalmadı.
    şimdi bunlarmı inanacak der, kitabımız kuranda.

    senden önce vahiy ettiğimiz, adamlar gönderdik.
    hiç biri inanmadı, kentlerin altını üste dönderdik.
    ne varsa, dünyada dediler, ocaklarını söndürdük.
    onlar geri gelecekler değil der, kitabımız kuranda.

    biz onları yeyip içmeyen, cesetler yaratmadık.
    onlarda birer fanidir, ölümsüzlükle donatmadık.
    inananlara vaadimizde durduk, cenneti aratmadık.
    iman edene mağfiret diyor, kitabımız kuranda.

    şanım hakkı için, size öyle bir kitap indirdik.
    her şeyden üstündür, zikri onunla gönderdik.
    lehvi mahfuzda saklı, uyana namus ar verdik.
    uymayanın kendi bilir der, kitabımız kuranda.

    biz zulmeden memleket halkını, kırdık geçirdik.
    sonra başkalarını yarattık, rahmetimizden içirdik.
    dünyada az verdiklerimize, ahret de çok verdik.
    benim adaletim şaşmaz diyor, kitabımız kuranda.

    helakımızı sezenler, yurtlarını terk ediyorlardı.
    emin olacakları azab sız, yerlere gidiyorlardı.
    zulüm edip durduklarını, kendileri biliyorlardı.
    şımartıldığınıza dönün dedik, kitabımız kuranda.

    EMBİYA SURESİ DESTANI DEVAMI
    Vay halimize biz, zalimlermişiz gerçekten.
    uyarıcılar gönderdi, bilgi alsaydık ahretten.
    lüks yaşam, havasına kapılmışlardı derken.
    azabımız yakaladı diyor, kitabımız kuranda.

    biz gökle yer arasındaki, her şeyi.
    yaratmadık boş yere, eğlenin deyi.
    gücü yetenler, ziyaret etsin kabeyi.
    rab eğlenmez der, kitabımız kuranda.

    eğer bir eğlence edinmek, isteseydik şayet.
    kendi katımızdan edinirdik, çok açıktır gayet.
    biz öyle yapan değiliz, söylemektedir ayet.
    her şeyi bildirdik diyor , kitabımız kuranda .

    göklerde ve yerde, kim varsa onundur.
    hak yolda can verenin, hepsi şanımdır.
    gökten indirdiğimiz, benim kelamımdır.
    şanınız ondandır diyor, kitabımız kuranda.

    katımızdaki olanlar, bizi tespih ederler.
    gece gündüz tespih edip hep Allah derler.
    onlar usanmazlar, bizi övüp yüceltirler.
    başka ilah yoktur der, kitabımız kuranda.

    rab yaptığından, sorumlu olmaz .
    kullar sorumludur, bunları bilmez.
    onca yığdığınızın, hiçbiri kalmaz.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    yoksa Allahtan başka, rabler mi edildiler.
    maddeye tabi olanlar, yoldan döndüler.
    dünyada yüksek gittiler, engine indiler.
    yüz çevirdiler diyor, kitabımız kuranda.

    sizden öncekilere de dedik, bize ibadet edin.
    böyle iken çocuk edindi dediler, narıma gidin.
    rahman ondan müstağnidir, gelir elbet saatin.
    ahret te sorarız diyor, kitabımız kuranda.

    Allah onların önündekini ,ardındakini bilendir.
    ondan başka rab edineni ,şevkatinden silendir.
    cehennem vardır sonunda, o ateşe girendir.
    oradan kurtuluş yoktur der, kitabımız kuranda.

    hepsi rabbin korkusundan, titrer dururlar.
    rablerinin verdiklerini , şefaatçi bulurlar.
    rab nereyi uygun görmüşse, orda kalırlar .
    kurtuluşu rabbe kalır, kitabımız kuranda.

    EMBİYA SURESİ DESTANI DEVAMI
    sarsılmasınlar diye sabit dağlar yarattık.
    dağlarda çeşitli değişik yollar yaptık.
    onları görürüz biz vaziyetine baktık.
    gökleri tavan yaptık, kitabımız kuranda.

    geceyi gündüzü güneşi ayı yaratandır.
    geceyi gündüzle gündüzü geceyle karatandır.
    kötü ameli çok olana iyi ameli aratandır.
    sonunda bize dönecektir kitabımız kuranda.

    yemin olsun musa ile haruna furkanı vermiştik.
    onlar rab den korkar kıyametten tırsar demiştik.
    mübarek zikri emrettik turi ssineya gelmiştik.
    o buna ehildir diyor kitabımız kuranda.

    İbrahim peygamberde ehildi kavmine söyledi.
    babasına ve kavmine puta tapmayın dedi.
    İbrahim tek olan rabbe vefalıydı böyleydi.
    yanlıs yodasınız dedi kitabımız kuranda.

    yemin ederim ki büyük sapıklık içindesiniz.
    bilrseniz rabbin azap edecegi biçimdesiniz.
    yaptıgınız batılda gitmede öndesiniz.
    dedi rabbim görünmez kitabımız kuranda.

    siz gidince putlarınıza tuzak kuracagım.
    btıldan dönene kadar üzerinde duracagım.
    kalbinden dedi bu putların hepsinikıracağım.
    büyük putu bıraktı diyor kitabımız kuranda.

    onlar gidince baltasıyla, putlara vurmuştur.
    baltasıyla parçalayıp,tüm putlarını kırmıştır.
    baltasını büyük putun, omzuna koymuştur.
    ona danışsınlar dedi, kitabımız kuranda.

    nitekim kavmi , bayram yerinden döndüler.
    bütün küçük putları, parçalanmış gördüler.
    büyük put duruyordu, onun önünde durdular.
    kim kırmış bunları dediler, kitabımız kuranda.

    bir delikanlı işittik, putları diline dolayan.
    puttan ilah olmaz deyip, ona inanmayan.
    tuzak kuracağım dedi, putları yok sayan.
    getirin onu dediler , kitabımız kuranda.

    onu herkeş in, gözü önüne getirin.
    senmi kırdın putları, cevabını verin.
    büyükleri yapmıştır, balta var derim.
    eğer konuşursa der, kitabımız kuranda

    bunun üzerine kalplerinden, zalimmişiz dediler.
    belli etmemek için, eski kafalarına döndüler.
    bunu yakalım dediler, çok sahipsiz sandılar.
    sahibi büyük rahman diyor, kitabımız kuranda.

    İbrahim şimdi beni, iyi dinleyip bakıyorsunuz.
    yer ve gök rabbi dururken, puta tapıyorsunuz.
    yaratıcı bedelle satılmaz, ücretle satıyorsunuz.
    nasihata başladı diyor rab, kitabımız kuranda.

    yazıklar olsun sizlere ve, taptıklarınıza.
    putlara secde ederek ona baktıklarınıza.
    bu güne kadar hak yodan, saptıklarınıza.
    yazıklar olsun demiştir, kitabımız kuranda .

    kafirler bir iş yapacaksanız, onu yakın.
    taptığı onu kurtaracakmı, sizde bakın.
    mancılığa koyarak , kaldırıp ateşe atın.
    sonunda attılar diyor, kitabımız kuranda.

    eyy ateş ibrahimimi yakma, serin olasın.
    bıyıklarına buz tutmuştur, bunu bilesin.
    bu olanlardan ders çıkarıp, yola gelesin.
    bunda bir ders vardır , kitabımız kuranda.

    ona çok tuzak kurdular, boşa çıkardık.
    düşündükleri tuzakları , başlarına attık.
    tuzakçılar hüsrana düştü, onu var ettik.
    onu kurtardık der, kitabımız kuranda.

    ibrahimi kurtardık, filistine yerleştirdik.
    kardeş oğlu lütu, şam diyarına eriştirdik.
    gece gündüzlük,mesafeye kavuşturduk.
    nimete şükredin der, kitabımız kuranda.

    ibrahime İsmail ishakı, yakubu verdik.
    şanlı kullarımızdı, çokça iyilik gördük.
    onları imam yaptık,dediler huzura erdik.
    namaz zekat emrettik, kitabımız kuranda.

    lütada bir ilim verdik, kendisini koruyan.
    kötülük yapan yerden kurtardık, dedik dayan.
    onlar fasık kavimdirler, kullara olsun beyan.
    yok ettik onları diyor, kitabımız kuranda.

    biz lütu rahmetimizin, içine kattık.
    nuhuda hatırla, duası halisti baktık.
    ona tabileri, büyük beladan kurtardık.
    o bela tufandır, kitabımız kuranda.

    nuh mazlumların yanındaydı, öcünü aldık.
    onu yoksullara karşı, çok duyarlı bulduk.
    zalim leri boğmak için, sularımızı saldık.
    kökden yok ettik der, kitabımız kuranda.

    EMBİYA SURESİ DESTANI DEVAMI
    Davutla süleymanıda an, ekin ziyanına ayit.
    hüküm veriyor du ikisi de, adillik te sabit.
    rabbiniz de onların verdiği, hükme şahit.
    olduk diyor Allah, kitabımız kuranda.

    ekin tarlasını ziyan etmişti, koyun sürüsü.
    ziyan edilen ekinimin, verilsin parası.
    bunlar adillikle kaynaşsın, açılmasın arası.
    koyun ekin sahibinde, kitabımız kuranda.

    koyun eski sahibinde, eski haline kadar.
    ekin sahibi südünü alsın, telafi eder.
    süleymana ilmini bildirdik,iş sulha gider.
    ikisinede ilim verdik, kitabımız kuranda.

    davutla zikir ederdi, kuşlar ve dağlar.
    ibadetle huzur bulan, yoldaşları ağlar.
    rabbim ilham etmiş, öyle olmasını sağlar.
    hepside ram ederdi , kitabımız kuranda.

    davudu harp şittetin den , korumak için.
    zırh sanatını öğrettik, demire verdi biçim.
    süleymana rüzgarı verdik, uçarak geçin.
    ordusuyla uçar diyor, kitabımız kuranda.

    süleymana verdik , şeytandan dalgıçlık edenleri.
    cinden ifritten ordusuyla , seferlere gidenleri.
    yüz sene ölüsü idare etti, cansızken bedenleri.
    rabbimiz onu çok denerdi, kitabımız kuranda.

    eyyübüde hatırla, rabbinine dua etmişti.
    başıma dert geldi, derman yarab demişti.
    rab duasını kabul edip, dertlerini geçirmişti.
    duası kabul edildi diyor, kitabımız kuranda.

    ismaili idrisi zülkifide, hakka gidendi.
    bunlar hep, musibete sabır edendi.
    rahmetimizin içine aldık, Salihlerdendi.
    bunlar iyilerdendir, kitabımız kuranda.

    zennünüde hatırla, hani öfkelenip gitmişti.
    rabden emin olarak, denize yolculuk etmişti.
    üç kez kurra çekilmiş, hepsi kendine çıkmıştı.
    denize attılar diyor allah, kitabımız kuranda.

    hemen onu denizde, bir balık yuttu.
    karanlıklar içinde , rabbine dua etti.
    rabbim yunusu kurtardı, karaya attı.
    ben haksızım der, kitabımız kuranda.

    biz onu kurtarmakla,müminlere ders verdik.
    dua edeni kurtarırım, dersiniz lütfuna erdik.
    her zaman sıkışıp dua eden, müminleri gördük.
    dua boşa gitmez diyor, kitabımız kuranda.

    zekeriyyayıda an, rabbe beni yalnız bırakma.
    hayırlı varis senden rabbim, dedi beni aratma.
    bana hasret çektirip de, kaderimi karatma.
    Allah yahyayı verdik diyor, kitabımız kuranda.

    aylesinide doğum yapmaya, uygun kıldık.
    bütün peygamberleri, hayıra koşar bulduk.
    rahmeti umar,azabdan korkar,şahit olduk.
    rabbim şahittir diyor, kitabımız kuranda.

    o kadını meryemide anın, o ırzını korumuş.
    ruhumuzdan üfledik, rahman böyle buyurmuş.
    hem kendisi hem oğlu , ibretliktir duyurmuş.
    rabbim böyle dilemiş tir, kitabımız kuranda.

    işte dininiz Tek dindir, bize ibadet edin.
    iyi ameller işleyin, yararlı işlere gidin.
    sonunda elbet bize, döneceksiniz dedim.
    amelleriniz yazılmakta, kitabımız kuranda.

    EMBİYA SURESİ DESTANI DEVAMI
    helak ettiğimiz belde halkına, dünya haramdır.
    yecüc mecücün önü açılacak, diyen kurandır.
    bundan haberimiz yoktu derler , size beyandır.
    tepelerden saldırırlar der, kitabımız kuranda.

    muhakkak siz ve taptıklarınız, cehennemliksiniz
    dünyada gözünüz eğlencede, şölende şenliksiniz.
    yüklendiğiniz günahtan, takatsız inlemeklisiniz.
    onlar orda işitmezler diyor, kitabımız kuranda.

    rabbinizin verdikleri,hiç mahsun olmazlar.
    cehennem hışıltısını bile, onlar duymazlar.
    orada ebedi kalırlar, cennete doymazlar.
    melekler karşılar diyor, kitabımız kuranda.

    biz gökyüzünü ,kitap dürer gibi düreceğiz.
    üzerime aldığım vaatte, sözde duracağız.
    sonrada ilk yarattığımız gibi, yaratacağız.
    dediğini yapanız diyor, kitabımız kuranda.

    tevrattan sonra, Zeburdada gönderdik.
    Salih kular yer yüzüne, varistirler dedik.
    ibadet edenlere müjdele, onlara verdik.
    cihanda rahmet diyor, kitabımız kranda.

    ilahınız bir tek ilahtır, inanmışa ayandır.
    Müslüman olun derim, doğru sayandır.
    bunu size ilan ettim , sözlerimi duyandır.
    vaat yakındır dedik , kitabımız kuranda.

    sözün açığını da, gizlisini de bilendir.
    sizin için en faydalısı, hakka gelendir.
    buda bir imtihandır, doğruyu görendir.
    adaletle hüküm var, kitabımız kuranda.

    rahmandır o adaletle , hüküm veren.
    tüm muhtaç kullarının, hallerini gören.
    mazlumun düşmanının , karşına duran.
    sığınacak odur der , kitabımız kuranda.

  10. abdurrahman toğaç yorumu:

    EL HAC SURESİ DESTANI
    Ey insanlar, rabbinizin gazabından korkun.
    kıyamet satı gelecektir, çok büyüktür bakın.
    onu göreceğiniz günün, şiddetinden sakın.
    ana emzirdiğini bırakır der, kitabımız kuranda.

    yüklü kadınlar, çocukları düşürecektir.
    insanlar sarhoş tur, hepsi şaşıracaktır.
    hemen kendini , rabbe koşar görecektir.
    durduramazlar der, kitabımız kuranda.

    insanların öylesi var ki, şeytanın ardına düşer.
    Allah hakkında mücadele eder, batıla koşar.
    şeytan cehenneme götürünce, duruma şaşar.
    kaderim böyle yazılmış der, kitabımız kuranda.

    öldükten sonra dirilmekte, şüphede iseniz.
    topraktan sonra meniden, yarattık bilirseniz.
    sonra kan pıhtısından, babbim yaptı deseniz.
    bir lokma ettendir diyor, kitabımız kuranda.

    size kudretimizin , kemalinden anlatıyoruz.
    rahimlerde tutup, bebek olarak yaratıyoruz.
    sonra olgunluğa erdirip,yaptığınıza bakıyoruz.
    bazınızı öldürürüz diyor , kitabımız kuranda.

    bazınızda ömrünün , zirvesine kavuşur.
    bilir iken bilmez olur, ölümü yaklaşır.
    yeride kuru görürsün, rahmetimiz ulaşır.
    kabarır nebatlar der, kitabımız kuranda.

    her şeye kadir olan, ölüleri diriltir.
    çokları birşey bilmez,ömrünü eritir.
    onun kötü sorularını, iyi kullar arıtır.
    aklınca uğraştırır, kitabımız kuranda.

    yoldan saptırmak için sözü, eğer büker çevirir.
    dünyada rezillik vardır ona, rabbim biraz verir.
    ahrette cehennem azabından vardır, onlar erir.
    baştan deri giydirilir diyor, kitabımız kuranda.

    Allah kullarına, zulümkar değildir.
    güzel amelinle, huzurumda eğil bir
    bunları yapmadan ölen, çok cahildir.
    merhametime der, kitabımız kuranda.

    bazılarıda rabbine, hep ibadet ederler.
    başlarına iş gelse, yoldan sapıp giderler.
    sonrada hayır versek, hemen sevinirler.
    açıkça ziyanda diyor, kitabımız kuranda.

    Allahtan başkasına tapan, büyük sapıklıkta.
    bunlar rabbin hidayetinden, çok uzaklıkta.
    zararları kerından fazla, olanları yapmakta.
    arkadaşlarım kötü der, kitabımız kuranda.

    şüphe yok ki Allah, yararlı iş yapanları.
    bize ortak koşmayıp, hak yola bakanları.
    altından ırmak akanda, rabbe tapanları.
    cennetlik diyor rab, kitabımız kuranda.

    yardım etmez Allah, yoksulu hor göreni.
    göğe doğru bir ip atsın, dışlayıpta vereni.
    sonra nefesini kessin, inatlaşıp duranı.
    öfkes i gitmez diyor, kitabımız kuranda.

    işte biz kuranı, böyle ap açık bildirdik.
    Cebrail vastasıyla, onu gökten indirdik.
    ummadıkları kularımı, hidayete erdirdik.
    dilediğimle yim der, kitabımız kuranda.

    iman edenlerden, Yahudi olanlar.
    onlardan gökdeki, yıldıza bakanlar.
    onların içlerinden, yıldıza tapanlar.
    yıldızlar secdede, kitabımız kuranda.

    Hıristiyanlar içinden, ateşe tapanlar.
    Allahın yarattığını,ona ortak koşanlar.
    rab hüküm verecek, yoldan sapanlar.
    rabbim şahidim der, kitabımız kuranda.

    görmedinmi göklerde, olan her şeyi.
    dünyayı ve yıldızları, güneşi ve ayı.
    dağlar ağaçlar hayvanlar, kabarık sayı.
    hepside zikirdedir, kitabımız kuranda.

    çoğunada azap haktır, gerçekleri görmez.
    Allahın bıraktığına, kimse bir şey vermez.
    dilediğimi yaparım ben, çoklarıda bilmez.
    tek malik benim diyor, kitabımız kuranda.

    iki gurup birbiriyle, tartışmaya çekilmiş.
    iki zümreyede ateşten,elbiseler biçilmiş.
    başlarının üstüne, kaynamış su dökülmüş.
    derileri eritir diyor, kitabımız kuranda.

    birde bunlara demirden , kamçılar olacaktır.
    azaptan çıkmak isteyene, onunla vuracaktır.
    tadın bakalım yangın, azabından denecektir.
    kurtuluşu yoktur diyor, kitabımız kuranda.

    EL HAC SURESİ DESTANI DEVAMI
    Cennettekiler altın bilezik, incilerle süslenecek.
    yararlı iş yapanlar sa, ipekten elbise giyecek.
    onlar rabbimizin sözünün, en güzelini diyecek.
    doğru yola ermişler diyor , kitabımız kuranda.

    küfredenler allah yolundan , mescidi haramdan.
    o ibadet haneye gittiği halde, yoldan çıkandan.
    kulları yoldan çıkarıp, yüz çevirise o makamdan.
    ona azap tattıracağız diyor , kitabımız kuranda.

    biz ibrahime kabe yerini, beyan etmişiz.
    bize hiç bir şeyi, ortak koşma demişiz.
    orayı temiz tutasın, biz bunu bilmişiz.
    rüku secde edin der, kitabımız kuranda.

    insanlara haccı ilan et, bunu bilsinler.
    uzak yerlerden, ince binekle gelsinler.
    faydasını görsün , onlar şahit olsunlar.
    gelin diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

    belli günde kurban kesip, yoksulları doyurun.
    dört ayaklı kurbanlıklarla, kabemize buyurun.
    rabbine adaklar adayarak, sözlerinizde durun.
    beytimizi tavaf edin diyor, kitabımız kuranda.

    kirlerini atsınlar,rabbin dinine uysunlar.
    kendileri için hayırlıdır, bunu bilsinler.
    Allahın hürmetine, o niyetle gelsinler.
    puttan kaçın diyor, kitabımız kuranda.

    haramları müstesna, tüm davarlar helaldir.
    Allaha ortak koşanlar, her zaman zelildir.
    gökten düşmüş gibidirler, kitabımız delildir.
    uçuruma sürüklenir der, kitabımız kuranda.

    kimde Allahın şiarına, tazimde bulunursa.
    kalbin deki takva sıyla, rabbine gelinirse.
    rabbin den bir menfaat, olduğu bilinirse.
    beyti atikte dir diyor, kitabımız kuranda.

    her ümmet keserken, besmele çeksinler.
    size kurban yeri yaptık, dediğimi yapsınlar.
    ilahınız tekdir, dediğimi yapmaya baksınlar.
    mütevaziyi müjdele der, kitabımız kuranda.

    Allah anıldığı zaman, kalpleri titreyene baktık.
    başına gelenlere sabredenden, musibeti attık.
    namazı doğru kılanlara, hidayetimizden kattık.
    rızıklarından paylaşırlar der, kitabımız kuranda.

    kurbanlıkları emrinize verdik, çok şükredesiniz.
    Allahın alametlerindendir onlar, bunu bilesiniz.
    keserken besmele çekin ki , hidayete eresiniz.
    kanaatkarlara verin diyor, kitabımız kuranda.

    kurbanlıkların etleride kanlarıda, bize ulaşmaz.
    sadece takvlarınız ulaşır, başlarınıza iş açmaz.
    müjdele güzel iş işleyenler, sevabından kaçmaz
    Rabbi yüceltin diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Allah iman edenleri , mudafa edecektir.
    Nankörler ise hep, cehenneme gidecektir.
    Azabımızın çetin olduğunu hepsi bilecektir.
    Gerçekleri görün diyor, kitabımız kuranda.

    Sizinle savaşanlarla savaşın, size izin verildi.
    size yapılan zülümler, rap katında görüldü.
    mümine zafer vereceğim, defterleri dürüldü.
    sizin elinizle diyor Allah, kitabımız kuranda.

    rabbimiz Allah diyenleri yurtlarından attılar.
    haksız yere çıkarıldılar, yaptıklarına baktılar.
    üstelik sevindiler, müminlere kafa tuttular.
    yaptıkları boynuna geçer, kitabımız kuranda.

    Allahın adının anıldığı, yerleri hep yıktılar.
    koruyan Allah olduguna, bakmadılar attılar.
    nerde İslam zayıfsa, güçleriyle oraya gittiler.
    rabbin gücünü unuttular, kitabımız kuranda.
    EL HAC SURESİ DESTANI DEVAMI
    o muminleri yer yüzünde, iktidara getirseniz.
    namaz zekat uygulanırdı, fırsatları verseniz.
    iyiligi emredip, kötülüğü men edenleri görseniz.
    onlar bunu yaparlardı der, kitabımız kuranda.
    EL HAC SURESİ DESTANI DEVAMI
    onlardan önce nuhun adin semudun, kavimleride yalanladı.
    ibrahimin lutun şuaybın kavimleride, onları azabım yakaladı.
    musa firavun tarafından yalanlandı, boğulup ibretlik kaldı.
    beni nasıl inkar ederler, diyor Allah kitabımız kuranda.

    nice memleket vardır ki, onları da zulüm yaparken.
    helak ettik azgınların hepsini, sabah şafak sökerken.
    muhteşem sarayları kuyuları vardı, yakaladık derken.
    mühleti doldu azap yakaladı der, kitabımız kuranda.

    onların gözleri kör değildir, sinedeki kalbi kördür.
    senden acele azap isterler, onun zamanı vardır.
    Allahın bir günü, sizin saydığınız dan bin yıldır.
    vaadimizden caymayız diyor, kitabımız kuranda.

    zulmederken yakalarız, dönüşünüz banadır.
    uyarıcının sözü, zulümle hak yiyenler sanadır.
    hakkı yenenlerin vebali, hak yiyen insanadır.
    imanla yararlı işe bak der, kitabımız kuranda.

    onlar için bir mağfiret, cömertçe rızık veririz.
    fesat için koşanlarsa, cehennemlik tir deriz.
    uyarıcıların sözüne şeytan, katmak ister biliriz.
    iblisin kattığını yok ederim, kitabımız kuranda.

    Allah hikmet sahibidir, her gizliyi bilendir.
    kalbinde maraz bulunanlar, iblise dönendir.
    zalimler ayrılıkta, rabbiniz bunları görendir.
    inananlar sapmaz diyor, kitabımız kuranda.

    küfredenler kıyametİ , kendilerin de görenler.
    kısır bir günün azabı, gelene kadar inat eder.
    rahman dilememiş tir onu, şeytanınkine gider.
    azabım ansızın gelir diyor, kitabımız kuranda.

    o gün mülk Allahın dır, bunu her keş görecek.
    küfredenle, yararlı işe, hükmü vermeye gelecek.
    yararlı iş yapanlara, Naim cennetini verecek.
    küfreden cehennem e der , kitabımız kuranda.

    ayetlerimi yalanlayan, cehenneme girecek.
    aşağılık azap onların, hepsi bunu görecek.
    hicret ederken ölene, güzel rızık verecek.
    rızık verenin hayırlısıdır, kitabımız kuranda.

    onları hoş olan, bir yerlere koyacaktır.
    çünkü Allah halimdir, sözünde duracaktır.
    çile çekmiş kullarına, iyiliğini verecektir.
    dediğimi yaparız der, kitabımız kuranda.

    kendine yapılan cezaya misliyle karşılık verirse.
    sonra üzerine zalimler den, saldırılar gelirse.
    size yardım ederim derim, kullar bunu bilirse.
    günahını affederim diyor, kitabımız kuranda.

    yardım ederim demiştik biz, bu yardımlar şundandır.
    geceyi gündüze gündüzü geceye, sokarım ondandır.
    çünkü Allah işitendir,bütün gizlilerin,hepsini görendir.
    cömert kula yardım ederim derim, kitabımız kuranda.

    yine yardım ederim, kullarıma beyandır.
    çünkü Allah haktır, müminler e ayandır.
    Allah ı bırakıp puta tapan, yalan sayandır.
    yegane büyüğüm der, kitabımız kuranda.

    görmedin mi o Allah, gökten su indirmekte.
    bitkiler çör çöp iken, yeşile döndürmekte.
    sığınan kullarına, Lütfun dan göndermekte.
    gökler yerler bizim diyor, kitabımız kuranda.

    görmedin mi o Allah bütün yerdekileri.
    emriyle deniz de akan, bütün gemileri.
    gökler de emrindedir, tutuyor semaları.
    kudretle tutarım der, kitabımız kuranda.

    size hayat veren de odur, öldüren de.
    murada erdiren de odur, güldürende.
    sonra ruhunuzu alıp, tekrar diriltende.
    insan nankör diyor, kitabımız kuranda

    her ümmet için, bir yol tayin etmişiz.
    kulların amellerdeki, durumuna bakmışız.
    size muhalefet etmesinler, davet etmişiz.
    hidayet üzere diyor, kitabımız kuranda.

    eğer seninle mücadele, ederlerse şayet.
    söylenende yanlış yoktur, güzeldir gayet.
    bunları ben söylemedim, söylemekte ayet.
    deyi ver gitsin diyor, kitabımız kuranda.

    birbirinize muhalefet, edip durdunuz hakkımda.
    kıyamet günü hükmünü , o verecektir katında.
    göktekileri yerdekileri görür, o bunların farkında.
    hepside bir kitapta dır diyor, kitabımız kuranda.

    Allah ı bırakıyor, kendine delil indirilmeyen.
    hakkında bilgi sahibi, olmadıklarını bilmeyen.
    ondan başka yardımcı yok, bunu görmeyen.
    zalimlere yardımcı yoktur, kitabımız kuranda.

    kendilerine ayetlerimizin, açıkça okunduğu.
    hatalarını söyleyen, ayetlerin dokunduğu.
    okuyana saldıracak, rabbin nankör gördüğü.
    gidecekleri ateştir der, kitabımız kuranda.

    EL HAC SURESİ DESTANI DEVAMI 73
    Şimdi rabbi dinleyin, bir misal vermektedir.
    şüphe yok ki taptıklarınızı, rab görmektedir.
    toplansın hepsi, sinek yaratamaz bilmektedir .
    yalnız rabbe tapın der, kitabımız kuranda.

    sinek onlardan, bir şey kopardığına baksalar.
    putların hepsi bunun için,toplanmışta olsalar.
    putlar sinekten kurtaramaz, elbirliği yapsalar.
    putta zayıf sinekte diyor, kitabımız kuranda.

    onlar Allahın kadrini, gereği gibi bilemediler.
    muhakkak Allah çok kuvvetlidir, göremediler.
    melekten insandan resul seçer , diyemediler.
    Allah her şeyi işitir görür, kitabımız kuranda.

    Allah onların önündekini , ardındakini bilir.
    bütün gizlilerin gizlisini, rabbimiz görür.
    bütün işler sonunda, Allaha döndürülür.
    bizden bir şey kaçmaz, kitabımız kuranda.

    ey iman edenler, rüku edin secde edin.
    saf tutarak rabbinize hep, ibadete gidin.
    hayır işleyerek, felah bulacağınızı bilin.
    felah bulasınız diyor, kitabımız kuranda.

    gerektiği gibi cihat edin, Allah buyruğunda.
    sizi seçti güçlük yüklemedi, onun uğrunda.
    babanız İbrahim dini gibi der, rab kitabında.
    size Müslümanlar diyor, kitabımız kuranda.

    Müslüman adını rab taktı, resul şahit olsun.
    sizde inananlara şahit olun, rabbiniz görsün.
    Allah için kullarım namazı kılsın, zekatı versin.
    güzel Mevla dır yardımcıdır,kitabımız kuranda.
    05448081798

  11. abdurrahman toğaç yorumu:

    05448081798
    EL MÜMİNİN SURESİ DESTANI
    1–Müminler her zaman, felah bulmuştur.
    2—namazlarını huşu içinde, hep kılmıştır.
    3—faydasız boş sözlerden,uzak durmuştur.
    4—zekatını verirler der, kitabımız kuranda.

    5—onlar ki çok iffetlidir, ırzlarını korurlar.
    6—sade eşiyle birleşir, sözlerinde dururlar.
    onlar hiç kınanmaz, hak yolunu bilirler.
    7— ötesine bakma der, kitabımız kuranda.

    8—onlar ki emanetlerine, verdiği sözlerine uyarlar.
    9—namazlarına devam eder, rabbin sözünü duyarlar.
    10—yeryüzü nün varisi onlardır, alınmıştır kararlar.
    varisçilerin kendileridir diyor, kitabımız kuranda.

    11—onlar ahrette Firdevs cennetine, varis olacaklar.
    bunlar o güzelim yerlerde, ebediyyen kalacaklar.
    12—çamurdan yarattık tüm insanları, bunu bilecekler.
    13—nutfe yaptık, sağlam yerde tuttuk, diyor kuranda.

    14—sonra o nutfeyi, kan pıhtısı haline getirdik.
    sonra kan pıhtısını, bir lokma ete çevirdik.
    et parçası nın içine, kemikler yerleştirdik.
    kemiklere et giydirdik der, kitabımız kuranda.

    şekil verenin şanının, yüceliğini göreceksin.
    15—sonra bunun arkasından, bir gün öleceksin.
    16—sonra kıyamet günü, muhakkak dirileceksin.
    17—and olsun üzerinize, yedi yol yaptık kuranda.

    18—gökten bir ölçü ile size, su indirip veririz.
    şüphesiz biz o suyu, gidermeye de kadiriz.
    19—size içinde hurma üzüm, bağı yaptık biliriz.
    geçiminiz için diyor rab, kitabımız kuranda.
    05448081798
    20—bir ağaç yarattık, turu sina dağında olur.
    hemi yağı olur, yiyen kullarımız, iyi bulur.
    21—davarlar dada ibret vardır, iyi kullar görür.
    karnındaki sütten der, kitabımız kuranda.

    size o sütten içiririz, çok fayda görürsünüz.
    diyer faydası da onların, etlerinden yersiniz.
    22—hayvanlar ve gemi içinde,seyahat edersiniz.
    hepsi lütfumuzdan diyor, kitabımız kuranda.

    23—yemin olsun biz nuh u, kavmine gönderdik.
    kavmim yalnız Allaha, ibadet edin dedirdik.
    ondan başka ilahınız yoktur, bunu bildirdik.
    nuh korkmaz mısınız dedi, kitabımız kuranda.
    EL MÜMİNİN SURESİ DESTANI DEVAMI
    24—bunun üzerine, kavmindeki kodamanlar.
    buda sizin gibi insandır, öğütten ne anlar.
    rab istese melek gönderirdi, dedi insanlar.
    kavmi inanmadı diyor, kitabımız kuranda.

    25—kendinde cinnet bulunan, adamdan başka.
    ondan hiçbir şey olamaz, gelmez hiç aşka.
    siz Nuh u gözetleyin, uzaklardan yavaşça.
    ne yapacak dediler der, kitabımız kuranda.

    26—nuh ey babbim, onların beni yalanlamasına.
    dediğim sebep olmasın, yanlış anlamasına.
    bilmezler mümkünü yok, beni dinlemesine.
    ben mağlubum dedi, kitabımız kuranda.

    27—bizde ona vahiy ettik, bir gemi yapasın.
    emrimiz geldiğinde, her canlıdan katasın.
    canlıları bir erkek dişi, olmasına bakasın.
    dünyayı su basacak der, kitabımız kuranda.

    zulmedenlerden alma, onlar gemiye binmesin.
    vaadimiz tamam olacak, onlar bunu bilmesin.
    yalnız inananlardan al, diyerlerinden gelmesin.
    bana bir şey söyleme der, kitabımız kuranda.
    EL MÜMİNİN SURESİ DESTANI DEVAMI
    28—sen ve yanındakiler, geminin içine binin.
    hamdolsun Allaha deyip, bize dua edin.
    gemi sizi nereye götürürse, oraya gidin.
    şükredesiniz der rab, kitabımız kuranda.

    29—birde de ki ey rabbim, bereketli yere indir.
    30—şüphesiz bunda ibret var, alametlerimdendir.
    nuh rabbinin imtihan ettiğini, bilenlerdendir.
    zalimler boğuldular diyor, kitabımız kuranda.

    31—sonra arkalarından başka kuşak yarattık.
    32—ad kavmiydi , hüt peygambere bıraktık.
    rabbe ibadet edin dedi, durumlarına baktık.
    Allahtan korkun dedi, kitabımız kuranda.

    sizin ondan başka, ilahınız yoktur.
    yalnız ona ibadet, etmeniz haktır.
    men edilmişe, tapmanız yasaktır.
    emrediyor Allah, kitabımız kuranda.

    33—-onlar dan refah verdikleri miz, inkara gittiler.
    küfretti ler kodaman lar, resule isyan ettiler.
    sende bizim gibisin dediler, rab katında bittiler.
    yediğimizden yiyor dediler, kitabımız kuranda.

    34—kendimiz gibi bir beşere, tabi olursak şayet.
    ziyana uğruyanlar dan oluruz, açıktır gayet.
    35—tekrar dirileceğimizi söyler, gerçekten hayret.
    36—dediğin çok uzak dediler, kitabımız kuranda.

    37—hayat dünya hayatıdır, bundan başkasını bilmeyiz.
    burada yaşar ız ölür üz , dediklerinize gelmeyiz.
    38—allaha iftira atıyorsun, görünmez ilaha inanmayız.
    diriltilmeye inanmadılar diyor, kitabımız kuranda.

    39—rabbim beni yalanladılar diyerek, sözlerini duyurdu.
    40—Allah biraz zaman sonra, pişman olacaklar buyurdu.
    41—derken sonra helak naramız, o kavmi yakalayıverdi.
    çör çöp oldular hüt kavmi der , kitabımız kuranda.

    42—sonra arkalarından, başka kavim yarattık.
    43—ümmetler ecelini geçemez, böyle yaptık.
    44—ard arda resul gönderdik, hallerine baktık
    böyle dir diyor Allah, kitabımız kuranda.

    45—her ümmete resul , geldikçe yalanladı.
    bizde helak ettik, vaziyetleri ayandı.
    hepsinide efsane yaptık, yanlış inandı.
    uzak olsunlar der, kitabımız kuranda.

    sonra musa ile harunu, kavmine gönderdik.
    açık bir ferman ile, musaya mucize verdik.
    46—firavun dik başlıydı, inkara gittiğini gördük.
    kibirlerine yediremedi der, kitabımız kuranda.

    47—firavun kendimiz gibi, iki tane insana mı inanacağız.
    Musa nın kavmi uşağımızdır, dediğine gelmeyeceğiz.
    48—yalanlayan oldular, dediler söylediğini bilmeyeceğiz.
    askerleriyle boğduk diyor Allah, kitabımız kuranda.

    49—yemin olsun biz musaya o kitabı verdik.
    kavmi inansın diye, açık mucize gönderdik.
    baş kaldıran zorbalar, olduklarını, gördük.
    niye helak etmeyim der, kitabımız kuranda.

    50—meryem oğlu isayıda, annesiyle mucize yaptık.
    ikisini de suyu olan, yüksek yerler de bıraktık.
    51—helal şeylerden yeyin dedik, resullerimize baktık.
    bütün yaptığınızı, bilirim der, kitabımız kuranda.

    52—işte tek ümmet halinde, sizin kavminizdir.
    bende sizin rabbinizim, bizden korkun denir.
    53—hep aralarında bölündüler, katımızdan bilinir.
    fırka olup öğündüler der, kitabımız kuranda.

    EL MÜMİNİN SURESİ DESTANI DEVAMı
    54—şimdi sen onları, şaşkınlık larıyla bırak.
    55—verdiğimiz çocukları yeter, sonlarına bak.
    çokluğu hayrına sanarlar, bunu ilmine kat.
    56—felaketlerinedir diyor, kitabımız kuranda.

    57—gerçekten rabbin azabından, korkarak titreyenler.
    58—rabbinin ayetlerine iman ederek, Allah diyenler.
    59—rabine ortak koşmayanlar, söylediklerimizi bilenler.
    60—zekatlarını tam verenler diyor, kitabımız kuranda.

    61—işte bunlar hayırlarda, sürat yarışı yapanlar.
    bu yarışı yaparken, rabbin sözüne bakanlar.
    62—gücünün yettiğini yapar, rab sözünü tutanlar.
    onlar zulme uğramaz der, kitabımız kuranda.

    63—kafirlerin kalpleri, bu kitaptan habersiz.
    bunlar kulları yok etmekte, çokça arsız.
    her şeyini alırlar, bırakır onları çaresiz.
    yaptıkları budur diyor, kitabımız kuranda.

    64—nihayet refahlı olanlarını, azabımız yakalar.
    azabımızda gelince, hemen feryada başlar.
    65—bunlar tepeden bakarak, yoksulları dışlar.
    yardım etmeyiz der rab, kitabımız kuranda.

    66—siz eyet söyleyene, arkanızı dönerdiniz.
    sıkıntı basardı sizi, uzaklaşıp giderdiniz.
    67—yaşantıya ters gelirdi, işimiz var derdiniz.
    gaflet içindedir diyor. kitabımız kuranda.

    68—hala bu kelamdan, gafil olmaya daldı.
    atalarına gelmemiş, bir resulmü geldi.
    69—resulü tanıyamayıp, onlar öylemi bildi.
    70—cinnet etmiş dediler, kitabımız kuranda.

    hayır o resul, onlara hakkı getirdi.
    hoşlanmadılar ama, dinlerini yetirdi.
    rabbin kelamıyla söyledi,küfrü bitirdi.
    haline şükret der, kitabımız kuranda.

    71—eğer hak onların, keyflerine tabi olsaydı.
    gök yer fesada gider, onu doğru bulsaydı.
    onlara zikri bildirdik, denene tabi olsaydı.
    yüz çevirdiler zikirden, kitabımız kuranda.

    72—yoksa sen onlardan, bir ücretmi istiyorsun.
    hayır rabbimin mükafatı,daha hayırlı diyorsun.
    hem o rızık verenlerin, çok hayılısı biliyorsun.
    73—sen doğru yoldasın diyor, kitabımız kuranda.

    74—fakat ahrete inanmayan, hak yoldan sapmaktadır.
    75—başlarından darlığı atsak, hak yoldan çıkmaktadır.
    76—onları azap ile tuttuk, yine yanlışı yapmaktadır.
    azaplıklar yalvarmadılar diyor, kitabımız kuranda.

    77—üzerlerine gazap kapısını, açtığımız vakit.
    azap gelirken bari, yapsalardı rabbe ahit.
    78—yaptıkları günaha, kulak göz kalpler şahit.
    az şükrediyorlar diyor, kitabımız kuranda.

    79—yer yüzünde sizi yaratana, elbet döneceksiniz.
    80—gece gündüzün de değişmesi, onun bileceksiniz.
    dirilten öldürendir, onun yoluna geleceksiniz.
    Allah aklınızı kullanın diyor, kitabımız kuranda.

    81—hayır evvelkilerin dediğini, dediler biliriz.
    82—bizmi öldükten sonra, bir daha diriliriz.
    83—yemin ederiz masallardır, yanlış buluruz.
    inanmaz bunlar diyor, kitabımız kuranda.

    84—kimindir o yeryüzü, ve oradaki varlıklar.
    85—allahın derler, nedir kalbinizdeki darlıklar.
    86—odur arşın sahibi, çektirmesin zorluklar.
    87—bizden sakının diyor, kitabımız kuranda.

    88—kimdir o her şeyin mülkü, elinde olan.
    kimdir o zora düştüğünde, sizi koruyan.
    89— allah dersiniz, zorlukta yaşayanı gören.
    siz büyüklendiniz der, kitabımız kuranda.

    90—hayır biz, hakkı getirdik yalancılara.
    91—allah evlat edinmez,deyin talancılara.
    ondan başka ilah yok de, külhancılara.
    ortağı yoktur der, kitabımız kuranda.

    ondan başka ilahlar olsaydı şayet.
    çarpışırlardı birbiriyle, açıktır gayet.
    her şey helak olurdu, sonra nihayet.
    tek sahibidir der,kitabımız kuranda.

    92—çok yücedir o, hazırı gayibi bilendir.
    93—onlara gelecek, her azabı verendir.
    94—azaptan korumada, iyileri görendir.
    95—azabı izleyin der, kitabımız kuranda.

    96—sen kötü lüğü , en güzel iyle sal.
    kalplerin özünü bilenden, ilham al.
    97—sana sığınırım rabbim de, öyle kal.
    sahibimizsin de, kitabımız kuranda.

    98—rabbim zalimlerden, sana sığınan kulum.
    99—o zalimlerden birine, geldiğin de ölüm.
    tekrar döndüğünde, beni bu sefer görün.
    100—yararlı iş yapacağım der, kitabımız kuranda.

    bu onların söyledikleri , boş sözlerdir.
    perde çekilmiş, olanlardaki gözlerdir.
    101—süra üfrüldümü , çaresizler sizlerdir.
    birbirinden kaçarlar,kitabımız kuranda.

    102—tartıları ağır gelen, felah bulanlardır.
    103—tartıları hafif gelene, yazık olanlardır.
    bunlar cehennemde, orda kalanlardır.
    104—sırıtıp kalırlar der , kitabımız kuranda.

    105—ayetlerim okundu, onu yalan saydınız.
    106—rabbim kötü bahtımızdı, bizim kaybımız.
    107—rabbimiz bizi çıkar, bu bizim ayıbımız.
    dönersek haksızık der, kitabımız kuranda.

    108—sinin oraya , bana bişey söylemeyin.
    109—içinizde bir fırka var, onları horlamayın.
    bizler iman ettik diyenleri, zorlamayın.
    onlar kurtulur der , kitabımız kuranda.

    kurtulacak kullar, rabbim bizi affet diyorlardı.
    110—kendilerinin maskarasıydı, bunlar biliyorlardı.
    rabbi anmayı unuttular onlara gülüyorlardı.
    güldükleriniz cennettedir, kitabımız kuranda.

    111—sabretmeye karşı, mükafatlarını verdim.
    rablerinin lütfuyla, dediler murada erdim.
    112—dünyada ne kadar kaldınız, diye sordum.
    113—bir günden az dediler, kitamız kuranda.

    EL MÜMİNİN SURESİ DESTANI DEVAMI
    114—Allah buyurdu, hakikaten pek az kaldınız.
    115—boşuna yaratmadık sizi, imtihan oldunuz.
    sonunda yüce rabbin, huzuruna geldiniz.
    116—hak padişahız diyor, kitabımız kuranda.

    çok yücedir o Allah, kendisi haktır.
    övülmeye laiktir, büyük padişahtır.
    ondan başka tapılacak, hiç yoktur.
    arşın rabbi der, kitabımız kuranda.

    117—her kim Allah ı bırakıp, başka ilaha taparsa.
    hiç delili olmaksızın, ona tapmaya bakarsa.
    onun hesabı bize aittir, inatla onu yaparsa.
    onlar felah bulamaz der, kitabımız kuranda.

    118—deyin ki ey rabbim, bağışlayın siz bizi.
    rabbim bilirsin sen, gizlilerdeki gizliyi.
    merhametliler hayırlısısın, anarım sizi
    tevvapsın affedensin,kitabımız kuranda.

  12. abdurrahman toğaç yorumu:

    EN NUR SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    1— bizim indirdiğimiz, farz kıldığımız suredir.
    açık delillerle indirdik, dertlerinize çaredir.
    olur ki öğrenir tutarsınız, yanlışdan beridir.
    emirlerime uyun diyor, kitabımız kuranda.

    2—zina yapan, erkek ve kadının her birine.
    yüz değnek vurun, onların kaba yerine.
    Allaha inanansanız, girin rabbin dinine.
    acımayasınız diyor, kitabımız kuranda .

    3—müminlerden bir gurup, yaptıklarına şahit olsun.
    zina yapan bir erkek, kendi gibilerinden bulsun.
    veya müşrik kadınlarla, evlensin onunla kalsın.
    müminlere haram diyor rab , kitabımız kuranda.

    4—iffetli kadınlara, zina iftirasında bulunup.
    delil getirmeyene, seksen değnek vurup.
    şahitliğini kabul etmeyip, gerçeği görüp.
    fasıklardır onlar der, kitabımız kuranda.

    5—ancak o iftiradan sonra, halini düzelten.
    tövbe edenlerden olsun, hakkı gözeten.
    rab bağışlayandır, durumuna göz atan.
    merhametliyim diyor, kitabımız kuranda.

    6—karılarına zina isnadında, bulunanlar.
    onun zina yaptığından, emin olanlar.
    dört defa billahi billahi,desinler onlar.
    doğruluğuna şahittir,kitabımız kuranda.

    7—Beşinci defasında, eğer yalancılardansa.
    lanet üzerime desin, eğer inananlardansa.
    8—kadında şöyle desin, emin olanlardansa.
    eşhedü billah desin der ,kitabımız kuranda.

    8—kocası , doğru söyleyenlerden olursa.
    lanet yerini bulacaktır, eğer bilirse.
    10—rabbin merhameti, ikisinede gelirse.
    kurtuluşları var der,kitabımız kuranda.

    11—haberiniz olsun, iftira haberini getirene.
    içinizdeki cemaatlerden, iftirayı yetirene.
    hakkınızda hayır olsun, sonunu görene.
    azap haksız olanın der, kitabımız kuranda.

    12—bunu ilk duyduklarında, iftiradır deselerdi.
    doğru iş yapmış olurlardı, eğer bilselerdi.
    zanna uymayıp, gerçek doğruyu bulsalardı.
    böyle istiyoruz diyor, kitabımız kuranda.

    13—dört şahit getirmeyene, itibar etme.
    onlar yalancıdırlar,dediklerine bakma.
    14—bozuk zihniyetlerine , takılıp gitme.
    merhametim geniş, kitabımız kuranda.

    15—İftirayı birbirinize, dilinizle anlatıyordunuz.
    kesin bilgi sahibi, olmadığınızı biliyordunuz.
    ağzınızla söylüyor, bunu kolay sanıyordunuz.
    büyük vebal vardır diyor, kitabımız kuranda.

    16—duyduğunuzda diyeydiniz, yalandır zaten.
    bu iftira bize hiç, yakışmadı gerçekten.
    17—gazap iner üzerinize, yanlışlarınızı derken.
    mümine yasak diyor, kitabımız kuranda.

    18—Allah size ayetleri, beyan edendir.
    hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.
    19—bu haberi çıkartan, nara gidendir.
    iki cihanda hüsranda der, kuranda.

    Allah kalplerin özünü bilir, siz bilmezsiniz.
    20—Allahın fazlu rahmeti vardır, gelmezsiniz.
    şevkatliye merhametliye, tabi olmazsınız.
    cezanızı veririm diyor, kitabımız kuranda.

    21—ey inananlar, şeytanın adımlarına tabi olmayın.
    size fuhuşu emreder, doğru yoldan dönmeyin.
    Allahın fazlu keremine uyun, gazabına gelmeyin.
    hakkıyla bilenim diyor Allah, kitabımız kuranda.

    22—içinizde fazilet ve, servet sahibi olanlar.
    akrabayı yoksulu, arayıp onları bulanlar.
    Allahın affını isteyen, bunlara verenler.
    çok bağışlarım der, kitabımız kuranda.

    23—namuslu kadına iftira atana, Allah söylüyor.
    dünyadada ahirettede onlar, lanete uğruyor.
    büyük azap onlaradır, Allah böyle buyuruyor.
    24—el dil ayak konuşur der, kitabımız kuranda.

    25—Allah onlara hak ettiklerini, tam verecek.
    Allahın hak olduğunu, onlarda bilecek.
    26—kötü erkek, elbet kötü kadının olacak.
    iyi kadınlarda elbet, iyi erkekleri bulacak.
    iftiradan beridirler der, kitabımız kuranda.

    onlar için mağfiret ve , güzel rızık vardır.
    27—başka eve selam vererek, giren kerdadır.
    sizin için hayırlı olan, güzel ahlak ordadır.
    belki düşünürsün der, kitabımız kuranda.

    EN NUR SURESİ DESTANI DEVAMI
    28—Eğer evlerde oturan , kimseyi bulamazsan.
    Size izin verilmedikçe, içeriye giremezsin.
    Dön denince dönün, hayırlıdır bilemezsin.
    Yaptığınızı bilirim der ,Kitabımız kuranda.
    29—İçinde oturulmayana, girmeniz haktır.
    Menfaatın olana gir, sakıncası yoktur.
    Açığı gizlileri bilen, büyük padişahtır.
    Bunda günah yok , kitabımız kuranda.
    30—Mümin erkekler gözünü,haramdan sakınsın.
    Irzlarını korusunlar, güzel ahlak takınsın.
    Elbet bunlarla cennetlerin, birine yakınsın.
    Haberdarım diyor rab, kitabımız kuranda.
    31—Mümin kadınlar ırzlarını, korumaya bakın.
    Gözünüzü de koruyun, haramlardan sakın.
    Zinetinizide kapatın, kimse görmesin takın.
    Habersiz gözüken hariç, kitabımız kuranda.
    Baş örtülerini yakalarının, üzerine vursunlar.
    Bu rabbinizin kuralıdır, üzerinde dursunlar.
    Detayları çoktur, Türkçe mealini okusunlar.
    Ayak vurmadan yüru der, kitabımız kuranda.
    Yakın akraba görmesinde ,sakınca yoktur.
    Zinet sizin süsünüzdür. takınmanız haktır.
    Tersini yapan kular,azabımıza müstahaktır.
    Tevbeyle felah bul der, kitabımız kuranda.
    32—Bekarları evlendirin, onlara yardımcı olun.
    Yoksul olmasına bakmayın, iffetliden bulun.
    Keremimden zengin ederim, iyilikle dolun.
    İhsanımız geniştir diyor, kitabımız kuranda.
    33– Evlenecek yoksullar, varlığı bulana kadar.
    İffetlerini korusunlar, lütfuyla zengin eder.
    Zengin müminlerde onlara, yardıma gider.
    Yardımlaşırlar diyor, kitabımız kuranda.
    İffetlerini haramdan, zorlanarak koruyanlar.
    Direnerek rabbimizin, davetine yürüyenler.
    Fuhuşa zorlasanda bakmaz, rabbini bilenler.
    Zorlananı bağışlarım der, kitabımız kuranda.
    34—Yemin olsun size, açıklayıcı ayetler bildirdik.
    Sizden öncekilerden geçenden, misaller verdik .
    Takva sahiplerine rabbiniz ,bir nasihat indirdik .
    Uyanlarınız kazançlı der, kitabımız kuranda.
    35—Allah göklere ve yere, ışık verendir.
    Nurunun temsili, o kandili bilendir.
    Dilediği kula, nur vermeyi görendir.
    Nasiplisi erişir der, kitabımız kuranda.
    Allah böyle misal verir, kulları görsün.
    36—o lambayla Allahın, anılmasını bilsin.
    sabah akşam rabbine, tesbih e gelsin.
    adımı anın diyor , kitabımız kuranda.

    37—ticaret engel olmaz, rabbine ibadete kavuşur.
    o kullar namazı kılmaya,zekatı vermeye erişir.
    o günden kalpler gözler, halden hale değişir.
    biz takibindeyiz diyor Allah, kitabımız kuranda.

    38—Allah yaptıkları işin, kendilerine en güzelini.
    fazlından verecek onlara, ziyadesini özelini.
    zaten biliriz biz, kullarımızdaki yapının ezelini.
    hesapsız veririm diyor, kitabımız kuranda.

    39—Küfredenlerin ameli, engin bir çöldeki.
    serap gibi su zanneder, gittiği yoldaki.
    ona vardığında ,bir şey bulamaz halbuki.
    hesabını görürüm der, kitabımız kuranda

    40—yahut derin denizdeki, karanlıklar gibidir.
    o denizi bir dalga bürür, ona tabidir.
    üst üste yığılmış karanlıklar, hep birbiridir.
    elini bile göremez der, kitabımız kuranda.

    Allah bir kuluna, bir nur vermemişse.
    onun için nur yoktur, yola gelmemişse.
    41—havada süzülen, kuşları görmemişse.
    bizi tespih ederler , kitabımız kuranda.

    her birisi duasını, tespih ini bilmiştir.
    Allah da onların, ibadetini görmüştür.
    42—yer gök Allahındır, yüzleri gülmüştür.
    dönüş bize diyor, kitabımız kuranda.

    43—görmedin mi Allah, bulutları sürüyor.
    onları toparlayıp, yer yüzünü suluyor.
    bakarsın arasından, yağmur geliyor.
    canlıları sular der, kitabımız kuranda.

    dilediği kulları onun, rahmetine erer.
    dilediğine yağmurlar, musibete döner.
    şimşeğin etkisinden, gözler feri söner.
    bir an görmez der, kitabımız kuranda.

    44—gece ile gündüzü, döndürüp duruyor.
    akıl sahipleri bunlardaki, sırrı biliyor.
    45—bütün hayvanları, sudan yarattık diyor.
    çeşidi çoktur diyor, kitabımız kuranda.

    Allah biz her canlıyı, sudan yarattık.
    kimini iki ayakla, yürümeye bıraktık.
    kimini dört ayakla, yüz üstü yürüttük.
    her şeye kadiriz der,kitabımız kuranda.

    46—biz gerçekleri açıklayan, ayetleri indirdik.
    dilediğimi hak yola, ileteceğimizi bildirdik.
    47—inandık deyip yan çizeni, haktan dönderdik.
    bunlar mümin değil der, kitabımız kuranda.

    48—Allaha ve resullerine, çağrıldıkları zaman.
    bir bakarsın yüz çevirmişler, onlar hemen.
    49—hak kendilerin olsa, hemen derler tamam.
    koşarak gelirler diyor, kitabımız kuranda.

    50— bunlar kalplerinde, hastalık olanlardır.
    rableri karşılığını, vermez sananlardır.
    rabbi bilmez bunlar, zanna uyanlardır.
    onlar zalimler der, kitabımız kuranda.

    51—aralarında hüküm, verileceği vakit.
    mümimler inandık der, hakka bakıp.
    kalplerine her zaman, rabbini takıp.
    felah bulurlar der, kitabımız kuranda.

    52—kim Allahtan korkup, ona inanırsa.
    resullerinin çağrısına, koşup gelirse.
    onlar murada ererler, eğer bilirse.
    kurtulanlar der, kitabımız kuranda.

    53—Birde inanmış gibi, yemine gittiler.
    savaşa çıkarız deyip, vaat ettiler.
    bunların adeti böyle, onlar bittiler.
    görürüm diyor, kitabımız kuranda.

    54—Allaha ve resullerine, itaat edin.
    döneklik yapmayın, yollarına gidin.
    ona düşen tebliğdir, siz bunu bilin.
    görevidir der, kitabımız kuranda.

    sizinde göreviniz var, bunu bilesiniz.
    ona itaat edersen, hidayete erersiniz.
    55—iman edip, yararlı bir işe giderseniz.
    kurtuluş bunda der, kitabımız kuranda.

    kötü kavmin yerine, iyisini getireniz.
    nankör kavmin yaşantısını, bitireniz.
    iyiye meyledenin, dinlerini yetireniz.
    onlar huzurda der, kitabımız kuranda.

    ortak koşmadan ibadetleri, ederler onlar.
    sonra nankörlük edenler, yaşamını sonlar.
    fasıklık yapanlar elbet, cehennemi boylar.
    kurtuluşlar iyilikte der, kitabımız kuranda.

    56—namazı doğru kılın, zekatı verin.
    resullere itaat edin, hakkı görün.
    rabden merhamet var, onu bilin.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    57—küfredenler bizi, aciz bırakır sanmayın.
    iyi kullar, Allahtan başkasını anmayın.
    zalimlerin gideceği yola, sizde kanmayın.
    orası ne fena yer der, kitabımız kuranda.

    58—ey inananlar, sizden sahip olduğunuz köleler.
    henüz buluğa ermemiş, çocuklarda bileler.
    üç vakit de bunlar da izin, isteyerek gireler.
    sabah öğle yatsı diyor, kitabımız kuranda.

    bu vakitler, açık bulunacağınız zamandır.
    bu vakitler dışında, girmek olur tamamdır.
    kimseye günah yoktur, kullarıma beyandır.
    ayetler açıktır diyor rab, kitabımız kuranda.

    59—hikmet sahibinin sözünü, kullar bilsinler.
    sizin çocuklarda girerken, iznini alsınlar.
    sizden öncekiler öyleydi, bunu görsünler.
    her şeyi bilenim der, kitabımız kuranda.

    60—nikahtan ümidi kalmayan, yaşlı kadınlar.
    ziynetlerini göstermekte,serbesttir onlar.
    yinede iffetli davransın, sakınsın bunlar.
    daha hayırlıdır diyor, kitabımız kuranda.
    EN NUR SURESİ DESTANI DEVAMI
    Allah her şeyi işitendir, hakkıyla bilendir.
    61—gözü görmeyene, günah yoktur diyendir.
    topala hastaya da serbest, Allah görendir .
    lütufkarım kullara der, kitabımız kuranda.

    babanızın ananızın, kardeş evinden yiyin.
    amcan dayın halanıza, ben acıktım deyin.
    teyze dost koruma, evlerinde yemeyi bilin.
    bu evlerden yiyin diyor, kitabımız kuranda.

    topluca veya dağınık yemenizde, günah yoktur.
    evlere girerken selam vermenizde, size haktır.
    biz ayetlerimizi açıklıyoruz, anlayan kul çoktur.
    akıl edenlerden olun diyor, kitabımız kuranda.

    62—müminler Allaha ve resulüne, iman edenler.
    resulüm den izin alıp, gideceği yere gidenler.
    dilediğine izin veriver, resuller bunu bilenler.
    Allah çok bağışlayanım der, kitabımız kuranda.

    63–Resulü birbirinizi, çağırdığınız gibi çağırmayın.
    ya nebim ya resul deyin, fazlaca bağırmayın.
    birbirinizi siper edip, yakınlarından dağılmayın.
    sakınanlardan olun der rab, kitabımız kuranda.

    Allah bilir onun emrine, aykırı hareket edeni.
    başlarına bir bela gele bilir, yanlışlara gideni.
    acı azap gelmesinden, düşünür resulüm seni.
    emrimize uyun diyor rab, kitabımız kuranda.

    64—dikkat edin şüphe yok ki, göklerde ve yerde.
    hepsi Allahın mülküdür, görmeyene gör de.
    ahrette yaptığınızı söyler, cömertlikle ver de.
    en doğrusunu bileniz der, kitabımız kuranda.

  13. abdurrahman toğaç yorumu:

    EŞ ŞUARA SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    1-ta – sin- mim- hikmetle dolu sözlerimdir.
    2-bunlar hakkı açıklayan, sırlı ayetlerimdir.
    3-nerdeyse canına kıyacaksın, görürüm der.
    onlar anlamıyor diyor, kitabımız kuranda.

    4-biz dilersek onlara, öyle ayet indiririz.
    hepsi çaresiz inanır, boynun eğdiririz.
    5-rahmandan yeni nasihat tır, bildiririz.
    yüz çevirdiler der, kitabımız kuranda.

    6-evet kuranı yalanladılar, azaplarınız yakın de
    alay ettiklerinin haberi , geldiğinde, bakın de
    7-her şeyi biz yarattık, yasaklarımdan sakın de.
    nebatlar yarattık diyor, kitabımız kuranda.

    8-şüphesiz bunlardaki ibretleri, çokları görmez.
    bunlar mümin değillerdir, elbet bunu bilmez.
    9-Rabbin güçlü esirgeyendir, onlar yola gelmez.
    yinede hatırlat diyor rab, kitabımız kuranda.

    10-11-hatırlayın ki bir vakitler, rabbin musaya.
    can vermiştir o resulün , elindeki asaya.
    firavuna söyle uysun, rabbindeki yasaya.
    rab nida ettim diyor, kitabımız kuranda.

    12-musa der ey rabbim, doğrusu onlardan korkarım.
    onlar bana inanmazlar, yinede dediğini yaparım.
    13-benim göğsüm daralıyor, bunu kafama takarım.
    dilimden düğümü çöz diyor, kitabımız kuranda.

    harunu da peygamber yap, ben bunu derim.
    14-onlara karşı suçum var, kabahatimi bilirim.
    beni onlar öldürürler, ben yapılacağı görürüm.
    onun için korkarım der, kitabımız kuranda.

    15-hayır ikinizde hemen, mucizelerimizle gidin.
    muhakkak sizinle beraberiz, siz bunu bilin.
    16-haydin firavuna gidin, rabbin elçisiyiz deyin.
    hemen gidin dedi rab, kitabımız kuranda.

    17-dediler İsrail oğullarını, bizimle gönderin
    18-firavun dedi elimizde büyüdün, bunu görün.
    yeni doğmuş bir çocuktun , bilenlere sorun.
    firavun seni büyüttük der, kitabımız kuranda.

    19-firavun hem sen suçlusun, bir Kıpti yi öldürdün.
    sen nankörlerden oldun, bizden kaçıp durdun.
    20-o işi yaptığımda cahillerdendim, ondan vurdum.
    21-sizden korkunca kaçtım der, kitabımız kuranda.

    sonrada rabbimin ihsanıyla, beni peygamber yaptı.
    22-İsrail oğullarını köle yaptın, rabbim durumuna baktı.
    23-firavun alemlerim rabbini, kim kafana taktı.
    24-anlarsan söylerim dedi, kitabımız kuranda.

    o göklerin yerin, arasındakilerin rabbidir.
    25-bir şey anlamadım musa, konuşman kafidir.
    26-sizinde rabbiniz öncekilerinde, rabbi ve sahibidir.
    firavun adamlarına duydunuz mu der, kitabımız kuranda.

    27-firavun bu size, gönderilen peygamber.
    deli olmalıdır kanaatimce, tamamen der.
    28-her şeyin rabbini kabul et, sende şan ver.
    musa aklınız varsa der, kitabımız kuranda.

    29-yemin olsun benden başka, ilah tanırsan.
    seni zindanlık ederim ,başkasına kanarsan.
    30-sana delil getirdim, beni doğru sanırsan.
    31-delilini söyle dedi, kitabımız kuranda.

    32-bunun üzerine musa, asasını bıraktı.
    asa ejderha olmuştu, firavun ona baktı.
    33-elini koynuna soktu, bembeyaz aktı.
    34-firavun büyücüsün dedi, kitabımız kuranda.

    35-firavun sizi büyüsü ile, yerinizden çıkartacak.
    36-onu ve kardeşini tutun, firavun imtihan yapacak.
    37-sihirbazları tez getirin, millette buna bakacak.
    inkara gittiler diyor rab, kitabımız kuranda.

    38-tayin edilen vakit, belli zamana saklandı.
    getirilen tüm sihirbazlar, bir araya toplandı.
    39-halkada toplanın dendi, doğru olan aklandı.
    hepsi toplandılar der, kitabımız kuranda.

    40-firavun sihirbazlar kazanırsa, onlara tabi kalalım.
    41-büyücüler firavuna , mükafat varmı emin olalım.
    42-en yakınımdan olacaksınız, bugün gerçeği bulalım.
    43-musa atacaklarınızı atın der ,kitabımız kuranda.

    44-iplerini sopalarını, hepside ortaya attı.
    firavun ululuğuna deyip, hepsi günah etti.
    45-musa da asayı attı, onların attıklarını yuttu.
    46-büyücüler secdeye kapandı der, kitabımız kuranda.

    47-biz alemlerin rabbine, iman ettik dediler.
    48-musa ile harunun rabbini, kabul ettiler.
    49-size izin vermedenmi dedi, sihirbazlar direttiler.
    sizin büyüğünüzmüş dedi, kitabımız kuranda.
    ŞUARA SURESİ DESTANI DEVAMI
    yakında ellerinizi ayaklarınızı ,çapraz keseceğim.
    hepinizi toplayıp, millet ortasında asacağım.
    50-önemli değil dediler, kurtulursanız şaşacağım.
    51-inananların ilkiyiz dediler, kitabımız kuranda.

    rabbimizin günahlarımızı, affedeceğine inanırız.
    52-kullarımızı yürüt dedik, kurtuluştur tanırız.
    takip edileceksiniz dedi, rabbimizi anarız.
    53-firavun asker topla dedi, kitabımız kuranda.

    54-musaya inananlar, az bir topluluk idi.
    55-fakat onlar bizi hep, kızdırıyorlar dedi.
    56-biz ise ihtiyatlı cemaatiz ,diye söyledi.
    57-onları çıkarttık der, kitabımız kuranda.

    58-hazinelerden ve, şerefli makamlardan çıkardık.
    59-işte böyle, İsrail oğullarını onlara, mirasçı yaptık.
    60-güneş doğarken ordusuyla, hücuma geçti baktık.
    61-yakalandık dediler der rab, kitabımız kuranda.
    ŞUARA SURESİ DESTANI DEVAMI
    62-asla rabbim bırakmaz, o benimle beraberdir.
    63-asanı denize vur dedik ,düşmanları bey haberdir.
    deniz tam ikiye yarıldı, firavun için kederdir.
    her parçası dağ gibi der, kitabımız kuranda.

    64-düşmanları nıda onların, oraya yaklaştırdık.
    65-Musa ve inananları kurtardık, bahtlarını aklaştırdık.
    66-düşmanlarını boğduk, Musa ya inananları kurtardık.
    67-bunlarda ibret var der, kitabımız kuranda.

    68-hiç şüphesiz senin rabbin, güçlü merhametlidir.
    69-İbrahim in haberini de oku, o çok hürmetlidir.
    70-babasına neye taparsın der, çok iyi niyetlidir.
    71-kavmine putlara tapmayın der, kitabımız kuranda.

    72- dua ederseniz duyup cevap verirler mi.
    73-onlar size fayda vermeyi, bilirler mi.
    zararda verseniz siz putlara, sizi bilir mi.
    74-gelenekten dediler, kitabımız kuranda.

    75-İbrahim şöyle dedi, şimdi beni gördünüz mü.
    76-atalarınızın taptıklarını, sizde bildiniz mi.
    77-taptıklarınız düşmanlarım, tatmin oldunuz mu.
    o tek olan rab hariç der, kitabımız kuranda.

    78-o Allah beni yarattı, doğru yolu gösterdi.
    79-o ki beni suladı, hem doyurarak besledi.
    80-hastalandım şifa verdi, kainatını süsledi.
    81-o öldürüp dirilten der, kitabımız kuranda.

    82-o ki kıyamet gününde, bağışlayacak hak.
    83-rabbim bana bir hüküm ver rahmetine at.
    beni imanı Salih kullarıyın, arasına kat.
    hep beni gözetle der, kitabımız kuranda.

    84-sonra gelecek ümmetlerden, beni anacak.
    hayırla bilecek dil halk eyle, sizi bulacak.
    85-beni Naim cennetine, mirasçı olacak.
    kullarından eyle der ,kitabımız kuranda.

    86-babamı da bağışla, onu cehenneme atma.
    yanlış yoldan gidenlerdendi, kusuruna bakma.
    87-kulları yın dirileceği gün, beni rezil etme.
    merhametine sığındım der, kitabımız kuranda.

    88-o gün ne mal fayda verir, nede oğullar.
    89-yalnız Allaha temiz kalple, varan kullar.
    90-cennet takva sahibinin, rab görür kollar.
    91-cehennem azgınlaradır, kitabımız kuranda.

    92-93-kullara soracağız, taptıklarınız nerede.
    size yardım ediyorlar mı,nimetlerim kör ede.
    kendileri kurtulur mu, sorun bakıyım orada.
    94-cehenneme sürülürler, kitabımız kuranda.

    95-iblisin bütün askerleri de, orayı boylar.
    96-birbiyile çekişirken, orada şöyle derler.
    97-iblisi Allaha ortak ettik, sapkın körler.
    98-yeminle sapıkmışız der, kitabımız kuranda.

    99-bizi yoldan çıkmış, dostlar saptırdı.
    100-bize yardımcıda yok, azabı arttırdı.
    101-dostlar çıkarımızı, kafamıza taktırdı.
    102-geriye dönüş yok, kitabımız kuranda.

    103-şüphesiz bu haberlerde, ibretler vardır.
    öyleyken çokları da inanmadı, kalpleri dardır.
    104-rabbin çok güçlüdür, kuldan haberdardır.
    rab geriye dönüş yok der, kitabımız kuranda.

    105-Nuh un kavmi de, resulümü yalanladı.
    106-kardeşleri Nuh, korkmaz mısınız dedi.
    107-size gönderilmiş resulüm, diye söyledi.
    emin resulüm dedi der, kitabımız kuranda.

    108-Allahtan hep korkun ve, bana itaat edin.
    109-sizden ücret istemeyenin, sözüne gidin.
    ücretim rabbime ait tir, diyorum yola hadin.
    110-Allahtan korkun dedi, kitabımız kuranda.

    111-dediler arkana düşük, kimseler takılmışken.
    sana iman eder miyiz hiç, etrafına serpilmişken.
    112-günahlarını bilmem, onlar yanıma gelmişken.
    113-inananları kovmam diyor, kitabımız kuranda.

    114-hem ben iman edenleri, kovmam yanımdan.
    115-ben uyarıcıyım derim, bu rabbimin şanından.
    116-vaz geçmezsen taşlarız, dökeriz bak kanından.
    117-kavmime mağlubum dedi , kitabımız kuranda.
    ŞUARA SURESİ DEVAMI
    118-Rabbim kavmimle aramdaki, hükmünüzü verin.
    azabından beni ve yanımdakileri, kurtarasınız derim.
    119-onu ve yanındakileri kurtardık, gerçekleri görün.
    120-inanmayanları boğduk diyor, kitabımız kuranda.

    121-şüphesiz bunlarda, çok ibretler vardır.
    çoğu imana gelmez, onlara musibeti sardır.
    122-güçlüdür esirgeyendir, kullarınızı gördür.
    merhamet edensin diyor, kitabımız kuranda.

    123-ad kavmi de resullerini, yalanladılar.
    124-Allahtan korkun dedi, iblise kandılar.
    125-Hüt size gönderildim dedi, inanmadılar.
    emin resulüm dedi der, kitabımız kuranda.

    126-Allahtan korkun ve, bana itaat edin.
    127-buna karşı söylediğim, hak yola gidin.
    ücret istemem sizden, gerçek rabbi bilin.
    ücretim rabbe ait der, kitabımız kuranda.

    128-eğlenmek için tepelere, binalar kurarsınız.
    129-ebedi kalacakmış gibi, o yerleri ararsınız.
    130-tutacağınız kişiyi, zorbalar gibi yakalarsınız.
    131-Allahtan korkun dedi, kitabımız kuranda.

    132-size bildiğiniz şeylerle, destekler olan.
    133-oğullarla davarlarla, yardımda bulunan.
    134-bağlar la pınarlar la, senin ilerini gören.
    Allahtan korkasınız dedi, kitabımız kuranda.

    135-doğrusu üzerinize gelecek, büyük günün.
    azabından korkarım de, olmasın senin sonun.
    136-öğütlerimiz aklına hiç, girmiyorsa onun.
    söylesen de değişmez der, kitabımız kuranda.

    137-bu getirdiğin eskilerin, adetlerinden biridir.
    138-azapta olmak yoktur, biz onlardan beridir.
    139-Hüt ü kavmi yalanladılar, oysa Allah diridir.
    onları helak ettik diyor rab, kitabımız kuranda.

    şüphesiz ki bunda, çok ibretler vardır.
    çoğu da inanmadı, kalp gözleri kördür.
    140-Rab güçlüdür, merhametinle gördür.
    merhametin sonsuz , kitabımız kuranda.

    141-semut kavmide resulü , yalanladılar.
    kardeşleri salihe de kavmi, inanmadılar.
    142-Allah tan korkun dedi, anlamadılar.
    143-size resulüm der, kitabımız kuranda.

    144-Allahtan korkun, bana itaat edesiniz.
    145-sizden ücret istemem, rabbe gidesiniz.
    ücretim Allaha aittir, gerçek yolu bilesiniz.
    alemlerin rabbine der, kitabımız kuranda.

    146-siz buradaki nimetlerimizden, emin olmayın.
    147-bahçe ve pınarlarınızdan, delalete dalmayın.
    148-ekin ve hurma ağaçlarıyla,sevinçle dolmayın.
    rabbinizi çok anın diyor, kitabımız kuranda.

    149-birde dağlardan özenle, yonttunuz evler.
    150-Allah tan korkun da, itaat edin siz beyler.
    151-müsriflere uymayasınız, size gafil derler.
    kafire itaat etmeyin diyor, kitabımız kuranda.

    152-onlar ki yer yüzünü, hep fesada verirler.
    153-sana hiç inanmazlar,bu büyülenmiş derler.
    154-bizim gibi insansın diyerek, isyan ederler.
    mucize getirsin dediler der, kitabımız kuranda.

    155-Salih dedi mucize size, bir dişi deve.
    kayadan çıkarttık onu, herkes gidip seve.
    su hakkına mani olmayın, insanlar göre.
    bir günü ona ait dedi, kitabımız kuranda.

    156-ona bir kötülük düşünmeyin, size bunu derim.
    Allahtan azap gelir size, dikkatle gerçekleri görün.
    azgınları gidip deveyi kestiler, azaptasınız derim.
    sonra pişman oldular diyor rab, kitabımız kuranda.

    158-hemen o azap kendilerini , yakala yı verdi.
    bunda ibretler vardır, iyi kullar gerçeği gördü.
    çoğu iman etmedi, inkarlarıyla azabımıza geldi.
    159-güçlüyüm esirgerim der, kitabımız kuranda.

    160-Lütüda yalanladılar, söylediğime bakın.
    161-kardeşleri lüt dedi, rabbinizden korkun.
    163-size gönderilmiş resulüm, sözlerimi tartın.
    emin resulüm dedi der, kitabımız kuranda.

    163-Allahtan korkun ve, bana itaat edin.
    164-sizden ücret istemem, hak yola gidin.
    ücretim rabbime aittir, siz bunları bilin.
    165-erkeklere gitmeyin der, kitabımız kuranda.

    166-Rabbinizin yarattığı, eşlerinizden gafilsiniz.
    doğrusu çok azgınsınız, tecavüzkar kavimsiniz.
    167-söylediklerinden vazgeç, kovarız bilirsiniz.
    Lüta sizi atarız dediler der, kitabımız kuranda.

    168-doğrusu yaptıklarınıza, buğuz edenlerdenim.
    169-rabbim beni ve ailemi koru, görenlerdenim.
    170-bizde onları kurtardık, azgınları bilenlerdenim.
    171-bir koca karı hariç der, kitabımız kuranda.

    172-azgınların hepsini de, biz helak ettik.
    173-üzerlerine de işaretli, taşlardan attık.
    azgınlar yağmuru fenadır, hallerine baktık.
    174-bunda ibret var der, kitabımız kuranda.

    öyle iken çokları da, imana gelemediler.
    175-rabbin güçlü olduğunu, bilemediler .
    onun merhameti de sonsuz, göremediler.
    yok oldular diyor rab, kitabımız kuranda.

    176-eyke halkı da hep, resullerini yalanladılar.
    177-Şuayp Allahtan korkun dedi, inanmadılar .
    178-emin resulüm dedi ve, doğru sanmadılar.
    size gönderildim dedi der, kitabımız kuranda.

    179-artık Allahtan korkunda ,ona itaat edin.
    180-sizden ücret istemeyenin, yoluna gidin.
    ücretim rabbime ait derim, sizler bunu bilin.
    181-ölçerken tam ölçün der, kitabımız kuranda.

    sizler eksik tartanlardan, olmayasınız sakın.
    182-ve tam doğru olan, terazi ile tartın.
    183-halkın eşyalarına, tam değeriyle bakın.
    fesada gitmeyin dedi der, kitabımız kuranda.

    184-sizi ve sizden öncekileri, yaratandan korkun.
    185-dediler sen büyülüsün, bizden yoktur farkın.
    186-bizim gibi sende insansın, gidin işinize bakın.
    Şuaybı yalanladılar diyor Allah, kitabımız kuranda.

    187-eğer doğru söylüyorsan, haydi görelim gökten.
    bir parça düşürün üzerimize, hiç bir şey yokken.
    188-rabbim yaptıklarınızı görür, gizliden haberdarken.
    Şuayb ı yalanladılar diyor Allah, kitabımız kuranda.

    189-onları o gölge gününün azabı, yakalayıverdi.
    büyük bir günün azabı idi, ve defterlerini dürdü.
    190-şüphesiz bunda ibretler var, iyi kullar gördü.
    çoğu imana gelmediler diyor, kitabımız kuranda.

    191-şüphesiz rabbin, güçlüdür ve merhametlidir.
    192-kuran rabbimden indirilmiş, çok kıymetlidir.
    193-194-195-ruhul emin indirdi,inanan hürmetlidir.
    uyarıcılardan olasın diyor rab, kitabımız kuranda.

    196-o önceki kavimlerin, kitaplarında da vardır.
    197-İsrail oğulları alimleri de, bundan haberdardır.
    kafirlere bunun bir delil, olması da zaten zordur.
    kafirler inanmazlar diyor rab, kitabımız kuranda.

    198-eğer onu Arap olmayan , bir kavme indirseydik.
    199-o kavme okutup, Mekke kafirlerine bildirseydik.
    yine iman etmezlerdi, bütün güzelliğini duyursaydık.
    200-mücrimler inanmaz der rab, kitabımız kuranda.

    biz onların kalplerine, onu böyle sokmuşuz.
    201-acıklı azabı göreceği, güne bırakmışız.
    kurana inanmayacaklarına, görüp bakmışız.
    202-azap ansızın gelir der, kitabımız kuranda.

    203-diyecekler acaba, bize mühlet verilir mi.
    204-azabı acele isterlerdi, geri döndürülür mü.
    205-onlara nimet verdik, hesap durdurulur mu.
    206-hesap günü geldi diyor, kitabımız kuranda.

    207-dünyada elde ettikleri, nimet kurtarabilir mi.
    208-helak etmeden uyarıcı gelir, onlar hiç bilir mi.
    209-nasihat tan önce zulüm gelmez, yola gelir mi.
    yola gelmezler diyor rabbim, kitabımız kuranda.

    210-bu kuranı şeytanlar hiç, indirmeye yaraşmaz.
    211-bu onlara yaraşmaz, hem de güçleri yetmez.
    212-işitmekten uzaktır onlar, doğru yola gitmez.
    213-yalnız bana kulluk et der, kitabımız kuranda.

    214-önce en yakın akrabalarını, gidip de uyar.
    215-sana inananlara tevazu y la, kanadını ger.
    216-sizin yaptığınızdan, ben beriyim deyi ver.
    217-bize tevekkül et diyor, kitabımız kuranda.

    218-o Allah ki ibadete, kalkınca seni görüyor.
    219-secde edenler arasında, gezdiğini biliyor.
    220-hakkıyla işitirim, hakkıyla görürüm diyor.
    bizden bir şey kaçmaz der, kitabımız kuranda.

    221-şeytanların kimin üstüne, indiğini biliyorum.
    222-onları günahkar, yalancı üzerinde görüyorum.
    223-onlar dinler yalan söyler, neden soruyorum.
    224-şair sözü değildir der rab, kitabımız kuranda.

    225-görmez misin o şairler, her vadide dolaşır.
    226-yapamayacaklarını söyler, hadsizliğe ulaşır.
    227-ancak iman edenler, yararlı işlerde buluşur.
    Allah ı çokça an zikret der, kitabımız kuranda.

    zulmedildikten sonra, öçlerini alanlar.
    zulüm edenler inkılaba, maruz kalanlar.
    başımıza gazap yok deyip, emin olanlar.
    yakında bilecekler der, kitabımız kuranda.

  14. abdurrahman toğaç yorumu:

    EN NEML SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    05448081798
    1-ta sin bunlar kuranın, hikmetli ayetleridir.
    2-müminlere bir müjdedir, birer hidayetidir.
    3-namazı doğru kılanlara, elbet mükafatıdır.
    onlar ahrete inanır der, kitabımız kuranda.

    4-ahrete inanmayanlar, amellerini doğru sanırlar.
    bir sualle karşılaştıklarında, oan bocalayıp kalırlar.
    5-bunlar o kimseler ki, azabın kötüsüne gelirler.
    ahrette ziyandadır der rab, kitabımız kuranda.

    6-muhakkak ki bu kuran, seni hikmetine katar.
    her şeyi bilen Allah merhametini, üzerine atar.
    7-hatırla ki Musa ya rabbi, hikmetinden bakar.
    ben bir ateş gördüm der, kitabımız kuranda.

    size ondan bir kor getireyim de, ısınasınız.
    8-ateşin yanında ona, ne denildi bakasınız.
    o ateş ve etrafı mübarek, kötülüğü atasınız.
    alemlerin rabbiyim dedi, kitabımız kuranda.

    9-ya musa alemlerin rabbi olan, o Allah benim.
    10-asanı bırakasın sen, rabbin yoldaşındır senin.
    yılan olunca kaçtı, kaçmayın musa geriye dönün.
    resuller korkmaz dedi Allah, kitabımız kuranda.

    11-önce zulüm etmiş, sonra kötülüğü iyiliğe çevirmiş.
    çünkü ben çok bağışlayıcı, kulları esirgeyiciyim demiş.
    12-birde elini koynuna sok, bakmış bembeyaz görmüş.
    firavun ve kavmine gidesin der rab,kitabımız kuranda.

    dokuz mucizeyle gidin, yoldan çıkmış kavimdirler.
    13-mucizelere dediler bu, ap açık bir sihirdirler.
    14-vicdanlarının kanaat geldiğini, onlar da bilirler.
    kibirden inkar ettiler der rab, kitabımız kuranda.
    EN NEML SURESİ DESTANI DEVAMI
    15-yemin olsun Davut la Süleyman a, bir ilim verdik.
    bizi mümin kullarından üstün kılanın, vefasını gördük.
    Allaha hamdolsun , rahmandır rahimdir,Lütfuna erdik.
    16-Süleyman Davuda mirasçıdır der, kitabımız kuranda.

    Süleyman dedi ey insanlar, bize kuş dili öğretildi.
    hem bize rabbim katından, her şeylerden verildi.
    fazlu ihsanının ta kendisidir, çok cömerttir görüldü.
    ikisi de üstün kullardandı der, kitabımız kuranda.

    17-cinlerden insanlardan kuşlardan, orduları vardı.
    Süleyman ın emriyle hepside birlikte,sevk olurlardı.
    18-karınca vadisine vardı, onları konuşur gördü.
    bir karınca yuvalarınıza girin der, kitabımız kuranda.

    Süleyman ve ordusu , farkında olmadan.
    tepelemesin onlar sizi, sonra görmeden.
    19-karıncaya gülümsedi ,onlar bilmeden .
    ilhamına şükür dedi, kitabımız kuranda.

    bana anama babama,verdiğin ihsanına.
    şükrediyorum rabbim, yakışıyor şanına.
    razı olasın bizden, hep derim rab sana.
    Salihlere katasın der, kitabımız kuranda .

    20-kuşları teftiş etti, hüthütü göremedi.
    gaiplerden mi olmuş, bir türlü bilemedi.
    21-ona azap edeceğim, bu gidişi sevmedi.
    bir delili olmazsa dedi, kitabımız kuranda.

    22-biraz bekledi, çok geçmeden hüthüt geldi.
    bilmediğini bilirim dedi, ne söyleyeceğini bildi.
    sebe den haber getirdim dedi, sevgisini aldı.
    hüthüt şunları söyledi dedi, kitabımız kuranda.

    23-ben bir kadın gördüm, sebeye hükümdar.
    ona da imkan verilmiş, büyükçe bir tahtı var.
    24-o ve kavmi güneşe tapar, getirdim haber.
    şeytan saptırmış dedi der, kitabımız kuranda.

    25-gökte ve yerde gizlileri, meydana çıkaran.
    gizli açık her şeyin rab, içyüzünü açıp bakan.
    Allaha secde etmiyorlardı, hep güneşe tapan.
    bir kavim buldum demişti, kitabımız kuranda.

    26-o Allah başka ilah olmayan, arşın rabbidir.
    27-doğru musun yalancımı, doğruyum rab bilir.
    28-bir mektup veriyorum dedi ,hüthüt onu alır.
    onlara at bakıyım dedi der, kitabımız kuranda.

    29-Sebe melikesi Belkıs, kavmine dedi bana.
    bir kıymetli mektup bırakılmış,düştü tasama.
    30-o Süleyman dandır, azap olmasın başıma.
    rahim olan Allah adıyla der, kitabımız kuranda.

    31-size derim bana karşı, baş kaldırmayın.
    Müslüman olun gelin, kendinizi aldırmayın.
    32-ey danışmanlar, yol gösterin durmayın.
    doğru karar verin diyor, kitabımız kuranda.

    size danışmadan bir kararı, ölçmeden yapar mıyız.
    33-ileri gelenler yol gösterin, tehditlere bakar mıyız.
    bizler cesuruz güç sahibiyiz, bu sözleri takar mıyız.
    emrettiğini yaparız dediler der, kitabımız kuranda.

    34-Belkıs krallar bir ülkeye, şayet girdiğinde.
    perişan eder şereflisini, saldırıyı gördüğünde.
    mektup Süleyman dan, şereflimizi bildiğinde.
    aşağılıklardan yaparlar der, kitabımız kuranda.

    35-ben onlara hediye ile, bir heyet göndereyim.
    bakıyım elçilerimiz, ne ile döneceklerdir göreyim.
    36-Süleyman a elçiler, çıkartın hediyemizi vereyim.
    hediyeniz ile öğünmeyin dedi, kitabımız kuranda.

    Allahın bana verdiği, daha hayırlıdır biliriz.
    37-yemin olsun çok güçlü, ordularla geliriz.
    oradan zelil olarak çıkartıp,yurdunuzu alırız.
    aşağılık ederim dedi der, kitabımız kuranda.

    38-ey ileri gelenler, o kadının tahtını kim getirebilir.
    39-cinlerden ifrit, sen yerinden kalkana kadar gelir.
    benim buna gücüm yeter, sözüme daima güvenilir.
    hemen getireyim mi dedi der, kitabımız kuranda.

    40-elinde kitap bulunan birisi, ben daha erken getiririm.
    göz kırpmanla getiririm onun tahtını, yanında bitiririm.
    gözünü yumdu açtı taht yanındaydı, tamamdır görürüm.
    rabbim beni muhakkak denedi der, kitabımız kuranda .

    rabbin her türlü denemesine , kimler şükür ederse.
    her iş imtihandır diyerek, hakkın yolunda giderse.
    nankörlük edenler kaybeder, kullarım eğer bilirse.
    şükrünüze muhtaç değilim der, kitabımız kuranda.

    41-Belkıs gelmeden tahtını, tanınmaz hale getirin.
    tanıyacak mı tanımayacak mı, bunu görelim derim.
    42-Belkıs a gelince soruldu, sanki aynısıdır bilirim.
    dininizi önceden duyduk dedi, kitabımız kuranda.

    43-daha önce bilmeden, taptığımız şeylere.
    bilgisizliğimiz engel oldu, geleceğimiz yerlere.
    44-ona buyur benim köşke dendi, oda göre.
    derin suya benzer dedi , kitabımız kuranda.

    baldırlarını sıvadı köşke geçmek için, dedi hoştur.
    Süleyman sırçadan yapılmıştır,mücella bir köşktür.
    Belkıs kendime zulmetmişim, yaşadıklarım boştur.
    Süleyman la beraberim dedi der, kitabımız kuranda.

    Belkıs alemlerin rabbi Allaha, teslim oldum dedi.
    45-sem uda Salih i gönderdik,rabbe itaat edin hadi.
    birbirinizle çekişmeyin sürekli, rabbe yapın ibadeti.
    iki fırka gereksizce çekişir der, kitabımız kuranda.

    46-kavmim niçin iyilikten önce, kötülüğü istersiniz.
    Allahtan daima af mağfiret, dilemeli değil misiniz.
    bir bakarsınız günahlarınız bağışlanır, esirgenirsiniz.
    47-siz uğursuzsunuz dediler der, kitabımız kuranda.

    uğursuzluğunuz Allah katında, bunu kim düşünüp anlar.
    imtihana çekilmektesiniz hepinizi, kandırmasın şeytanlar.
    48-şehirde dokuz erkek vardı ki, fazla azgınlardı bunla.
    fesat çıkarırlardı diyor rabbimiz Allah, kitabımız kuranda.

    49-aralarında yeminleştiler, Salih e baskın yapalım.
    ailesine de yapalım, onların hepsini ölüme atalım.
    velisine de biz yapmadık deriz, bir duruma bakalım.
    yapmadık deriz dediler der, kitabımız kuranda.

    50-onlar böyle hile kurdular, durumlarına baktık.
    bizde onların hilesine, aynısıyla mukavele ettik.
    51-hilelerinin akıbeti kötü oldu, mahvedip gittik.
    toptan yok ettik der rabbimiz, kitabımız kuranda.

    52-işte zulümleri yüzünden, kalmış bomboş evleri.
    bilen kavimlere ibret vardır, hep görünür halleri.
    53-imanıyla küfürden sakınanların, doğrudur yolları.
    onları kurtarırız diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

    54-lütu da hatırla ki kavmine , göz göre göre edersiniz.
    hala o fuhuş u yapacak mısınız, azgınlar yolu bilesiniz.
    55-siz kadınları bırakıp erkeklere, hep fuhuşa gidersiniz.
    azaplık sapıkların yoludur diyor Allah, kitabımız kuranda.

    56-buna karşı kavminin cevabı, şunu demek olmuştur.
    çıkartalım lütu yurdumuzdan, artık günleri dolmuştur.
    dediler kendisini temizlik taslayan,insanlardan sanmıştır.
    57-lütu ve ailesini kurtardık der rab, kitabımız kuranda.

    karısını da helak ta, kalanlarla bıraktık.
    58-batanların üzerine, taş yağmuru attık.
    uyarılmışın yağmuru, çok kötüdür baktık.
    taş yağmuru attık der, kitabımız kuranda.

    59-hamt olsun Allaha, selam onun seçtiğine.
    Allah mı hayırlı putlarımı, musibeti eriştiğine.
    60-göklerle yeri yaratıp da,rahmetin ulaştığına.
    bağ bahçeler bitirdik der, kitabımız kuranda .

    Allah la beraber, bir ilah varsa kimdir.
    hayır onlar şirk koşan, bir kavimdir.
    61-yeri karargah yapıp, yaşatır o rahimdir .
    ırmak dağ yaratan der, kitabımız kuranda.

    iki denizi Salıver ipte, bir perde koymuştur.
    Allah la beraber ilah yoktur, bilen bulmuştur .
    62-başı sıkışan dua ederek, yardım almıştır.
    yer yüzüne halifeler der, kitabımız kuranda.

    Allah la beraber bir ilah var mı, olun doğruyu gören.
    63-karanın denizin karanlıklarında, size yolu gösteren.
    yağmurun önünde rüzgarı, kullara müjdeci gönderen.
    Allah la beraber ilah yoktur diyor, kitabımız kuranda.

    Allah onların ortak koştuklarından, çok yücedir.
    64-rab sizleri öldürüp, baştan yaratacak güçtedir.
    gökten yerden rızıklar verir, kullarına ölçüyledir.
    Allah la beraber ilah yok der, kitabımız kuranda.

    inananlarsanız delilinizi getirin de, onlar inanmaz.
    65-göklerde ve yerde gaibi, hiç kimseler bilemez.
    ne zaman dirileceklerini bilmez, biri ibret alamaz.
    gaibi sade ben bilirim der rab, kitabımız kuranda.

    66-hayır onların bilgileri, ahret hususuna erişememiştir.
    ahretten şüphede ve kördürler, akılları gelişememiştir.
    67-toprak olunca dirilinmez deyip, hakta buluşamamıştır.
    biz mi dirileceğiz dediler diyorlar der, kitabımız kuranda.

    68-dediler bu dirilme işi, bize ve atalarımıza dendi.
    eskilerin masallarındandır, buna hiç inanmayız bilindi.
    69-yer yüzünde gezin bakın, mücrimler hep silindi.
    70-onlara karşı üzülme der Allah, kitabımız kuranda.

    onların hilelerinden dolayı, sıkıntıda olmayın sakın.
    71-doğrulardansan bu vaat, ne zaman diyene bakın.
    72-acele ettiğiniz azaplar ensenizde, kafanıza takın.
    73-ihsan sahibiyim der rabbimiz, kitabımız kuranda.

    74-onların gizlediklerini de, açıkdakilerinide biliriz.
    75-göklerde ve yerde, gizli hiçbir şey yok görürüz.
    açık bir kitaptadır, lehvi mahfuzda saklıdır deriz.
    76-kuran yol göstericidir der, kitabımız kuranda.

    İsrail oğulları arasında, ihtilafa düşüp durdukları.
    şeylerin çoğunu anlatıyor, gören gözün gördükleri.
    77-hakikat hidayet rahmettir, müminlerin bildikleri.
    78-aralarında hüküm veririz der, kitabımız kuranda.

    şüphesiz sen apaçık diyor, adil haklar üzerindesin.
    80-ölülere işittiremezsin, sen bu işin bilincindesin.
    79-o halde Allaha tevekkül et, doğruluk izindesin.
    dönüp kaçan sizi duymaz diyor, kitabımız kuranda.

    sağırlara da bu çağrıyı, hiç işittiremezsin.
    81-o körleri sapıklıktan, uzaklaştıramazsın.
    üstelik sen onları, hidayete erdiremezsin.
    Müslümanlar işitir der, kitabımız kuranda.

    82-söylenen başlarına, geleceği günde onların.
    yerden hayvan çıkartırız, ayırır çoğunu bunların.
    o ayetlere inanmadıklarını, söyler çoğu kulların.
    dabbe söyleyecek diyor rab, kitabımız kuranda.

    EN NEML SURESİ DESTANI DEVAMI
    KİTABIMIZ KURANDA
    83-o kıyamet gününde her ümmetten, ayetleri yalanlayanları.
    bir cemaat halinde toplarız, kafilesi ardı bitinceye dek onları.
    bekletir iz onları sonra ilahi huzura, sevk ederiz o insanları.
    84-nihayet huzuruma geldiklerinde der rab,kitabımız kuranda.

    siz benim ayetleri mi ilmen, kavrayamadığınız halde.
    yalanladınız mı yoksa, neydi yaptığınız zulüm değil de.
    85-yaptıkları yüzünden, denen başlarında bu şekilde.
    artık onlar konuşamazlar diyor rab,kitabımız kuranda.

    86-görmedin mi istirahat etsinler diye, geceyi yarattık.
    gündüzü de kullarımın geçimleri için, aydınlık yaptık.
    çok ibretler vardır gören gözler der, biz bunlara baktık.
    inananlara ibretler vardır diyor rab, kitabımız kuranda .

    87-o kıyamet gününde, sura da üfürülür .
    gökteki yerdeki olanlar, korku ya kapılır.
    Allahın diledikleri korkmaz, ameline bakılır.
    boynu bükük gelirler der,kitabımız kuranda.

    88-birde dağlara bakıp, hareketsiz sanırsın.
    bulut gibi yürürler onlar, incelersen tanırsın.
    bu Allahın işidir de, bakarak şaşırıp kalırsın.
    yaptıklarınızı biliriz diyor, kitabımız kuranda.

    89-iyilikle gelenlere, bir hayır var görürler.
    onlar o günün korkusundan, emin olurlar.
    90-kötü olanlar da yüz üstü, ateşe atılırlar.
    sebep yaptıklarınız der, kitabımız kuranda.

    91-ben ancak Allahın haram kıldığı, bu beldenin.
    rabbine ibadet etmekle, emir olundum kabe nin.
    her şey onundur Müslüman ım, ben bu belgenin.
    görevlerine hazırım deyin der, kitabımız kuranda.

    92-kuran okuyarak, kim hidayete giderse.
    kendisi için kabul edilir, gerçekleri dilerse.
    onlara uyarıcıyım deyi ver, bunları bilirse.
    sapana cehennem der, kitabımız kuranda.

    93-Allaha hamdolsun, o size ayetleri yakında.
    gösterecek onları elbet, kalp gözüyle bakın de.
    sizde onları tanıyacaksınız, rabbinden sakın de.
    yaptığınızı görürüm der rab, kitabımız kuranda.

  15. abdurrahman toğaç yorumu:

    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    DIŞ GÜÇLER
    Her tuzağın karşılığını Allah hazırlar.
    Onu yok edemez padişahlar vezirler.
    Bir bakarsın islamdan güçlü ordu hazırlar.
    Fırkaları musallat etti dış güçler.
    İslam ı yok etmeye güçleri yetmez.
    Bakarsın fırkalar ayıkır yanlışa gitmez.
    Onlar birleşirse Allah zulüm etmez.
    Fırkaları musallat etti dış güçler.
    Dinlerini Yahudiler yetmiş bire böldüler.
    Hıristiyanlar dinlerini yetmiş ikiye böldüler.
    Müslümanlar fırkalarla yetmiş üçe bölecekler.
    Fırkaları musallat etti dış güçler.
    Yetmiş üç fırka olunca kıyamet kopacak.
    Her iş fırkaların islahına bakacak.
    Birleşirlerse hepsi batıl yok olacak.
    Fırkaları musallat etti dış güçler.
    Fırkalar devam ederse kötü işimiz.
    Dini tek yaşamaya olsun gidişimiz.
    Her zaman vakur olsun duruşumuz.
    Fırkaları musallat etti dış güçler
    Tuzak büyük kurulmuş farkına varalım.
    Fırkalara bölenlerden hesap soralım.
    Onlar bizi çevirmeden biz onları saralım.
    Fırkaları musallat etti dış güçler.
    Nasihatı sitenizden atmayın sakın.
    Fırkaların sözlerine bakmayın sakın.
    Uyarılar çok lazım satmayın sakın.
    Fırkaları musallat etti dış güçler.
    Bu tür fırkaların çeşidi çoktur.
    Kadricisi nakşisi kendilerince haktır.
    Guruplaşmadan din yaşamak sanki yasaktır.
    Fırkaları musallat etti dış güçler.
    Pansiyoncular camide namaz kılmazlar.
    Kendilerinden olmayana selam vermezler.
    Komşuları ne durumda halin sormazlar.
    Fırkaları musallat etti dış güçler.
    Fırkaları çarpıştırmak kolay oluyor.
    Hepsinede amarika silah veriyor.
    Hangisi ezginse haklısın diyor.
    Fırkaları musallat etti dış güçler.

  16. abdurrahman toğaç yorumu:

    05448081798
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    SÖZÜMÜ ARARSINIZ — DESTANI
    ilk okul mezunuyum diye, kadrimi bilmediler.
    beni büyük başlarım arayıp, enğine inmediler.
    birde kurana destanlar yazdım, beğenmediler.
    bir gün gelirde benim sizler, tozumu ararsınız.
    benim kul haklarını anlatan, sözümü ararsınız.

    öğütler yazdımda görüp sırra, eremediler.
    kibir in işareti üstün geldi de, bilemediler.
    bendeki halis cevheri üstler, göremediler.
    bir gün gelir de benim, gözümü ararsınız.
    sizi cennete götürecek, sözü mü ararsınız.

    kelamımı tastik leyip, milletlere salmazsanız.
    destanın özüne inip, düşünceye dalmazsanız.
    eğitici sözleri kobye edip, kayda almazsanız.
    gün gelir sözümü çoğaltırlar, azımı ararsınız.
    esas benim özlü yazdığım, sözümü ararsınız.

    çoğaltma yarışını bitirip, batıl fikri atmaz sanız.
    kuldan velilere tapıp, tek Allaha tapmaz sanız.
    rabbimin kutsal kitabını, okullara katmazsanız.
    çok çaresiz duruma düşüp de, çözümü ararsınız.
    ağzımdan çıkıp şahit olduğum, sözümü ararsınız.

    dünya ya direk kalmam, bende ölürüm.
    son durak ahiret, bir gün orayı bulurum.
    ömür biter bir gün tabi, toprak olurum.
    elden gitmiş olurum, o, özümü ararsınız.
    çare bundaymış deyip, sözümü ararsınız.

    kulları aldatanların, hep sözüne kanarım.
    kıymet bilir rabbim ben, hep seni anarım.
    hak yoluna ateş olup, ebediyen yanarım.
    ateşim hep kül olursa, közümü ararsınız.
    öz lisanım la yazdığım, sözümü ararsınız.

    rab kullarını düzeltip de, muradıma ermedim.
    dünyalıktan uzak durdum, hiç vefa görmedim.
    yapmacık ta olsa gülüpte, güzel poz vermedim.
    bana ait bir resmimle, asil pozumu ararsınız.
    milletimizi hidayete çağıran, sözümü ararsınız.

    milleti min evlatları nı, rejime bekçi yaptılar.
    çeşitli sınav lar hazırlayıp, ahretini kararttılar.
    onlar cennetlik olacakken, tutup ateşe attılar.
    bir zaman gelir ki bu bendeki, azimi ararsınız.
    sizleri kurtuluşa davet eden, sözümü ararsınız.

    insanlığın kurtuluşuna, çözümde kaybolur.
    yönetici ler görmezse, sözümde kaybolur.
    bir gün gelir ki korkarım, izimde kaybolur.
    yaşadığım yerlerde ki hep , izimi ararsınız.
    kurana hep destan yazan, sözümü ararsınız.

    idareciler sözlerimi, en çokta size derim.
    dünyaya adalet gelmezse, yanar yüreğim.
    bir gün gelir bakarsın, kefenimi giyerim.
    beden çürür kemik kalır, bezimi ararsınız.
    maddeden uzak manalı, sözümü ararsınız.

  17. abdurrahman toğaç yorumu:

    ABDURRAHMAN TOĞAÇ.
    sayın okurlarıma duyurulur,adanada öz yükseller çatı markette gündüz bekçiliği yapıyordum.
    işlerin kırık gitmesinden dolayı, bugün işime son verildi.bir iş bulana kadar, kuranın destanını
    yazamaya bilirim.onun için okurlarımdan özür diliyorum.saf fat suresinin destanıda yarım kaldı.
    kuranın tamamının destanıda yarım kaldı her şey huzurla olur işten çıkarılmadan ziyade,
    kuranın destanının yarım kalması beni üzüyor.şimdi benimle birlikte evde oturan çalışmayan
    adam sayısı üç oldu sadece büyük oğlum teberhun özel güvenlikte çalışmakta geri kalanımız
    oturanlardan olduk. yaşları olmuş otuzaltı iki oğlan bir kız bekar ev yok bark yok bende dahil
    hepsinin gelecekten ümüdi kesik iş kura işsizlik maaşı için başvuru yaptım bir yıl çalıştım üç ayı deneme süreci geri kalanı sigortalı yani dokuz ay sigortalı telefonuma işsizlik maaşını kazanamadığımı bildiren mesaj geldi iş kurdan ama yinede şükretmemiz gerek her şeyin hayırlısı olsun selamlar 05448081798 Abdurrahman toğaç.

    bu destanıda devlet idarecilerimiz görmezcelikten
    geldikleri için yazdım telefonuma bir mesaj dahi
    göndermediler onun için kahrımdan yazdım bu yazıları
    allahını seven onlara duyursun.Allahın gözleri var görmez
    kulakları var duymaz dediklerinden olmasınlar. benim yoksa
    kahrımdan öleceğimimi zannediyorlar. lütfen destanları ulaştırın.


POPULER LİNKLER

ÇOK ARANANLAR