sipariş hattı

26

Ağu, 2018

İstanbul Haliç Üniversitesi Telefon Numarası İletişim


by Müşteri Temsilcisi Üniversiteler 1057
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, Puan: 5,00 / 5)
Loading...

İstanbul Haliç Üniversitesi, 1998 yılında resmi gazetede yayınlanan kanunla eğitim öğretime başlama izni alıp aynı yılın Kasım ayı içerisinde de öğrenci kabulune başlayan vakıf üniversitelerinden biridir. İstanbul şehrinde yer alan bu üniversitenin kurucu vakfı ise Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı’dır. Üniversite’nin kuruluş aşamasında Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Hemşirelik Yüksekokulu, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Tıp Fakültesi, Konservatuar, Mühendislik Fakültesi, Fen Edebiyat Fakültesi, İşletme Fakültesi ve Su Ürünleri Yüksekokulu eğitim vererek üniversite kurulmuştur.

İstanbul Haliç Üniversitesi, kuruluşunda yer alan fakültelerle de en çok fakülte ile eğitim vermeye başlayan üniversitelerden biridir. Bu sayede de üniversite bünyesinde yer alan bölümlerde 20 yıllık bir tecrübeyle eğitim vermeye devam etmektedir. Hızlı büyüyen ve gelişen bir üniversite olan Haliç Üniversitesi’ne 2002 yılında Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Fen Bilimleri Enstitüsü kurulmuştur. Bunu takip eden yıllarda sırasıyla Mimarlık Fakültesi ve 2007 yılında da Sağlık Bilimleri Yüksekokulu faaliyete geçmiştir. Bu sayede üniversitede yer alan fakülte, bölüm ve ensititü sayısında ciddi bir artış meydana gelmiştir. Üniversitede yer alan seçenekler ile birlikte birçok farklı bölümde eğitim almayı düşünen aday öğrenciler için de Haliç Üniversitesi ideal üniversitelerden biri durumundadır. 2010 yılına gelindiğine ise üniversitede Meslek Yüksekokulu kurulması kararlaştırılmıştır. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının onayıyla birlikte 2010 yılının Ağustos ayı içerisinde ön lisans düzeyinde eğitim veren Haliç Üniversitesi Meslek Yüksekokulu da resmi olarak kurulmuş oldu.

2014 yılında ise Haliç Üniversitesi Meslek Yüksekokulu çatısı altında eğitim verecek 9 yeni bölüm açılması kararlaştırılmıtır. Yine aynı yıl içerisinde Enerji Sistemleri Mühendisliği bölümü de kurulmuştur. Çok hızlı gelişen üniversitelerden biri olan Haliç Üniversitesi’nde yeni bölümler ve fakülteler kurulması da planlar arasında yer almaktadır. Günümüzde üniversitede toplam 6 farklı fakülte bulunurken, 1 tane konservatuvar ve 1 tane de meslek yüksekokulu vardır. Ayrıca 3 yüksekokul ve 3 enstitü de Haliç Üniversitesi’nde bulunan eğitim birimlerindendir. Haliç Üniversitesinde lisans, ön lisans, doktora, yüksek lisans programlarında eğitim almak mümkündür. Tüm fakültelerde ve bölümlerde kaliteli eğitim anlayışını benimseyen üniversite, bu doğrultuda bilimsel gelişmelere kayıtsız kalmayıp destekleyici yönde çalışmalar sürdürmektedir. Uluslararası eğitim standartlarını yakalayıp o doğrultuda eğitim vermeyi hedefleyen Haliç Üniversitesi, Araştırma ve geliştirme faaliyetlerini de destekleyen üniversite aynı zamanda kamuoyuna karşı şeffaf olarak modern standartlar ölçüsünde eğitim vermektedir. 2018 – 2019 eğitim öğretim yılında Haliç Üniversitesi’ni tercih etmeyi düşünen adaylar için üniversitenin iletişim bilgileri aşağıdaki gibidir.

 

Haliç Üniversitesi Telefon Numarası:

(0 212) 924 24 44   –    444 25 42

Haliç Üniversitesi Fax Numarası:

(0 212) 999 78 52

Haliç Üniversitesi Mail Adresi:

info@halic.edu.tr

Haliç Üniversitesi Adresi:

Sütlüce Mah. İmrahor Cad. No: 82 Halil Üniversitesi Beyoğlu İstanbul Türkiye

BENZER FİRMALAR

  1. abdurrahman toğaç yorumu:

    . 05448081798
    KİTABIMIZ KURANDA

    Kitabımız kurandan ilim akıyor.
    Pek az kişi meal alıp okuyor.
    Okuyanda anlamadan arapçasına bakıyor.
    Diyor anlayın kitabımız kuranda.

    Anlamadan okumak gaflet olmaz mı.
    Kurnazlıklara nefsimiz maruz kalmaz mı.
    Mesajı alamazsak zulüm dolmaz mı.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Kolaylaştırdık demesinin sizce anlamı yok mu
    Üstelikte tekrarlamış duyarsızlık hak mı
    Anlayarak okumak yoksa yasak mı
    Diyor allah kitabımız kuranda

    Enam suresinin otuz sekizinde .
    Diyor hayvanlarda insanmış öncesinde .
    Olmalıdır insanlar hayır peşinde.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Önceki peygamberler dönemine bakarım.
    Onların ruhlarını yaratacaklarıma takarım.
    İyilik yapamamışları hayvan yaparım.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Her hayvan ne yapacagını nasıl biliyor.
    Dogunca annesinin emziğine gidiyor.
    Kokusundan anlıyor sütünden yiyor.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Çoğaltma yarışçıları buna baksınlar.
    Söyleneni kafalarına iyi taksınlar.
    Derinlikere inerek hesap yapsınlar.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    İnsanlar baksınlar vakıa suresinin özüne.
    Manasını okuyan çıkar yolun düzüne.
    Okuyan girer yaratanın gözüne.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Manasını okumayan gerçekleri bilmez.
    Zıt fikirler yeryüzünde hiç olmaz.
    Ben solcuyum diyen hiç kalmaz.
    Bütün bunlar kitabımız kuranda.

    Kuranın manasına bakıpta yapmadınız yatırım.
    İlk yaratılış insandır bunu bak aratırım.
    Sizleri bilmediğiniz biçimde yeniden yaratırım.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Fırkalara bölünüp te hak yoldan şaşmayın .
    Dini tek din olarak yaşayın haddi aşmayın.
    Ne dediğinizi bilmeden namaza yaklaşmayın.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Ahzap suresinin ellinci ayetine bakın.
    Yakın akraba evliliklerinden sakın.
    Peygambere serbesttir kafanıza takın.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Kimi miras dışa gitmesin diye yapıyor.
    Yapmayın denen evlilikten sakat nesil akıyor.
    Allah dirilerdeki mana gözüne bakıyor.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Yedi kat göğün dışından görürüm hepinizi .
    En aşağı tabakaya yerleştirdik biz sizi.
    Kullarım bilemedi gerektiği gibi bizi.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Neredeyse azametimden gökler çatlayacak.
    Bizim izin vermemizle kainat patlayacak.
    Tek kütle olacak birbirine saplanacak.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Kıyametin kopması göz kırpma kadar çabuk olacak.
    Tartıları hafif gelenler haviye yi bulacak.
    Kitabı sağdan verilen sevinçle dolacak.
    Diyor Allah kitabımız kuranda,
    .
    KİTABIMIZ KURANDA
    Araf ehli toplanacak iyi amel aklanacak.
    Alacaklılar hakkını alıp paklanacak .
    Rabbin adaletini gören şükürle rabbini anacak.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Kitabı soldan verilense ölümü çağıracak .
    Cehennem azabından saçları ağaracak .
    Kimse duymayacak ama sürekli bağıracak.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Kuldan velilere değil allaha tapanları.
    Harama gitmeyip de hak yolu tutanları.
    Kullarım içinde yararlı iş yapanları.
    Diyor cennetlik kitabımız kuranda.

    Hıristiyanlar içindeki rahipler ve keşişler.
    Şehadet getiriyormuş bazıları ne işler.
    Bunları cennetle müjdeleyin doğru gidişler.
    Diyor alah kitabımız kuranda.

    Allahın emirlerini yazdım bakıp görsünler.
    Ayetleri şiirle yazdım ki yola gelsinler.
    İnananları üstün kılacağım bunu bilsinler.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Derecesi yükseklere dünya biraz dardır.
    Sizi farklı yapacak huy namusdur ardır.
    Her kulun katımızda dereceleri vardır.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    İsteyenin vaatlerindeki sözü bilirim.
    Kullarımın kalplerindeki özü bilirim.
    Meyil ettiğinize yaklaştırırım sizi bilirim.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Hak yolda giderek islamın yüzünü ağırtın.
    Kimsenin ahını alma yıkılır evin barkın.
    Tek bizden korkabildiğiniz kadar korkun.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Arştan görüyorum kuranın hükmünü durduruyorlar.
    Ayetlerimizin özünü eklemeleriyle sardırıyorlar.
    Ne oluyor kullarıma ayetlerin yerlerini kaydırıyorlar.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Ölmekte olan canı alırız.
    Hangisi dolmuş onu biliriz.
    Diyer canlarıda salıveririz.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Kullarımın bazısı söylediklerimize şaşar.
    çoğu dünyadaki kazanacaklarına bakar.
    Ayetlerimizi söylerseniz sıkıntı basar.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Din düşmanlarına korku salıp sindireceğiz.
    Bozgunculuk yapanları engine indireceğiz.
    Kullarımızı tabakadan tabakaya bindireceğiz.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    İbrahim peygamberin zürriyetine özendir ecem.
    Onun zürriyyetini her tarafa gönder ecem.
    Yer yüzünü onun zürriyyetine dön derecem.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    Onun için sonunuz iyi olacaktır.
    Kullarım zorluktan kolaylığı bulacaktır.
    Muhakkak ki her zorlukla kolaylık gelecektir.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Sizlere bilmediğiniz ne binekler yaratacağız.
    Dağları atılmış renkli yün gibi yapacağız.
    Hakkı batılın üzerine atacağız.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Yecüç mecüç çıkacak yer yüzünü kaplayacak.
    İnsanlar kendine kaçacak yer arayacak.
    Atacağımız hak batılın beynini parçalayacak.
    Diyor Allah kitabımız kuranda.

    İnsanların yaratılışına gizledim ilim özündedir.
    Hakikatlar kulların ağzından çıkan sözündedir.
    Allahın eli onların elinin üzerindedir.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Haksızlık üstün gelir sanıp çekmeyin keder.
    Ne kadar dilersen dile galip gelir kader.
    Her insan yaratılışına göre hareket eder.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Ayetlerin ilmiyle kullarımı coştur.
    Bazılarına derman olmak hoştur.
    Biz dilemedikce sizin dilemeniz boştur .
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Kuranı milletler lisanıyla okusun.
    Biz bunu kolaylaştırdık böyle bakılsın.
    Öneriyle manaları milletlere sokulsun.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Zalimlik yapanları musibete saracağım.
    Haksızlığa uğramışın hesabını soracağım.
    İlmini gizleyene ateşten gem vuracağım.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Dünyadayken zekatsızı ahirette kınarız.
    Şah damarından yakınız sizi sınarız.
    Kullarımızı en çok birbiriyle deneriz.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    Dünyada isteyene veririz dünyada biraz.
    Ahireti isteyene gelmez oradan maraz.
    Kimselerin malına hiç etmeyin garez.
    Diyor allah kitabımız kuranda.

    İslamın sabrı taşıp, coştuğunda.
    İsrail yok olacak, hatti aştığında
    Güçlü ordu göndereceğiz, son taşkınlığında.
    Diyor allah, kitabımız kuranda.

    Kendileriyle paylaşımcılara, düşman oldular.
    Fitneci destekçilerinin, öğüdüyle doldular.
    Ettiklerini bulacaklar, hemde buldular .
    Diyor allah, kitabımız kuranda
    .
    Başkalarıda düzelir, gözüyle baktılar.
    Düzelmeyince, fırınlarda yaktılar.
    Halbuki müslümanlar, sahip çıktılar.
    Diyor allah, kitabımız kuranda.

    Musa peygamber zamanında, durduramadık.
    Ne yaptıysak doğrulara, erdiremedik.
    Gökten bıldırcın eti indirdik, bildiremedik.
    Diyor allah, kitabımız kuranda.

    Doğru yol tutanlara, lütfumuzla geliriz.
    Kim haksızlık yapıyorsa, onu biliriz.
    Nankörlük edenlerin, cezasını veririz.
    Diyor allah, kitabımız kuranda

    Kulların ezelindeki, durumuna baktık.
    Kişilerin meylettiğini, üzerine attık.
    Herkeşin kuşunu, boynuna taktık.
    Diyor allah, kitabımız kuranda.

    Musibetten koruruz, yoksulu gördüğü zaman.
    Malını çoğaltırız, zekatı verdiği zaman.
    Kullarımı görürüm, namaza durduğu zaman.
    Diyor allah, kitabımız kuranda.

    Rızkı biz veririz, size bakmadık mı.
    Hakkı batılın, üzerine atmadık mı.
    Size rengarenk ,yollar yapmadık mı.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Eşleriniz tarlanızdır, dürüst yanaş tarlana.
    Kuranı kazanç kapısı, yapıp pazarlama.
    Kapına gelen dilenciyi, sakın azarlama.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Besmelenin hakkı vardır, aşlarınızda.
    Yoksulların payı vardır, işlerinizde.
    Sevmeyerek evlendiğiniz, eşlerinizde.
    Diyor hayır vardır, kitabımız kuranda.

    Öncesinde bilmeyen, birer kuldunuz.
    Kabirleri ziyaretle, huzur buldunuz.
    Ölenlerin çokluğuyla, öğündünüz durdunuz.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Dünyadayken ömrü, kısa olanın.
    Ahrette uzatırız, ömrünü onun.
    Hak yolunda akan, her damla kanın.
    Ecri büyük diyor, kitabımız kuranda.

    Kulları imtihan edip, biz bakıyoruz.
    Peşlerine takacağımızı, biz takıyoruz.
    Batılın üzerine hakkı, biz atıyoruz.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Ey insan boyca, dağlara erişemezsin.
    Ağırlığınlada, yeri delemezsin.
    Biz dilemezsek, hakka gelemezsin.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Yedi kat gökleri, biz bina yaptık.
    Birinci katı, yıdızlarla donattık.
    Ayada, konaklar tayin ettik.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Kıyametin kopacağını, her kul anlayacak.
    Onu inkar eden, hiç kimse kalmayacak.
    İnsanlar kaçacak yer, aramaya bakacak.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Teknolojiyi kıyamet , hazırlığına takın.
    Bilim ilmini çözecek, ileride bakın.
    Kıyamet kopacağı vakit, göklerin dışına kaçın.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Çaresi var ki, bunu söyledim.
    her can bir sürücüyle, gelecek dedim.
    İlmi çalışana veririm, çok gayret edin.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Cehenneme söz verdik, senide doyuracam.
    Sana laik olanları , oraya ayıracam.
    Dünyada haksızlık yapılmışı, kayıracam.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Küfür kendine yol, arasın dursun.
    Kuran ehlinin kalpleri, toplu vursun.
    Düşmanlar sizlerde, sertlik görsün.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Kulumun yolunu açın, kadri bilinsin.
    Uyarıcıyı dinleyin, zillet delinsin.
    Ona köstek olmayın, küfür silinsin.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Ayetlerin manasının, açık olanını buldunuz.
    Kimini çözemediniz, şüphede kaldınız.
    Manayı çözmek için, düşünceye daldınız.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Kainatı altı günde yarattık.
    Gök yüzünü yıldızlarla donattık.
    Oraya buçlar tayin ettik.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Kulumuz doğrudur, takip edin o izi.
    Kestirme bilgilerle, donatıyor hep sizi.
    Velim allah deyin, daim anın siz bizi.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Anlamadan okumak , artık yetmiştir.
    Aracısız dua edersen, hakka gitmiştir
    Yaşayacaklarınızda katımızda, olup bitmiştir.
    Diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Bazı kullarımız, dış görünüşe bakarlar.
    inceleyip özü görmek, istemekten kaçarlar.
    kendilerini üstün görmeyi, kafalarına takarlar.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Dünyada istediğini yeyip, yoksulu baktıranların.
    ahrete inanmayıp, kuran anlamını saptıranların.
    dünyadayken bir selamla, işlerini yaptıranların.
    ahrette ters yüzdürler, kitabımız kuranda.

    Kibirin işareti yularmış, çıkartın demem.
    ahretlik bilgi varsa, kaçarlar oradan hemen.
    zerre kadar kibirliyi, cennetime komam.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Bize ordada verir derler ,öyle sandırdık.
    dünyada isteyene, biraz verdik kandırdık.
    biz kuranı ölülere değil, dirilere indirdik.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Ağlanacak halinize, birde gülüyorsunuz.
    bazen farkına varıp, nedenini biliyorsunuz.
    sonrada kendinizi, kınayıp duruyorsunuz.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Attıklarınızı sizin, elinizle biz atık.
    dalanlarla dalıp gittiniz, kalbinizi kararttık.
    nice alimleri özü, anlamaktan kör bıraktık.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Meali yazanlar, detaysız özü yazın.
    kendi yorumunuzla önüne, perde koymayı n özün.
    yorumunu okuyan çözer, yaşantı türlüdür sizin.
    kelamımızın özünde dir, gerçekler bizim.

    Mealler çeşitli derseniz, okullara yazdığım özü koyun.
    yazdıklarım derindir, gelin siz beni duyun.
    farklı nesil gelir, yapamazlar size oyun.
    bunu yapın ki yazıyım, iyice ilme doyun.

    Daima kolaylaştırın, özle yürüyün yola.
    öz kulları sıkmaz, kalpler ilimle dola.
    kulum özü yazıyor, hiç vermeyin mola.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Uzay tekniğine insanlar, hep gayret etsin.
    birbirinize düşman olmayın, affedin gitsin.
    kullarım islah olsun, savaşlar bitsin.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Tabakadan tabakaya, geçmek için çalışın.
    bir kuvvetle diyor allah, bulun ona kavuşun.
    her can bir sürücüyle gidecek, o güne erişin.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Her zaman sözün özünü, söyleyin dolandırmayın.
    dünya herkeşe yeter, sıkışık yaşayıp ballandırmayın.
    bizi gazaba getirip, yer yüzünü salandırmayın.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Duaların özü fatihadır, bilesiniz yani elham.
    denizler mürekkep olsa, ağaçlar kalem.
    hepside biterdi, bitmezdi bizde kelam.
    diyor Allah kitabımız kuranda.

    allah izin vermeseydi, hiçbir şey yazamazdım.
    hastalanır dizimde, derman olmaz gezemezdim.
    Rap izin vermeseydi, şifrelileri çözemezdim.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    işkalcı beyinler dursun, zihinler aşınmasın.
    şer düşünenleri uyarın, kimse üşenmesin.
    yer yüzü güzelleştiğinde, kullar kötülük düşünmesin.
    diyor allah, kitabımız kuranda.

    çok çileler çekmekten, hakka küstüğünüzde.
    biz size yetişiriz, tam ümidi kestiğinizde.
    bizim adaletimizin, zuhuruyla coştuğunuzda.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    ulaşmayı zorlaştıran sitelere,destanımı göndermem.
    işleri kolaylaştırın ayetinin, ışığını söndürmem.
    nankörlük etmiş olurum,kurandan nasibimi öldürmem.
    nasibinize şükret diyor , kitabımız kuranda.

    bazı kullar miskin yaşar, onlar sırlıdır.
    onları isyankar bellersin,fakat arlıdır.
    ön yargıyla hırsız dersin ,oysa hırlıdır.
    bazısı erişmiştir,bunlar türlü türlüdür.
    ispatları çoktur, kitabımız kuranda.

    onlar yer yüzünde, yem olmuştur çoktur.
    karınları aç gezerler, gönülleri toktur.
    hepsi de allah yazgısıdır , şüphesiz haktır.
    diyor Allah , kitabımız kuranda.

    Rahmandır o tartar , amelleri bildirir.
    bir anı bin saata , bin saatı bir ana indirir

    ona göre çok kolaydır,kullarını döndürür.
    diyor Allah kitabımız kuranda.

    bazı kulların kalpleri, dönmüştür artık taşa.
    onlara anlataman, gelselerde uygun yaşa.
    nimeti bol verdiklerimizle, bırak bizi başbaşa.
    diyor Allah kitabımız kuranda.

    onlara verdiklerimize, gözlerinizi dikmeyin.
    bizi adaletsiz sanıp, isyan etmeyin.
    onlar denenmekte, sizde yanlışa gitmeyin.
    diyor Allah kitabımız kuranda.

    Lüt kavmini görün, nasıl oldu sonları.
    sabaha karşı bir gürültü, yakaladı onları.
    yere battı hepisi, hiç kalmadı canlıları.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Karun da çok zengindi, batırmamız haktır.
    ona özenmek, halis kullarıma yasaktır.
    hazinesiyle batırdık, kendisi padişahtır.
    diyor Allah kitabımız kuranda.

    batırdığımız memleketin,sayısı çoktur.
    fuhuşta ileri gitmişlerin,batması haktır.
    iyi kularımı kurtarmayı,etmişizdir takdir.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    maddeyi de zerreyi de, Allah yarattı diyenler.
    hiçbir şeyin bizden gizli, kalmadığını görenler.
    her gün yeni bir , icatta olanlar.
    bizden dilenir diyor, kitabımız kuranda.

    övülmeye laik olanı, bilesiniz siz.
    yeryüzü hazinelerle dolu bulasınız iz.
    ölüden diriyi diriden ölüyü çıkartırız biz.
    diyor Allah kitabımız kuranda.

    biz kuranda hiçbir şeyi eksik bırakmadık.
    doğruyu yalanlayanların rızklarını daralttık.
    firavunu da ham anıda felakete uğrattık.
    diyor Allah kitabımız kuranda.

    göklerin, yerin, birbirine özlemini gördüğünde.
    yer yüzü ıslah olup, batılı sildiğinde.
    insanlar dalga dalga, hak dine girdiğinde.
    rabbinizi çok an diyor, kitabımız kuranda.

    kim dinin kolaylaşmasına, yardım ederse.
    bizde ona yardım ederiz, eğer bilirse.
    Allah ı inkar eden, düşünceden dönerse.
    işini kolaylaştırırız diyor, kitabımız kuranda.

    zenginleri tuttunuz, yoksulları attınız.
    sonunda kabirleri , ziyaret ettiniz.
    dalanlarla beraber, daldınız gittiniz.
    eğlenceden dönün diyor, kitabımız kuranda.

    mal ve servet yığanların, çoğalttığını.
    nice yoksul kanına girip, ağlattığını.
    doğru yolda gidecekken , yolu bağlattığını.
    görüyorum diyor , kitabımız kuranda.

    adalet olmuş olsa , isyankarlar çoğalmaz.
    yoksullara vermezseniz , musibet dağılmaz.
    onlar asildir ,verseniz de zaten almaz.
    huzur bulursunuz diyor , kitabımız kuranda.

    doksan dokuz dese dahi , bu sistem.
    yüz demeyecektir bunu , söyledim içten.
    kullarımın çoğu, bekar kaldı evsizlikten.
    zulmettiler diyor , kitabımız kuranda.

    kendileri bolluk içinde, her yere gittiler.
    koskoca dünyayı , kullara dar ettiler.
    çaresizlikten baraka yapanların , evlerini yıktılar.
    Allah diyor görüyorum , kitabımız kuranda.

    Allah diyor onlarınkini de , biz yıkacağız.
    düzelmezlerse şayet, depremi başlatacağız.
    hakkı batıla atıp , beynini parçalayacağız.
    sabrım geniş diyor , kitabımız kuranda.

    kullar bu yeryüzüne , ne oluyor diyecekler.
    o zaman yoksulu bulup , paylaşıp yiyecekler.
    onlar gibi yaşayıp , onlar gibi giyecekler.
    önce gerekti diyor , kitabımız kuranda.

    kullarıma sahip çıkana , bizde sahip çıkarız.
    başlarına hakkı atarız , diyorsak atarız.
    hak yolu tutmazlarsa , başlarına yıkarız.
    dönmesinler döneriz diyor , kitabımız kuranda.

    bu gününüzden sonra , zamanınız dolmuştur.
    hak gelmiştir artık , batıl zayii olmuştur.
    gülüp eğlendikleri yeter , hak eline almıştır.
    bizden korkun diyor , kitabımız kuranda.

    biz uyarıcıyı göndermeseydik , azabı indirmezdik.
    bunlar olmayacak olsa , sizi üstüste bindirmezdik.
    uyarıcıyı dinleseydiniz , çıranızı söndürmezdik.
    dinleyin ve uyun diyor ,kitabımız kuranda.

  2. abdurrahman toğaç yorumu:

    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    BİRAZ—-DÜŞÜNÜN
    Ömür boyu , zorla bir ev yapmışsam.
    yaşamak için, bir çok şeyi satmışsam.
    ben bile bu sisteme, lanet etmişsem.
    diyerleri ne yapsın , biraz düşünün.

    yama tutar mı hiç , çürük elbiseye.
    yarısı dolaylı köle , sıkışmış köşeye.
    yirmi beş yaş üstüne , arsa beleş dese ya.
    yüz metre yeter derim , bunu düşünün.

    şimdiki gençler, sıkıya hiç gelmezler.
    evlenmek istese de , evsiz diye kız vermezler.
    işleri yok gündüz uyur, akşam eve gelmezler.
    sistemin eğitimindendir , bir kez düşünün.

    alsınlar diye , kat kat bina yaptılar.
    gücü yetmezin , barakasını yıktılar.
    pahalı binalara , mahküm ettiler.
    adaleti neresinde , biraz düşünün.

    yirmi beş yaşa gelmişlere , bağış yapın derim.
    hazine yerlerinden , yüz metre arsa verin.
    bazısı kırk beş inde evsiz işsiz, onları da görün.
    bir karış toprağı yok , bir kez düşünün.

    vatan kurtarmaya gelince, hep onlar koşar.
    gittiği yerde ölümde olsa , coştukça coşar.
    bunların bedeli ev değil , maddeyi aşar.
    sade gönül almadır , bir kez düşünün.

    atmışüç yaşındayım , bir bekçilik buldum.
    ondan önce sıvacıydım , perişan oldum.
    belim fıtık oldu , ben gamla doldum.
    bekçi ligin eseridir destan, biraz düşünün.

    milletimiz bankalara , güvenle bakmasın.
    kazançlarınız dolaylı , dışa akmasın.
    sabit gelirliyi koşuya , mahküm etmesin.
    sade karnınız doyuyor, biraz düşünün.

    insanlar gezip tozmaya , fırsat bulamıyor.
    bir kısmını alsa , çoğunu alamıyor.
    abur cubur yiyerek , vitaminsiz kalıyor.
    çalışma bedeli bumu , biraz düşünün.

    köylüler milletlerin, efendisi denildi.
    tutmalıktan kurtulamadı , hakkı yenildi.
    okumuşlar onlara bindi , dediğime gelindi.
    birde işsizler bindi , bir kez düşünün.

    bunca sırta binmiş varken, bel fıtık olmaz mı.
    adil dağılım olmazsa , millet geri kalmaz mı.
    kendisini kandırıp ta , dizilere dalmaz mı.
    derinlerden bakın derim , biraz düşünün.

    bunları aşmak kolay , koşudan uzak durun.
    televizyon dizileri oyalıyor , doğruyu bulun.
    kolaycılığa bakmayın , kendi kıralı nız olun.
    kazancı elinizle döndürün, biraz düşünün.

  3. abdurrahman toğaç yorumu:

    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    KİTABIMIZ KURANDA

    Rahmandır rahimdir,nazarıyla bakışlar.
    kainatdaki tüm canlılar,vefasını alkışlar.
    tüm varlıklar hep zikriyle,onu nakışlar.
    affım geniştir diyor,kitabımız kuranda.

    kurtarıcı görevli , tezce buluna.
    o Nafidir, fayda sağlar kuluna.
    Malikdir mülk sahibi, böyle biline.
    hakkıyla bil der,kitabımız kuranda.

    onu hakkıyla bilen,çekmez hiç keder.
    gafur adıyla hep , affetmeye gider.
    Muğni adıyla dilediğini,zengin eder.
    lütüfkar , keremli der, kitabımız kuranda.

    onun izni olmadan,gittigin yerden gelemen.
    çoğaltırsın malı, kime fayda vereceğini bilemen.
    o dilemedikçe seni , hak yolunu bulaman.
    hayır isteyin diyor , kitabımız kuranda.

    muttakin dir , ezilenin halini gören.
    ölümden korumak için,örümcek ağı ören.
    ebrehenin ordusuna, ebabille karşı duran.
    yenilmiş ekin yaptı , kitabımız kuranda.

    nemrut kartallarıyla yükseldi,allahla savaştı,
    bir küçücük övez, ölümüne yol açtı.
    demirden ev yaptırıp,koşup içine kaçtı.
    ölümüne sinek sebep,kitabımız kuranda.

    adildir ,adalet yapanı sever.
    şehitlere vefekardır,kullarını över.
    ana babaya büyüklere,saygılıyı sever.
    zorbalar onmaz diyor , kitabımız kuranda.

    ön yargının esir alıp,fikrini yuttukları.
    madde peresliğin, gözlerini kör ettikleri.
    mananın ağır basarak, kaçıp gittikleri.
    diyor dünyalık kişi , kitabımız kuranda.

    BİRAZ DÜŞÜNÜN
    İslamın şartı beştir,bunu bilirsiniz.
    birisi zekattır, dilerseniz verisiniz.
    imtihan sırlıdır verin, cennete girersiniz.
    ona gelince vermezsin,biraz düşünün.

    esas imtihan zekattır, cepten çıkandır.
    senesi gelince yoksullar ,ona bakandır.
    vermezse niz allah, musibeti atandır.
    yoksul yol bulup çıkamaz,biraz düşünün.

    hocalar diyor borçlulara,zekat düşmez.
    her sene borçlanır,vermeye gayret etmez.
    verse kurtulacaktır, doğru yola gitmez.
    kurnazlığı marifet edinmeyin,biraz düşünün.

    vermedikleri gibi , birde tepeden bakarlar.
    lüks arabalarına binip,birde hava atarlar.
    selam vermeden geçerler,kıravatı takarlar.
    müminler fors atarmı, biraz düşünün.

    bu yapılar terk edilmezse,zulüm bitermi.
    varlıklılar bir gün gelir,gayret edermi.
    islamın başındaki zillet,bırakıpta gidermi.
    onlarda sizin insanlarınız,biraz düşünün.

    KİTABIMIZ KURANDA DEVAMI
    Kulları kitap yüklü , merkebe dönderdiler.
    her lisanı çoğalttılar , bozmaya gittiler.
    zenginleştiriyoruz diyerek, gayret ettiler.
    dillerini eğip büktüler der, kitabımız kuranda.

    resulün her kelimesini , gizlice yazmaya baktılar.
    onun hadisi olmayanları , hadislere soktular.
    hadisleri çoğalttılar, kuranın on katı yaptılar.
    kuranı yeterli görmediler der, kitabımız kuranda.

    nebim hadisleri yazma dedi , yazmaya baktılar.
    onu gizli gizli yazmayı , kafalarına taktılar.
    düşman lar o zaaftan faydalanıp , giriş yaptılar.
    elinizin ettiğinden diyor ,kitabımız kuranda.

    kuran olmasaydı , hadislerle yol tutamazdık.
    tutsak bile ağır gelirdi , hakkı bulamazdık.
    sade zorlaştırmalar yüzünden, ilmi alamazdık.
    ilim özdedir diyor, kitabımız kuranda.

    insanlar onları, okumakla bitiremez.
    kafası anvele olurdu,gücünü yetiremez
    allah eksik bırakmamış, ona akıl erdiremez.
    aklınızı kullanın diyor, kitabımız kuranda.

    kullarımız orta yolu , bir türlü bulamadı.
    kimi yozlaştırdı, kimi aşırı gitti, ilmi alamadı.
    vel hasılı islam, ehil elde olamadı.
    yerini kaydırıyorlar diyor,kitabımız kuranda.

    ne ise ki esas kuran ayetleri,yerinde duruyor.
    çok çeşitli meal yaptılar,kullar doğruyu buluyor.
    olan araştırmadan , yol tutanlara oluyor.
    birgün onlarda bulur diyor, kitabımız kuranda.

    kulları gereksiz okumalar, peşine taktılar.
    hak ehlini bulamayıp, onları attılar.
    sırta binenler yüzünden, vergiyi arttırdılar.
    yaşamı zehir ettiniz diyor, kitabımız kuranda.

    öyle bir fitneden sakının ki , şerri o fitnenin.
    bedelini ağır öder milletler,yanlışa gitmenin.
    o fitne ırkçılıktır,milletler ırkçılık etmenin.
    cezasını çekerler diyor , kitabımız kuranda.

    o fitneden uzak durun, milletler bunu bilsin.
    hakkın yerini buldurun ,anaların gözyaşı dinsin.
    dalga dalga insanlık, allahın dinine girsin.
    huzur bulursunuz diyor , kitabımız kuranda.

    ırkçılık ağır basıyor,insanlık doğruya gayret etmiyor.
    milletler başka ırka, kız verip kız almaya gitmiyor.
    nesil çok başarılı ve güzel olur , doğruya bakmıyor.
    nurumuzu tamamlıyacağız diyor, kitabımız kuranda.

    nur allahın ırkları karıştırarak,güzelleştirmesi.
    insanlar istemeselerde , rabbin bunu istemesi.
    bu iş güzellikle olmayınca,rabbin kıyıma gitmesi.
    bunu görün artık diyor, kitabımız kuranda.

    bu yazdığım yazıları, dünyalara duyurun.
    karışıma biz varız , kapımız açık buyurun.
    ne kadar zordan geçimli varsa , doyurun.
    yoksullar ı kayır diyor, kitabımız kuranda.

    karışımla düzelecek, kullar bunu görecekler.
    nefisler çiftleşecek, güzelliğe gelecekler.
    rabbin emri olduğunu ,milletler bilecekler.
    nur tamamlamadır adı , kitabımız kuranda.

    kullarla paylaşmaya yanaş, yok diyor.
    cehennemde yanan diyom, dikine gidiyor.
    bizim helal ettiğimizi,kim haram ediyor.
    haram eden cimriler, kitabımız kuranda.

    haramı helali kuranda , etmişiz beyan.
    leş kan domuz eti,tiksineceğiniz diyor kuran.
    allah dan başkası adına , kesilen kurban.
    haramlar bunlar diyor, kitabımız kuranda.

    zorlaştırıcılar boş durmadı,çok şeyi haram etti.
    gökten inenin hepsi haktır, inandık tamam bitti.
    kitaplara baş kaldıran,zorbalar cehenneme gitti.
    onları kurtaramazsın diyor , kitabımız kuranda.

    milletlerin yoksulları,kurtarmaya gidilsin.
    eksiklerini tamamlayın ,onlarda allahı bilsin.
    dalga dalga tüm cihan, allahın dinine girsin.
    kurtuluş paylaşımda diyor, kitabımız kuranda.

    dini kolaylaştırın onlara,manasını söyleyin.
    arapçasına mahküm edip,zaman kaybettirmeyin.
    islamı zor gösterip, onlarıda döndettirmeyin.
    kolaylaştırın diyor allah,kitabımız kuranda.

    cumayıda uzattılar, zorlaştırmaya gittiler.
    allahın dinini kolaydan , zora yittiler.
    her Cuma yardım istiyerek, taciz ettiler.
    kulları zora sokma diyor ,kitabımız kuranda

    kolaylaştırırsanız ,bizde geçimi kolaylaştırırız.
    çoğaltma yarışını kaldırır,yoksulla paylaştırırız.
    hutbenin manasını doğru vermezsen,zorlaştırırız.
    ektiğini biçersin diyor, kitabımız kuranda.

    fuhuştan sakın dedik ,olduğu gibi söyle.
    onu kamoflaj edip, saptırmayın böyle.
    bunların doğru söylemesini,hak nasip eyle.
    allah diyor görüyorum,kitabımız kuranda.

    oturmaktan ayak uyuştu,kalkamaz olduk.
    zorlaştırma ağır bastı, yapamaz olduk.
    farz namazlara bile, bakamaz olduk.
    sebep uzatmadır der, kitabımız kuranda.

    rabbi gazaba getireceksiniz, bulasınız yolu erken.
    hadisleride çoğalttılar , faydası olur derken.
    bozulamıyacak kuranla ,yol tutmak varken.
    nasılda çevrildiler diyor, kitabımız kuranda.

    eksik bırakmadık ki, hadis tamamlasın.
    hadisleri rakip ettiler, kullar dinlesin.
    hadislerle de zorlaştırdılar,islam anlasın.
    hadisi bozamıyacaklar , demedik kuranda.

    namaz farz kılınmıştır,gereği üzere yap.
    doğru yol bu dedik,fırkaya bölünmemeye bak.
    fırkalar ,zorlaştırmalar, bitirir, bunu kafana tak.
    zorluktan yan çizdiniz diyor,kitabımız kuranda.

    hadisi kuranın on katı ,yaparak getirdiler biçime.
    hadissiz yol tutulmaz deyip, doldurdular içine.
    zorlaştırılmışa razı olanları, koşturdular peşine.
    onlarda dönsünler diyor, kitabımız kuranda.

  4. abdurrahman toğaç yorumu:

    KİTABIMIZ KURANDA
    DAVUT VE SÜLEYMAN PEYGAMBER DESTANI
    davudu kırk oğluyla ibadette,büyüklenir gördük.
    kırk oğlunun ruhunu, secdeye gittiğinde aldık.
    hıçkırığı göğe yükseldi, çok kederli bulduk.
    daha hayırlısını vereceğiz dedik,kitabımız kuranda.

    süleymanı verdik, üzülmeyesin sakın.
    canlıların dilini, bilecek ileride bakın.
    üstünlük mührünü , vereceğim ona takın.
    dünyaya hükümdardır, kitabımız kuranda.

    nitekim büyüdü, uygun yaşa geldi.
    davudun varlığına, mirasçı oldu.
    tüm varlıklar onu, etkili buldu.
    diyor allah ,kitabımız kuranda.

    belkıs ın kavminide, hüthüt bulmuştu.
    onun tahtını getirmeye ,karar almıştı.
    gözünü kapadı açtı, yanına gelmişti.
    rabbim denedi dedi, kitabımız kuranda.

    bir gün fili gitti, karınca ocağında debelendi.
    karıncalar reisi buna kızdı, çok öfkelendi.
    tuzağa düşürdüler fili, onlar için şölendi.
    karıncaların intikamıdır, kitabımız kuranda.

    bir gün bastona yaslanıp ,düşünceye daldı.
    emrindeki cinler ,görev verilecek sandı.
    çok akıllıydı her zaman, rabbini andı.
    zor görev verecek dediler,kitabımız kuranda.

    halbuki vefat etmişti, bastona yaslanarak.
    yüz sene ölüsü idare etti,cinler canlı sanarak.
    baston çürümüştü ,ruhunu rabbine sunarak.
    ölüsüde idare etti diyor, kitabımız kuranda.

    cinler gaibi bilselerdi, öldüğünü bilirlerdi.
    onun huzurunda ,el pençe divan dururlardı.
    dahada ileri gidip, hazinelerini bulurlardı.
    tüm varlığı sırlıdır diyor, kitabımız kuranda.

    keramet mühründeydi, sanmayın süleymanda.
    cinler başı boş kaldılar, dağıldılar bir anda.
    ben sade özü yazdım, detayları soranda.
    okuyanlar görür diyor, kitabımız kuranda.

    KİTABIMIZ KURANDA DEVAMI
    Irklar güzelleştirmeye yarar,hiç öldürülür mü.
    yurduyun içine gelmişken, onlar döndürülür mü.
    ibrahim peygamber ırkına dönme,söndürülür mü.
    çoğaltma yarışı biter diyor,kitabımız kuranda.

    ırklarda keramet vardır, bırakın gelsinler.
    biz başlattık bunu ,dünya insanlık görsünler.
    dünyada bunu gördü,hak yolunu bilsinler.
    hepiniz uygulayın diyor, kitabımız kuranda.

    gidiş geliş serbes olsun,zulüm artık dursun.
    vizeler kaldırılsın,gözler insanlık görsün.
    dünyanın dar getirilmesine,kullar perçem vursun.
    hürriyet getirin diyor , kitabımız kuanda.

    işte o zaman,hür kadınlarla, hür erkekler evlenir.
    bunları nefislere yasaklayan , şeytan dellenir.
    hak gelir batıl zayi olur , böyle bellenir.
    darlıktan kurtulursunuz diyor , kitabımız kuranda.

    zina şeklinde olmasın, eşe vefa gösterin.
    sadakatlı eşler olun ,böyle isterim.
    alıpda geri bırakandan, olmayın derim.
    cehennemi unutmayın diyor, kitabımız kuranda.

    dünyayı dar getirdiklerini, sakın unutmayın.
    şeytan nefsinizi dürter ,siz ona bakmayın.
    azgınlığa sapıpda, kutlu dini, terk etmeyın.
    lütfumuzu unutma diyor, kitabımız kuranda.

    BİRAZ DÜŞÜNÜN
    Savaşı sebep etti , ırkları düzeltmeye.
    mültecileri yöneltti ,avrupaya gitmeye.
    rabbimiz murat etmiştir,bizde gayret etmeye.
    seferber olalım diyom , biraz düşünün.

    Güzel çirkinle evlenmişse ,çekmesin keder.
    onların nesillerini , güzel ırk eder.
    allah ikisininde,iyi yanını almaya gider.
    simaların güzelliği içindir,biraz düşünün.

    bakarsın beklemediğin güzellikte,nesiller gelmiş.
    senin keşfedemediğin,gizli ilmi bulmuş.
    kullardaki eksik olan,gizlileri görmüş.
    çirkine olan sabrıyın, ikramıdır düşünün.

    kimi öldürüldü,kiminin akibeti meçhul.
    onları görevliler bilir,benim bilmem müşkül.
    rabbin seçtikleriydi onlar, benim için gül.
    gül dikensiz olurmu hiç,biraz düşünün.

    elbette ki sıkıntılar, biraz olacak.
    sabırlı vefakara, cennetini verecek.
    milletler yanlışlarını, sonra bilecek.
    burukluğunu yaşayacaklar, biraz düşünün.

    Allah kimselere, pişmanlık yaşatmasın.
    dibini görmediğiniz kuyuya, kimse taş atmasın.
    pişman olacaklar ileride, içlerine batmasın.
    her millet kutsaldır ,biraz düşünün.

    ben derim ki o seçilmişler,gitmeye meyl etmeyin.
    Allahın emri gelene kadar,oralara gitmeyin.
    o güzelim yurdunuzu , boynu bükük etmeyin.
    musibetler sabırla aşılır, biraz düşünün.

    oraya gidecek kişi, onlardan emin olmalılar.
    hiç zarar gelmeyeceğini,kesin bilmeliler.
    davet edilince gitmeye,karar almalılar.
    sizde ağırlık görsünler,biraz düşünün.

    kendinizi ağırdan alın,kalitenizi düşürmeyin.
    fazla sokulganlık yapıp,iyice şaşırmayın.
    aç gözlülük yapıp, sabırlarını taşırmayın.
    davetleri uzun sürmez, biraz düşünün.

    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    KİTABIMIZ KURANDA
    Hayra dua eder gibi , şerre dua etmeyin.
    sabırdan dışa kayıp,aşırıya gitmeyin.
    beddua yersiz sahibinin,öfkenizle bitmeyin.
    hayra dua edin diyor, kitabımız kuranda.

    bedduanın yanlışlığını, bir gün gelir anlarlar.
    bildiği gibi yapsın dede, dökülmesin kanlar.
    hayrı istediği gibi , şerri de istiyor insanlar.
    biz dilersek olur diyor, kitabımız kuranda.

    çokları şerre dua, ederse şayet.
    rab bunu istemiyor, açıktır gayet.
    hakkınızda şikayetçi ,olabilir ayet.
    her şey konuşacak ,kitabımız kuranda.

    lisanına dönderilmiş olanı,oku ve dinle.
    ilmin özünü alarak,ferahlayıp serinle.
    hak yolda gidenlerin,hepsi olur seninle.
    melekler de seninle diyor, kitabımız kuranda.

    okumuşlar içinden , çıkmazsa düzeltici.
    okumamışlardan ayar yapar, gözetici.
    okumuşlar hedef alır,görmez yapıcı.
    ona kusur korlar ,kitabımız kuranda.

    büyüklenmeyle ön yargı ,teslim almış onları.
    korkarım perişanlıktır, onlarında sonları.
    zulmederler sadece ,istediği için canları.
    mevkisindeki kibir in esiridir,kitabımız kuranda.

    kötüye boyun eğipte,işini gidip yapma.
    ona mahkum olursun, hemen gidip kapma.
    rab daha iyisini verir, kötüye dönüp bakma.
    sözümü tutarsan diyor ,kitabımız kuranda.

    tahsil görmemiş , hak vergisiyse,bir alim.
    tahsilliysen ,ona rakipsen,yamandır halin.
    sırtlanırsın günahını,alırsın onunda vebalin.
    yüklenir gidersin diyor, kitabımız kuranda.

    onlar yol göstericidir ,onlara veli denmez.
    veli sadece Allah tır, çokları bunu bilmez.
    kulları veli edinenleri, çağırsan da gelmez.
    yanlış yolu tutmuşlardır,kitabımız kuranda.

    doğrusu bu ,velim Allah deyin, ona dayanın.
    kendisi ölmeden , serveti batar,milleti soyanın.
    alın terine zulüm yapıpta, sırttan doyanın.
    kibirin esiri olmuş der , kitabımız kuranda.

    iş bulamadınız , zaman öldürmeye baktınız.
    her türlü filimi , diziyi,takip ettiniz.
    dalanlarla beraber , daldınız gittiniz.
    güldürüde dahildir, kitabımız kuranda.05448081798

    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    ÖN YARGI
    Bazı insan cevherde olsa,yapamazlar algı.
    yaşlıda olsa, yoksulsa, göstermezerler saygı.
    dış görünüşle notu verilmiş, etmezler kaygı.
    teslim aldı yazık, milletimi ön yargı.

    azıcık inceleyip, kişinin özüne bakmaz.
    görünüşü varlıklıysa, saygıda kusur yapmaz.
    kibirinin esiridir, başka fikirleri takmaz.
    bakılacak özleri, görmez etti ön yargı.

    ön yargı kibirdendir, hep aynı şeydir.
    bu tuzağa düşenler, efendidir beydir.
    tepeden baktıklarını bul,onları giydir.
    gözleri var görmez, esir almış ön yargı.

    alçak gönüllülüğü, hiç yapamaz onlar.
    yoksulu görmeyi bilmez, lükse aşık bunlar.
    insan sarrafı olmayı bilmez, maddeyi anlar.
    yığdıkları boşa gidecek, teslim aldı ön yargı.

    bunlar kişilerin, dışına bakarlar.
    madde nerdeyse, oraya saparlar.
    sürekli konforu, lüksü yaşarlar.
    yoksulun bilgisine,baktırmadı ön yargı.

    hep emir altında, adamlar arıyorlar.
    kendi gibilerin, hatırını soruyorlar.
    tepeden bakacaklarını ,biliyorlar.
    esas öze ,baktırmadı ön yargı.

    keşfedebilselerdi, düşük gördüklerini.
    itip kakarak başına, çorap ördüklerini.
    kırk yılda bir defa, halin sorduklarını.
    keşfetmekte geciktiler,esir aldı ön yargı.

    iç yüzünü bir bilse, çok şeyini verecek.
    bir defa sohbet etse, gerçeği görecek.
    o zaman topluma, gerçekler gelecek.
    hak edememişler ,teslim almış ön yargı.

    bizim itilenlerimiz de, hep ilim dolu.
    ye sevi ocağından gelmiş, bir çok kolu.
    hırpalan dı çoğu,kalma dı tutacak dalı.
    adalet gelirse kalmaz,taptıkları ön yargı.

    bu görüşler bir gün , düzelecektir.
    düzelmişler denerek,söz olacaktır.
    hepside kendini bulup, öze gelecektir.
    gayret ederlerse, mağlup olur ön yargı.

    KİTABIMIZ KURANDA

    nesil soy üzerinde, her türlü değişimi yaparız.
    büyükleniyorsa ona ,düşük ırka bakarız.
    sabırda üstünlük gösterene, iyi nesli takarız.
    gücümüz her şeye yeter diyor, kitabımız kuranda.

    hiç kimse ırk üstünlüğüyle, övünmesin.
    yanlışından kusurlu gelirse, dövünmesin.
    güzel yerleri istilayla, oralara konmasın.
    varis tayini bizden diyor, kitabımız kuranda.

    neslini üstün sanıp, onunla böbürlenme.
    imtihanım çok türlüdür, yanlışınla elenme.
    umduğunu elde edemeyince, hemen öfkelenme,
    şer sandığında hayır olur, kitabımız kuranda.

    kullarımız kaderinin, önüne hiç geçemez.
    yazgımızı beğenmeyip, başkasını seçemez.
    ezelindeki takdirini , hiçbir zaman aşamaz.
    her şey bir yazgıyla der, kitabımız kuranda.

    hayır gelirse onun, güzelliğini görürsün.
    bir bakarsın şer geliyor, karşı durursun.
    hakkında ne yazılmış sa, onu bulursun.
    hayırlısını isteyin der, kitabınız kuranda.

    KİTABIMIZ KURANDA
    Hakkı duyurmak için, çabalar durursun.
    kullarımı ayetlere, duyarsızlar bulursun.
    set çekmişiz önden arkadan, bunu bilirsin.
    onlar hakkı görmez der, kitabımız kuranda.

    set çekilmişlere, duyuramazsın bu sözleri.
    dünyalıktır onlar, bitmiş artık özleri.
    kulakları sağır, bakar görmez gözleri.
    rabbi bilen görür diyor, kitabımız kuranda.

    sen yalnız görmeden, rabden korkanı uyar.
    doğru yoldakine söylersen, o seni duyar.
    onlar zaten meyillidir, hep doğruyu arar.
    doğrulayan onlar diyor, kitabımız kuranda.

    cehennem alevlendiğinde ,onlardan hesap sorak.
    küfür kaplamış şımarıklar, korkup demezler durak.
    tek olarak yarattığımı, gel sen bana bırak.
    onlar azaplık diyor, kitabımız kuranda.

    iş bitiriciliği olmaz, geleni başından atanın.
    alaycı üslupla inanmışı, dışa itenin.
    kötü sözler söyleyip, sizi incitenin.
    perçemden tutarım diyor ,kitabımız kuranda.

  5. abdurrahman toğaç yorumu:

    KİTABIMIZ KURANDA
    Müminlerin inandığı, o allah tekdir.
    her şeyi dizayn eden, melik haktır.
    ondan başka övülmeye ,laik yoktur.
    dilediği kuluyladır, kitabımız kuranda.

    allah dilediğini, ayarlar ve seçer.
    kulunu affeder,günahtan geçer.
    sevdiği kulunun, gözlerini açar.
    ona kolaydır, kitabımız kuranda.

    varlığına güvenip, deme zengindir atam.
    geleceği için çalışmayıp, yan gelip yatan.
    her şeyi bir kader ile, odur yapıp yaratan.
    rabden korkun diyor, kitabımız kuranda.

    dünya imtihan yeridir, kulum dayan.
    karşılığı cennettir, çok açıktır ayan.
    dünyaya bağlanıp,ahireti yalan sayan.
    dünyada verecekleri, kitabımız kuranda.

    KİTABIMIZ KURANDA 05448081798
    dünyada isteyen,yiyeceğine baksın.
    takılması gerekeni, boynuna taksın.
    cehennem ateşinden, gözleri aksın.
    bekliyoruz diyor, kitabımız kuranda.

    bırak onları yeyip içip , biraz zevk etsinler.
    işledikleri günahlarla ,uçuruma gitsinler.
    kendilerini oyalayıp ,iyice bitsinler.
    elif lam ra dedik ,kitabımız kuranda.

    istedigini elde etmiş, şişmiş bedenleri.
    hak yolu beğenmeyip, yanlışa gidenleri.
    rabbimizin varlığını ,inkar edenleri.
    yazık etmişlerdir ,kitabımız kuranda.

    rabbe kavuşmak için, yararlı iş yapsınlar.
    yaptıkları ibadette ,kimseyi aracı etmesinler.
    kul hakkını yemesinler ,yanlışa gitmesinler.
    öğüt alan yok mu diyor, kitabımız kuranda.

    kitabımız kurandan ,alınsın ilim.
    alınan ilimle,zirve yapsın bilim.
    hak yolunda giderek ,yorulsun elim.
    icada yönelin diyor,kitabımız kuranda.

    icatta geri millet, huzur bulamaz.
    lazım olan icatları ,gidip alamaz.
    aklını kullananlar mahrum olamaz.
    meyledin veririm diyor,kitabımız kuranda.

    insanların hayırlısı ,yararlı iş yapandır.
    nasihatları alıp, uygulamaya bakandır.
    rabbimize güvenip, iyi ahlak takandır.
    ziyanda değillerdir, kitabımız kuranda.

    allahın düşmanlarını, dostlar etmeyin.
    aldatılıp güçsüzlere ,zulüme gitmeyin.
    onların verdikleri, sözlerine bakmayın.
    sözlerinde vefasızlar, kitabımız kuranda.

    allah sizi yurdunuzdan, çıkaranla dostluğu.
    men ediyor onlarla,yaşayacağınız hoşluğu.
    sım sıkı kenetlenin, doldurun o boşluğu.
    onlara inanma diyor, kitabımız kuranda.

    KİTABIMIZ KURANDA
    dünyada kaderince ,çalışıp yorulanları.
    hak kitabımıza ,canla başla sarılanları.
    allahın ipine, gayretle sarılıp arınanları.
    cennete korum diyor ,kitabımız kuranda.

    çoğaltma yarışıyla, uymuşsanız zamana.
    kavuştuğun varlıkla,azmayasın aman ha.
    kibirli şımarıksan birde, halin yaman ha.
    bunları aşın diyor, kitabımız kuran ha.

    kaç kişiyseniz bir fazlası biziz, yanınıza gelmişiz.
    ellerinin sevdiğinden, allah için vereni görmüşüz.
    kime hikmet vermiş isek, çokca hayır vermişiz.
    onlara korku yoktur diyor, kitabımız kuranda.

    allah rızası için, malını sarf eden kişi.
    vereceğini açık veriyorsa ,iyidir gidişi.
    gizli veriyorsa şayet, zor bulunur eşi.
    onlar mahrum olmaz, kitabımız kuranda.

    yoksullar kazanmanın, yolarını bilmez.
    koşudan uzaktır onlar, hakları yenmez.
    onlara veren elin, emeği boşa denmez.
    verin çoğalır diyor , kitabımız kuranda.

    onlara beğenmediklerinizi, sakın vermeyin.
    hiç vermeyip baktırıpda, musibete ermeyin.
    büs bütünde savurup , ortalığa sermeyin.
    orta yolu tutun diyor, kitabımız kuranda.

    onları dıştan zengin sanan, ben bunu derim.
    arayın onları bulun, lütfumuza derim erin.
    içine kapalıdırlar çokları, onlarada verin.
    yol bulup çıkamamış der ,kitabımız kuranda.

    alışverişi helal kıldık, faizi haram.
    aslını al kalsın faizdeki,farklı paran.
    rabbe savaş açma,bak bunu aran.
    hak galip gelir, kitabımız kuranda.

    bundan vaz geçenin ,geçmişdeki rabbe kalır.
    başlangıcını yaparsan,devamı ardından gelir.
    bakarsın geçmişi affeder, o –her gizliyi bilir.
    kalplerin özünü bilir, kitabımız kuranda.

    faiz yemeye devam, edersen şayet.
    haram ettik diyor, ap açıktır gayet.
    kabirde şeytan çarparmış, diyor ayet.
    çok acıklı kalkıştır, kitabımız kuranda.

    yemeye devam edersen, allah buna bakar.
    sana kötü nesil verir, işini bilmeyen sakar.
    kazandığın varlığını, lüks arabaya takar.
    bir kazayla uçar gider, kitabımız kuranda.

    KİTABIMIZ KURANDA
    Kullara bir zarar, dokunduğu zaman.
    yalvarır durur, zaman geçmeden hemen.
    emrimizle kulumun ,musibeti tamam.
    yalvardığını unutur, kitabımız kuranda.

    alışverişi helal kıldık, faizi haram.
    aslını al kalsın faizdeki,farklı paran.
    rabbe savaş açma,bak bunu aran.
    hak galip gelir, kitabımız kuranda.

    bundan vaz geçenin ,geçmişdeki rabbe kalır.
    başlangıcını yaparsan,devamı ardından gelir.
    bakarsın geçmişi affeder, o –her gizliyi bilir.
    kalplerin özünü bilir, kitabımız kuranda.

    faiz yemeye devam, edersen şayet.
    haram ettik diyor, ap açıktır gayet.
    kabirde şeytan çarparmış, diyor ayet.
    çok acıklı kalkıştır, kitabımız kuranda.

    yemeye devam edersen, Allah buna bakar.
    sana kötü nesil verir, işini bilmeyen sakar.
    kazandığın varlığını, lüks arabaya takar.
    bir kazayla uçar gider, kitabımız kuranda.

    KİTABIMIZ KURANDA
    Kullara bir zarar, dokunduğu zaman.
    yalvarır durur, zaman geçmeden hemen.
    emrimizle kulumun ,musibeti tamam.
    yalvardığını unutur, kitabımız kuranda.

    Müsibeti eksik olmaz , cebelleşir durur.
    kendi gibi sahtelerle, hep elleşir durur.
    durmadan haksızlık yapar, helalleşir durur.
    sanki cennete gidecek ,kitabımız kuranda.

    yaptıkları yapmacıktır, hep dünya çıkarıdır.
    onları her yerde görürsün, insanların sakarıdır.
    mütevazi yürüyemez, başları yukarıdır .
    buda bir ilim diyor, kitabımız kuranda.

    KİTABIMIZ KURANDA
    aldatılmışlar , ahiretin efendisidir.
    büyük kurtuluşun,taa kendisidir.
    söz hakkı verilmişin, öncüsüdür.
    diyor allah, kitabımız kuranda.

    peygamberimize şair , mecnun dediler.
    üzerine deve işkembesi , attı adiler.
    atanlar da üstelik , varlık sahibiler.
    sonunda islah oldular,diyor kuranda.

    her zorluğun sonu ,hep güzel olur.
    çilelerin arkasından, rahatlık gelir.
    rahatlıktan şımaranın,hatasını görür.
    dikkat edin diyor,kitabımız kuranda.

    bende bir fırkaya ,eğer olsaydım tabii,
    keyfim yerinde olurdu, kollanırdım abii.
    rakip olurdu bana, sonsuzluğun sahibi.
    uçuruma giden diyor, kitabımız kuranda.

    fırkalar kimleri kandırır, iyi biliyor.
    mealden habersizler, oraya giriyor.
    onlar kolay kananları, guruba alıyor.
    meal okuyan, düşmez diyor kuranda

    NUH PEYGAMBER DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    Nuh peygamberde uğraştı, islah için.
    söylediğim rabbe inanın, batıldan geçin.
    sana inanacagız, yoksulla mesafeyi açın.
    onları kov un dediler, kitabımız kuranda.

    allah göndermiş bunları, nasıl atarım.
    tek yaratanı sizin için, nasıl satarım.
    büyük rabbin yüzüne, nasıl bakarım.
    dedi ve savundu, kitabımız kuranda.

    dediler biz dinine , inanmak istemiyoruz.
    yanındakilere ısınmadık, sevgi beslemiyoruz.
    sana bakıp, akıl kaybetmiş, hasta diyoruz.
    zorlama bizi dediler, kitabımız kuranda.

    israr etme seni taşlayarak, çıkartırız buradan.
    onları yanından kov dedik, çıkarmadın oradan.
    ne yapacaksa yapsın, senin rabbin yaratan.
    deyip baş kaldırdılar diyor, kitabımız kuranda.

    yazık ettiler o kavim, hakka gelemediler.
    peygamber vazifesini yaptı, bilemediler.
    inatla nuh dediler, peygamber demediler.
    tufana uğradılar diyor, kitabımız kuranda.

    peygamber dedi rabbe, ben mağlüp oldum.
    bunlar beni çok yordular, ben gamla doldum.
    size inanan yoksulları davetle, yanımda buldum.
    onları kurtar yarap dedi, kitabımız kuranda.

    eyy nuh dedi rabbi. bir gemi yapasın.
    yarattığımdan bir çift, almaya bakasın.
    inanmış yoksul kulları, gemiye katasın.
    dünyayı su basacak, kitatabımız kuranda.

    bir zaman sonra, nuh gemiyi yaptı.
    kazanı kaynattık, dünyayı su bastı.
    sözümü tuttu, çiftlerden gemiye kattı.
    tufan başladı dedi, kitabımız kuranda.

    yer suyuyla gök suları, yetişti kaplamaya.
    o geminin yüzüşüne ,doyamazsın bakmaya.
    ikna edemedi oğlunu, gemisine katmaya.
    senin neslin değil dedik, kitabımız kuranda.

    peygamber oğlu tufanda, dağa çıkarım.
    yükselen sulara , dağ zirvesinden bakarım
    gemiye binmiyorum, istediğimi yaparım.
    söz dinlemedi diyor, kitabımız kuranda.

    nihayet su yükseldi, zirveye kavuştu.
    asi evladının eli ayağına dolaştı.
    babaya asi olması, boğulmaya yol açtı.
    sular her yeri yuttu, kitabımız kuranda.

    evladı ölen nuh, rabbe sitem eyledi.
    benim zürriyetim dedi, böyle söyledi
    rab dedi ondaki, kötü kader böyleydi.
    senin neslin değil, kitabımız kuranda.

    neslin değil çünkü, yaramaz bir iş olmuştur.
    onun vadesi yetmiştir, zamanı dolmuştur.
    gerçeği söyledim size, ondan boğulmuştur.
    her şey kader iledir, kitabımız kuranda.

    eyy nuh bize niye, böyle yaptın deme.
    iç yüzünü bilmediğini, bizden isteme.
    verdiğimiz nimetleri, besmelesiz yeme.
    yararınadır dedik, kitabımız kuranda.

    nuh dedi rabbine, bilmediğim şeyi.
    istemekten sana sığındım, olsada iyi.
    siz özü bilirsiniz rabbim, eksilsin sayı.
    dedi ve sığındı, kitabımız kuranda.

    Nihayet emrimizle, gök suyunu tuttu.
    arza da emrettik, yer suyunu yuttu.
    murdarları temizleyip, bir yere attı.
    yok edildiler diyor, kitabımız kuranda.

    KİTABIMIZ KURANDA
    Bazı İslami temsilciler, dışarıya satılmış.
    önder konumuna gelmiş, ar edep atılmış.
    Allaha güvenen, sağlam kulpa tutunmuş.
    onlar gibi olurmu der , kitabımız kuranda.

    Maddeye tapanları, şeytanlar ayartmıştır.
    çokça kadın vererek, kalbini karartmıştır.
    musibete sardırıp, hak yolu aratmıştır.
    kendi ettiğinden diyor,kitabımız kuranda.

    Kullar azar, kendini zengin gördüğü zaman.
    dünyada verdiklerimin, ahirette hali yaman.
    yanılıp şaşıp ta, dünyada istemeyin aman.
    ahretten iste diyor, kitabımız kuranda.

    Darlıkla dener çoklarını, dünyada aratır.
    dünyada vermiş kimine, nimetiyle donatır.
    burada verdiklerini, orda mahrum bırakır.
    kaderler tersine diyor, kitabımız kuranda.

    Azanların yaptıkları, yanına kalır sanmayın.
    burada verdiğimin, lüks yaşamına kanmayın.
    bir tek olan rabbi anın, başka ilah anmayın.
    kazançlılar belli diyor, kitabımız kuranda.

    Fakat Allah vermişse, sarf ediyorsa.
    elleriyle dağıtıp, yoksula veriyorsa.
    yiyeceğinide, paylaşmaya gidiyorsa.
    iki cihanda üstün,kitabımız kuranda.

    İBRAHİM VE LÜT PEYGAMBER DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    İbrahim peygamberin, misafirleri geldiler.
    Cebrail le Mikail di, müjdelerini verdiler.
    Rabbimizin emri ile, buraya geldik dediler.
    sana iki evlat dediler, kitabımız kuranda.

    Hacer anamız öfkelendi, ben bir koca karıyım.
    çocuğum olur mu benim, ben onlardan beriyim.
    kocamda benim bir pirdir, bu haberi vereyim.
    Allaha göre kolay dediler. kitabımız kuranda.

    O peygamber çok cömertti, bir buzağı kesti.
    pişirip önlerine koydu, sofrayı güzelce açtı.
    güzel pişirmişti, yemediklerini gördü şaştı.
    içine bir korku düştü der, kitabımız kuranda.

    Biz melekler yemeyiz, sende bunu bilirsin.
    büyük rabbe vefalısın, hak yoluna gelirsin.
    bizi güzel ağırladın sen, insanlığın pirisin.
    seni rabbin övüyor der, kitabımız kuranda.

    İsmail ve ishak ı, verecek rabbim size .
    bunlar için büyük rabden, görev verildi bize.
    dünya sonu miras kalacak neslindeki öze.
    bize bunları dedi, kitabımız kuranda.

    Esas işiniz nedir, bunun için mi geldiniz.
    çok sevindim buna, güzel müjde verdiniz.
    elçiler dedi rap katında, büyük mevkiye erdiniz.
    esas işimiz lüt kavmidir, kitabımız kuranda.

    Lüt kavmi çoz azmıştır, onları göreceğiz.
    taş üstünde taş komayıp yerle bir edeceğiz.
    vazifemizi tamamlayıp, buradan gideceğiz.
    lüt kavmine gittiler, kitabımız kuranda.

    Lüt bunları görünce, kalbine korku geldi.
    elçiler erkek güzeliydi, kavmide bunu gördü.
    Selam dediler luta sakinleşmeyi bildi.
    kavmi erkeklere giderdi, kitabımız kuranda.

    Kavmi ey lut dedi, bunları bize vereceksin.
    vermesen zorla alırız, sende bunu göreceksin.
    bizim güçlü olduğumuzu , sende bileceksin.
    bunları bize ver dediler, kitabımız kuranda.

    Misafirlerime dokunmayın, beni rezil etmeyin.
    hak yoluna uymadınız, dahada kötuye gitmeyin.
    onlar benim misafirim, bu yanlışı yapmayın.
    söz anlayın biraz dedi, kitabımız kuranda.

    Karımı kızlarımı götürün, bırakın bu insanları.
    ne laf anlamaz toplumsunuz, ellemeyin onları .
    lut kavmi belli ettiler, uçurumdur sonları.
    lüt da vefasını gösterdi, kitabımız kuranda.

    Melekler korkma ey lut, onlar bize dokunamaz.
    günleri dolmuştur onların, Allahtan sakınamaz.
    sen vazıfeni yaptın, rabbin seni kınamaz.
    rahat ol ey lüt dediler, kitabımız kuranda.

    Biz rabbinin yanından geldik, burayı yıkacağız.
    üzerlerine gökten, işaretli taşlar atacağız.
    hiçbirini koymayıp, hepsini batıracağız.
    bu rabbin emri dediler, kitabımız kuranda.

    Şafak yakın ey lüt, buraları terk edin.
    arkanıza da bakmayın, biraz uzağa gidin.
    inananları kaldır topla, vakit geldi yakın.
    hemen topladı gitti der, kitabımız kuranda.

    Biraz uzaklaşmışlardı, bir gürültü koptu.
    büyük rabbimiz gazabı, azgının üstüne attı.
    bir koca karı dışında, hepsi yere battı.
    yok oldular dıyor, kitabımız kuranda.

    ARAF SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    Elif lam mim sat dedik, bunu bilesin.
    bunu yazarken , kalbine sıkıntı gelmesin.
    kafirleri uyarıp, mümine öğüt veresin.
    rabden inene uy diyor,kitabımız kuranda.

    ondan başka bir takım, velilere uymayın.
    onlar peşinize düşerler, onları duymayın.
    arkalarından gidip de,azabı mı bulmayın.
    azabımız gelir diyor, kitabımız kuranda.

    azap geldiğinde, kendini kınamak davaları.
    gerçekten zalimmişiz deyip,inmiş havaları.
    Allah size soracak, sizlerdeki gayeleri.
    neydi maksatınız diyecek ,kitabımız kuranda.

    soracağız kendilerindeki, olup bitenleri.
    tartıları ağır gelip, günahları atanları.
    yazık ettiler batıla koşup, hakkı itenleri.
    şükredenler olun diyor, kitabımız kuranda.

    ayetlere zulüm edenler, yazık edenleri.
    tartıları hafif gelip, uçuruma gidenleri.
    Allah görüyor, geçime şükür edenleri.
    az şükür ettiniz diyor,kitabımız kuranda.

    hakikat sizi yarattık, sonrada şekil verdik.
    sonra meleklere, ademe secde edin dedik.
    melekler ettiler, iblisin secde etmediğini gördük.
    ettirmeyen nedir dedik, kitabımız kuranda.

    onu topraktan yarattın, beni ateşten.
    secde etmem, zevk almadım bu işten.
    in oradan aşağıya, kibirlendin gerçekten.
    alçaklardan oldun dedi, kitabımız kuranda.

    kıyamete kadar, bana mühlet ver dedi.
    bu yanlış onun için, büyük kederdi.
    kıyamete kadar, sana mühlet verildi.
    mühlet verildi dedik,kitabımız kuranda.

    beni bu işe alet ettin, onları azdıracam.
    her yandan sokulup ,onları bezdirecem.
    hak yolda gidenleri, azmışlara ezdirecem.
    şükreden olmuyacaklar, kitabımız kuranda.

    Allah buyurdu, kınanmış koğulmuş olarak çık oradan.
    seni ve sana uyanları, cehenneme koyacak yaratan.
    sana uyacak kularımın, kalplerini karartan.
    cehennemde yakacağız dedik,kitabımız kuranda.

    ey adem senle eşin, cennetime girin.
    cennette bu ağaçtan, yemeyin derim.
    yaşayacağınız yer orası, güzeldir serin.
    girdiler cennete diyor,kitabımız kuranda.

    şeytan onları kandırmaya,karar verdi
    yılanın ağzına saklanıp, cennete girdi.
    hava anamızın hemen, yanına geldi.
    yeyin yasak meyveden, kitabımız kuranda.

    ademle havaya iblis, o ağaçtan yedirdi.
    ölümsüz olursunuz diye, yeminler etti.
    yeyince meyveyi, ayıp yerleri açıldı gitti.
    rabbin sözünü tutmadılar, kitabımız kuranda.

    hemen ordan cennet yaprağından aldılar.
    ayıp yerlerinden utanıp, örtmeye başladılar.
    rabbim bağışla iblis bizi , kandırdı dediler.
    bizi affet rabbim dediler, kitabımız kuranda.

    ARAF SURESİ DESTANI DEVAMI
    Sözümü tutmadınız, yer yüzüne ininiz.
    birbirinize düşman olup,artsın kininiz.
    hidayete erenler, has kulumdur biliniz.
    iblisin etkisi olmaz, kitabımız kuranda.

    dünyaya inin bakıyım, pişman olacaksınız.
    çok yorulup orada, çileyle dolacaksınız.
    orada yaşayıp, orada doğup öleceksiniz.
    son bize döneceksiniz kitabımız kuranda.

    dünyada size , bir libas elbise indirdik.
    iblise inananı, onun atına bindirdik.
    edep yerinizi açmayın,bunu bildirdik.
    iblis her yerden girer kitabımız kuranda.

    edepsizlik yapanlar atalarımızı böyle bulduk.
    onların nasihatlarının , aynısıyla yuğrulduk.
    dini böyle yaşadılar, bizde böyle olduk.
    edepsizliği emretmedik , kitabımız kuranda.

    rabbiniz der adaletle, yoksullara verin.
    yüzünüzü mescitte, kıble yöne çevirin.
    dinde samimiyetle, bize ibadet edin.
    yine bize döneceksin,kitabımız kuranda.

    her mescide girdiğinizde, zinetinizi giyin.
    rabbinizin helalinden, sarf ederek yiyin.
    helalime haram diyenlere, itibar etmeyin.
    dünyada ahrette sizin, kitabımız kuranda.

    biz ayetleri bilenlere, açıkladık böyle.
    fuhuşa haram dedik, kullarıma söyle
    her ümmet bir kaderle, bilesiniz öyle.
    ne ileri , ne geridir, kitabımız kuranda.

    uyarıcılar söyledi, halinizi düzeltin.
    adalete uyarak, yoksulları gözetin.
    kibir üstün gelmesin,ayetime göz atın.
    cehennemde olmayın,kitabımız kuranda.

    Allahın ayetlerine, sakın yalan demeyin.
    haramlara meyletmeyin, helalden yiyin.
    kibirlilerden uzak durun, hakkı söyleyin.
    zalimlerden olmayın, kitabımız kuranda.

    kibiri yenen kullarıma, nasipleri erişir.
    azkan başlayıp verende, devamı gelişir.
    neye meyil ederse, kullar onda buluşur.
    iyiliğe meylet diyor, kitabımız kuranda.

    Allah yoldan sapanlara, ateşe girin diyecek.
    her kul kendini azdırana, lanet ler edecek.
    azdıranda azanda, cehenneme girecek.
    saptırılan şikayet te, kitabımız kuranda.

    bizi azdıranlara, iki kat ateş verin.
    narım yoldan çıkmışa, olurmu serin.
    hepinizin ateşi de, iki kattır derim.
    ateşte dertleniyor ,kitabımız kuranda.

    kendilerini kurtarmak için, bize sitem eder.
    cezaları çok ağırdır, yüklenmiş hepsi keder.
    deve iğnenin deliğinden, geçinceye kadar.
    suçluların cezasıdır, kitabımız kuranda.

    cehennem ateşinden, birde döşek veririz.
    örtüleri ateştendir, bunuda örtün deriz.
    zalimlerin cezasıdır, biz her şeyi görürüz.
    cezaları böyle diyor, kitabımız kuranda.

    ARAF SURESİ DESTANI DEVAMI
    iman edip birde, yararlı iş yapanlar.
    gücünün yettiğini , yapmaya bakanlar.
    maddeye değer vermez, rabbe tapanlar.
    ebediyyen cennettedir,kitabımız kuranda.

    cennetdekilerin, kinini nefretini atacağız.
    altlarından ırmak akan, cennete katacağız.
    onlara cennetlerde, güzel süs takacağız.
    hidayete eren diyor, kitabımız kuranda.

    cennetlere kullarımı, mirasçı kılmışız.
    rabbimizin vaadini, biz hak bulmuşuz.
    sizde hak buldunuzmu, diye sormuşuz.
    onlarda bulduk dedi, kitabımız kuranda.

    iki taraf arasında, bir perde vardır.
    zalim olanlara rabbim, ateşi sardır.
    dünyada yeri genişti, orada dardır.
    azapları hazırdır, kitabımız kuranda.

    sevabıyla günahı , denk olanda var.
    bunlar arasında,cenneti umanda var.
    cennetlikten her birine,selamda var.
    simasından bilirler, kitabımız kuranda.

    toplayıp yığdığının, kendine faydası olmadı.
    elindeki tüm varlığın, hiç yararı kalmadı.
    ahretine bakmadı, yoksula pay salmadı.
    günahı ağır bastı, kitabımız kuranda.

    yaşadıkları dini, oyun eğlence ettiler.
    şeytanın sözüne uyup, batıla gittiler.
    Allaha şirk koştular,onun için bittiler.
    suyunuzdan verin dediler, kitabımız kuranda.

    Allahı unuttular, Allahta unutur onları .
    kitabımıza uymayanların, kötü oldu sonları.
    dünyadayken vardı,kalmadı şöhret şanları.
    ümitleri kalmamıştır, kitabımız kuranda.

    kainatı yeri , altı günde yaratan.
    gökyüzünü, yıldızlarla donatan.
    iman etmeyenin, kalbini karartan.
    arşı istila etti, kitabımız kuranda.

    isteyerek ve istemeyerek, emrime uyun dedi.
    hepside isteyerek geldik, rabbim duydum dedi.
    tüm kainat vazifeye, hazırız buyurun dedi.
    dediğine uyduk dediler, kitabımız kuranda.

    rabbinize yalvararak, gizlice dua edin.
    şeytan sizi aldatmasın, hak yoluna gidin.
    yeryüzünde sakın fesat, çıkarmayın dedim.
    söylediğime uyun diyor, kitabımız kuranda.

    Allahın rahmeti, iyilik yapana yakın.
    rahmetten önce rüzgarı , gönderirim bakın.
    yapmayın yasakları, gazabımdan sakın.
    dedim kullarıma diyor, kitabımız kuranda.

    bulutları rahmetle, ölü beldeye gönderdik.
    tonlarca ağır lığı, bulut lara bindirdik.
    yağmuru dünyanın, her yerine indirdik.
    degerini bilin diyor, kitabımız kuranda,

    iyi ülkenin nebatı da, emrimizle iyi çıkar .
    kötü ülkenin bitkisine, insan ümitsiz bakar.
    bulutları müjdeyle gönderir ,şimşeği çakar.
    dilediği yeri vurur, kitabımız kuranda.

    HÜT SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    Elif lam ra dedik, bunu böyle söyledik.
    uyarıcıları katımızda hep, üstün eyledik.
    bizde söz değişmez ,ezelinde böyleydik.
    her şey emrimizle , kitabımız kuranda.

    Allahtan başkasına, kulluk etmeyin.
    uyarıyı dinleyin, yanlış yola gitmeyin.
    rabbe dua edin, nankörlere bakmayın.
    güzel yaşatırım diyor kitabımız kuranda.

    bağışlanmayı isteyin, bize tövbe edin.
    batıl uzaklaşacaktır, siz hakka gidin.
    yaratılmışın üstündeyiz,biraz meyledin.
    dönüşünüz bizedir, kitabımız kuranda.

    kapalı kullarımın, neyi gizlediğini
    neyini açıp, nasıl yol izlediğini.
    hangi amaçla, giysiyi düzlediğini.
    gizlileri biliriz, kitabımız kuranda.

    yerde gezen canlıların,rızıklarını, veririm.
    nerde yaşamış nerde ölmüş, onu bilirim.
    ödünç vererek haksızlığa, uğramışı görürüm.
    bir kitapta saklı diyor, kitabımız kuranda.

    gökler suyun üstündeyken, onu yükselttik.
    sarsılmayasınız diye, yeryüzüne dağ attık.
    kainatı canlı cansız, altı günde yarattık.
    yorulmadık diyor rab, kitabımız kuranda.

    azabımızı üzerlerinden, geciktirdiğimiz kimseler.
    ettikleri yanlarına kalmayacak, bunları bilseler.
    gazabım hazır bekliyor, düzelip yola gelseler.
    alay ettikleri kuşatmıştır, kitabımız kuranda.

    kularımızı tarafımızdan, bolluğa kavuştursak.
    sonrada verdiğimizi, onun elinden çıkarsak.
    ya birde elinin ettiğinden, musibeti takarsak.
    hemen nankörleşir diyor, kitabımız kuranda.

    ancak sabır ederek, yararlı işler yapanlar.
    güzel nasihat larıyla, kulu iyiliğe takanlar.
    adaletini sergileyip, hak gözüyle bakanlar.
    onlar gibi olmaz diyor, kitabımız kuranda.

    inanmayanlar öğütçüye, rab hazine verse ya.
    beraberinde onun yanında, bir melek olsa ya.
    herkeşin aklından geçenleri, anlatarak bilse ya.
    inanmazlar bunlar diyor, kitabımız kuranda.

    yoksa bu kitabı, kendimi uydurdu diyorlar.
    hak değilse sizde yazın, yapamaz biliyorlar.
    hepsi de kuru inat la, vebalinizi alıyorlar.
    rabbin kelamıdır diyor, kitabımız kuranda.

    dünya hayatını isteyene, dünyada veririz.
    nasıl bir isteği varsa, bütün gizlisini biliriz.
    onlar dünyalıktır tabi, kalpdekini görürüz.
    cehenneme dolacaklar, kitabımız kuranda.

    yaptıkları iyi amel varsa, oda boşa gidecek.
    yoldan sapmışa saptırılanlar, lanet edecek.
    yanıp bitmek isteyecek, lakin bitemeyecek.
    orda ölüm yoktur diyor , kitabımız kuranda.

    HÜT SURESİ DESTANI DEVAMI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    KİTABIMIZ KURANDA

    bizim ayetlerimizi, kaydırıp yalan uyduranlar.
    ayeti hakkıyla anlatmayıp, yanlış duyuranlar.
    iftira atmış olurlar , yanlış buyurunlar.
    zalimlere lanet diyor, kitabımız kuranda.

    Allahın hak yolundan , men edenleri.
    onu eğriltenler, inkara gidenleri.
    Allahtan başka kuldan, veli edinenleri.
    zalimler onlar diyor, kitabımız kuranda.

    onların Allahtan başka, yardımcısı yoktur.
    bunların peşinden giden, destekçisi çoktur.
    onlara azap katlanacak, yapılması hak tır .
    işte kendine yazık edenler ,kitabımız kuranda.

    uydurdukları kendilerinden, kaybolup gitmiştir.
    her dili zorlaştırmak için, gayret etmiştir.
    ummadığıyla karşılaşınca, ümidi bitmiştir.
    çok ziyandalar diyor, kitabımız kuranda.

    edebini koruyup rabbine , ibadet edenler.
    yararlı işe meyil edip, onu yapmaya gidenler.
    rabbe kimseyi ortak, koşmam diyenler.
    ebedi cennettedir, kitabımız kuranda.

    hüt peygamber kavmine, Allaha ibadet edin.
    dedi putlara tapmayın, doğru yola gidin.
    tek olan Allaha inanın, gerçek bir din.
    ona tevbe edin diyor, kitabımız kuranda,

    gökten size bol bol , yağmur indirsin.
    kuvvetine kuvet katsın, batılı söndürsün.
    batıl kaybolup gitsin, hakkı bildirsin.
    hakka uymadılar diyor, kitabımız kuranda.

    sana şunu deriz hüt,, tanrılar seni çarpmış.
    bana tuzak kurdunuz, günahınız baştan aşmış.
    sizden gelecekten korkmam, kalbiniz taşmış.
    rabbim benimle diyor , kitabımız kuranda.

    ben hepimizin rabbi olan, Allaha dayandım.
    rabbim doğru yolu, emretmiş ben inandım.
    onun muhteşem güzel, boyasıyla boyandım
    üstündür rabbim diyor, kitabımız kuranda,

    rabbim her şeyi koruyan, o rahmandır.
    ben davetimi yaptım, rabbime ayandır.
    batılı yok edip, hakkı yerine koyandır.
    helak emirleri geldi der, kitabımız kuranda.

    hüt ü ve emrindeki , inanmış olanları.
    azaptan kurtardık , imanla dolanları.
    resulüme itaat edip, hakkı bulanları.
    kurtulandan eyledik, kitabımız kuranda.

    lüt un kavmi at kavmi, rabbe küfrettiler.
    uzak olsun yer yüzünden, batıla gittiler.
    dünyada ahrette lanet, onlar bittiler
    azanların rakibiyiz, kitabımız kuranda.

  6. abdurrahman toğaç yorumu:

    SALİH PEYGAMBER DESTANI
    SEMUT KAVMİ
    KİTABIMIZ KURANDA
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    semut kavmine kareşleri, salihi göndedik.
    peygambere inanmadılar , ocaklarını söndürdük.
    eğlenceli hayatlarını , yaşanmamışa döndürdük.
    Allaha küfrettiler diyor , kitabımız kuranda.

    dedi ey kavmim, alaha kuluk edin.
    tek olan Allaha inanın, magfirete gidin.
    taptıklarınızı bırakın, budur gerçek din.
    müminler olun dedi. kitabımız kuranda.

    peygamber bana mümin ,olmam emredildi.
    tüm uyaraıcılara ortak, koşmak men edildi.
    rabden inen dine , hak denildi gidildi.
    sizde inanın dedi kitabımız kuranda.

    ey Salih sen içimizide, umit beslediğimizdin.
    sıkıntıya düştüğümüzde , sizden istediğimizdin.
    örnek alıp yaptıklarımızda, üstadımızdın.
    inanmayacaklar dedi , kitabımız kuranda.

    bizi davet ettiğinden, kuşku içindeyiz.
    seni sayarken, zarar verecek biçimdeyiz.
    senin söylediğine inanmayız, biz bir dindeyiz.
    keşke kavmim bilse dedi, kitabımız kuranda.

    bizim inanmamız sizdeki , mucizeye bakacak.
    isteriz ki şu kayadan, bir deve çıkacak.
    inanmamız gerçekleşip, şüphemizi atacak.
    istediler mucizeyi , kitabımız kuranda.

    size o mucizeyi, gösterecem şayet.
    çıkacaktır size deve, güzeldir gayet .
    işaret etti deve, çıktı nihayet.
    azgınları koştu,kitabımız kuranda.

    Allahın devesine , dokunmayın aman.
    en azgını gitti, deveyi k esti hemen.
    sonra musibet gelir, haliniz yaman.
    dedi ve içerlerdi, kitabımız kuranda.

    yaşayasınız yurtlarınızda , üç gün daha.
    yeyip içip otlasaydı, genişti saha.
    rabbimin azabı geliyor, üçüncü sabaha.
    dedi ve ayrıldı, kitabımız kuranda.

    üçüncü gün ses gönderdik, sönüp gittiler.
    sesin kuvvetinden hepsi , diz üstü çöktüler.
    vakit geldi semut kavmi, yok olup gittiler.
    uzak olsun semut kavmi, kitabımız kuranda.

    HÜT SURESİ
    ŞUAYP PEYGAMBER DESTANI
    Şuaybıda gönderdik, medyen halkına.
    Allaha kulluk edin, varasınız farkına.
    ölçerken dikkat edin, terazideki tartına.
    öğüde başladı diyor, kitabımız kuranda.

    sizin hak yoluna, geleceğinizi ummuyorum.
    onun için bu işin, üzerinde durmuyorum.
    Allahtan gazab gelir, ben bunu görüyorum.
    islah olun dedi, kitabımız kuranda.

    insanların mallarını, eksik vermeyin.
    fesat çıkartarak, musibete ermeyin.
    Allahın adaletinden, başkasını görmeyin.
    müminseniz dedi, kitabımız kuranda

    atalarımızın taptıklarını, terk etmemizi.
    batıla gitmeyip, hak yola bakmamızı.
    namazın mı emrediyor ,hakka gitmemizi.
    ey şuayp dediler, kitabımız kuranda.

    şuayp doğrusu sen, yumşak huylusun.
    ahlakça üstünlerden, hem de arlısın.
    bizim bilmediklerimizi, bilen sırlısın.
    uymayız dediler, kitabımız kuranda.

    kavmim size ben, her zaman öğüt veriyorum.
    rabbimin emrettiklerinden, size söylüyorum.
    ben allah yolundayım, bunu iyi biliyorum.
    öğüt veririm diyor, kitabımız kuranda.

    öğüt veriyorum diye , zorunuza gitmesin.
    ahlaksızlık musibete, sizi düçar etmesin.
    gazap ansızın gelipde , yaşamınız bitmesin.
    nuh hüt Salih kavmini, unutmayın kuranda.

    rabbinizden af dileyin, ve tevbe edin.
    rabbimiz merhametlidir, yoluna gidin.
    size söylüyorum, kötülüğü terk edin.
    yeriniz cennet olur, kitabımız kuranda.

    şuayp söylediğinin, çoğunu anlamıyoruz.
    ne söylersen söyle seni, dinlemiyoruz.
    aramızda biz seni, zayıf görüyoruz.
    isyan ettiler diyor, kitabımız kuranda.

    kabilenden beş on kişi , olduğunu bildiririz.
    onlar olmasaydı , toprak altını buldururuz.
    gözüyün yaşına bakmayız, seni öldürürüz.
    tehtid ettiler diyor, kitabımız kuranda.

    bana yapacaklarınızdan, akrabamın korkusu.
    yok kabul edin siz, şuayb ın Allah arkası.
    gücünüzün üstündedir , rabbimizin ordusu
    ondan korkun dedi, kitabımız kuranda.

    kavmim bana , yapacaklarınızı yapın.
    hüsranlı azab, kime geliyor bakın.
    yanlış yolda sizsiniz, kafanıza takın.
    azabı bekleyin, kitabımız kuranda.

    emrimizle şuayp ve ,inananları kurtardık.
    dünyada da bol verip, rızıklarını arttırdık.
    imansızların başlarına, musibeti sardırdık.
    kuvvetli ses gönderdik,kitabımız kuranda.

    kuvvetli bir ses ile, hepside öldüler.
    yurtlarında diz üstü, çöküp kaldılar.
    semut gibi, medyen de yok oldular.
    sanki yaşanmamış,kitabımız kuranda.

    TA—HA—SURESİ—MUSA—
    PEYGAMBER—DESTANI
    Biz sana kuranı ,yorulasın diye değil.
    öğüt veresiniz diye, bunu böyle bil.
    her şeyi yaratanın emridir, zulmü sil.
    ğizlileri bilirim diyor,kitabımız kuranda.

    yerleri gökleri yaratan, kuranı indirdi.
    gökleri istila etti, hepsinide döndürdü.
    ayda güneş gibiydi, ateşini söndürdü.
    yer altındakini bilir, kitabımız kuranda.

    gizlinin gizlisini bilirim, gerçeği söyle susma.
    en güzel isimler onundur, esma ül Hüsna.
    hep doğru yolda git, cehenneme düşme.
    ondan başka ilah yoktur, kitabımız kuranda.

    musa bir ateş gördü, ailesine söyledi.
    rabbimiz onu seçmişti, kaderi böyleydi.
    asasına mucize verdi, onu üstün eyledi.
    ya musa diye seslendi, kitabımız kuranda.

    ben senin rabbinim, ayakkabını çıkart.
    söyleyeceklerimi dinle, ve aklına kat.
    şimdi sana kelam, edeceklerime iyi bak.
    tek Allah biziz dedi, kitabımız kuranda.

    bana ibadet et, anmak için namaz kıl.
    kıyamet muhakkak gelecek, böyle bil.
    rabbin yanındasın, sıradan yerde değil.
    dediklerime uy dedi, kitabımız kuranda.

    ya musa elindeki, nedir söyle.
    davarıma yaprak, çırparım böyle.
    ona yaslanırım, hünerlidir öyle.
    bırak onu dedi, kitabımız kuranda.

    musa asa yı bıraktı, yılan olmuştu.
    sırrı gören musaya, korku dolmuştu.
    musaya tut dedi, sararıp solmuştu.
    gidip tuttu diyor, kitabımız kuranda.

    yılanı tutunca, tekrar asa oldu.
    peygamber bu işe, şaştı kaldı.
    vereceği başka, mucizede vardı.
    elini koynuna,sok dedi kuranda.

    elini koynuna soktu, bem beyaz çıktı.
    peygamber parlayan eline, iyice baktı.
    rabbin söylediklerini, kafasına taktı.
    beni dinle dedi, kitabımız kuranda.

    ey musa , firavunu islah etmeye gidin.
    onu iman etmeye, gayretle davet edin.
    zalimi islah etmek için, emek sarfedin.
    rab görevini verdi, kitabımız kuranda.

    musa ey rabbim, göğsüme genişlik ver.
    kardeşim harunda bana destek olsun der.
    dilimin düğümünü çöz,kulun hemen gider .
    rabbin seninledir dedi, kitabımız kuranda

    istediğin verilmiştir, onuda al ey musa.
    mucizeyi isterlerse at, işte elindeki asa.
    bizim korumamızdasın, çekme hiç tasa.
    rabbiyin sözüdür bu, kitabımız kuranda.

    rabbim bize başarı ver, seni çok zikredelim.
    kardeşimide alıp da, hemen firavuna gidelim.
    bir mucize daha verdin, oda parlayan elim.
    sana şükür yarabi dedi, kitabımız kuranda.

    doğduğunda sana, bir lütufta bulunmuştuk.
    firavun zulmünden, seni korumaya almıştık.
    annene ilham vererek, seni suya salmıştık.
    su seni sahile götürdü, kitabımız kuranda.

    sana düşman bana düşman, olanın eline verdik.
    bu işin sonu güzel olacaktır, ezelinden bilirdik.
    firavuna seni bıraktık,onu fazla zalim gördük.
    tarafımdan sana sevgi var, kitabımız kuranda.

    kız kardeşin vasıtasıyla ,seni annene kavuşturduk.
    hasret çeken annenle, emzirmesi için buluşturduk.
    biz bunu böyle yazmıştık,başlangıcı böyle oluşturduk.
    her şey bizim takdirimizledir, kitabımız kuranda.

    TA HA SURESİ
    MUSA PEYGAMBER DESTANI DEVAMI
    gidin firavun a, yumuşak söz söyleyin.
    rabbim beni elçi seçti, şimdi böyleyim.
    rabbim hakkı söylemede, kolaylık eyleyin.
    bizi üstün getir dedi, kitabımız kuranda.

    onun bize karşı, azgınlığından korkarız.
    bütün çabamızla, ikna etmeye bakarız .
    gerekirse mucizeyi, orda önüne atarız.
    olur rabbim dedi, kitabımız kuranda.

    korkmayın ben sizinle, her zaman beraberim.
    muhakkak ki firavuna karşı, sizi üstün ederim.
    görürüm ve işitirim, sizinle beraber giderim.
    sizi üstün ederim dedi, kitabımız kuranda.

    gittiler firavuna, dediler rabbiyin elçileriyiz.
    hak yoluna uyacak kulların, öğütçüleriyiz
    bizi rabbimiz seçti, puta tapanlar değiliz.
    rabbe inanan dediler, kitabımız kuranda.

    O Halde ey musa ,sizin rabbiniz kimdir dedi.
    rabbimizin herkeşe, hakkını verdiğini söyledi.
    firavun , geçmiştekilerin, hali ne olacak dedi.
    onların ilmi rabbimdedir, kitabımız kuranda.

    Allah yeryüzünü, bir beşik yapmıştır.
    orada sizin için, nice yollar açmıştır.
    bulutdaki sularıyla, nebatlar çıkartmıştır.
    bunda ibret var der, kitabımız kuranda.

    sizi topraktan var ettik, ona iade edeceğiz.
    birde ölüm den sonra, tekrar dirilteceğiz.
    yer yüzü imtihan yeridir, hakkı bildireceğiz.
    hakkı görün artık diyor, kitabımız kuranda.

    MUSA PEYGAMBER DESTANI DEVAMI
    mucizeleri gören firavun, doğrulamaya gitmedi.
    tüm mucize leri yalanladı, yine kabul etmedi.
    kendindeki büyüklenmeyi, bir türlü atmadı.
    kendi yoluna uydu diyor,kitabımız kuranda.

    sihirinle bizi yurdumuzdan, çıkartmayamı geldin.
    maksatını anladım, birde sihirli değnek buldun.
    sen bu sihirli değneği, aceba nereden aldın.
    dedi firavun baş kaldırdı, kitabımız kuranda.

    yaptığın sihir gibisini, bizde yapacağız.
    kimin sihiri üstünmüş, ona bakacağız.
    kimsenin cayamıyacağı, yerde atacağız.
    kuşluk vakti atalım, kitabımız kuranda.

    kuşluk vakti insanların, toplanma zamanı.
    bu yarışmayı haber veririz, gelir tamamı.
    toplantıda görürüz, kim dileyecek amanı.
    dedi firavn hittetlendi, kitabımız kuranda.

    firavun sihirbazlarını, gitti topladı.
    onlar sihir yapıp, firavunu akladı.
    musanın attığıda, hepsini yakaladı.
    tamamını yuttu ,kitabımız kuranda.

    sihirbazlar musanın rabbine, secdeye kapandı.
    daha önceleri bu kişiler, puta tapan adamdı.
    bunlar firavundan izinsiz,onun yolundan çıkandı.
    öfkelendi firavun diyor, kitabımız kuranda.

    ben size izin vermeden, iman ettiniz.
    dininizi bıraktınız, onun dinine gittiniz.
    ayaklarınızı çapraz keseceğim, bittiniz.
    onlara korku verdi, kitabımız kuranda.

    bunca açık deliller var, seni tercih etmeyiz.
    musanın dinine inandık, başkasına gitmeyiz.
    yapacağını yap bize, musayı size satmayız.
    hak din budur dediler, kitabımız kuranda.

    ya musa yaptığımız sihiri affet, mahçubuz rabbe karşı.
    canlı cansız kainatı yaratmış, yıldızlarla döşemiş arşı.
    gösteri artık sona ermiştir, dağılmıştır bütün çarşı.
    rabbim bizi affeder dediler, kitabımız kuranda.

    sihirbazlar firavuna, hükmün dünyada geçer.
    sizdeki bu azgınlık, bir gün başınıza dert açar.
    kullar doğru yola giderse, rab rahmetini saçar.
    zalime musibet haktır der, kitabımız kuranda.

    inananlara veririm, altından ırmak akan cennetleri.
    ahrette bol vermişiz doğrulara, bitmeyen nimetleri.
    rabbim katında her zaman vardır,onların kıymetleri.
    orda ölüm kimseye yoktur diyor, kitabımız kuranda.

    musa inananları alarak, uzaklaştı gitti.
    denize doğru, gitmek için gayret etti.
    İsrail oğullarını alıp,suyu geçmeye baktı.
    rab asanı suya vur dedi, kitabımız kuranda.

    asasını vurdu denize, su ikiye yarıldı.
    kavmi biraz durakladı, bazıları darıldı.
    nihayet geçtiler suyu, karaya varıldı.
    firavun ve askerleri, suya girdi kuranda.

    firavun ve askerleri, açılan yere daldılar.
    çıkışa yaklaşmışlardı, hepsi suya geldiler.
    kapanmaya başladı, hepside boguldular.
    ölürken musanın rabbi,hak dedi kuranda.

    TA HA SURESİ MUSA PEYGAMBER
    DESTANI DEVAMI.
    İsrail oğullarını turun, sağ yanına gönderdik.
    musa vasıtasıyla onlara, yol gösteren önderdik.
    onlara kudret helvası, bıldırcın eti indirdik.
    nankörlük etmeyin dedik, kitabımız kuranda.

    verdiğim rızıklardan yeyin, taşkınlık etmeyin.
    sonra üzerinize azabım gelir, yanlışa gitmeyin.
    bizim helalimizden yeyin, haramlara bakmayın.
    çok yararlı iş yapın dedik, kitabımız kuranda.

    rabbi musaya,sizi kurtarmamım karşılığı bumudur.
    kavmin puta tapmaya başladı, git onları durdur.
    git o sapmışların yanına, yoldan çıkartanı buldur.
    put yaptılar taptılar dedi, kitabımız kuranda.

    Harun ey kavmim yanlışınızla , imtihana tutuldunuz.
    büyük rabbin yardımıyla, denizden karaya atıldınız.
    fazla zamanmı geçti ki, şeytanın tuzağına takıldınız.
    yapmayın putu dedi yaptılar, kitabımız kuranda.

    firavun musaya inananları, katle gidiyorlardı.
    kadını bırakıp erkek çocuğu, yok ediyorlardı.
    gün gelecek onlar, kendi sonudur, biliyorlardı.
    yaşama hakkı vermediler, kitabımız kuranda.

    iyi kullarına zulüm edenlere, musibeti sardır.
    dünyalarını zindan ettiler, geçimleri dardır.
    her toplumun dünyada, yaşam hakkı vardır.
    yaşamasına saygı diyor, kitabımız kuranda.

    musa tur dağından, kavmine döndü.
    kardeşi veziri harunun, yanına geldi.
    Harun un saçını sakalını, eline aldı.
    bakmadın dedi, kitabımız kuranda.

    musa ne engel oldu, bunlara bakmadın.
    sana emanet etmiştim, sözümü tutmadın.
    emrime isyan ettin, söylediğimi yapmadın.
    beni dinlemediler dedi, kitabımız kuranda.

    Harun ey anamın oğlu, saçımı sakalımı bırak.
    şimdi benim söylüyecek sözlerime, iyice bak.
    sözümü tutmadın, diyeceğinden koktum fakat.
    samiri yoldan çıktı dedi, kitabımız kuranda.

    ya senin derdin neydi, ey samiri.
    yaptığın yanlışın, hiç olmaz tamiri.
    puta taptın, dinlemedin hiç emiri.
    iki cihanda azap, seninle kuranda.

    taptığın putunu, cayır cayır yakacağız.
    sonra onu parçalayıp, etrafa atacağız.
    ilahından yardım varmı, ona bakacağız.
    defol karşımdan der, kitabımız kuranda.

    sizin rabbiniz, ancak ortağı olmayandır.
    iyi leri koruyup, musibeti sarmayandır.
    yoldan çıkmış ları, arayıp, sormayandır.
    ilmim kuşatmış der, kitabımız kuranda.

    kullara büyük rab, anlatıyor geçmişten.
    emrimi tutmayıpda, başına iş açmıştan.
    Allah uzak eylesin, yolarını şaşmıştan.
    size zikir vedik der, kitabımız kuranda.

    TA HA SURESİ DESTANI DEVAMI
    Bir vebal yüklenir, zikirden yüz çeviren.
    kendi iyisini alıp, yoksula kötüyü veren.
    ahirete inanmayıp, dünyadakini gören.
    göm gök sürülecek der, kitabımız kuranda.

    zalimlerin yüklendiği, vebal ne büyüktür.
    ebedi azabdakilerin yükü, çok ağır yüktür.
    süra üfleneceği gün gelmiş, gözleri ayıktır.
    mahşerde toplarız der, kitabımız kuranda.

    fısıldaşarak derler, dünyada kaç gün kaldık.
    akıllıları bir gün kaldık, tahmini doğru bulduk.
    dağları toz duman ettik,her yere savurduk.
    düm düz ettik diyor, kitabımız kuranda.

    dünyada çukurluk tümseklik bırakmadık.
    davet edene inanana, cenneti aratmadık.
    günahkar kulların, yalvarmasına bakmadık.
    cehenneme dolacak der, kitabımız kuranda.

    büyük rabbin heybetinden, sesler kısılır.
    hayyül kayuma baş eğilmiştir, susulur.
    zulümle gidenler, çok suskundur düşünür.
    günah çokluğundan der, kitabımız kuranda.

    o gün rahmanın konuşmasına, izin verdiği.
    şefaat onlardan der, rabbin seçkin gördüğü.
    yararlı iş yapanlarını, büyük rabbin bildiği.
    şefaat çı onlardır diyor, kitabımız kuranda .

    biz bu kuranı, Arapça bir lisanla indirdik.
    her türlü uyarıları, tekrar ettik bildirdik.
    anlamını merak edene, yolunu buldurduk.
    takva yolunu tut diyor, kitabımız kuranda.

    vahiy tamam edilmeden, okumaya gitme.
    o Allah çok yücedir, saygıda kusur etme.
    rabbe secde et, kibire malüp olup bitme.
    iblis o yolu tuttu diyor, kitabımız kuranda.

    şeytan apaçık düşmandır, kendinizi koruyun.
    rabbin sözün tutanlara, söylüyorum duyurun.
    ademi cennete koyduk, demiştik ki buyurun.
    iblis onları kandırdı diyor, kitabımız kuranda.

    iksinide kandırdı, ayıp yerleri açıldı.
    yasak ağaçtan yedirdi,yollarını şaşırdı.
    ayıp yerlerine, cennet yaprağı yapıştırdı.
    betbah oldular diyor, kitabımız kuranda.

    rab dedi inin oradan, birbirinize düşman.
    rakip olarak yaşayın ki, olasınız püşman.
    hidayet üzerinde gidin, bir daha şaşman.
    rabbinizi zikredin diyor, kitabımız kuranda.

    ahrette kör yaratırız, zikirden çevrileni.
    betbah olurmu hiç, gerçek yolu göreni.
    kazandığını paylaşarak,yoksullara vereni .
    kör haşrolmaz diyor, kitabımız kuranda.

    dünyadayken görürdüm, şimdi kör yarattın.
    kitabımıza yanaşmayanların, ahretini karattım.
    dünyadayken israf edenleri, ahrette arattım.
    ahiret azabı çetin diyor, kitabımız kuranda.

    rabbimiz nice memleket, halkını helak etmiştir.
    bir daha gelecekler değillerdir, onlar bitmiştir.
    yerlerine sizi getirdik, onlar helaka gitmiştir.
    aklı olanlar ibret alır diyor, kitabımız kuranda.

    kulların süresi olmasaydı, azap hemen gelirdi.
    uyarılarımızdan korksalardı, vaadimizi görürdü.
    hatalarınızdan dolayı, işiniz bitirilmiş olurdu.
    rızamızı kazanın diyor, kitabımız kuranda.

    EL—EMBİYA—SURESİ—DESTANI 05448081798
    İnsanlar yan çizdi, hesap vaktinden habersiz.
    çokları ayetleri alaya aldılar, gamsız kedersiz.
    bir adamamı tabi olalım dediler, nede arsız.
    zulmedenler fısıldaştı der, kitabımız kuranda.

    rabden gelen yeni uyarıyı, hep eğlenceye aldılar.
    bunca tahsilliler dururken, kullar bunamı kaldılar.
    söylediklerini gören işiten vardır, gaflete daldılar.
    her şeyi gören rab bilir diyor, kitabımız kuranda.

    muhammede dediler hayır, karışık rüyalar.
    öncekiler gibi mucize getirsin, bizi oyalar.
    söyledikleri şair sözüdür, gözlerimizi boyar.
    muhammede inanmadılar,kitabımız kuranda.

    bunlardan önce helak ettiklerimizde, inanmadı.
    dediler kendisi uydurmuş, bunu aklımız almadı.
    onların yerlerinde yaşıyorsunuz, hiçbiri kalmadı.
    şimdi bunlarmı inanacak der, kitabımız kuranda.

    senden önce vahiy ettiğimiz, adamlar gönderdik.
    hiç biri inanmadı, kentlerin altını üste dönderdik.
    ne varsa, dünyada dediler, ocaklarını söndürdük.
    onlar geri gelecekler değil der, kitabımız kuranda.

    biz onları yeyip içmeyen, cesetler yaratmadık.
    onlarda birer fanidir, ölümsüzlükle donatmadık.
    inananlara vaadimizde durduk, cenneti aratmadık.
    iman edene mağfiret diyor, kitabımız kuranda.

    şanım hakkı için, size öyle bir kitap indirdik.
    her şeyden üstündür, zikri onunla gönderdik.
    lehvi mahfuzda saklı, uyana namus ar verdik.
    uymayanın kendi bilir der, kitabımız kuranda.

    biz zulmeden memleket halkını, kırdık geçirdik.
    sonra başkalarını yarattık, rahmetimizden içirdik.
    dünyada az verdiklerimize, ahret de çok verdik.
    benim adaletim şaşmaz diyor, kitabımız kuranda.

    helakımızı sezenler, yurtlarını terk ediyorlardı.
    emin olacakları azab sız, yerlere gidiyorlardı.
    zulüm edip durduklarını, kendileri biliyorlardı.
    şımartıldığınıza dönün dedik, kitabımız kuranda.

    EMBİYA SURESİ DESTANI DEVAMI
    Vay halimize biz, zalimlermişiz gerçekten.
    uyarıcılar gönderdi, bilgi alsaydık ahretten.
    lüks yaşam, havasına kapılmışlardı derken.
    azabımız yakaladı diyor, kitabımız kuranda.

    biz gökle yer arasındaki, her şeyi.
    yaratmadık boş yere, eğlenin deyi.
    gücü yetenler, ziyaret etsin kabeyi.
    rab eğlenmez der, kitabımız kuranda.

    eğer bir eğlence edinmek, isteseydik şayet.
    kendi katımızdan edinirdik, çok açıktır gayet.
    biz öyle yapan degiliz, söylemektedir ayet.
    her şeyi bildirdik diyor , kitabımız kuranda .

    göklerde ve yerde, kim varsa onundur.
    hak yolda can verenin, hepsi şanımdır.
    gökten indirdigimiz, benim kelamımdır.
    şanınız ondandır diyor, kitabımız kuranda.

    katımızdaki olanlar, bizi tespih ederler.
    gece gündüz tespih edip bizi zikir ederler.
    onlar usanmazlar, bizi övüp yüceltirler.
    başka ilah yoktur der, kıtabımız kuranda.

    rab yaptığından, sorumlu olmaz .
    kullar sorumludur, bunları bilmez.
    onca yığdığınızın, hiçbiri kalmaz.
    diyor Allah, kıtabımız kuranda.

    yoksa Allahtan başka rabler mi edildiler.
    maddeye tabi olanlar yoldan döndüler.
    dünyada yuksek gittiler engine indiler.
    yüz çevirdiler diyor kitabımız kuranda.

    sizde öncekilerede dedik bize ibadet edin.
    böyle iken rab çocuk edindi dediler narıma gidin.
    rahman ondan müstanidir gelir kıyamet saatin.
    ahrette sorarız diyor kitabımız kuranda.

    Allah onların önündekini ardındakini bilendir.
    ondan başka rab edineni şevkatinden silendir.
    cehennem vardır sonunda ateşe girendir.
    ordan kurtuluş yoktur kitabımız kuranda.

    hepsi rabbin korkusundan titrer dururlar.
    rabin izin verdiklerini şefatçi bulurlar.
    rab nereyi uygun görmüşse orda kalırlar .
    kurtuluşu rabbe kalmıştır kitabımız kuranda.

    EMBİYA SURESİ DESTANI DEVAMI
    sarsılmasınlar diye sabit dağlar yarattık.
    dağlarda çeşitli değişik yollar yaptık.
    onları görürüz biz vaziyetine baktık.
    gökleri tavan yaptık, kitabımız kuranda.

    geceyi gündüzü güneşi ayı yaratandır.
    geceyi gündüzle gündüzü geceyle karatandır.
    kötü ameli çok olana iyi ameli aratandır.
    sonunda bize dönecektir kitabımız kuranda.

    yemin olsun musa ile haruna furkanı vermiştik.
    onlar rab den korkar kıyametten tırsar demiştik.
    mübarek zikri emrettik turi ssineya gelmiştik.
    o buna ehildir diyor kitabımız kuranda.

    İbrahim peygamberde ehildi kavmine söyledi.
    babasına ve kavmine puta tapmayın dedi.
    İbrahim tek olan rabbe vefalıydı böyleydi.
    yanlıs yodasınız dedi kitabımız kuranda.

    yemin ederim ki büyük sapıklık içindesiniz.
    bilrseniz rabbin azap edecegi biçimdesiniz.
    yaptıgınız batılda gitmede öndesiniz.
    dedi rabbim görünmez kitabımız kuranda.

    siz gidince putlarınıza tuzak kuracagım.
    btıldan dönene kadar üzerinde duracagım.
    kalbinden dedi bu putların hepsinikıracağım.
    büyük putu bıraktı diyor kitabımız kuranda.

    onlar gidince baltasıyla, putlara vurmuştur.
    baltasıyla parçalayıp,tüm putlarını kırmıştır.
    baltasını büyük putun, omzuna koymuştur.
    ona danışsınlar dedi, kitabımız kuranda.

    nitekim kavmi , bayram yerinden döndüler.
    bütün küçük putları, parçalanmış gördüler.
    büyük put duruyordu, onun önünde durdular.
    kim kırmış bunları dediler, kitabımız kuranda.

    bir delikanlı işittik, putları diline dolayan.
    puttan ilah olmaz deyip, ona inanmayan.
    tuzak kuracağım dedi, putları yok sayan.
    getirin onu dediler , kitabımız kuranda.

    onu herkeş in, gözü önüne getirin.
    senmi kırdın putları, cevabını verin.
    büyükleri yapmıştır, balta var derim.
    eğer konuşursa der, kitabımız kuranda

    bunun üzerine kalplerinden, zalimmişiz dediler.
    belli etmemek için, eski kafalarına döndüler.
    bunu yakalım dediler, çok sahipsiz sandılar.
    sahibi büyük rahman diyor, kitabımız kuranda.

    İbrahim şimdi beni, iyi dinleyip bakıyorsunuz.
    yer ve gök rabbi dururken, puta tapıyorsunuz.
    yaratıcı bedelle satılmaz, ücretle satıyorsunuz.
    nasihata başladı diyor rab, kitabımız kuranda.

    yazıklar olsun sizlere ve, taptıklarınıza.
    putlara secde ederek ona baktıklarınıza.
    bu güne kadar hak yodan, saptıklarınıza.
    yazıklar olsun demiştir, kitabımız kuranda .

    kafirler bir iş yapacaksanız, onu yakın.
    taptığı onu kurtaracakmı, sizde bakın.
    mancılığa koyarak , kaldırıp ateşe atın.
    sonunda attılar diyor, kitabımız kuranda.

    eyy ateş ibrahimimi yakma, serin olasın.
    bıyıklarına buz tutmuştur, bunu bilesin.
    bu olanlardan ders çıkarıp, yola gelesin.
    bunda bir ders vardır , kitabımız kuranda.

    ona çok tuzak kurdular, boşa çıkardık.
    düşündükleri tuzakları , başlarına attık.
    tuzakçılar hüsrana düştü, onu var ettik.
    onu kurtardık der, kitabımız kuranda.

    ibrahimi kurtardık, filistine yerleştirdik.
    kardeş oğlu lütu, şam diyarına eriştirdik.
    gece gündüzlük,mesafeye kavuşturduk.
    nimete şükredin der, kitabımız kuranda.

    ibrahime İsmail ishakı, yakubu verdik.
    şanlı kullarımızdı, çokça iyilik gördük.
    onları imam yaptık,dediler huzura erdik.
    namaz zekat emrettik, kitabımız kuranda.

    lütada bir ilim verdik, kendisini koruyan.
    kötülük yapan yerden kurtardık, dedik dayan.
    onlar fasık kavimdirler, kullara olsun beyan.
    yok ettik onları diyor, kitabımız kuranda.

    biz lütu rahmetimizin, içine kattık.
    nuhuda hatırla, duası halisti baktık.
    ona tabileri, büyük beladan kurtardık.
    o bela tufandır, kitabımız kuranda.

    nuh mazlumların yanındaydı, öcünü aldık.
    onu yoksullara karşı, çok duyarlı bulduk.
    zalim leri boğmak için, sularımızı saldık.
    kökden yok ettik der, kitabımız kuranda.

    EMBİYA SURESİ DESTANI DEVAMI
    Davutla süleymanıda an, ekin ziyanına ayit.
    hüküm veriyor du ikisi de, adillik te sabit.
    rabbiniz de onların verdiği, hükme şahit.
    olduk diyor Allah, kitabımız kuranda.

    ekin tarlasını ziyan etmişti, koyun sürüsü.
    ziyan edilen ekinimin, verilsin parası.
    bunlar adillikle kaynaşsın, açılmasın arası.
    koyun ekin sahibinde, kitabımız kuranda.

    koyun eski sahibinde, eski haline kadar.
    ekin sahibi südünü alsın, telafi eder.
    süleymana ilmini bildirdik,iş sulha gider.
    ikisinede ilim verdik, kitabımız kuranda.

    davutla zikir ederdi, kuşlar ve dağlar.
    ibadetle huzur bulan, yoldaşları ağlar.
    rabbim ilham etmiş, öyle olmasını sağlar.
    hepside ram ederdi , kitabımız kuranda.

    davudu harp şittetin den , korumak için.
    zırh sanatını öğrettik, demire verdi biçim.
    süleymana rüzgarı verdik, uçarak geçin.
    ordusuyla uçar diyor, kitabımız kuranda.

    süleymana verdik , şeytandan dalgıçlık edenleri.
    cinden ifritten ordusuyla , seferlere gidenleri.
    yüz sene ölüsü idare etti, cansızken bedenleri.
    rabbimiz onu çok denerdi, kitabımız kuranda.

    eyyübüde hatırla, rabbinine dua etmişti.
    başıma dert geldi, derman yarab demişti.
    rab duasını kabul edip, dertlerini geçirmişti.
    duası kabul edildi diyor, kitabımız kuranda.

    ismaili idrisi zülkifide, hakka gidendi.
    bunlar hep, musibete sabır edendi.
    rahmetimizin içine aldık, Salihlerdendi.
    bunlar iyilerdendir, kitabımız kuranda.

    zennünüde hatırla, hani öfkelenip gitmişti.
    rabden emin olarak, denize yolculuk etmişti.
    üç kez kurra çekilmiş, hepsi kendine çıkmıştı.
    denize attılar diyor allah, kitabımız kuranda.

    hemen onu denizde, bir balık yuttu.
    karanlıklar içinde , rabbine dua etti.
    rabbim yunusu kurtardı, karaya attı.
    ben haksızım der, kitabımız kuranda.

    biz onu kurtarmakla,müminlere ders verdik.
    dua edeni kurtarırım, dersiniz lütfuna erdik.
    her zaman sıkışıp dua eden, müminleri gördük.
    dua boşa gitmez diyor, kitabımız kuranda.

    zekeriyyayıda an, rabbe beni yalnız bırakma.
    hayırlı varis senden rabbim, dedi beni aratma.
    bana hasret çektirip de, kaderimi karatma.
    Allah yahyayı verdik diyor, kitabımız kuranda.

    aylesinide doğum yapmaya, uygun kıldık.
    bütün peygamberleri, hayıra koşar bulduk.
    rahmeti umar,azabdan korkar,şahit olduk.
    rabbim şahittir diyor, kitabımız kuranda.

    o kadını meryemide anın, o ırzını korumuş.
    ruhumuzdan üfledik, rahman böyle buyurmuş.
    hem kendisi hem oğlu , ibretliktir duyurmuş.
    rabbim böyle dilemiş tir, kitabımız kuranda.

    işte dininiz Tek dindir, bize ibadet edin.
    iyi ameller işleyin, yararlı işlere gidin.
    sonunda elbet bize, döneceksiniz dedim.
    amelleriniz yazılmakta, kitabımız kuranda.

    EMBİYA SURESİ DESTANI DEVAMI
    helak ettiğimiz belde halkına, dünya haramdır.
    yecüc mecücün önü açılacak, diyen kurandır.
    bundan haberimiz yoktu derler , size beyandır.
    tepelerden saldırırlar der, kitabımız kuranda.

    muhakkak siz ve taptıklarınız, cehennemliksiniz
    dünyada gözünüz eğlencede, şölende şenliksiniz.
    yüklendiğiniz günahtan, takatsız inlemeklisiniz.
    onlar orda işitmezler diyor, kitabımız kuranda.

    rabbinizin verdikleri,hiç mahsun olmazlar.
    cehennem hışıltısını bile, onlar duymazlar.
    orada ebedi kalırlar, cennete doymazlar.
    melekler karşılar diyor, kitabımız kuranda.

    biz gökyüzünü ,kitap dürer gibi düreceğiz.
    üzerime aldığım vaatte, sözde duracağız.
    sonrada ilk yarattığımız gibi, yaratacağız.
    dediğini yapanız diyor, kitabımız kuranda.

    tevrattan sonra, Zeburdada gönderdik.
    Salih kular yer yüzüne, varistirler dedik.
    ibadet edenlere müjdele, onlara verdik.
    cihanda rahmet diyor, kitabımız kranda.

    ilahınız bir tek ilahtır, inanmışa ayandır.
    Müslüman olun derim, doğru sayandır.
    bunu size ilan ettim , sözlerimi duyandır.
    vaat yakındır dedik , kitabımız kuranda.

    sözün açığını da, gizlisini de bilendir.
    sizin için en faydalısı, hakka gelendir.
    buda bir imtihandır, doğruyu görendir.
    adaletle hüküm var, kitabımız kuranda.

    rahmandır o adaletle , hüküm veren.
    tüm muhtaç kullarının, hallerini gören.
    mazlumun düşmanının , karşına duran.
    sığınacak odur der , kitabımız kuranda.

    EL HAC SURESİ DESTANI
    Ey insanlar, rabbinizin gazabından korkun.
    kıyamet satı gelecektir, çok büyüktür bakın.
    onu göreceğiniz günün, şiddetinden sakın.
    ana emzirdiğini bırakır der, kitabımız kuranda.

    yüklü kadınlar, çocukları düşürecektir.
    insanlar sarhoş tur, hepsi şaşıracaktır.
    hemen kendini , rabbe koşar görecektir.
    durduramazlar der, kitabımız kuranda.

    insanların öylesi var ki, şeytanın ardına düşer.
    Allah hakkında mücadele eder, batıla koşar.
    şeytan cehenneme götürünce, duruma şaşar.
    kaderim böyle yazılmış der, kitabımız kuranda.

    öldükten sonra dirilmekte, şüphede iseniz.
    topraktan sonra meniden, yarattık bilirseniz.
    sonra kan pıhtısından, babbim yaptı deseniz.
    bir lokma ettendir diyor, kitabımız kuranda.

    size kudretimizin , kemalinden anlatıyoruz.
    rahimlerde tutup, bebek olarak yaratıyoruz.
    sonra olgunluğa erdirip,yaptığınıza bakıyoruz.
    bazınızı öldürürüz diyor , kitabımız kuranda.

    bazınızda ömrünün , zirvesine kavuşur.
    bilir iken bilmez olur, ölümü yaklaşır.
    yeride kuru görürsün, rahmetimiz ulaşır.
    kabarır nebatlar der, kitabımız kuranda.

    her şeye kadir olan, ölüleri diriltir.
    çokları birşey bilmez,ömrünü eritir.
    onun kötü sorularını, iyi kullar arıtır.
    aklınca uğraştırır, kitabımız kuranda.

    yoldan saptırmak için sözü, eğer büker çevirir.
    dünyada rezillik vardır ona, rabbim biraz verir.
    ahrette cehennem azabından vardır, onlar erir.
    baştan deri giydirilir diyor, kitabımız kuranda.

    Allah kullarına, zulümkar değildir.
    güzel amelinle, huzurumda eğil bir
    bunları yapmadan ölen, çok cahildir.
    merhametime der, kitabımız kuranda.

    bazılarıda rabbine, hep ibadet ederler.
    başlarına iş gelse, yoldan sapıp giderler.
    sonrada hayır versek, hemen sevinirler.
    açıkça ziyanda diyor, kitabımız kuranda.

    Allahtan başkasına tapan, büyük sapıklıkta.
    bunlar rabbin hidayetinden, çok uzaklıkta.
    zararları kerından fazla, olanları yapmakta.
    arkadaşlarım kötü der, kitabımız kuranda.

    şüphe yok ki Allah, yararlı iş yapanları.
    bize ortak koşmayıp, hak yola bakanları.
    altından ırmak akanda, rabbe tapanları.
    cennetlik diyor rab, kitabımız kuranda.

    yardım etmez Allah, yoksulu hor göreni.
    göğe doğru bir ip atsın, dışlayıpta vereni.
    sonra nefesini kessin, inatlaşıp duranı.
    öfkes i gitmez diyor, kitabımız kuranda.

    işte biz kuranı, böyle ap açık bildirdik.
    Cebrail vastasıyla, onu gökten indirdik.
    ummadıkları kularımı, hidayete erdirdik.
    dilediğimle yim der, kitabımız kuranda.

    iman edenlerden, Yahudi olanlar.
    onlardan gökdeki, yıldıza bakanlar.
    onların içlerinden, yıldıza tapanlar.
    yıldızlar secdede, kitabımız kuranda.

    Hıristiyanlar içinden, ateşe tapanlar.
    Allahın yarattığını,ona ortak koşanlar.
    rab hüküm verecek, yoldan sapanlar.
    rabbim şahidim der, kitabımız kuranda.

    görmedinmi göklerde, olan her şeyi.
    dünyayı ve yıldızları, güneşi ve ayı.
    dağlar ağaçlar hayvanlar, kabarık sayı.
    hepside zikirdedir, kitabımız kuranda.

    çoğunada azap haktır, gerçekleri görmez.
    Allahın bıraktığına, kimse bir şey vermez.
    dilediğimi yaparım ben, çoklarıda bilmez.
    tek malik benim diyor, kitabımız kuranda.

    iki gurup birbiriyle, tartışmaya çekilmiş.
    iki zümreyede ateşten,elbiseler biçilmiş.
    başlarının üstüne, kaynamış su dökülmüş.
    derileri eritir diyor, kitabımız kuranda.

    birde bunlara demirden , kamçılar olacaktır.
    azaptan çıkmak isteyene, onunla vuracaktır.
    tadın bakalım yangın, azabından denecektir.
    kurtuluşu yoktur diyor, kitabımız kuranda.

    EL HAC SURESİ DESTANI DEVAMI
    Cennettekiler altın bilezik, incilerle süslenecek.
    yararlı iş yapanlar sa, ipekten elbise giyecek.
    onlar rabbimizin sözünün, en güzelini diyecek.
    doğru yola ermişler diyor , kitabımız kuranda.

    küfredenler allah yolundan , mescidi haramdan.
    o ibadet haneye gittiği halde, yoldan çıkandan.
    kulları yoldan çıkarıp, yüz çevirise o makamdan.
    ona azap tattıracağız diyor , kitabımız kuranda.

    biz ibrahime kabe yerini, beyan etmişiz.
    bize hiç bir şeyi, ortak koşma demişiz.
    orayı temiz tutasın, biz bunu bilmişiz.
    rüku secde edin der, kitabımız kuranda.

    insanlara haccı ilan et, bunu bilsinler.
    uzak yerlerden, ince binekle gelsinler.
    faydasını görsün , onlar şahit olsunlar.
    gelin diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

    belli günde kurban kesip, yoksulları doyurun.
    dört ayaklı kurbanlıklarla, kabemize buyurun.
    rabbine adaklar adayarak, sözlerinizde durun.
    beytimizi tavaf edin diyor, kitabımız kuranda.

    kirlerini atsınlar,rabbin dinine uysunlar.
    kendileri için hayırlıdır, bunu bilsinler.
    Allahın hürmetine, o niyetle gelsinler.
    puttan kaçın diyor, kitabımız kuranda.

    haramları müstesna, tüm davarlar helaldir.
    Allaha ortak koşanlar, her zaman zelildir.
    gökten düşmüş gibidirler, kitabımız delildir.
    uçuruma sürüklenir der, kitabımız kuranda.

    kimde Allahın şiarına, tazimde bulunursa.
    kalbin deki takva sıyla, rabbine gelinirse.
    rabbin den bir menfaat, olduğu bilinirse.
    beyti atikte dir diyor, kitabımız kuranda.

    her ümmet keserken, besmele çeksinler.
    size kurban yeri yaptık, dediğimi yapsınlar.
    ilahınız tekdir, dediğimi yapmaya baksınlar.
    mütevaziyi müjdele der, kitabımız kuranda.

    Allah anıldığı zaman, kalpleri titreyene baktık.
    başına gelenlere sabredenden, musibeti attık.
    namazı doğru kılanlara, hidayetimizden kattık.
    rızıklarından paylaşırlar der, kitabımız kuranda.

    kurbanlıkları emrinize verdik, çok şükredesiniz.
    Allahın alametlerindendir onlar, bunu bilesiniz.
    keserken besmele çekin ki , hidayete eresiniz.
    kanaatkarlara verin diyor, kitabımız kuranda.

    kurbanlıkların etleride kanlarıda, bize ulaşmaz.
    sadece takvlarınız ulaşır, başlarınıza iş açmaz.
    müjdele güzel iş işleyenler, sevabından kaçmaz
    Rabbi yüceltin diyor Allah, kitabımız kuranda.

    Allah iman edenleri , mudafa edecektir.
    Nankörler ise hep, cehenneme gidecektir.
    Azabımızın çetin olduğunu hepsi bilecektir.
    Gerçekleri görün diyor, kitabımız kuranda.

    Sizinle savaşanlarla savaşın, size izin verildi.
    size yapılan zülümler, rap katında görüldü.
    mümine zafer vereceğim, defterleri dürüldü.
    sizin elinizle diyor Allah, kitabımız kuranda.

    rabbimiz Allah diyenleri yurtlarından attılar.
    haksız yere çıkarıldılar, yaptıklarına baktılar.
    üstelik sevindiler, müminlere kafa tuttular.
    yaptıkları boynuna geçer, kitabımız kuranda.

    Allahın adının anıldığı, yerleri hep yıktılar.
    koruyan Allah olduguna, bakmadılar attılar.
    nerde İslam zayıfsa, güçleriyle oraya gittiler.
    rabbin gücünü unuttular, kitabımız kuranda.
    EL HAC SURESİ DESTANI DEVAMI
    o muminleri yer yüzünde, iktidara getirseniz.
    namaz zekat uygulanırdı, fırsatları verseniz.
    iyiligi emredip, kötülüğü men edenleri görseniz.
    onlar bunu yaparlardı der, kitabımız kuranda.
    EL HAC SURESİ DESTANI DEVAMI
    onlardan önce nuhun adin semudun, kavimleride yalanladı.
    ibrahimin lutun şuaybın kavimleride, onları azabım yakaladı.
    musa firavun tarafından yalanlandı, boğulup ibretlik kaldı.
    beni nasıl inkar ederler, diyor Allah kitabımız kuranda.

    nice memleket vardır ki, onları zulum yaparken.
    helak ettik azgınların hepsini, sabah safak sökerken.
    muhteşem saraylar kuyular vardı, yakaladık derken.
    mühlet doldu azap yakaladı der, kitabımız kuranda.

    onların gözleri kör değildir, sinedeki kalbi kördür.
    senden acele azap isterler, onun zamanı vardır.
    Allahın bir günü, sizin saydığınız dan bin yıldır.
    vaadimizden caymayız diyor, kitabımız kuranda.

    zülmederken yakalarız, dönüşünüz banadır.
    uyarıcının sözü, zülümle hak yiyenler sanadır.
    hakkı yenenlerin vebali, hak yiyen insanadır.
    imanla yararlı işe bak der, kitabımız kuranda.

    onlar için bir mafiret, cömertçe rızık veririz.
    fesat için koşanlarsa, cehennemliktir deriz.
    uyarıcıların sözüne seytan, katmak ister biliriz.
    iblisin kattığını yok ederim, kitabımız kuranda.

    Allah hikmet sahibidir, her gizliyi bilendir.
    kalbinde maraz bulunanlar, iblise dönendir.
    zalimler ayrılıkta, rabbiniz bunları görendir.
    inananlar sapmaz diyor, kitabımız kuranda.

    küfredenler kıyametİ , kendilerinde görenler.
    kısır birgünün azabı, gelene kadar inat eder.
    rahman dilememistir onu, seytanınkine gider.
    azap ansızın gelir diyor, kitabımız kuranda.

    o gün mülk allahındır, bunu herkeş görecek.
    küfredenle yararlı işe, hükmü vermeye gelecek.
    yararlı iş yapanlara, naim cennetini verecek.
    küfreden cehenneme der , kitabımız kuranda.

    ayetlerimi yalanlayan, cehenneme girecek.
    aşağılık azap onların, hepsi bunu görecek.
    hicret ederken ölene, güzel rızık verecek.
    rızık verenin hayırlısıdır, kitabımız kuranda.

    onları hoş olan, bir yerlere koyacaktır.
    çünkü Allah halimdir, sözünde duracaktır.
    çile çekmiş kullara, iyiliği verecektirktir.
    dediğimi yaparız der, kitabımız kuranda.

    kendine yapılan cezaya misliyle karsılık verirse.
    sonra üzerine zalimlerden, saldırılar edilirse.
    size yardım ederim diyor, kular bunu bilirse.
    günahını affederim diyor, kitabımız kuranda.

    yardım ederim demiştik biz, bu yardımlar şundandır.
    geceyi gündüze gündüzü geceye, sokarım ondandır.
    çünkü Allah işitendir,bütün gizlilerin,hepsini görendir.
    cömert kula yardım ederim diyor. kitabımız kuranda.

    yine yardım ederim, kullarıma beyandır.
    çünkü Allah haktır, müminlere ayandır.
    allahı bırakıp puta tapanlar,yalan sayandır.
    yegane büyüktür der, kitabımız kuranda.

    görmedinmi o Allah, gökten su indirmekte.
    bitkiler çör çöp iken, yeşile döndermekte.
    sığınan kullarına, lütfundan göndermekte.
    gökler yerler bizim der, kitabımız kuranda.

    görmedinmi o Allah bütün yerdekileri.
    emriyle denizde akan, bütün gemileri.
    göklerde emrindedir, tutuyor semaları.
    kudretle tutarım der, kitabımız kuranda.

    size hayat verende odur, öldürende.
    murada erdirende odur, güldürende.
    sonra ruhunuzu alıp,tekrar diriltende.
    insan nankör der, kitabımız kuranda

    her ümmet için, bir yol tayin etmişiz.
    kulların amellerdeki, durumna bakmışız.
    size muhalefet etmesinler, davet etmişiz.
    hidayet üzere diyor, kitabımız kuranda.

    eğer seninle mücadele, ederlerse şayet.
    söylenende yanlış yoktur, güzeldir gayet.
    bunları ben söylemiyom, söylemekte ayet.
    deyi ver gitsin diyor, kitabımız kuranda.

    birbirinize muhalefet, edip durdunuz hakkımda.
    kıyamet günü hükmünü , o verecektir katında.
    göktekileri yerdekileri görür, o bunların farkında.
    hepside bir kitapta dır diyor, kitabımız kuranda.

    allahı bırakıyor, kendine delil indirilmeyen.
    hakkında bilgi sahibi, olmadıklarını bilmeyen.
    ondan başka yardımcı yok, bunu görmeyen.
    zalimlere yardımcı yoktur, kitabımız kuranda.

    kendilerine ayetlerimizin, açıkça okunduğu.
    hatalarını söyleyen, ayetlerin dokunduğu.
    okuyana saldıracak, rabbin nankör gördüğü.
    gidecekleri ateştir der, kitabımız kuranda.

    EL HAC SURESİ DESTANI DEVAMI 73
    Şimdi rabbi dinleyin, bir misal vermektedir.
    şüphe yok ki taptıklarınızı, rab görmektedir.
    toplansın hepsi, sinek yaratamaz bilmektedir .
    yalnız rabbe tapın der, kitabımız kuranda.

    sinek onlardan, bir şey kopardığına baksalar.
    putların hepsi bunun için,toplanmışta olsalar.
    putlar sinekten kurtaramaz, elbirliği yapsalar.
    putta zayıf sinekte diyor, kitabımız kuranda.

    onlar Allahın kadrini, gereği gibi bilemediler.
    muhakkak Allah çok kuvvetlidir, göremediler.
    melekten insandan resul seçer , diyemediler.
    Allah her şeyi işitir görür, kitabımız kuranda.

    Allah onların önündekini , ardındakini bilir.
    bütün gizlilerin gizlisini, rabbimiz görür.
    bütün işler sonunda, Allaha döndürülür.
    bizden bir şey kaçmaz, kitabımız kuranda.

    ey iman edenler, rüku edin secde edin.
    saf tutarak rabbinize hep, ibadete gidin.
    hayır işleyerek, felah bulacağınızı bilin.
    felah bulasınız diyor, kitabımız kuranda.

    gerektiği gibi cihat edin, Allah buyruğunda.
    sizi seçti güçlük yüklemedi, onun uğrunda.
    babanız İbrahim dini gibi der, rab kitabında.
    size Müslümanlar diyor, kitabımız kuranda.

    Müslüman adını rab taktı, resul şahit olsun.
    sizde inananlara şahit olun, rabbiniz görsün.
    mevlan için kullar namazı kılsın, zekatı versin.
    güzel mevladır yardımcıdır, kitabımız kuranda.
    05448081798

  7. abdurrahman toğaç yorumu:

    EL MÜMİNİN SURESİ DESTANI
    1–Müminler her zaman, felah bulmuştur.
    2—namazlarını huşu içinde, hep kılmıştır.
    3—faydasız boş sözlerden,uzak durmuştur.
    4—zekatını verirler der, kitabımız kuranda.

    5—onlar ki çok iffetlidir, ırzlarını korurlar.
    6—sade eşiyle birleşir, sözlerinde dururlar.
    onlar hiç kınanmaz, hak yolunu bilirler.
    7— ötesine bakma der, kitabımız kuranda.

    8—onlar ki emanetlerine, verdiği sözlerine uyarlar.
    9—namazlarına devam eder, rabbin sözünü duyarlar.
    10—yeryüzü nün varisi onlardır, alınmıştır kararlar.
    varisçilerin kendileridir diyor, kitabımız kuranda.

    11—onlar ahrette Firdevs cennetine, varis olacaklar.
    bunlar o güzelim yerlerde, ebediyyen kalacaklar.
    12—çamurdan yarattık tüm insanları, bunu bilecekler.
    13—nutfe yaptık, sağlam yerde tuttuk, diyor kuranda.

    14—sonra o nutfeyi, kan pıhtısı haline getirdik.
    sonra kan pıhtısını, bir lokma ete çevirdik.
    et parçası nın içine, kemikler yerleştirdik.
    kemiklere et giydirdik der, kitabımız kuranda.

    şekil verenin şanının, yüceliğini göreceksin.
    15—sonra bunun arkasından, bir gün öleceksin.
    16—sonra kıyamet günü, muhakkak dirileceksin.
    17—and olsun üzerinize, yedi yol yaptık kuranda.

    18—gökten bir ölçü ile size, su indirip veririz.
    şüphesiz biz o suyu, gidermeye de kadiriz.
    19—size içinde hurma üzüm, bağı yaptık biliriz.
    geçiminiz için diyor rab, kitabımız kuranda.
    05448081798
    size o sütten içiririz, çok fayda görürsünüz.
    diyer faydası da onların, etlerinden yersiniz.
    22—hayvanlar ve gemi içinde,seyahat edersiniz.
    hepsi lütfumuzdan diyor, kitabımız kuranda.

    23—yemin olsun biz nuh u, kavmine gönderdik.
    kavmim yalnız Allaha, ibadet edin dedirdik.
    ondan başka ilahınız yoktur, bunu bildirdik.
    nuh korkmaz mısınız dedi, kitabımız kuranda.
    EL MÜMİNİN SURESİ DESTANI DEVAMI
    24—bunun üzerine, kavmindeki kodamanlar.
    buda sizin gibi insandır, öğütten ne anlar.
    rab istese melek gönderirdi, dedi insanlar.
    kavmi inanmadı diyor, kitabımız kuranda.

    25—kendinde cinnet bulunan, adamdan başka.
    ondan hiçbir şey olamaz, gelmez hiç aşka.
    siz nuh u gözetleyin, uzaklardan yavaşça.
    ne yapacak dediler der, kitabımız kuranda.

    20—bir ağaç yarattık, turu sina dağında olur.
    hemi yağı olur, yiyen kullarımız, iyi bulur.
    21—davarlar dada ibret vardır, iyi kullar görür.
    karnındaki sütten der, kitabımız kuranda.

    26—nuh ey babbim, onların beni yalanlamasına.
    dediğim sebep olmasın, yanlış anlamasına.
    bilmezler mümkünü yok, beni dinlemesine.
    ben mağlubum dedi, kitabımız kuranda.

    27—bizde ona vahiy ettik, bir gemi yapasın.
    emrimiz geldiğinde, her canlıdan katasın.
    canlıları bir erkek dişi, olmasına bakasın.
    dünyayı su basacak der, kitabımız kuranda.

    zulmedenlerden alma, onlar gemiye binmesin.
    vaadimiz tamam olacak, onlar bunu bilmesin.
    yalnız inananlardan al, diyerlerinden gelmesin.
    bana bir şey söyleme der, kitabımız kuranda.
    EL MÜMİNİN SURESİ DESTANI DEVAMI
    28—sen ve yanındakiler, geminin içine binin.
    hamdolsun Allaha deyip, bize dua edin.
    gemi sizi nereye götürürse, oraya gidin.
    şükredesiniz der rab, kitabımız kuranda.

    29—birde de ki ey rabbim, bereketli yere indir.
    30—şüphesiz bunda ibret var, alametlerimdendir.
    nuh rabbinin imtihan ettiğini, bilenlerdendir.
    zalimler boğuldular diyor, kitabımız kuranda.

    31—sonra arkalarından başka kuşak yarattık.
    32—ad kavmiydi , hüt peygambere bıraktık.
    rabbe ibadet edin dedi, durumlarına baktık.
    Allahtan korkun dedi, kitabımız kuranda.

    sizin ondan başka, ilahınız yoktur.
    yalnız ona ibadet, etmeniz haktır.
    men edilmişe, tapmanız yasaktır.
    emrediyor Allah, kitabımız kuranda.

    33—-onllar dan refah verdikleri miz, inkara gittiler.
    küfretti ler kodaman lar, resule isyan ettiler.
    sende bizim gibisin dediler, rab katında bittiler.
    yediğimizden yiyor dediler, kitabımız kuranda.

    34—kendimiz gibi bir beşere, tabi olursak şayet.
    ziyana uğruyanlar dan oluruz, açıktır gayet.
    35—tekrar dirileceğimizi söyler, gerçekten hayret.
    36—dediğin çok uzak dediler, kitabımız kuranda.

    37—hayat dünya hayatıdır, bundan başkasını bilmeyiz.
    burada yaşar ız ölür üz , dediklerinize gelmeyiz.
    38—allaha iftira atıyorsun, görünmez ilaha inanmayız.
    diriltilmeye inanmadılar diyor, kitabımız kuranda.

    39—rabbim beni yalanladılar diyerek, sözlerini duyurdu.
    40—allah biraz zaman sonra, püşman olacaklar buyurdu.
    41—derken sonra helak naramız, o kavmi yakalayıverdi.
    çör çöp oldular hüt kavmi der , kitabımız kuranda.

    42—sonra arkalarından, başka kavim yarattık.
    43—ümmetler ecelini geçemez, böyle yaptık.
    44—ard arda resul gönderdik, hallerine baktık
    böyle dir diyor Allah, kitabımız kuranda.

    45—her ümmete resul , geldikçe yalanladı.
    bizde helak ettik, vaziyetleri ayandı.
    hepsinide efsane yaptık, yanlış inandı.
    uzak olsunlar der, kitabımız kuranda.

    sonra musa ile harunu, kavmine gönderdik.
    açık bir ferman ile, musaya mucize verdik.
    46—firavun dik başlıydı, inkara gittiğini gördük.
    kibirlerine yediremedi der, kitabımız kuranda.

    47—firavun kendimiz gibi, iki tane insanamı inanacağız.
    musanın kavmi uşağımızdır, dediğine gelmiyeceğiz.
    48—yalanlayan oldular, dediler söylediğini bilmiyeceğiz.
    askerleriyle boğduk diyor Allah, kitabımız kuranda.

    49—yemin olsun biz musaya o kitabı verdik.
    kavmi inansın diye, açık mucize gönderdik.
    baş kaldıran zorbalar, olduklarını, gördük.
    niye helak etmeyim der, kitabımız kuranda.

    50—meryem oğlu isayıda, annesiyle mucize yaptık.
    ikisini de suyu olan, yüksek yerler de bıraktık.
    51—helal şeylerden yeyin dedik, resullerimize baktık.
    bütün yaptığınızı, bilirim der, kitabımız kuranda.

    52—işte tek ümmet halinde, sizin kavminizdir.
    bende sizin rabbinizim, bizden korkun denir.
    53—hep aralarında bölündüler, katımızdan bilinir.
    fırka olup öğündüler der, kitabımız kuranda.

    EL MÜMİNİN SURESİ DESTANI DEVAMı
    54—şimdi sen onları, şaşkınlık larıyla bırak.
    55—verdiğimiz çocukları yeter, sonlarına bak.
    çokluğu hayrına sanarlar, bunu ilmine kat.
    56—felaketlerinedir diyor, kitabımız kuranda.

    57—gerçekten rabbin azabından, korkarak titreyenler.
    58—rabbinin ayetlerine iman ederek, Allah diyenler.
    59—rabine ortak koşmayanlar, söylediklerimizi bilenler.
    60—zekatlarını tam verenler diyor, kitabımız kuranda.

    61—işte bunlar hayırlarda, sürat yarışı yapanlar.
    bu yarışı yaparken, rabbin sözüne bakanlar.
    62—gücünün yettiğini yapar, rab sözünü tutanlar.
    onlar zulme uğramaz der, kitabımız kuranda.

    63—kafirlerin kalpleri, bu kitaptan habersiz.
    bunlar kulları yok etmekte, çokça arsız.
    her şeyini alırlar, bırakır onları çaresiz.
    yaptıkları budur diyor, kitabımız kuranda.

    64—nihayet refahlı olanlarını, azabımız yakalar.
    azabımızda gelince, hemen feryada başlar.
    65—bunlar tepeden bakarak, yoksulları dışlar.
    yardım etmeyiz der rab, kitabımız kuranda.

    66—siz eyet söyleyene, arkanızı dönerdiniz.
    sıkıntı basardı sizi, uzaklaşıp giderdiniz.
    67—yaşantıya ters gelirdi, işimiz var derdiniz.
    gaflet içindedir diyor. kitabımız kuranda.

    68—hala bu kelamdan, gafil olmaya daldı.
    atalarına gelmemiş, bir resulmü geldi.
    69—resulü tanıyamayıp, onlar öylemi bildi.
    70—cinnet etmiş dediler, kitabımız kuranda.

    hayır o resul, onlara hakkı getirdi.
    hoşlanmadılar ama, dinlerini yetirdi.
    rabbin kelamıyla söyledi,küfrü bitirdi.
    haline şükret der, kitabımız kuranda.

    71—eğer hak onların, keyflerine tabi olsaydı.
    gök yer fesada gider, onu doğru bulsaydı.
    onlara zikri bildirdik, denene tabi olsaydı.
    yüz çevirdiler zikirden, kitabımız kuranda.

    72—yoksa sen onlardan, bir ücretmi istiyorsun.
    hayır rabbimin mükafatı,daha hayırlı diyorsun.
    hem o rızık verenlerin, çok hayılısı biliyorsun.
    73—sen doğru yoldasın diyor, kitabımız kuranda.

    74—fakat ahrete inanmayan, hak yoldan sapmaktadır.
    75—başlarından darlığı atsak, hak yoldan çıkmaktadır.
    76—onları azap ile tuttuk, yine yanlışı yapmaktadır.
    azaplıklar yalvarmadılar diyor, kitabımız kuranda.

    77—üzerlerine gazap kapısını, açtığımız vakit.
    azap gelirken bari, yapsalardı rabbe ahit.
    78—yaptıkları günaha, kulak göz kalpler şahit.
    az şükrediyorlar diyor, kitabımız kuranda.

    79—yer yüzünde sizi yaratana, elbet döneceksiniz.
    80—gece gündüzün de değişmesi, onun bileceksiniz.
    dirilten öldürendir, onun yoluna geleceksiniz.
    Allah aklınızı kullanın diyor, kitabımız kuranda.

    81—hayır evvelkilerin dediğini, dediler biliriz.
    82—bizmi öldükten sonra, bir daha diriliriz.
    83—yemin ederiz masallardır, yanlış buluruz.
    inanmaz bunlar diyor, kitabımız kuranda.

    84—kimindir o yeryüzü, ve oradaki varlıklar.
    85—allahın derler, nedir kalbinizdeki darlıklar.
    86—odur arşın sahibi, çektirmesin zorluklar.
    87—bizden sakının diyor, kitabımız kuranda.

    88—kimdir o her şeyin mülkü, elinde olan.
    kimdir o zora düştüğünde, sizi koruyan.
    89— allah dersiniz, zorlukta yaşayanı gören.
    siz büyüklendiniz der, kitabımız kuranda.

    90—hayır biz, hakkı getirdik yalancılara.
    91—allah evlat edinmez,deyin talancılara.
    ondan başka ilah yok de, külhancılara.
    ortağı yoktur der, kitabımız kuranda.

    ondan başka ilahlar olsaydı şayet.
    çarpışırlardı birbiriyle, açıktır gayet.
    her şey helak olurdu, sonra nihayet.
    tek sahibidir der,kitabımız kuranda.

    92—çok yücedir o, hazırı gayibi bilendir.
    93—onlara gelecek, her azabı verendir.
    94—azaptan korumada, iyileri görendir.
    95—azabı izleyin der, kitabımız kuranda.

    96—sen kötü lüğü , en güzel iyle sal.
    kalplerin özünü bilenden, ilham al.
    97—sana sığınırım rabbim de, öyle kal.
    sahibimizsin de, kitabımız kuranda.

    98—rabbim zalimlerden, sana sığınan kulum.
    99—o zalimlerden birine, geldiğin de ölüm.
    tekrar döndüğünde, beni bu sefer görün.
    100—yararlı iş yapacağım der, kitabımız kuranda.

    bu onların söyledikleri , boş sözlerdir.
    perde çekilmiş, olanlardaki gözlerdir.
    101—süra üfrüldümü , çaresizler sizlerdir.
    birbirinden kaçarlar,kitabımız kuranda.

    102—tartıları ağır gelen, felah bulanlardır.
    103—tartıları hafif gelene, yazık olanlardır.
    bunlar cehennemde, orda kalanlardır.
    104—sırıtıp kalırlar der , kitabımız kuranda.

    105—ayetlerim okundu, onu yalan saydınız.
    106—rabbim kötü bahtımızdı, bizim kaybımız.
    107—rabbimiz bizi çıkar, bu bizim ayıbımız.
    dönersek haksızık der, kitabımız kuranda.

    108—sinin oraya , bana bişey söylemeyin.
    109—içinizde bir fırka var, onları horlamayın.
    bizler iman ettik diyenleri, zorlamayın.
    onlar kurtulur der , kitabımız kuranda.

    kurtulacak kullar, rabbim bizi affet diyorlardı.
    110—kendilerinin maskarasıydı, bunlar biliyorlardı.
    rabbi anmayı unuttular onlara gülüyorlardı.
    güldükleriniz cennettedir, kitabımız kuranda.

    111—sabretmeye karşı, mükafatlarını verdim.
    rablerinin lütfuyla, dediler murada erdim.
    112—dünyada ne kadar kaldınız, diye sordum.
    113—bir günden az dediler, kitamız kuranda.

    EL MÜMİNİN SURESİ DESTANI DEVAMI
    114—Allah buyurdu, hakikaten pek az kaldınız.
    115—boşuna yaratmadık sizi, imtihan oldunuz.
    sonunda yüce rabbin, huzuruna geldiniz.
    116—hak padişahız diyor, kitabımız kuranda.

    çok yücedir o Allah, kendisi haktır.
    övülmeye laiktir, büyük padişahtır.
    ondan başka tapılacak, hiç yoktur.
    arşın rabbi der, kitabımız kuranda.

    117—her kim Allah ı bırakıp, başka ilaha taparsa.
    hiç delili olmaksızın, ona tapmaya bakarsa.
    onun hesabı bize aittir, inatla onu yaparsa.
    onlar felah bulamaz der, kitabımız kuranda.

    118—deyin ki ey rabbim, bağışlayın siz bizi.
    rabbim bilirsin sen, gizlilerdeki gizliyi.
    merhametliler hayırlısısın, anarım sizi
    tevvapsın affedensin,kitabımız kuranda.

  8. abdurrahman toğaç yorumu:

    EN NUR SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    1— bizim indirdiğimiz, farz kıldığımız suredir.
    açık delillerle indirdik, dertlerinize çaredir.
    olur ki öğrenir tutarsınız, yanlışdan beridir.
    emirlerime uyun diyor, kitabımız kuranda.

    2—zina yapan, erkek ve kadının her birine.
    yüz değnek vurun, onların kaba yerine.
    Allaha inanansanız, girin rabbin dinine.
    acımayasınız diyor, kitabımız kuranda .

    3—müminlerden bir gurup, yaptıklarına şahit olsun.
    zina yapan bir erkek, kendi gibilerinden bulsun.
    veya müşrik kadınlarla, evlensin onunla kalsın.
    müminlere haram diyor rab , kitabımız kuranda.

    4—iffetli kadınlara, zina iftirasında bulunup.
    delil getirmeyene, seksen değnek vurup.
    şahitliğini kabul etmeyip, gerçeği görüp.
    fasıklardır onlar der, kitabımız kuranda.

    5—ancak o iftiradan sonra, halini düzelten.
    tövbe edenlerden olsun, hakkı gözeten.
    rab bağışlayandır, durumuna göz atan.
    merhametliyim diyor, kitabımız kuranda.

    6—karılarına zina isnadında, bulunanlar.
    onun zina yaptığından, emin olanlar.
    dört defa billahi billahi,desinler onlar.
    doğruluğuna şahittir,kitabımız kuranda.

    7—Beşinci defasında, eğer yalancılardansa.
    lanet üzerime desin, eğer inananlardansa.
    8—kadında şöyle desin, emin olanlardansa.
    eşhedü billah desin der ,kitabımız kuranda.

    8—kocası , doğru söyleyenlerden olursa.
    lanet yerini bulacaktır, eğer bilirse.
    10—rabbin merhameti, ikisinede gelirse.
    kurtuluşları var der,kitabımız kuranda.

    11—haberiniz olsun, iftira haberini getirene.
    içinizdeki cemaatlerden, iftirayı yetirene.
    hakkınızda hayır olsun, sonunu görene.
    azap haksız olanın der, kitabımız kuranda.

    12—bunu ilk duyduklarında, iftiradır deselerdi.
    doğru iş yapmış olurlardı, eğer bilselerdi.
    zanna uymayıp, gerçek doğruyu bulsalardı.
    böyle istiyoruz diyor, kitabımız kuranda.

    13—dört şahit getirmeyene, itibar etme.
    onlar yalancıdırlar,dediklerine bakma.
    14—bozuk zihniyetlerine , takılıp gitme.
    merhametim geniş, kitabımız kuranda.

    15—İftirayı birbirinize, dilinizle anlatıyordunuz.
    kesin bilgi sahibi, olmadığınızı biliyordunuz.
    ağzınızla söylüyor, bunu kolay sanıyordunuz.
    büyük vebal vardır diyor, kitabımız kuranda.

    16—duyduğunuzda diyeydiniz, yalandır zaten.
    bu iftira bize hiç, yakışmadı gerçekten.
    17—gazap iner üzerinize, yanlışlarınızı derken.
    mümine yasak diyor, kitabımız kuranda.

    18—Allah size ayetleri, beyan edendir.
    hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.
    19—bu haberi çıkartan, nara gidendir.
    iki cihanda hüsranda der, kuranda.

    Allah kalplerin özünü bilir, siz bilmezsiniz.
    20—Allahın fazlu rahmeti vardır, gelmezsiniz.
    şevkatliye merhametliye, tabi olmazsınız.
    cezanızı veririm diyor, kitabımız kuranda.

    21—ey inananlar, şeytanın adımlarına tabi olmayın.
    size fuhuşu emreder, doğru yoldan dönmeyin.
    Allahın fazlu keremine uyun, gazabına gelmeyin.
    hakkıyla bilenim diyor Allah, kitabımız kuranda.

    22—içinizde fazilet ve, servet sahibi olanlar.
    akrabayı yoksulu, arayıp onları bulanlar.
    Allahın affını isteyen, bunlara verenler.
    çok bağışlarım der, kitabımız kuranda.

    23—namuslu kadına iftira atana, Allah söylüyor.
    dünyadada ahirettede onlar, lanete uğruyor.
    büyük azap onlaradır, Allah böyle buyuruyor.
    24—el dil ayak konuşur der, kitabımız kuranda.

    25—Allah onlara hak ettiklerini, tam verecek.
    Allahın hak olduğunu, onlarda bilecek.
    26—kötü erkek, elbet kötü kadının olacak.
    iyi kadınlarda elbet, iyi erkekleri bulacak.
    iftiradan beridirler der, kitabımız kuranda.

    onlar için mağfiret ve , güzel rızık vardır.
    27—başka eve selam vererek, giren kerdadır.
    sizin için hayırlı olan, güzel ahlak ordadır.
    belki düşünürsün der, kitabımız kuranda.

    EN NUR SURESİ DESTANI DEVAMI
    28—Eğer evlerde oturan , kimseyi bulamazsan.
    Size izin verilmedikçe, içeriye giremezsin.
    Dön denince dönün, hayırlıdır bilemezsin.
    Yaptığınızı bilirim der ,Kitabımız kuranda.
    29—İçinde oturulmayana, girmeniz haktır.
    Menfaatın olana gir, sakıncası yoktur.
    Açığı gizlileri bilen, büyük padişahtır.
    Bunda günah yok , kitabımız kuranda.
    30—Mümin erkekler gözünü,haramdan sakınsın.
    Irzlarını korusunlar, güzel ahlak takınsın.
    Elbet bunlarla cennetlerin, birine yakınsın.
    Haberdarım diyor rab, kitabımız kuranda.
    31—Mümin kadınlar ırzlarını, korumaya bakın.
    Gözünüzü de koruyun, haramlardan sakın.
    Zinetinizide kapatın, kimse görmesin takın.
    Habersiz gözüken hariç, kitabımız kuranda.
    Baş örtülerini yakalarının, üzerine vursunlar.
    Bu rabbinizin kuralıdır, üzerinde dursunlar.
    Detayları çoktur, Türkçe mealini okusunlar.
    Ayak vurmadan yüru der, kitabımız kuranda.
    Yakın akraba görmesinde ,sakınca yoktur.
    Zinet sizin süsünüzdür. takınmanız haktır.
    Tersini yapan kular,azabımıza müstahaktır.
    Tevbeyle felah bul der, kitabımız kuranda.
    32—Bekarları evlendirin, onlara yardımcı olun.
    Yoksul olmasına bakmayın, iffetliden bulun.
    Keremimden zengin ederim, iyilikle dolun.
    İhsanımız geniştir diyor, kitabımız kuranda.
    33– Evlenecek yoksullar, varlığı bulana kadar.
    İffetlerini korusunlar, lütfuyla zengin eder.
    Zengin müminlerde onlara, yardıma gider.
    Yardımlaşırlar diyor, kitabımız kuranda.
    İffetlerini haramdan, zorlanarak koruyanlar.
    Direnerek rabbimizin, davetine yürüyenler.
    Fuhuşa zorlasanda bakmaz, rabbini bilenler.
    Zorlananı bağışlarım der, kitabımız kuranda.
    34—Yemin olsun size, açıklayıcı ayetler bildirdik.
    Sizden öncekilerden geçenden, misaller verdik .
    Takva sahiplerine rabbiniz ,bir nasihat indirdik .
    Uyanlarınız kazançlı der, kitabımız kuranda.
    35—Allah göklere ve yere, ışık verendir.
    Nurunun temsili, o kandili bilendir.
    Dilediği kula, nur vermeyi görendir.
    Nasiplisi erişir der, kitabımız kuranda.
    Allah böyle misal verir, kulları görsün.
    36—o lambayla Allahın, anılmasını bilsin.
    sabah akşam rabbine, tesbih e gelsin.
    adımı anın diyor , kitabımız kuranda.

    37—ticaret engel olmaz, rabbine ibadete kavuşur.
    o kullar namazı kılmaya,zekatı vermeye erişir.
    o günden kalpler gözler, halden hale değişir.
    biz takibindeyiz diyor Allah, kitabımız kuranda.

    38—Allah yaptıkları işin, kendilerine en güzelini.
    fazlından verecek onlara, ziyadesini özelini.
    zaten biliriz biz, kullarımızdaki yapının ezelini.
    hesapsız veririm diyor, kitabımız kuranda.

    39—Küfredenlerin ameli, engin bir çöldeki.
    serap gibi su zanneder, gittiği yoldaki.
    ona vardığında ,bir şey bulamaz halbuki.
    hesabını görürüm der, kitabımız kuranda

    40—yahut derin denizdeki, karanlıklar gibidir.
    o denizi bir dalga bürür, ona tabidir.
    üst üste yığılmış karanlıklar, hep birbiridir.
    elini bile göremez der, kitabımız kuranda.

    Allah bir kuluna, bir nur vermemişse.
    onun için nur yoktur, yola gelmemişse.
    41—havada süzülen, kuşları görmemişse.
    bizi tespih ederler , kitabımız kuranda.

    her birisi duasını, tespih ini bilmiştir.
    Allah da onların, ibadetini görmüştür.
    42—yer gök Allahındır, yüzleri gülmüştür.
    dönüş bize diyor, kitabımız kuranda.

    43—görmedin mi Allah, bulutları sürüyor.
    onları toparlayıp, yer yüzünü suluyor.
    bakarsın arasından, yağmur geliyor.
    canlıları sular der, kitabımız kuranda.

    dilediği kulları onun, rahmetine erer.
    dilediğine yağmurlar, musibete döner.
    şimşeğin etkisinden, gözler feri söner.
    bir an görmez der, kitabımız kuranda.

    44—gece ile gündüzü, döndürüp duruyor.
    akıl sahipleri bunlardaki, sırrı biliyor.
    45—bütün hayvanları, sudan yarattık diyor.
    çeşidi çoktur diyor, kitabımız kuranda.

    Allah biz her canlıyı, sudan yarattık.
    kimini iki ayakla, yürümeye bıraktık.
    kimini dört ayakla, yüz üstü yürüttük.
    her şeye kadiriz der,kitabımız kuranda.

    46—biz gerçekleri açıklayan, ayetleri indirdik.
    dilediğimi hak yola, ileteceğimizi bildirdik.
    47—inandık deyip yan çizeni, haktan dönderdik.
    bunlar mümin değil der, kitabımız kuranda.

    48—Allaha ve resullerine, çağrıldıkları zaman.
    bir bakarsın yüz çevirmişler, onlar hemen.
    49—hak kendilerin olsa, hemen derler tamam.
    koşarak gelirler diyor, kitabımız kuranda.

    50— bunlar kalplerinde, hastalık olanlardır.
    rableri karşılığını, vermez sananlardır.
    rabbi bilmez bunlar, zanna uyanlardır.
    onlar zalimler der, kitabımız kuranda.

    51—aralarında hüküm, verileceği vakit.
    mümimler inandık der, hakka bakıp.
    kalplerine her zaman, rabbini takıp.
    felah bulurlar der, kitabımız kuranda.

    52—kim Allahtan korkup, ona inanırsa.
    resullerinin çağrısına, koşup gelirse.
    onlar murada ererler, eğer bilirse.
    kurtulanlar der, kitabımız kuranda.

    53—Birde inanmış gibi, yemine gittiler.
    savaşa çıkarız deyip, vaat ettiler.
    bunların adeti böyle, onlar bittiler.
    görürüm diyor, kitabımız kuranda.

    54—Allaha ve resullerine, itaat edin.
    döneklik yapmayın, yollarına gidin.
    ona düşen tebliğdir, siz bunu bilin.
    görevidir der, kitabımız kuranda.

    sizinde göreviniz var, bunu bilesiniz.
    ona itaat edersen, hidayete erersiniz.
    55—iman edip, yararlı bir işe giderseniz.
    kurtuluş bunda der, kitabımız kuranda.

    kötü kavmin yerine, iyisini getireniz.
    nankör kavmin yaşantısını, bitireniz.
    iyiye meyledenin, dinlerini yetireniz.
    onlar huzurda der, kitabımız kuranda.

    ortak koşmadan ibadetleri, ederler onlar.
    sonra nankörlük edenler, yaşamını sonlar.
    fasıklık yapanlar elbet, cehennemi boylar.
    kurtuluşlar iyilikte der, kitabımız kuranda.

    56—namazı doğru kılın, zekatı verin.
    resullere itaat edin, hakkı görün.
    rabden merhamet var, onu bilin.
    diyor Allah, kitabımız kuranda.

    57—küfredenler bizi, aciz bırakır sanmayın.
    iyi kullar, Allahtan başkasını anmayın.
    zalimlerin gideceği yola, sizde kanmayın.
    orası ne fena yer der, kitabımız kuranda.

    58—ey inananlar, sizden sahip olduğunuz köleler.
    henüz buluğa ermemiş, çocuklarda bileler.
    üç vakit de bunlar da izin, isteyerek gireler.
    sabah öğle yatsı diyor, kitabımız kuranda.

    bu vakitler, açık bulunacağınız zamandır.
    bu vakitler dışında, girmek olur tamamdır.
    kimseye günah yoktur, kullarıma beyandır.
    ayetler açıktır diyor rab, kitabımız kuranda.

    59—hikmet sahibinin sözünü, kullar bilsinler.
    sizin çocuklarda girerken, iznini alsınlar.
    sizden öncekiler öyleydi, bunu görsünler.
    her şeyi bilenim der, kitabımız kuranda.

    60—nikahtan ümidi kalmayan, yaşlı kadınlar.
    ziynetlerini göstermekte,serbesttir onlar.
    yinede iffetli davransın, sakınsın bunlar.
    daha hayırlıdır diyor, kitabımız kuranda.
    EN NUR SURESİ DESTANI DEVAMI
    Allah her şeyi işitendir, hakkıyla bilendir.
    61—gözü görmeyene, günah yoktur diyendir.
    topala hastaya da serbest, Allah görendir .
    lütufkarım kullara der, kitabımız kuranda.

    babanızın ananızın, kardeş evinden yiyin.
    amcan dayın halanıza, ben acıktım deyin.
    teyze dost koruma, evlerinde yemeyi bilin.
    bu evlerden yiyin diyor, kitabımız kuranda.

    topluca veya dağınık yemenizde, günah yoktur.
    evlere girerken selam vermenizde, size haktır.
    biz ayetlerimizi açıklıyoruz, anlayan kul çoktur.
    akıl edenlerden olun diyor, kitabımız kuranda.

    62—müminler Allaha ve resulüne, iman edenler.
    resulüm den izin alıp, gideceği yere gidenler.
    dilediğine izin veriver, resuller bunu bilenler.
    Allah çok bağışlayanım der, kitabımız kuranda.

    63—Resulü birbirinizi, çağırdığınız gibi çağırmayın.
    ya nebim ya resul deyin, fazlaca bağırmayın.
    birbirinizi siper edip, yakınlarından dağılmayın.
    sakınanlardan olun der rab, kitabımız kuranda.

    Allah bilir onun emrine, aykırı hareket edeni.
    başlarına bir bela gele bilir, yanlışlara gideni.
    acı azap gelmesinden, düşünür resulüm seni.
    emrimize uyun diyor rab, kitabımız kuranda.

    64—dikkat edin şüphe yok ki, göklerde ve yerde.
    hepsi Allahın mülküdür, görmeyene gör de.
    ahrette yaptığınızı söyler, cömertlikle ver de.
    en doğrusunu bileniz der, kitabımız kuranda.

    EL FURKAN SURESİ DESTANI
    ABDURRAHMAN TOĞAÇ
    KİTABIMIZ KURANDA
    1-ne yücedir o Allah ki, kuluna furkanı indirmiş.
    kullar hak yola gelsin diye, gerçekleri bildirmiş.
    2-yer gökler sahibi, iyi kulları, hidayete erdirmiş.
    biz çocuk edinmedik diyor, kitabımız kuranda.

    mülkünde ona , hiçbir ortak yoktur.
    her şeyi Allah yarattı, hepside haktır.
    hepsi bir ölçüyledir, şirkse yasaktır.
    miktarı biz biliriz, kitabımız kuranda.

    3-böyle iken ondan başka, ilahlara taptılar.
    yaratılmışın peşine düşüp, hakkı attılar.
    taptıkları yaratamaz, yaratandan kaçtılar.
    öldürüp diriltmez der, kitabımız kuranda.
    4-zulmedenler dediler, kelamı kendi uydurdu.
    yalandan başka olmayanı, bizlere duyurdu.
    bir cemaat öğretmiş,zulmü bizlere buyurdu.
    onlar yalandır dediler der, kitabımız kuranda.

    5-eskilerin masallarıdır, onları birine yazdırmış.
    sabah akşam ona, okunsun diye yanına almış.
    6-de ki, göklerin yerin sırlarını, bilen indirmiş.
    bağışlarım esirgerim der, kitabımız kuranda.

    7-dediler nasıl resul, oda yemek yiyor ya.
    bizim gibi oda, çarşılar da geziyor ya.
    yanında da melekten bir, uyarıcı olsa ya.
    inanmadılar diyor rab, kitabımız kuranda.

    8-yahut ona gökten bir, hazine indirilse.
    bir bahçesi de yok, varsa bize bildirilse.
    yiyecekleri ,kendi bahçesinden verilse.
    büyülenmiş dediler, kitabımız kuranda

    9-bak senin hakkında, ne temsiller yaptılar.
    artık bunlar yol bulamaz, gerçekleri attılar.
    rabbin kitabına uymadılar, ondan saptılar.
    ona tabi olmadılar der, kitabımız kuranda.

    10-Allah dilerse sana, bundan daha hayırlısını.
    altından ırmak akan, cennet verir kerlısını.
    rabbin yanına da getirir,cennetteki sırlısını.
    orada vereceğim diyor, kitabımız kuranda.

    11-kıyameti de yalan saydılar, onları izledik.
    onu yalanlayanlara, çılgın ateş hazırladık.
    12-o-ateşin sesini duyarlar, onunla ağırladık.
    uğultusu duyulur der, kitabımız kuranda.

    13-elleri boyunlarına bağlı, dar yerine atılırlar.
    hepsi helak olduklarını,söylemeye katılırlar.
    demirden bukağılar, boyunlarına takılırlar.
    kurtuluş yoktur der-rab, kitabımız kuranda.

    14-bugün bir değil, bir çok helak çağırın.
    yok olmayı dilersiniz, avazınızla bağırın.
    15-dünyadayken takvanın, yoluna buyurun.
    demiştik diyor rabim,kitabımız kuranda.

    o-cennet ki onlar orda, ebedi kalacaklar.
    16-ebedi kalmak şartıyla, isteğini verecekler.
    bu bizim vaadimizdir, kullarım görecekler.
    vaatten dönmeyiz der, kitabımız kuranda.

    17-o-azap gününde, Allahtan başka taptıkları.
    hepsi orda toplanacak, elleriyle yaptıkları.
    diyecek biz saptırmadık, inkardan saptıkları.
    yollarını şaşıranlar der, kitabımız kuranda.

    18-dediler seni tenzih ederiz, biz sizden başka.
    kuldan veli edinmedik, deyip geldiler aşka.
    onlara birde varlık verdiniz, bilseler keşke.
    zikrimi unuttular der rab, kitabımız kuranda.
    EL FURKAN SURESİ DESTANI DEVAMI
    19-işte taptıklarınız , sizi yalancı çıkardılar.
    azaplarını savamayıp, tekrar yakardılar.
    zulüm yapanlar, büyük azaba vardılar.
    azabı tadarlar diyor, kitabımız kuranda.

    20-biz sizden önceki resulleri, başka şekilde.
    göndermedik yemek yemeyen , vekilde.
    bazınızı bir kısmına, fitne yaptık çekil de.
    sabrınızı ölçeriz diyor, kitabımız kuranda

    senin rabbin gizlileri, çok iyi görendir.
    21-kavuşmayı ummayana, azabı verendir.
    melek indir diyenden, hesap sorandır.
    rabbi görsek dediler,kitabımız kuranda.

    bunu diyenler kendilerini, büyük görendir.
    rab azgınlık yapanlardan, hesap sorandır.
    22-melekleri göreceğinden, mahrum kalandır.
    onlara müjde yok der, kitabımız kuranda.

    23-biz onların yaptıklarının, önüne geçeriz.
    onların yığdıklarını, zerre yapar saçarız.
    dünyada da başlarına, çeşitli işler açarız.
    faydasını görmez der, kitabımız kuranda.

    24-o gün cennetliğin ağırlanışı, çok özeldir.
    dinlendikleri yer, pek hayırlıdır güzeldir.
    25-gökteki bulutlar yarılır, rableri gel der.
    meleklerde iner der, kitabımız kuranda.

    26-o gün mülk rahmanındır, herkes görecektir.
    kafirlere o gün çok çetin, azaplar gelecektir.
    27-zalimler elini ısıracak, çok pişman olacaktır.
    resule tabi olsaydınız der, kitabımız kuranda.

    28-vay başıma gelenler, kötüyle dost olmasaydım
    29-yemin olsun saptırdılar,azgın dost bulmasaydım.
    beni yoldan saptırdılar, bu halleri görmeseydim.
    azgından dost olmazmış der, kitabımız kuranda .

    30-resulüm der, rabbim kavmim bu kuranı.
    uzak durdular görmediler, kelamı soranı.
    31-resullere düşman ettik, ona karşı duranı.
    rabbin sana yeter der, kitabımız kuranda.

    32-kafirler dediler bu kuran, toplu indirilseydi.
    kalbine tam yerleşsin diye, onlar bilselerdi.
    birde yavaş okuttuk , bunlar yola girselerdi.
    gelmediler diyor rabbim, kitabımız kuranda.

    33-hem onlar sana, bir mesaj dahi göndermediler.
    açıklamanın güzelini gönderdik, ama görmediler.
    34-yüz üstü cehenneme sürülürler, fakat bilmediler.
    mevkice en fenaydılar diyor, kitabımız kuranda.

    35-ant olsun mu saya, o kitabı verdik.
    kardeşi Harunuda, vezirliğe getirdik.
    36-azgın kavme gidin dedik,onları bildik.
    helak ettik diyor, kitabımız kuranda.

    37-nuh kavmide yalanladı, biz helak ettik.
    biz onları ibretlik edip, bir yerlere attık.
    zalimleri çokça acıklı, azabımıza kattık.
    onları yok ettik der, kitabımız kuranda.

    38-ad semut ve, ashabı reside yok ettik.
    aralarında geçen, çok kavmide bitirdik.
    39-bunların hepsine de, uyarıcılar getirdik.
    perişan ettik diyor, kitabımız kuranda.

    40-yemin olsun ki, o fenalık yağmuruna tutulanlar.
    lüt kavminin yaşadığı, sedum halkıda yutuldular.
    azgınlık yapanlar azabımla, yurtlarından atıldılar.
    dirilmeyi ummadılar der rab, kitabımız kuranda.

    41-yanlış yoldakiler sizi, gördükleri zaman.
    söylediğinizle onlar, eğlenirler hemen.
    bunumu seçmiş Allah, demesinler aman.
    resulü seçerim der, kitabımız kuranda.

    42-derler nerdeyse inanacaktık, üzerinde durmasak.
    yolumuzdan döndürecekti, vaziyetini görmesek.
    sapık yolda değil deyip, eğlenceye almasak.
    eğlenceye aldılar diyor Allah, kitabımız kuranda.

    43-gördün mü o havasını, ilah eden kişiyi.
    ona vekil olma sakın, insanların düşüğü.
    44-hakkı anlamaz onların, sapık yola aşığı.
    hayvanlar gibidir der, kitabımız kuranda.

    hatta yolca onlar, daha da fazla sapıktır.
    45-gölgeyi yaydık biz, ibretle ona bakıp bir.
    istesek hep gölge yapardık, rab sahiptir.
    güneş onun delili der, kitabımız kuranda.

    46-rab güneşi yükseltti, sonra emriyle battı.
    47-o Allah ki geceyi, sizlere bir örtü yaptı.
    gündüzü de rızkınız için, çalışmaya bıraktı.
    sonsuzluk sahibi der, kitabımız kuranda.

    48-yağmurunun önünde, rüzgarı müjdeci gönderir.
    her şey için varlıklara, çok temiz bir su indirir.
    49-ölmüş iken yer yüzünü, cennetine döndürür.
    her yarattığımızı sularız der, kitabımız kuranda.

    50-kitabı aranızda, evirip çevirdiğimizi görsünler.
    çok düşünüp ibret almayı, kullarımız bilsinler.
    nankör olmuştur çokları, gerçek yola girsinler.
    çokları inanmadı diyor rab, kitabımız kuranda.

    51-isteseydik her beldeye, bir uyarıcı gönderirdik.
    52-kafire boyun eğmeyeni, hak yola döndürür dük.
    kuranımla cihat yapanlara, cennetimizi verirdik.
    büyük cihat yapın diyor rab, kitabımız kuranda.

    53-O Allah ki iki denizi, dünyada salıverdi.
    biri tatlı biri acı, tadanlar bunu gördü.
    sonra ikisinin arasına, bir perde koydu.
    birbirine karışmaz der, kitabımız kuranda.

    54-insanı sudan yarattık, ona soy sop verdik.
    her şeye kadir olanın, üstün vasfını gördük.
    55-bir kısmınız faydasıza tapar, onları da bildik.
    dini eğrilttiler diyor rab, kitabımız kuranda.

    56-halbuki sizi müjdeci, uyarıcı olarak gönderdik.
    57-yaptığınız tebliğe bir, ücret yoktur bildirdik.
    rabbe doğru yol tutanı, hidayetimize erdirdik.
    biz açık bildirdik diyor rab, kitabımız kuranda.

    58-üstelik diri olup, hiç bir zaman ölmeyen.
    tevekkülle tesbih et, doğru yoluna eren.
    günahlardan haberdarız, bilen onu gören.
    her gizliyi görürüz der, kitabımız kuranda.

    59-gökleri yeri arasındakini, altı günde yarattı.
    arşa da istiva etti, gündüzünü de ağarttı.
    haberi olanlara sorun der, gecesini kararttı.
    rahmana secde et diyor, kitabımız kuranda

    60-kafirlere Allaha secde, edin denildiği zaman.
    rahmanda neymiş deyip, karşı çıktılar hemen.
    emrettiğine secde etmeyiz, ilahlarımız tamam.
    nefretleri arttı diyor rab, kitabımız kuranda.

    61-ne yücedir o Allah ki, gökte burçlar yaratmış.
    içlerinde bir kandil ki, birde nurlu ay yapmış.
    62-düşün ibretle şükret diye, gecesini karartmış.
    gündüzde aydınlık verir der, kitabımız kuranda.

    63-rahmanın kulları yeryüzünde, tevazu ile yürürler.
    cahiller kendilerine laf atsa, onlara selam derler.
    64-onlar rablerine secde, edicilerden olarak geceler.
    65-cehennem azabını sav derler, kitabımız kuranda.

    66-gerçekten o cehennem, ne kötü bir yerdir.
    67-harcamada israf etmeyen, o yerden beridir.
    cimrilikte yapmazlar, sevdiği kuldan biridir.
    ikisinin ortasındadır diyor, kitabımız kuranda.

    68-onlar ki Allahtan başkasına, hiç ibadet etmezler.
    Allahın haram kıldığını, haksız yere öldürmezler.
    bunlar öyle kullarım ki, zinayı asla yapmazlar.
    yapanın cezası büyüktür der, kitabımız kuranda.

    69-kıyamet günü bunların, cezası ikiye katlanır.
    bu azapla tahkir edilerek, orada ebedi kalır.
    70-tövbeyle yararlı iş işleyen, cennete konur.
    kötülüklerini örteriz der, kitabımız kuranda.

    71-kim tövbe edip, yararlı iş yaparsa.
    tövbesi kabul olur, sözünü tutarsa.
    72-yalana şahitlik, etmemeye bakarsa.
    bağışlarım diyor,kitabımız kuranda.

    boş söz konuşanların, yanlarından giderler.
    73- Rabbin ayetleriyle, kullara nasihat ederler.
    nasihat a kör sağır olmaz, doğrudur derler .
    yan gelip yatmazlar der, kitabımız kuranda.

    74-ey rabbimiz bize eşimizden, güzel nesiller.
    gözlerimiz nuru olsun, çocuklardan asiller.
    iyi kimselerden ihsan et, kullarına vekiller.
    onlardan önder yap der, kitabımız kuranda.

    75-işte bu kimseler , sabırlarına karşı cennetin.
    yüksek yerine ulaşırlar, verilecektir nimetin.
    sağlık selamla karşılanır, bilinecektir kıymetin.
    76-orada ebedi kalırlar der, kitabımız kuranda.

    ne güzel karargahtır ora, ne güzel makamdır.
    77-kıymet verir rabbin size, dualarınıza bakandır.
    siz yalanlayanlar olursanız, azabımız yakındır.
    yakanızı bırakmam diyor, kitabımız kuranda.

    EŞ ŞUARA SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    1-ta – sin- mim- hikmetle dolu sözlerimdir.
    2-bunlar hakkı açıklayan, sırlı ayetlerimdir.
    3-nerdeyse canına kıyacaksın, görürüm der.
    onlar anlamıyor diyor, kitabımız kuranda.

    4-biz dilersek onlara, öyle ayet indiririz.
    hepsi çaresiz inanır, boynun eğdiririz.
    5-rahmandan yeni nasihat tır, bildiririz.
    yüz çevirdiler der, kitabımız kuranda.

    6-evet kuranı yalanladılar, azaplarınız yakın de
    alay ettiklerinin haberi , geldiğinde, bakın de
    7-her şeyi biz yarattık, yasaklarımdan sakın de.
    nebatlar yarattık diyor, kitabımız kuranda.

    8-şüphesiz bunlardaki ibretleri, çokları görmez.
    bunlar mümin değillerdir, elbet bunu bilmez.
    9-Rabbin güçlü esirgeyendir, onlar yola gelmez.
    yinede hatırlat diyor rab, kitabımız kuranda.

    10-11-hatırlayın ki bir vakitler, rabbin musaya.
    can vermiştir o resulün , elindeki asaya.
    firavuna söyle uysun, rabbindeki yasaya.
    rab nida ettim diyor, kitabımız kuranda.

    12-musa der ey rabbim, doğrusu onlardan korkarım.
    onlar bana inanmazlar, yinede dediğini yaparım.
    13-benim göğsüm daralıyor, bunu kafama takarım.
    dilimden düğümü çöz diyor, kitabımız kuranda.

    harunu da peygamber yap, ben bunu derim.
    14-onlara karşı suçum var, kabahatimi bilirim.
    beni onlar öldürürler, ben yapılacağı görürüm.
    onun için korkarım der, kitabımız kuranda.

    15-hayır ikinizde hemen, mucizelerimizle gidin.
    muhakkak sizinle beraberiz, siz bunu bilin.
    16-haydin firavuna gidin, rabbin elçisiyiz deyin.
    hemen gidin dedi rab, kitabımız kuranda.

    17-dediler İsrail oğullarını, bizimle gönderin
    18-firavun dedi elimizde büyüdün, bunu görün.
    yeni doğmuş bir çocuktun , bilenlere sorun.
    firavun seni büyüttük der, kitabımız kuranda.

    19-firavun hem sen suçlusun, bir Kıpti yi öldürdün.
    sen nankörlerden oldun, bizden kaçıp durdun.
    20-o işi yaptığımda cahillerdendim, ondan vurdum.
    21-sizden korkunca kaçtım der, kitabımız kuranda.

    sonrada rabbimin ihsanıyla, beni peygamber yaptı.
    22-İsrail oğullarını köle yaptın, rabbim durumuna baktı.
    23-firavun alemlerim rabbini, kim kafana taktı.
    24-anlarsan söylerim dedi, kitabımız kuranda.

    o göklerin yerin, arasındakilerin rabbidir.
    25-bir şey anlamadım musa, konuşman kafidir.
    26-sizinde rabbiniz öncekilerinde, rabbi ve sahibidir.
    firavun adamlarına duydunuz mu der, kitabımız kuranda.

    27-firavun bu size, gönderilen peygamber.
    deli olmalıdır kanaatimce, tamamen der.
    28-her şeyin rabbini kabul et, sende şan ver.
    musa aklınız varsa der, kitabımız kuranda.

    29-yemin olsun benden başka, ilah tanırsan.
    seni zindanlık ederim ,başkasına kanarsan.
    30-sana delil getirdim, beni doğru sanırsan.
    31-delilini söyle dedi, kitabımız kuranda.

    32-bunun üzerine musa, asasını bıraktı.
    asa ejderha olmuştu, firavun ona baktı.
    33-elini koynuna soktu, bembeyaz aktı.
    34-firavun büyücüsün dedi, kitabımız kuranda.

    35-firavun sizi büyüsü ile, yerinizden çıkartacak.
    36-onu ve kardeşini tutun, firavun imtihan yapacak.
    37-sihirbazları tez getirin, millette buna bakacak.
    inkara gittiler diyor rab, kitabımız kuranda.

    38-tayin edilen vakit, belli zamana saklandı.
    getirilen tüm sihirbazlar, bir araya toplandı.
    39-halkada toplanın dendi, doğru olan aklandı.
    hepsi toplandılar der, kitabımız kuranda.

    40-firavun sihirbazlar kazanırsa, onlara tabi kalalım.
    41-büyücüler firavuna , mükafat varmı emin olalım.
    42-en yakınımdan olacaksınız, bugün gerçeği bulalım.
    43-musa atacaklarınızı atın der ,kitabımız kuranda.

    44-iplerini sopalarını, hepside ortaya attı.
    firavun ululuğuna deyip, hepsi günah etti.
    45-musa da asayı attı, onların attıklarını yuttu.
    46-büyücüler secdeye kapandı der, kitabımız kuranda.

    47-biz alemlerin rabbine, iman ettik dediler.
    48-musa ile harunun rabbini, kabul ettiler.
    49-size izin vermedenmi dedi, sihirbazlar direttiler.
    sizin büyüğünüzmüş dedi, kitabımız kuranda.

    yakında ellerinizi ayaklarınızı ,çapraz keseceğim.
    hepinizi toplayıp, millet ortasında asacağım.
    50-önemli değil dediler, kurtulursanız şaşacağım.
    51-inananların ilkiyiz dediler, kitabımız kuranda.

    rabbimizin günahlarımızı, affedeceğine inanırız.
    52-kullarımızı yürüt dedik, kurtuluştur tanırız.
    takip edileceksiniz dedi, rabbimizi anarız.
    53-firavun asker topla dedi, kitabımız kuranda.

    54-musaya inananlar, az bir topluluk idi.
    55-fakat onlar bizi hep, kızdırıyorlar dedi.
    56-biz ise ihtiyatlı cemaatiz ,diye söyledi.
    57-onları çıkarttık der, kitabımız kuranda.

    58-hazinelerden ve, şerefli makamlardan çıkardık.
    59-işte böyle, İsrail oğullarını onlara, mirasçı yaptık.
    60-güneş doğarken ordusuyla, hücuma geçti baktık.
    61-yakalandık dediler der rab, kitabımız kuranda.
    ŞUARA SURESİ DESTANI DEVAMI
    62-asla rabbim bırakmaz, o benimle beraberdir.
    63-asanı denize vur dedik ,düşmanları bey haberdir.
    deniz tam ikiye yarıldı, firavun için kederdir.
    her parçası dağ gibi der, kitabımız kuranda.

    64-düşmanları nıda onların, oraya yaklaştırdık.
    65-Musa ve inananları kurtardık, bahtlarını aklaştırdık.
    66-düşmanlarını boğduk, Musa ya inananları kurtardık.
    67-bunlarda ibret var der, kitabımız kuranda.

    68-hiç şüphesiz senin rabbin, güçlü merhametlidir.
    69-İbrahim in haberini de oku, o çok hürmetlidir.
    70-babasına neye taparsın der, çok iyi niyetlidir.
    71-kavmine putlara tapmayın der, kitabımız kuranda.

    72- dua ederseniz duyup cevap verirler mi.
    73-onlar size fayda vermeyi, bilirler mi.
    zararda verseniz siz putlara, sizi bilir mi.
    74-gelenekten dediler, kitabımız kuranda.

    75-İbrahim şöyle dedi, şimdi beni gördünüz mü.
    76-atalarınızın taptıklarını, sizde bildiniz mi.
    77-taptıklarınız düşmanlarım, tatmin oldunuz mu.
    o tek olan rab hariç der, kitabımız kuranda.

    78-o Allah beni yarattı, doğru yolu gösterdi.
    79-o ki beni suladı, hem doyurarak besledi.
    80-hastalandım şifa verdi, kainatını süsledi.
    81-o öldürüp dirilten der, kitabımız kuranda.

    82-o ki kıyamet gününde, bağışlayacak hak.
    83-rabbim bana bir hüküm ver rahmetine at.
    beni imanı Salih kullarıyın, arasına kat.
    hep beni gözetle der, kitabımız kuranda.

    84-sonra gelecek ümmetlerden, beni anacak.
    hayırla bilecek dil halk eyle, sizi bulacak.
    85-beni Naim cennetine, mirasçı olacak.
    kullarından eyle der ,kitabımız kuranda.

    86-babamı da bağışla, onu cehenneme atma.
    yanlış yoldan gidenlerdendi, kusuruna bakma.
    87-kulları yın dirileceği gün, beni rezil etme.
    merhametine sığındım der, kitabımız kuranda.

    88-o gün ne mal fayda verir, nede oğullar.
    89-yalnız Allaha temiz kalple, varan kullar.
    90-cennet takva sahibinin, rab görür kollar.
    91-cehennem azgınlaradır, kitabımız kuranda.

    92-93-kullara soracağız, taptıklarınız nerede.
    size yardım ediyorlar mı,nimetlerim kör ede.
    kendileri kurtulur mu, sorun bakıyım orada.
    94-cehenneme sürülürler, kitabımız kuranda.

    95-iblisin bütün askerleri de, orayı boylar.
    96-birbiyile çekişirken, orada şöyle derler.
    97-iblisi Allaha ortak ettik, sapkın körler.
    98-yeminle sapıkmışız der, kitabımız kuranda.

    99-bizi yoldan çıkmış, dostlar saptırdı.
    100-bize yardımcıda yok, azabı arttırdı.
    101-dostlar çıkarımızı, kafamıza taktırdı.
    102-geriye dönüş yok, kitabımız kuranda.

    103-şüphesiz bu haberlerde, ibretler vardır.
    öyleyken çokları da inanmadı, kalpleri dardır.
    104-rabbin çok güçlüdür, kuldan haberdardır.
    rab geriye dönüş yok der, kitabımız kuranda.

    105-Nuh un kavmi de, resulümü yalanladı.
    106-kardeşleri Nuh, korkmaz mısınız dedi.
    107-size gönderilmiş resulüm, diye söyledi.
    emin resulüm dedi der, kitabımız kuranda.

    108-Allahtan hep korkun ve, bana itaat edin.
    109-sizden ücret istemeyenin, sözüne gidin.
    ücretim rabbime ait tir, diyorum yola hadin.
    110-Allahtan korkun dedi, kitabımız kuranda.

    111-dediler arkana düşük, kimseler takılmışken.
    sana iman eder miyiz hiç, etrafına serpilmişken.
    112-günahlarını bilmem, onlar yanıma gelmişken.
    113-inananları kovmam diyor, kitabımız kuranda.

    114-hem ben iman edenleri, kovmam yanımdan.
    115-ben uyarıcıyım derim, bu rabbimin şanından.
    116-vaz geçmezsen taşlarız, dökeriz bak kanından.
    117-kavmime mağlubum dedi , kitabımız kuranda.

    118-Rabbim kavmimle aramdaki, hükmünüzü verin.
    azabından beni ve yanımdakileri, kurtarasınız derim.
    119-onu ve yanındakileri kurtardık, gerçekleri görün.
    120-inanmayanları boğduk diyor, kitabımız kuranda.

    121-şüphesiz bunlarda, çok ibretler vardır.
    çoğu imana gelmez, onlara musibeti sardır.
    122-güçlüdür esirgeyendir, kullarınızı gördür.
    merhamet edensin diyor, kitabımız kuranda.

    123-ad kavmi de resullerini, yalanladılar.
    124-Allahtan korkun dedi, iblise kandılar.
    125-Hüt size gönderildim dedi, inanmadılar.
    emin resulüm dedi der, kitabımız kuranda.

    126-Allahtan korkun ve, bana itaat edin.
    127-buna karşı söylediğim, hak yola gidin.
    ücret istemem sizden, gerçek rabbi bilin.
    ücretim rabbe ait der, kitabımız kuranda.

    128-eğlenmek için tepelere, binalar kurarsınız.
    129-ebedi kalacakmış gibi, o yerleri ararsınız.
    130-tutacağınız kişiyi, zorbalar gibi yakalarsınız.
    131-Allahtan korkun dedi, kitabımız kuranda.

    132-size bildiğiniz şeylerle, destekler olan.
    133-oğullarla davarlarla, yardımda bulunan.
    134-bağlar la pınarlar la, senin ilerini gören.
    Allahtan korkasınız dedi, kitabımız kuranda.

    135-doğrusu üzerinize gelecek, büyük günün.
    azabından korkarım de, olmasın senin sonun.
    136-öğütlerimiz aklına hiç, girmiyorsa onun.
    söylesen de değişmez der, kitabımız kuranda.

    137-bu getirdiğin eskilerin, adetlerinden biridir.
    138-azapta olmak yoktur, biz onlardan beridir.
    139-Hüt ü kavmi yalanladılar, oysa Allah diridir.
    onları helak ettik diyor rab, kitabımız kuranda.

    şüphesiz ki bunda, çok ibretler vardır.
    çoğu da inanmadı, kalp gözleri kördür.
    140-Rab güçlüdür, merhametinle gördür.
    merhametin sonsuz , kitabımız kuranda.

    141-semut kavmide resulü , yalanladılar.
    kardeşleri salihe de kavmi, inanmadılar.
    142-Allah tan korkun dedi, anlamadılar.
    143-size resulüm der, kitabımız kuranda.

    144-Allahtan korkun, bana itaat edesiniz.
    145-sizden ücret istemem, rabbe gidesiniz.
    ücretim Allaha aittir, gerçek yolu bilesiniz.
    alemlerin rabbine der, kitabımız kuranda.

    146-siz buradaki nimetlerimizden, emin olmayın.
    147-bahçe ve pınarlarınızdan, delalete dalmayın.
    148-ekin ve hurma ağaçlarıyla,sevinçle dolmayın.
    rabbinizi çok anın diyor, kitabımız kuranda.

    149-birde dağlardan özenle, yonttunuz evler.
    150-Allah tan korkun da, itaat edin siz beyler.
    151-müsriflere uymayasınız, size gafil derler.
    kafire itaat etmeyin diyor, kitabımız kuranda.

    152-onlar ki yer yüzünü, hep fesada verirler.
    153-sana hiç inanmazlar,bu büyülenmiş derler.
    154-bizim gibi insansın diyerek, isyan ederler.
    mucize getirsin dediler der, kitabımız kuranda.

    155-Salih dedi mucize size, bir dişi deve.
    kayadan çıkarttık onu, herkes gidip seve.
    su hakkına mani olmayın, insanlar göre.
    bir günü ona ait dedi, kitabımız kuranda.

    156-ona bir kötülük düşünmeyin, size bunu derim.
    Allahtan azap gelir size, dikkatle gerçekleri görün.
    azgınları gidip deveyi kestiler, azaptasınız derim.
    sonra pişman oldular diyor rab, kitabımız kuranda.

    158-hemen o azap kendilerini , yakala yı verdi.
    bunda ibretler vardır, iyi kullar gerçeği gördü.
    çoğu iman etmedi, inkarlarıyla azabımıza geldi.
    159-güçlüyüm esirgerim der, kitabımız kuranda.

    160-Lütüda yalanladılar, söylediğime bakın.
    161-kardeşleri lüt dedi, rabbinizden korkun.
    163-size gönderilmiş resulüm, sözlerimi tartın.
    emin resulüm dedi der, kitabımız kuranda.

    163-Allahtan korkun ve, bana itaat edin.
    164-sizden ücret istemem, hak yola gidin.
    ücretim rabbime aittir, siz bunları bilin.
    165-erkeklere gitmeyin der, kitabımız kuranda.

    166-Rabbinizin yarattığı, eşlerinizden gafilsiniz.
    doğrusu çok azgınsınız, tecavüzkar kavimsiniz.
    167-söylediklerinden vazgeç, kovarız bilirsiniz.
    Lüta sizi atarız dediler der, kitabımız kuranda.

    168-doğrusu yaptıklarınıza, buğuz edenlerdenim.
    169-rabbim beni ve ailemi koru, görenlerdenim.
    170-bizde onları kurtardık, azgınları bilenlerdenim.
    171-bir koca karı hariç der, kitabımız kuranda.

    172-azgınların hepsini de, biz helak ettik.
    173-üzerlerine de işaretli, taşlardan attık.
    azgınlar yağmuru fenadır, hallerine baktık.
    174-bunda ibret var der, kitabımız kuranda.

    öyle iken çokları da, imana gelemediler.
    175-rabbin güçlü olduğunu, bilemediler .
    onun merhameti de sonsuz, göremediler.
    yok oldular diyor rab, kitabımız kuranda.

    176-eyke halkı da hep, resullerini yalanladılar.
    177-Şuayp Allahtan korkun dedi, inanmadılar .
    178-emin resulüm dedi ve, doğru sanmadılar.
    size gönderildim dedi der, kitabımız kuranda.

    179-artık Allahtan korkunda ,ona itaat edin.
    180-sizden ücret istemeyenin, yoluna gidin.
    ücretim rabbime ait derim, sizler bunu bilin.
    181-ölçerken tam ölçün der, kitabımız kuranda.

    sizler eksik tartanlardan, olmayasınız sakın.
    182-ve tam doğru olan, terazi ile tartın.
    183-halkın eşyalarına, tam değeriyle bakın.
    fesada gitmeyin dedi der, kitabımız kuranda.

    184-sizi ve sizden öncekileri, yaratandan korkun.
    185-dediler sen büyülüsün, bizden yoktur farkın.
    186-bizim gibi sende insansın, gidin işinize bakın.
    Şuaybı yalanladılar diyor Allah, kitabımız kuranda.

    187-eğer doğru söylüyorsan, haydi görelim gökten.
    bir parça düşürün üzerimize, hiç bir şey yokken.
    188-rabbim yaptıklarınızı görür, gizliden haberdarken.
    Şuayb ı yalanladılar diyor Allah, kitabımız kuranda.

    189-onları o gölge gününün azabı, yakalayıverdi.
    büyük bir günün azabı idi, ve defterlerini dürdü.
    190-şüphesiz bunda ibretler var, iyi kullar gördü.
    çoğu imana gelmediler diyor, kitabımız kuranda.

    191-şüphesiz rabbin, güçlüdür ve merhametlidir.
    192-kuran rabbimden indirilmiş, çok kıymetlidir.
    193-194-195-ruhul emin indirdi,inanan hürmetlidir.
    uyarıcılardan olasın diyor rab, kitabımız kuranda.

    196-o önceki kavimlerin, kitaplarında da vardır.
    197-İsrail oğulları alimleri de, bundan haberdardır.
    kafirlere bunun bir delil, olması da zaten zordur.
    kafirler inanmazlar diyor rab, kitabımız kuranda.

    198-eğer onu Arap olmayan , bir kavme indirseydik.
    199-o kavme okutup, Mekke kafirlerine bildirseydik.
    yine iman etmezlerdi, bütün güzelliğini duyursaydık.
    200-mücrimler inanmaz der rab, kitabımız kuranda.

    biz onların kalplerine, onu böyle sokmuşuz.
    201-acıklı azabı göreceği, güne bırakmışız.
    kurana inanmayacaklarına, görüp bakmışız.
    202-azap ansızın gelir der, kitabımız kuranda.

    203-diyecekler acaba, bize mühlet verilir mi.
    204-azabı acele isterlerdi, geri döndürülür mü.
    205-onlara nimet verdik, hesap durdurulur mu.
    206-hesap günü geldi diyor, kitabımız kuranda.

    207-dünyada elde ettikleri, nimet kurtarabilir mi.
    208-helak etmeden uyarıcı gelir, onlar hiç bilir mi.
    209-nasihat tan önce zulüm gelmez, yola gelir mi.
    yola gelmezler diyor rabbim, kitabımız kuranda.

    210-bu kuranı şeytanlar hiç, indirmeye yaraşmaz.
    211-bu onlara yaraşmaz, hem de güçleri yetmez.
    212-işitmekten uzaktır onlar, doğru yola gitmez.
    213-yalnız bana kulluk et der, kitabımız kuranda.

    214-önce en yakın akrabalarını, gidip de uyar.
    215-sana inananlara tevazu y la, kanadını ger.
    216-sizin yaptığınızdan, ben beriyim deyi ver.
    217-bize tevekkül et diyor, kitabımız kuranda.

    218-o Allah ki ibadete, kalkınca seni görüyor.
    219-secde edenler arasında, gezdiğini biliyor.
    220-hakkıyla işitirim, hakkıyla görürüm diyor.
    bizden bir şey kaçmaz der, kitabımız kuranda.

    221-şeytanların kimin üstüne, indiğini biliyorum.
    222-onları günahkar, yalancı üzerinde görüyorum.
    223-onlar dinler yalan söyler, neden soruyorum.
    224-şair sözü değildir der rab, kitabımız kuranda.

    225-görmez misin o şairler, her vadide dolaşır.
    226-yapamayacaklarını söyler, hadsizliğe ulaşır.
    227-ancak iman edenler, yararlı işlerde buluşur.
    Allah ı çokça an zikret der, kitabımız kuranda.

    zulmedildikten sonra, öçlerini alanlar.
    zulüm edenler inkılaba, maruz kalanlar.
    başımıza gazap yok deyip, emin olanlar.
    yakında bilecekler der, kitabımız kuranda.
    EN NEML SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    05448081798
    1-ta sin bunlar kuranın, hikmetli ayetleridir.
    2-müminlere bir müjdedir, birer hidayetidir.
    3-namazı doğru kılanlara, elbet mükafatıdır.
    onlar ahrete inanır der, kitabımız kuranda.

    4-ahrete inanmayanlar, amellerini doğru sanırlar.
    bir sualle karşılaştıklarında, oan bocalayıp kalırlar.
    5-bunlar o kimseler ki, azabın kötüsüne gelirler.
    ahrette ziyandadır der rab, kitabımız kuranda.

    6-muhakkak ki bu kuran, seni hikmetine katar.
    her şeyi bilen Allah merhametini, üzerine atar.
    7-hatırla ki Musa ya rabbi, hikmetinden bakar.
    ben bir ateş gördüm der, kitabımız kuranda.

    size ondan bir kor getireyim de, ısınasınız.
    8-ateşin yanında ona, ne denildi bakasınız.
    o ateş ve etrafı mübarek, kötülüğü atasınız.
    alemlerin rabbiyim dedi, kitabımız kuranda.

    9-ya musa alemlerin rabbi olan, o Allah benim.
    10-asanı bırakasın sen, rabbin yoldaşındır senin.
    yılan olunca kaçtı, kaçmayın musa geriye dönün.
    resuller korkmaz dedi Allah, kitabımız kuranda.

    11-önce zulüm etmiş, sonra kötülüğü iyiliğe çevirmiş.
    çünkü ben çok bağışlayıcı, kulları esirgeyiciyim demiş.
    12-birde elini koynuna sok, bakmış bembeyaz görmüş.
    firavun ve kavmine gidesin der rab,kitabımız kuranda.

    dokuz mucizeyle gidin, yoldan çıkmış kavimdirler.
    13-mucizelere dediler bu, ap açık bir sihirdirler.
    14-vicdanlarının kanaat geldiğini, onlar da bilirler.
    kibirden inkar ettiler der rab, kitabımız kuranda.
    EN NEML SURESİ DESTANI DEVAMI
    15-yemin olsun Davut la Süleyman a, bir ilim verdik.
    bizi mümin kullarından üstün kılanın, vefasını gördük.
    Allaha hamdolsun , rahmandır rahimdir,Lütfuna erdik.
    16-Süleyman Davuda mirasçıdır der, kitabımız kuranda.

    Süleyman dedi ey insanlar, bize kuş dili öğretildi.
    hem bize rabbim katından, her şeylerden verildi.
    fazlu ihsanının ta kendisidir, çok cömerttir görüldü.
    ikisi de üstün kullardandı der, kitabımız kuranda.

    17-cinlerden insanlardan kuşlardan, orduları vardı.
    Süleyman ın emriyle hepside birlikte,sevk olurlardı.
    18-karınca vadisine vardı, onları konuşur gördü.
    bir karınca yuvalarınıza girin der, kitabımız kuranda.

    Süleyman ve ordusu , farkında olmadan.
    tepelemesin onlar sizi, sonra görmeden.
    19-karıncaya gülümsedi ,onlar bilmeden .
    ilhamına şükür dedi, kitabımız kuranda.

    bana anama babama,verdiğin ihsanına.
    şükrediyorum rabbim, yakışıyor şanına.
    razı olasın bizden, hep derim rab sana.
    Salihlere katasın der, kitabımız kuranda .

    20-kuşları teftiş etti, hüthütü göremedi.
    gaiplerden mi olmuş, bir türlü bilemedi.
    21-ona azap edeceğim, bu gidişi sevmedi.
    bir delili olmazsa dedi, kitabımız kuranda.

    22-biraz bekledi, çok geçmeden hüthüt geldi.
    bilmediğini bilirim dedi, ne söyleyeceğini bildi.
    sebe den haber getirdim dedi, sevgisini aldı.
    hüthüt şunları söyledi dedi, kitabımız kuranda.

    23-ben bir kadın gördüm, sebeye hükümdar.
    ona da imkan verilmiş, büyükçe bir tahtı var.
    24-o ve kavmi güneşe tapar, getirdim haber.
    şeytan saptırmış dedi der, kitabımız kuranda.

    25-gökte ve yerde gizlileri, meydana çıkaran.
    gizli açık her şeyin rab, içyüzünü açıp bakan.
    Allaha secde etmiyorlardı, hep güneşe tapan.
    bir kavim buldum demişti, kitabımız kuranda.

    26-o Allah başka ilah olmayan, arşın rabbidir.
    27-doğru musun yalancımı, doğruyum rab bilir.
    28-bir mektup veriyorum dedi ,hüthüt onu alır.
    onlara at bakıyım dedi der, kitabımız kuranda.

    29-Sebe melikesi Belkıs, kavmine dedi bana.
    bir kıymetli mektup bırakılmış,düştü tasama.
    30-o Süleyman dandır, azap olmasın başıma.
    rahim olan Allah adıyla der, kitabımız kuranda.

    31-size derim bana karşı, baş kaldırmayın.
    Müslüman olun gelin, kendinizi aldırmayın.
    32-ey danışmanlar, yol gösterin durmayın.
    doğru karar verin diyor, kitabımız kuranda.

    size danışmadan bir kararı, ölçmeden yapar mıyız.
    33-ileri gelenler yol gösterin, tehditlere bakar mıyız.
    bizler cesuruz güç sahibiyiz, bu sözleri takar mıyız.
    emrettiğini yaparız dediler der, kitabımız kuranda.

    34-Belkıs krallar bir ülkeye, şayet girdiğinde.
    perişan eder şereflisini, saldırıyı gördüğünde.
    mektup Süleyman dan, şereflimizi bildiğinde.
    aşağılıklardan yaparlar der, kitabımız kuranda.

    35-ben onlara hediye ile, bir heyet göndereyim.
    bakıyım elçilerimiz, ne ile döneceklerdir göreyim.
    36-Süleyman a elçiler, çıkartın hediyemizi vereyim.
    hediyeniz ile öğünmeyin dedi, kitabımız kuranda.

    Allahın bana verdiği, daha hayırlıdır biliriz.
    37-yemin olsun çok güçlü, ordularla geliriz.
    oradan zelil olarak çıkartıp,yurdunuzu alırız.
    aşağılık ederim dedi der, kitabımız kuranda.

    38-ey ileri gelenler, o kadının tahtını kim getirebilir.
    39-cinlerden ifrit, sen yerinden kalkana kadar gelir.
    benim buna gücüm yeter, sözüme daima güvenilir.
    hemen getireyim mi dedi der, kitabımız kuranda.

    40-elinde kitap bulunan birisi, ben daha erken getiririm.
    göz kırpmanla getiririm onun tahtını, yanında bitiririm.
    gözünü yumdu açtı taht yanındaydı, tamamdır görürüm.
    rabbim beni muhakkak denedi der, kitabımız kuranda .

    rabbin her türlü denemesine , kimler şükür ederse.
    her iş imtihandır diyerek, hakkın yolunda giderse.
    nankörlük edenler kaybeder, kullarım eğer bilirse.
    şükrünüze muhtaç değilim der, kitabımız kuranda.

    41-Belkıs gelmeden tahtını, tanınmaz hale getirin.
    tanıyacak mı tanımayacak mı, bunu görelim derim.
    42-Belkıs a gelince soruldu, sanki aynısıdır bilirim.
    dininizi önceden duyduk dedi, kitabımız kuranda.

    43-daha önce bilmeden, taptığımız şeylere.
    bilgisizliğimiz engel oldu, geleceğimiz yerlere.
    44-ona buyur benim köşke dendi, oda göre.
    derin suya benzer dedi , kitabımız kuranda.

    baldırlarını sıvadı köşke geçmek için, dedi hoştur.
    Süleyman sırçadan yapılmıştır,mücella bir köşktür.
    Belkıs kendime zulmetmişim, yaşadıklarım boştur.
    Süleyman la beraberim dedi der, kitabımız kuranda.

    Belkıs alemlerin rabbi Allaha, teslim oldum dedi.
    45-sem uda Salih i gönderdik,rabbe itaat edin hadi.
    birbirinizle çekişmeyin sürekli, rabbe yapın ibadeti.
    iki fırka gereksizce çekişir der, kitabımız kuranda.

    46-kavmim niçin iyilikten önce, kötülüğü istersiniz.
    Allahtan daima af mağfiret, dilemeli değil misiniz.
    bir bakarsınız günahlarınız bağışlanır, esirgenirsiniz.
    47-siz uğursuzsunuz dediler der, kitabımız kuranda.

    uğursuzluğunuz Allah katında, bunu kim düşünüp anlar.
    imtihana çekilmektesiniz hepinizi, kandırmasın şeytanlar.
    48-şehirde dokuz erkek vardı ki, fazla azgınlardı bunla.
    fesat çıkarırlardı diyor rabbimiz Allah, kitabımız kuranda.

    49-aralarında yeminleştiler, Salih e baskın yapalım.
    ailesine de yapalım, onların hepsini ölüme atalım.
    velisine de biz yapmadık deriz, bir duruma bakalım.
    yapmadık deriz dediler der, kitabımız kuranda.

    50-onlar böyle hile kurdular, durumlarına baktık.
    bizde onların hilesine, aynısıyla mukavele ettik.
    51-hilelerinin akıbeti kötü oldu, mahvedip gittik.
    toptan yok ettik der rabbimiz, kitabımız kuranda.

    52-işte zulümleri yüzünden, kalmış bomboş evleri.
    bilen kavimlere ibret vardır, hep görünür halleri.
    53-imanıyla küfürden sakınanların, doğrudur yolları.
    onları kurtarırız diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

    54-lütu da hatırla ki kavmine , göz göre göre edersiniz.
    hala o fuhuş u yapacak mısınız, azgınlar yolu bilesiniz.
    55-siz kadınları bırakıp erkeklere, hep fuhuşa gidersiniz.
    azaplık sapıkların yoludur diyor Allah, kitabımız kuranda.

    56-buna karşı kavminin cevabı, şunu demek olmuştur.
    çıkartalım lütu yurdumuzdan, artık günleri dolmuştur.
    dediler kendisini temizlik taslayan,insanlardan sanmıştır.
    57-lütu ve ailesini kurtardık der rab, kitabımız kuranda.

    karısını da helak ta, kalanlarla bıraktık.
    58-batanların üzerine, taş yağmuru attık.
    uyarılmışın yağmuru, çok kötüdür baktık.
    taş yağmuru attık der, kitabımız kuranda.

    59-hamt olsun Allaha, selam onun seçtiğine.
    Allah mı hayırlı putlarımı, musibeti eriştiğine.
    60-göklerle yeri yaratıp da,rahmetin ulaştığına.
    bağ bahçeler bitirdik der, kitabımız kuranda .

    Allah la beraber, bir ilah varsa kimdir.
    hayır onlar şirk koşan, bir kavimdir.
    61-yeri karargah yapıp, yaşatır o rahimdir .
    ırmak dağ yaratan der, kitabımız kuranda.

    iki denizi Salıver ipte, bir perde koymuştur.
    Allah la beraber ilah yoktur, bilen bulmuştur .
    62-başı sıkışan dua ederek, yardım almıştır.
    yer yüzüne halifeler der, kitabımız kuranda.

    Allah la beraber bir ilah var mı, olun doğruyu gören.
    63-karanın denizin karanlıklarında, size yolu gösteren.
    yağmurun önünde rüzgarı, kullara müjdeci gönderen.
    Allah la beraber ilah yoktur diyor, kitabımız kuranda.

    Allah onların ortak koştuklarından, çok yücedir.
    64-rab sizleri öldürüp, baştan yaratacak güçtedir.
    gökten yerden rızıklar verir, kullarına ölçüyledir.
    Allah la beraber ilah yok der, kitabımız kuranda.

    inananlarsanız delilinizi getirin de, onlar inanmaz.
    65-göklerde ve yerde gaibi, hiç kimseler bilemez.
    ne zaman dirileceklerini bilmez, biri ibret alamaz.
    gaibi sade ben bilirim der rab, kitabımız kuranda.

    66-hayır onların bilgileri, ahret hususuna erişememiştir.
    ahretten şüphede ve kördürler, akılları gelişememiştir.
    67-toprak olunca dirilinmez deyip, hakta buluşamamıştır.
    biz mi dirileceğiz dediler diyorlar der, kitabımız kuranda.

    68-dediler bu dirilme işi, bize ve atalarımıza dendi.
    eskilerin masallarındandır, buna hiç inanmayız bilindi.
    69-yer yüzünde gezin bakın, mücrimler hep silindi.
    70-onlara karşı üzülme der Allah, kitabımız kuranda.

    onların hilelerinden dolayı, sıkıntıda olmayın sakın.
    71-doğrulardansan bu vaat, ne zaman diyene bakın.
    72-acele ettiğiniz azaplar ensenizde, kafanıza takın.
    73-ihsan sahibiyim der rabbimiz, kitabımız kuranda.

    74-onların gizlediklerini de, açıkdakilerinide biliriz.
    75-göklerde ve yerde, gizli hiçbir şey yok görürüz.
    açık bir kitaptadır, lehvi mahfuzda saklıdır deriz.
    76-kuran yol göstericidir der, kitabımız kuranda.

    İsrail oğulları arasında, ihtilafa düşüp durdukları.
    şeylerin çoğunu anlatıyor, gören gözün gördükleri.
    77-hakikat hidayet rahmettir, müminlerin bildikleri.
    78-aralarında hüküm veririz der, kitabımız kuranda.

    şüphesiz sen apaçık diyor, adil haklar üzerindesin.
    80-ölülere işittiremezsin, sen bu işin bilincindesin.
    79-o halde Allaha tevekkül et, doğruluk izindesin.
    dönüp kaçan sizi duymaz diyor, kitabımız kuranda.

    sağırlara da bu çağrıyı, hiç işittiremezsin.
    81-o körleri sapıklıktan, uzaklaştıramazsın.
    üstelik sen onları, hidayete erdiremezsin.
    Müslümanlar işitir der, kitabımız kuranda.

    82-söylenen başlarına, geleceği günde onların.
    yerden hayvan çıkartırız, ayırır çoğunu bunların.
    o ayetlere inanmadıklarını, söyler çoğu kulların.
    dabbe söyleyecek diyor rab, kitabımız kuranda.

    EN NEML SURESİ DESTANI DEVAMI
    KİTABIMIZ KURANDA
    83-o kıyamet gününde her ümmetten, ayetleri yalanlayanları.
    bir cemaat halinde toplarız, kafilesi ardı bitinceye dek onları.
    bekletir iz onları sonra ilahi huzura, sevk ederiz o insanları.
    84-nihayet huzuruma geldiklerinde der rab,kitabımız kuranda.

    siz benim ayetleri mi ilmen, kavrayamadığınız halde.
    yalanladınız mı yoksa, neydi yaptığınız zulüm değil de.
    85-yaptıkları yüzünden, denen başlarında bu şekilde.
    artık onlar konuşamazlar diyor rab,kitabımız kuranda.

    86-görmedin mi istirahat etsinler diye, geceyi yarattık.
    gündüzü de kullarımın geçimleri için, aydınlık yaptık.
    çok ibretler vardır gören gözler der, biz bunlara baktık.
    inananlara ibretler vardır diyor rab, kitabımız kuranda .

    87-o kıyamet gününde, sura da üfürülür .
    gökteki yerdeki olanlar, korku ya kapılır.
    Allahın diledikleri korkmaz, ameline bakılır.
    boynu bükük gelirler der,kitabımız kuranda.

    88-birde dağlara bakıp, hareketsiz sanırsın.
    bulut gibi yürürler onlar, incelersen tanırsın.
    bu Allahın işidir de, bakarak şaşırıp kalırsın.
    yaptıklarınızı biliriz diyor, kitabımız kuranda.

    89-iyilikle gelenlere, bir hayır var görürler.
    onlar o günün korkusundan, emin olurlar.
    90-kötü olanlar da yüz üstü, ateşe atılırlar.
    sebep yaptıklarınız der, kitabımız kuranda.

    91-ben ancak Allahın haram kıldığı, bu beldenin.
    rabbine ibadet etmekle, emir olundum kabe nin.
    her şey onundur Müslüman ım, ben bu belgenin.
    görevlerine hazırım deyin der, kitabımız kuranda.

    92-kuran okuyarak, kim hidayete giderse.
    kendisi için kabul edilir, gerçekleri dilerse.
    onlara uyarıcıyım deyi ver, bunları bilirse.
    sapana cehennem der, kitabımız kuranda.

    93-Allaha hamdolsun, o size ayetleri yakında.
    gösterecek onları elbet, kalp gözüyle bakın de.
    sizde onları tanıyacaksınız, rabbinden sakın de.
    yaptığınızı görürüm der rab, kitabımız kuranda.

  9. abdurrahman toğaç yorumu:

    EL KASAS SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    1-ta-sin-mim-, bunlar sırların nimetleridir.
    2-ve de açıklayıcı kitabın, özlü ayetleridir.
    3-firavunu ıslaha, Musa nın gayretleridir.
    okuyunuz diyor Allah, kitabımız kuranda.

    iman edecek kavime, hak olarak okuyoruz.
    4-firavun o belde de, baş kaldırmış diyoruz.
    ahalisini fırkaya bölüp, parçalamış görüyoruz.
    bir gurubu eziyor diyor, kitabımız kuranda.

    yeni doğan oğullarını, boğazlıyordu.
    kızlarını onların hep, sağ bırakıyordu.
    fesatçıydı o onların, kızlarını alıyordu.
    görün diyor Allah, kitabımız kuranda.

    5-biz ise istiyorduk, o yerdeki kullar ezilmekte.
    onları oraya mirasçı yapalım, rabbiniz bilmekte.
    onları önderler yapalım, zalimlikleri görmekte.
    rab miras bırakalım dedi der, kitabımız kuranda.

    6-o yerde onlara bir, kuvvet verelim.
    firavuna hamana, güçlerini gösterelim.
    zulmettiler zalimler, defterini dürelim.
    gazaplık diyor Allah, kitabımız kuranda.

    7-Musa nın annesine, ilhamımıza bak dedik.
    çocuğunu da emzirip, nil nehrine at dedik.
    korkmadan üzülmeden, dediğimi yap dedik.
    biz koruyacağız dedik der, kitabımız kuranda.

    korkma sana çocuğunu, biz geri vereceğiz.
    biz onu resul yapacağız, elbet göreceğiz.
    firavun ve adamların dan, hesap soracağız.
    8-suda bulup aldılar der, kitabımız kuranda.

    çünkü ileride musa onunla, düşman olacaktı.
    firavun sa mahf olacak, hak yerini bulacaktı.
    büyük günah işlemek ten, hepsi de ölecekti.
    9-karısı sahiplendi der rab, kitabımız kuranda.

    firavunun karısı der, bu çocuk bize göre.
    öldürmeyin siz onu, olur ki faydası ola.
    evlat edinelim onu, gönlümüz huzur dola.
    farkında olmadılar der, kitabımız kuranda.

    10-musa nın annesi, o sabahı zor etti.
    inananlardan ol dedik, sabretmeye gitti.
    nerdeyse açıklayacak, kendini zor tuttu.
    11-kız kardeşi takipte, kitabımız kuranda.

    annesi kız kardeşine, izini takip et demişti.
    oda uzaktan gözetleyip, alanları görmüştü.
    firavun süt annelerine, emzirmeye vermişti.
    12-onların sütü haram der, kitabımız kuranda.

    kız kardeşi firavun ailesine, onun bakımını yapacak.
    bir kadın biliyorum ben, ona samimiyet le bakacak.
    oda eminim musa yı sizler gibi, el üstünde tutacak.
    kız kardeşi getireyimmi dedi der, kitabımız kuranda.

    EL KASAS SURESİ DESTANI DEVAMI
    KİTABIMIZ KURANDA
    13-Bu sebeple musayı annesine, biz kaçuşturduk.
    gözü aydın olsun üzülmesin diye,biz buluşturduk.
    velakin bunu çokları hiç bilmezler, biz oluşturduk.
    bizim vaadimiz haktır der rab, kitabımız kuranda.

    14-bir zaman sonra musa, tam kemal çağına erdi.
    biz ona bir hüküm ve ilim verdik, o bunu gördü.
    iyilik edenlere mükafat vereceğimizi, musa bildi.
    15-şehre halkının meşgul bulunduğu, sırada girdi.
    dövüşen iki adam buldu der, kitabımız kuranda.

    birisi kendi tarafından, diyeri düşmanından idi.
    düşmanı na karşı musa dan, bir yardım istedi.
    ona bir yumruk vurdu, rakibi hemen ölüverdi.
    şeytanın işindendir dedi der, kitabımız kuranda.

    şeytan gerçekten şaşırtıcı, açık bir düşmandır.
    16-dedi yazık ettim ben, musa kulun pişmandır.
    dedi günahımı bağışla, bağışlamak bize şandır.
    esirger bağışlarım diyor rab, kitabımız kuranda.

    17-musa bana ettiğin, bu ihsanın hakkı için.
    suçlulara yardım edersem, bu benim suçum.
    18-şehre korkarak girdi, görür lerse kaçıyım.
    korkarak sabahladı diyor, kitabımız kuranda.

    birde baktı dün kendinden, yardım isteyen.
    yine kavga ediyordu, başka biriyle hemen.
    yine ona feryat ediyordu, kurtar beni aman.
    musa azgınsın dedi der, kitabımız kuranda.

    19-ikisinin düşmanı, o adamı yakalamak istedi.
    dün bir adam öldürdün, şimdide benimi dedi.
    zorba olmak mı istiyor sun, cevap ver hadi.
    ara bulucu lar ol dedi der, kitabımız kuranda.

    20-şehrin öbür ucundan, geldim musa bakın.
    ileri gelenler sizi arıyor, öldürme sinler sakın.
    sen bir adam öldürmüşsün, buralardan kaçın.
    sana söyle yim dedim der, kitabımız kuranda.

    21-bunun üzerine musa, korkuyla gözeterek.
    o şehirden çıkmaya baktı, hatasını görerek.
    ya rabbim beni zalimlerden, kurtar diyerek.
    şehirden ayrılmıştır diyor, kitabımız kuranda.

    22-medyene doğru yönelince, ola ki rabbim bana.
    doğru yolu gösterecek tir, hep sığınırım ben ona.
    23-medyen suyuna vardı ki, şükürler rabbim sana.
    hayvanlarını sulayanlar var der, kitabımız kuranda.

    onların ötesinde iki kadın gördü, dediler su alamayız.
    musa haliniz nedir böyle, babamızın emridir sulamayız.
    onlar çekilip gitmeden, hayvanlarımızı suya salamayız.
    babamız da yaşlıdır dediler diyor, kitabımız kuranda.

    24-bunun üzerine musa, onların davarlarını sulayıverdi.
    sonra gölgeye çekilerek, ey benim yüce rabbim dedi.
    bana indirdiğin hayır büyüktür, benim yazgım böyleydi.
    daha ötesi nede muhtacım dedi der, kitabımız kuranda.

    25-derken iki kadın dan biri, utanarak geldi.
    çektiğin suyun bedelini, babam verecek dedi.
    babam seni görecekmiş, kalkın gidelim haydi.
    musa sıkıntısını anlattı der, kitabımız kuranda.

    kıssayı anlattı ona, korkma dedi kurtuldun.
    26-iki kızından biri, baba onu ücretle tutun.
    o-ücretlilerin hayırlısıdır, gelin sözüme bakın.
    güvenilir kuvvetli dedi der, kitabımız kuranda.

    27-babası dedi bana sekiz sene, çalışman şartıyla.
    iki kızımın biri senindir, bu işler ölçüyle ve tartıyla.
    sana nikah etmek istiyorum, gülersiniz siz bahtıyla.
    on seneyi de tamamlasan diyor, kitabımız kuranda.

    oda senden olsun dedi, seni zorlamak istemem.
    iyiler den bulacaksın dedi, sana bir şey demem.
    28-iki müddetten biri, hangisini yaparsam tamam.
    Allah sözleşmeye vekil dedi der, kitabımız kuranda.

    29-hizmet müddet ini bitirip, yola çıktığında.
    tur tarafında bir ateş gördü, ona baktığında.
    kor getireyim ısının dedi, iş aklına yattığında.
    siz burada durun dedi der, kitabımız kuranda.

    30-oraya varınca vadinin, sağındaki ağaçtan.
    alemlerin rabbiyim, olmasın kalbin taştan .
    31-asanı bırak dedi, yılan odu kesildi güçten.
    öyle dönüp kaçtı ki der, kitabımız kuranda.

    arkasına bile bakmayınca, dön öğüt alanlardan ol.
    korkma yasın musa benden, emin olanlar dan ol.
    32-elini koynuna sok, beyaz kusursuz bulandan ol.
    korkudan açılmasın ellerin der, kitabımız kuranda.

    elini koltuk altına koyasın, bu sana rabbinden.
    iki mucize ile firavuna git, o azmıştır gerçekten.
    yoldan çıkmış kavimdirler, kendini sanar tekten.
    33-ben bir adam öldürdüm der, kitabımız kuranda.

    onun için korkarım ben, onlarda beni öldürür.
    34-kardeşim Harun un dili düzgün, o iyi bildirir.
    kardeşin Harun yoldaşın, rab yüzünü güldürür
    musa inanmazlar onlar der, kitabımız kuranda.

    35-Allah dedi pazını, kardeşininkiyle kuvvetlendirdim.
    sizin için bir saltanat kuracağım, bu sırları bildirdim.
    onlar size zarar veremeyecek, rabbiniz diyor gördüm .
    sizler galip olacaksınız der rabbin, kitabımız kuranda .

    36-açık mucizelerimizle, onun yanına varınca.
    firavun hemen sihirdir dedi, yapılanı görünce.
    atalarımız dan duymadık, böyle bir şeyi önce.
    37-rabbim hidayet etti der, kitabımız kuranda.

    yurdun akıbetinin, kimin olacağını bilendir.
    rabbimiz zalimler, felah bulamaz görendir.
    38-firavun adamlarına, ilah benim ayandır.
    ilahınız benim dedi der, kitabımız kuranda.

    ey haman,benim için çamur üzerinde ateş yakasın.
    pişirdiğin çamurlarınla, bana güzel bir kule yapasın.
    Musa nın ilahına bakacağım, tez yapmaya bakasın.
    musayı yalancı sanıyorum diyor, kitabımız kuranda.

    39-böylece firavun ve askerleri, o yerde büyüklendiler.
    bize dönmiyeceklerini sandılar, çokça vebal yüklendiler.
    40-askerleriyle beraber yakaladık, hepsi helak a geldiler.
    zalimlerin sonları hüsrandır der rab, kitabımız kuranda.

    41-biz onları ateşe çağıran, öncülerden yaptık.
    kıyamet gününde onları, biz yardımsız bıraktık.
    42-bununla beraber arkalarına, lanetler taktık.
    ahret te daha acıklılar der, kitabımız kuranda.

    43-yemin olsun öncekiler azdı, helak ına gittik.
    sonrada biz insanların kalplerine, hidayet ettik.
    rahmet olsun diye,biz Musa ya kitabı nakşettik.
    olur ki ibret alırlar der rab, kitabımız kuranda.

    44-biz Musa ya o emri, vahiy ettiğimiz zaman.
    sen turun batısında değildin, kabilenin tamam.
    şahitler den değildin, gördüm demeyin aman.
    Muhammed e bildirdik der, kitabımız kuranda.

    45-biz çok ümmetler yarattık, uzunca zaman geçti.
    vahyi unuttular ilmini kaybettiler, başlarına iş açtı.
    sen medyende bulunmadın, sana vahyimizle ulaştı.
    kuranla gönderdik diyor rabbim, kitabımız kuranda.

    46-musaya nida ettiğimizde, tur dağında değildin.
    rabbinden bir rahmet olarak, gönderildiğini bildin.
    senden önce resul gönderilmemiş, olanlara geldin.
    uyar akıllansınlar diyor rabbim, kitabımız kuranda.

    47-elleriyle öne sürdüklerinden, bir bela geldiğinde.
    rabbim resul göndersen, müminler oluruz dediğinde.
    göndermedi demeyin gönderdik, uyarıyı gördüğünde.
    kıymetini bilselerdi diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

    48-fakat şimdi onlara, tarafımızdan hak rahmet gelince.
    dediler Musa ya verilen misliyle, buna da verilseydi önce.
    Musa ya verileni de inkar etmişlerdi, mucizeleri görünce.
    iki sihir birleşmiş dediler diyor rabim, kitabımız kuranda.

    49-eğer doğru söylüyorsanız, o halde şimdi hemen.
    hepsini doğrulayan bir kitap insin, inanalım tamam.
    daha doğru olsun dediler, zalimlerin halleri yaman .
    o zaman inanırız dediler der rab, kitabımız kuranda.

    50-eğer sana icabet etmezlerse, bilesiniz ki onlar .
    sırf kendi havalarına uyanlar, nasihatten ne anlar.
    sana getirecek delilleri de yoktur ,sapkındır bunlar.
    onlara hidayet etmem der rab, kitabımız kuranda.

    51-yemin olsun ki , onların iyiliğine sözü ard arda.
    yetiştirdik ki nasihat alsınlar, inmiş gözlerine perde.
    52-bundan önce kitap, verdiklerimizde vardır birde.
    onlar bu kurana inanır der rab, kitabımız kuranda.

    53-kuran okununca dediler, biz iman ederiz.
    şüphesiz rabden indirilmiş, bu yola gideriz.
    biz bundan öncede mümindik, tek rab deriz.
    54-ecirleri iki kat der rab,kitabımız kuranda.

    işte bunlar hep sabırlı, olmalarından dolayı.
    kötülüğü iyilikle savarlar, hiç görmez belayı.
    verdiklerimden harcarlar, bilirler rabbi tealayı.
    çirkin sözden uzaktır der, kitabımız kuranda.

    55-çirkin söz duyduklarında, yüz çevirirler.
    bizim amelimiz bize, sizinki de size derler.
    cahillerden uzağız derler, yaratıcıyı bilirler.
    onlar hidayette der rab, kitabımız kuranda.

    56-şüphesiz sen sevdiğine, hidayet veremezsin.
    fakat Allah, dilediğine hidayet verir, bilemezsin.
    hidayete laik olanı o bilir, sen bunu göremezsin
    rabbin en iyisini bilenim der, kitabımız kuranda.

    57-kullar doğru yolu tutar, onunla oluruz iblise kanmazsa.
    yurdumuzdan çıkartılırız derler, rabbimiz bizimle olmazsa.
    biz onları emin bir hareme yerleştirdik, zulüm e dalmazsa.
    her çeşit rızıkları verdik diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

    onların her türlü yiyecekleri , hep toplanıp geliyor.
    lakin onların bir kısımları, bu cömertliğimizi biliyor.
    58-verdiğimizle şımaran milletler, azabımıza giriyor.
    az kişiye miras kaldı diyor rab, kitabımız kuranda.

    59-hem rabbin memleketlerdeki, ana merkezlere.
    ayetlerini okuyan resul, göndermedikçe milletlere.
    helak etmeyiz onları, şükretsinler gelen nimetlere.
    zalimleri helak ederiz diyor rab, kitabımız kuranda.

    60-size ne güzellik verilmişse, hep dünyanın süsüdür.
    Allah katında ise en hayırlısı, kullarımızın dürüsüdür.
    daha devamlı olanı seçsinler, onlar kullarımın iyisidir.
    şimdi artık akıllanın diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

    61-ya şimdi kendisine, güzel bir yaşam verdiğimiz.
    dünya hayatının zevklerini, hep sürekli yaşattığımız.
    sonra da huzurumuza gediklerinde, ateşe attığımız.
    o kimselerden olmayın diyor rab, kitabımız kuranda.

    62-o gün Allah ü ta ala, müşriklere nida edecek.
    batıl zanla iddiayla taptıklarınız, nerede diyecek.
    63-üzerine azap hak olanlar, durumu nu bilecek.
    işte azdırdıklarımız diyecekler, kitabımız kuranda.

    biz nasıl azdık ise, onları da, öyle azdırdık.
    onlardan sana teberru ettik, onu bildirdik.
    onlar bize tapmıyorlardı, biz batıla erdirdik.
    64-yalvarın bakalım der,kitabımız kuranda.

    ortaklarınıza yalvarın denecek, onlarda yalvaracak.
    fakat kendilerine yalvarmaları, fayda vermeyecek.
    azabı gördüğün de keşke, önce görseydik diyecek.
    hidayete eremedik derler diyor, kitabımız kuranda.

    65-o gün Allah sorar, size gönderilen resullere.
    ne cevap verdiniz diye sorar, o azaplık kullara.
    66-artık haber yolları kapanmıştır , o azgınlara.
    birbirlerine de soramazlar der, kitabımız kuranda.

    67-fakat tövbe edip de, imanıyla gelen.
    yaşamında her zaman, yararlı iş gören.
    felah bulanlardan olabilir,kötülüğü silen.
    dilediğim felahta der, kitabımız kuranda.

    68-rabbim dilediğini yaratır, görevine seçer.
    seçme işi onundur, dilediğine rahmet saçar.
    kendi ne ortak koşmayanlar ın, yolunu açar.
    ortaklarım yoktur der rab, kitabımız kuranda.

    69-hem rabbin onların sinelerinin, neyi sakladığını.
    hangi doğrula rı gizli tutup, hangisi ni açıkladığı nı.
    hangi haksızlara haklısın diyerek, neleri akladığını.
    hepsi ni biliriz diyor rabbim iz, kitabım ız kuran da.

    70-o Allah tır ki, ondan başka bir ilah yoktur.
    önünde de sonunda da hamt ona, övülür haktır.
    her türlü hüküm onun dur, gerisi teferruat tır.
    sonunda ona dönersin diyor, kitabımız kuranda.

    71-söyle yin bana eğer Allah, üzerinizde ki gece yi.
    kıyamete kadar devam ettirse, göremezdiniz heceyi .
    kimse aydınlık getiremez di, hiç bulamaz dınız çareyi.
    dinleyin ki öğüt alasınız der rab, kitabımız kuranda.

    72-söyleyin bana eğer Allah, üzerinizdeki gündüzü.
    kıyamete kadar devam ettirse, bulamazdı gece sizi.
    hangi tanrı getirirdi geceyi, dinlendirir geceleri bizi.
    hala göremeyecek misiniz diyor , kitabımız kuranda.

    EL KASAS SURESİ DESTANI DEVAMI
    73-onun rahmetindendir, size gecesini yaratmış.
    çalışın diye gündüzünü yaratıp, geceyle karartmış.
    dinlenip fazlından arayasın diye, güneşle sarartmış.
    verdiklerime şükredesiniz diyor, kitabımız kuranda.

    74-Allah onlara iddia ettiğiniz, ortaklarım nerede diyecek.
    75-her ümmetten bir şahit çıkaracağız,vaziyetleri görecek.
    delilinizi getirin diyeceğiz, bizim hak olduğumuzu bilecek.
    uydurdukları kaybolurlar der rabbimiz, kitabımız kuranda.

    76-diyoruz ki gerçekten kaarun, musanın kavmindendi.
    onlara karşı çok azıttı, hazinesi çoktu zenginlerdendi.
    hazine anahtarları güçlü topluluğa, ağır gelenlerdendi.
    kavmi ona şöyle dedi der rabbimiz, kitabımız kuranda.

    servetinle böbürlenme, Allah kibirleneni sevmez.
    77-dünyada ona verdiğimden, hak yoluna gelmez.
    Allah ihsanından vermiştir, yoksula yardımı bilmez.
    verdiklerimden verin diyor rab, kitabımız kuranda.

    yeryüzünde fesat çıkartma dedik, fesatçılardan oldun.
    78-dedi bu bendeki varlığı ben, kendi ilmimle buldum.
    öncekilerde çok varlıklıydı, diyeme diler helak a geldim.
    öncekiler daha kuvvetliydi der rab, kitabımız kuranda.

    mücrimler günahlarından sorulmadan, onlar batmıştır.
    79-derken Karun ziynetiyle, kavmin karşısına çıkmıştır.
    dünya hayatını isteyenler, imrenerek Karun a bakmıştır.
    çok refahlı yaşantı da dediler der, kitabımız kuranda.

    dediler şu Karun a verilenden, rab verse hepimize.
    80-kendine ilim verilenler dedi, yazıklar olsun size.
    imanla rabbimizin sevabı, demiyorsunuz gelsin bize.
    ona sabredenler kavuşur der rab, kitabımız kuranda.

    81-sonra biz onu hem de, sarayıyla birlikte.
    yere geçirdik hepsini, sende ibretle bak de.
    kendini kurtaran olmamıştır, galiptir hak de.
    Allaha karşı duracak yok, kitabımız kuranda.

    82-dün onun yerinde, bu gün olmak isteyenler.
    vay zulüm varmış sonunda, deyip bunu görenler.
    iyi ki vermemiş dediler, gazap geleceğini bilenler.
    onlar bizde batardık dedi der , kitabımız kuranda.

    83-işte ahret yurdunu biz, sabredenlere veririz.
    kibirlide değildir onlar, fesat çıkartmazlar biliriz.
    iyi sonuçlar muttakilerindir, biz bunları görürüz.
    84-iyilikle gelin diyor rabbim, kitabımız kuranda.

    her kim iyilik le rabbine, gider se şayet.
    ona daha hayırlısı vardır, güzeldir gayet.
    kötülükle gelen. onunla cezalanır nihayet.
    yaptıklarının cezası der, kitabımız kuranda.

    85-şüphesiz o kuranı, senin üzerine farz kılan.
    seni dönecek yere döndürecek, her şeyi bilen.
    kimin hidayette kimin sapıklıkta,olduğunu gören.
    tek rabbin bilmektedir diyor, kitabımız kuranda.

    86-sen kitabın sana verileceğini, hiç ummuyordun.
    bunun rabbinden bir rahmet, olacağını biliyordun.
    kafirle re arka çıkma dın, hakka doğru gidiyordun.
    sana indirilene uy diyor Allah, kitabımız kuranda.

    87-sana indirildikten sonra, Allahın ayetlerinden.
    ayrılmayasın sakın derim, bunların hiç birinden.
    rabbine hep davet edesin, gayretinle derinden.
    sakın müşriklerden olma der, kitabımız kuranda.

    88-Allah la beraber , başka tanrıya ibadet etme.
    ondan başka ilah yoktur, yanlış yollara gitme.
    ondan başkası helak olacak, dünyalıkla bitme.
    bize döndürüleceksiniz der, kitabımız kuranda.

  10. abdurrahman toğaç yorumu:

    EL ANKEBUT SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    1-elif lam mim dedik, kullar bunu bilmeleriyle.
    2-insanlar hiç sanmasın, iman ettik demeleriyle.
    imtihana çekeceğiz onları, kul hakkı yemeleriyle.
    öyle kolay değil der rabbim, kitabımız kuranda.

    3-yemin olsun biz onlardan, önceki ümmetleri.
    Allah doğru söyler imtihanla, verdik nimetleri.
    yalancıları biz biliriz,vardır doğruların kıymetleri.
    bizden kurtulamazlar der rab, kitabımız kuranda.

    4-kötülük işleyenler, bizden kurtulur sanmasınlar.
    çok fena hüküm veriyor kullar, iblise kanmasınlar.
    5-bize kavuşmayı isteyenler, velim Allah desinler.
    ecel mutlaka gelecek der rab, kitabımız kuranda.

    o Allah hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
    6-kurtulmaya çaba göstereni, rab bilendir.
    mücadele edenlerin farkında, o kerimdir.
    alemler den üstün der, kitabımız kuranda.

    7-iman edip yararlı işler, yapanlara gelince.
    onların günahlarını örteriz, kadrimizi bilince.
    yaptıkları işlerin karşılığının,güzelini bulunca.
    mutlaka mükafat var der, kitabımız kuranda.

    8-ana babaya iyilik edin dedik, yaşıyorlarsa.
    batılı bize ortak etmeniz için,uğraşıyorlarsa.
    o zaman itaat etmeyin, batıla koşuyorlarsa.
    dönüşünüz bizedir diyor, kitabımız kuranda.

    9-iman edip yararlı işler, yapanlara bildirir.
    onu iyiler içine katacağız,müjdesine erdirir.
    10-öylesi var ki, eziyeti görünce dönü verir.
    uğrumda sabrı yok diyor,kitabımız kuranda.

    insanlardan gelen zulmü, rabbini yaptı sanar.
    rabden bir zafer gelse, seninleyim der döner.
    sinelerin özünü bilirim der,o her türlü dener.
    her şeyi bilenim der rab, kitabımız kuranda.

    11-Allah mümin mi münafık mı, imtihanla bilecek.
    12-küfredenler imanlılara, yolumuza gelin diyecek.
    günahlarınız bize ait deyip, öbürü oyuna gelecek.
    onlar yalancıdırlar diyor Allah, kitabımız kuranda.

    13-onlar kendi günah yükleriyle, birlikte gelecekler.
    kendi günahıyla gelip,başka günah da yüklenecekler .
    yaptıkları aldatma iftiradan, bir hesaba çekilecekler .
    hesapları sorulacak der rabbimiz, kitabımız kuranda.

    14-yemin olsun biz Nuh u, kavmi ne gönderdik de.
    dokuz yüz elli yıl yaşadı, rabbim bunu öğrendik de.
    kavmi zulmediyorlardı, kuran ayetleriyle gördük de.
    tufanı mız yakala yı verdi diyor, kitabımız kuranda.

    15-bizde onu ve, gemi arkadaşlarını kurtardık.
    gemiyi de biz bütün alemlere, bir ibret yaptık.
    16-İbrahim de davet etti, dedi ler puta taptık.
    kavmine şöyle dedi der rab, kitabımız kuranda.

    Allaha ibadet edin, bu iş çok kerlıdır.
    eğer bilirseniz sizin için,çok hayırlıdır.
    17-Allah ı bırakanlar,çok aşırı zararlıdır.
    yalan uydurma der, kitabımız kuranda .

    Allahtan başka taptıklarınız, size rızık veremez.
    rızıklar Allah katındandır, onlar bunu göremez.
    ona ibadetle şükredesiniz, diyor yola gelemez.
    sonunda bize dönersiniz der, kitabımız kuranda.

    18-eğer rabbi yalanlarsanız, siz şunu bilesiniz.
    sizden öncekilerde yalanladı, yoluna gelesiniz.
    peygamber doğru söylemekte, hakkı göresiniz.
    apaçık tebliğ etti diyor rab, kitabımız kuranda.

    19-onlar görmediler mi ki, Allah nasıl yaratıyor.
    sizi de iade edecektir, niceler toprakta yatıyor.
    diriltmek Allaha kolaydır, bir nidayadır bakıyor.
    öldürür diriltiriz der rabbim, kitabımız kuranda.

    20-de ki yeryüzünde, dolaşın da bir bakın.
    her şeyin sahibi odur, bunu kafanıza takın.
    ahrette ona kolaydır, inanmamaktan sakın.
    her şeye kadiriz der rab, kitabımız kuranda.

    21-dilediğine azap eder, dilediğine merhamet.
    kurtulursun doğrulukla, yeter ki sen meram et.
    22-hiçbir şey aciz bırakamaz, buradadır keramet.
    bizden başka veli yok diyor, kitabımız kuranda.

    23-Allahın ayetlerini ,hep inkar edenler.
    onlar rahmetimiz den, ümidini kesenler.
    rabbe dönemeyiz sanır, zulme koşanlar.
    acıklı azap var diyor, kitabımız kuranda.

    24-kavminin cevabı onu, öldürün deyip haykırdı.
    yahut onu cayır cayır yakın, halbuki sahibi vardı.
    o sahip yüce Allah tı, onu, kor ateş ten kurtardı.
    iman edenlere ibret var diyor, kitabımız kuranda.

    25-siz ancak dünya hayatında, istediğinizle sevişmek.
    Allah ı bırakıp elle yaptıklarınız, putlarınızla buluşmak.
    kıyamette birbirine küfreder, varken rabbe kavuşmak.
    barınaklar ı ateştir diyor rabbimiz , kitabımız kuranda.

    26-bunun üzerine kardeşinin oğlu lüt, iman etti.
    İbrahim ben rabbime hicret ediyorum, dedi gitti.
    rabbim benimledir deyip, şam diyarına yol tuttu.
    o güçlü ve hikmetli dir diyor, kitabımız kuranda.

    27-biz ona ishak ile Yakup u, ihsanımızla verdik.
    peygamberliği ve kitabı, onun nesline gönderdik.
    biz o resulü dünyada da, mükafata laik gördük.
    ahrette de iyilerden der rab, kitabımız kuranda.

    28-lüt uda hatırla ki, o resul kavmine gerçekten.
    siz öyle bir hayasızlığı yapıyorsunuz, açıkça yekten.
    sizden önceki hiçbir kavimlerin, yapmadıkları işten.
    o hayasızlıktan vaz geçin dedi, kitabımız kuranda.

    29-hakikaten siz hala, erkeklere gidecek misiniz.
    yol kesip meclisinizde, edepsizlik edecek misiniz.
    kavminin cevabı, azabı hemen getirecek misiniz.
    Allahın azabı gelecektir dedi, kitabımız kuranda.

    30-lüt ey rabbim, bu fesatçı kavme karşı yardım gönderin.
    31-vakte ki elçiler imiz İbrahim e, gidin müjdemi zi bildirin.
    rabbinizin emridir o memleket in, altını üstüne döndür ün.
    hepside azgın pek zalimler diyor rabbim, kitabımız kuranda.

    32-melekler dedi İbrahim e, biz Lüt Kavmine gidiyoruz.
    orada lüt var dedi, kimin bulunduğu nu biz biliyor uz .
    helak tan kurtulmayı, lüt ve beraberindekilere diliyoruz.
    karısı helak ta olanlardan diyor rab, kitabımız kuranda.

    33-elçilerimiz lüta gelince çok kötü fenalaştı.
    onlar sebebiyle kolu daraldı, el ayağa dolaştı.
    seni ve aileni kurtaracağız, deyince ferahlaştı.
    yalnız karın helak ta dedi , kitabımız kuranda.

    34-doğrusu biz bu belde halkının, yaptıklarını.
    gökten azap indirdik, dinlemediler yasaklarımı.
    35-yemin olsun onlara, uyarıcıyla nasihatlarımı.
    açık alamet bıraktık der rab, kitabımız kuranda.

    36-medyenede kardeşleri, şuaybı gönderdik.
    kavmim Allaha ibadet edin, dediğini gördük.
    ahrete ümit besleyin dedi, uyarıcıyı verdik.
    fesat çıkartmayın der rab, kitabımız kuranda.

    37-buna karşı kavmi onu, yalanladılar, derken.
    şiddetli sarsıntı yakaladı, yurtlarında gezerken.
    diz üstü çöke kaldılar, yoksul kulları ezerken.
    rabbimiz zulmü görür der, kitabımız kuranda.

    38-ad ve semut kavminin, meskenlerinden.
    onlara ne yapıldığımız, belli dir hallerinden.
    iblis amellerini süsleyip, çıkarmış yollarından.
    açık göz kavimlerdir der, kitabımız kuranda.

    39-Karun u firavunu Ham anıda, helak ettik.
    onlara musayı, açık mucizeler le gönderdik.
    kibirlenip kafa tuttular, biz cezalarını verdik.
    azap önüne geçemez der, kitabımız kuranda.

    40-bizde her birini, günahı sebebiyle yakaladık.
    kiminin üzerine taş yağdıran, kasırga gönderdik.
    kimi ni nara yakala dı, kimini boğarak atıver dik.
    kimini yere batırdık der rab, kitabımız kuranda.

    biz zulüm etmiyorduk da, batıla gidiyorlardı.
    onlar ise kendi kendilerine, zulmediyorlardı .
    41-bunlar Allahtan başka, veli ediniyorlardı.
    örümcek ağı gibidirler der, kitabımız kuranda.

    evleri örümcek ağı gibi lakin, o bunların havasıdır.
    onlar bilseler evlerin çürüğünü, örümcek yuvasıdır.
    42-şüphesiz onların tek Allaha, tapmamak davasıdır.
    biz güçlüyüz ve hakimiz der rab, kitabımız kuranda.

    43-bu misaller var ya, insanlardan zalimlere.
    beyan ediyoruz amma, iş düşüyor alimlere.
    onlar anlarlar bunlardaki, üst akıllı kamillere.
    başkası akıl erdiremez der, kitabımız kuranda.
    ANKEBÜT SURESİ DESTANI DEVAMI
    05448081798
    44-biz gökleri ve yeri, hak olarak yarattık.
    gözleri gören müminlere, bir ibret yaptık.
    45-kitabı okuyana resulden, miras bıraktık.
    namazını doğru kıl der, kitabımız kuranda.

    o namaz ki insanları, edepsizlikten arındırır.
    zikir ise çok büyüktür, kul imanda barındırır.
    Allah yaptıklarınızı bilir, zorluklara dayandırır.
    46-resullere inanın diyor, kitabımız kuranda.

    kitap ehliyle, yanlış mücadele etmeyin.
    onlardan zulmedenin, yoluna gitmeyin.
    kitaplara inandık de, hiç zulüm etmeyin.
    hepinizin ilahı bir der, kitabımız kuranda.

    47-tüm kitap ehli gibi, sana da kitap indirdik.
    kitap ehlinden kurana inananları, biz gördük.
    hepsinin Allahtan olduğunu, kullara bildirdik.
    yalnız kafirler inanmaz der, kitabımız kuranda.

    48-sen bundan önce, kitap okur değildin.
    halada elinle yazamazsın, hidayetle geldin.
    öyle olsa iptal ederlerdi, sen hakkı dedin .
    49-hayır o ilim verir der, kitabımız kuranda .

    kendilerine ilim verdiklerimin, o göğüslerinde.
    açık ayetlerdir o, inanan kullarımın üstlerinde.
    zalimler inkar ederler, onlar bunun dışlarında.
    mucize getirsin dediler der, kitabımız kuranda.

    onlar bilmez mucize ler, Allah katında dır.
    ben açık uyarıcıyım de, rabbin farkındadır.
    51-gelen kitap yetmedi mi, oysa yakındadır.
    karşında okunuyor der, kitabımız kuranda.

    iman edecek topluluğa, rahmetiyle öğüt vardır.
    52-benimle sizin aranızda, şahit vardır o Allah tır.
    göklerde ve yerdekileri bilir, büyük melik şahtır.
    batıla inanan hüsranda diyor, kitabımız kuranda.

    53-acele azap istiyorlar, rabden tayin edilmiş de.
    bir mühletiniz olmasaydı, şimdiye azap gelmiş de.
    o onlara ansızın gelecek, gören kullar görmüş de.
    o ansızın gelecek der rabbim, kitabımız kuranda.

    54-sana diyorlar azabı, acele istiyoruz.
    onları zaten cehennem, kuşattı diyoruz.
    55-azap üstten alttan, saracak biliyoruz.
    yaptıklarınızı tadın der, kitabımız kuranda.

    56-ey iman eden kullarım, şüphesiz benim.
    fazlım çok geniştir, yalnız bana ibadet edin.
    57-her nefis ölümü tadar, hep bunu dedim.
    sonunda bize dönen der, kitabımız kuranda.

    58-iman edip yararlı işler, yapanlara bakacak.
    onları cennetler in, yüksek yerleri ne katacak.
    ebediyen kalacak, altlarından ırmaklar akacak.
    mükafatları ne güzeldir der, kitabımız kuranda.

    59-onlar her zaman musibetlere, sabretmişlerdir.
    bu kullar yalnız rabbine,hep tevekkül etmişlerdir.
    60-nice hayvanlar vardır onların,rızıkları gitmişlerdir.
    onlara da rızıklarını verdik der, kitabımız kuranda.

    rabbim hakkıyla işitendir o her şeyi bilendir.
    61-yemin olsun ki onlar, şu gökleri görendir.
    yeri de yaratıp güneşi ayı, hizmete verendir.
    buyruğum altındadır diyor, kitabımız kuranda.

    gökleri kim tutuyor, sorarsanız Allah derler.
    aklını kullanmayanlar yoldan, nasıl dönerler.
    62-dilediğime bol veririm, kazandım sanırlar.
    kimine rızkı daraltırım der, kitabımız kuranda.

    şüphesiz ki o Allah, her şeyleri bilendir.
    63-yemin olsun size gökten, su indirendir.
    ölümün den sonra yere, hayat verendir.
    hepside Allah derler der, kitabımız kuranda.

    Allaha hamt olsun demeyi, akıl edemezler.
    64-dünya hayatı eğlencedir, bunu bilemezler.
    ahret yurdu ise gerçektir, onu da göremezler.
    gerçek hayat odur der rab, kitabımız kuranda.
    ENKABUT SURESİ DESTANI DEAMI
    KİTABIMIZ KURANDA
    65-gemiye bindiklerinde, Allaha özden dua ederler.
    onları karaya çıkartınca, hemen müşrik oluverirler.
    66-kimine hikmeti bol veririz, nankörlüğe gider ler.
    yakında bilecekler diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

    67-görmüyorlar mı yaşadıkları yeri, bir emniyet yaptık.
    insanlar ihtişamına kapılıyordu, ona meyledene baktık.
    batıla inanıp Allahın nimetini inkarcıya, musibeti attık.
    nimetlerimize şükredin der rabbiniz, kitabımız kuranda.

    68-Allaha karşı bir yalanı, meydana getirenler.
    yahut hakikatlere açıkça, bu yalandır diyenler .
    en zalimi de onlardır ki, batıl yollara gidenler.
    barınakları cehennem diyor, kitabımız kuranda.

    69-bizim hak yolumuzda, mücadele edenlere.
    onlara yollarını gösteririz, özden rab diyenlere.
    iyilik yapanlarla beraberiz, doğru yola gidenlere.
    onlar kazançlılar diyor rab, kitabımız kuranda.

  11. abdurrahman toğaç yorumu:

    ER RUM SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA.
    1-elif lam mim dedik, size gerçekleri söyledik.
    2-yakın yerde Rumlar, mağlup oldular gördük.
    3-onlar yakında yeneceklerdir, biz bunu dedik.
    rabbimiz galip olacaklar der, kitabımız kuranda.

    4-bir kaç yıl içinde galip olacaklar, gerçeği görün.
    öncekinde de sonrakinde de, galip biziz bunu bilin.
    o gün müminlerde sevinecektir, hakikat ları bulun.
    5-aziz rahim dilediğimleyim der, kitabımız kuranda.

    6-rabbimizin vaadidir, Allah vaadinden caymaz.
    lakin bunu insanların, kurana bakmayanı bilmez.
    7-onlar dünya hayatını görür, başkasını görmez.
    ahretten se gafletteler diyor, kitabımız kuranda.

    8-kendi aralarında düşünselerdi, adalete giderlerdi.
    göklerle yer arasındakini, hakla yarattım görürlerdi.
    her şey muayyen vakte kadardır, doğruyu bulurlardı.
    rabbe kavuşmaya inanmadılar der, kitabımız kuranda.

    9-onlar yeryüzünde dolaşıp, öncekilere bir bakmadılar.
    akıbetleri nasıl olmuş, düşünüp kafalarına takmadılar.
    resulleri açık delil getirdi, yinede kötülüğü atmadılar.
    kendilerine zulmediyorlardı der rab, kitabımız kuranda.

    10-fenalık yapanların akıbeti, çok kötü oldu.
    Allahın ayetlerini yalanlayanlara, acı sondu.
    onunla eğlenir oldular, onları azabım buldu.
    cezalarını bulurlar der rab, kitabımız kuranda.

    11-Allah insanları ilkin yaratır, sonra öldürür.
    sonra tekrarlar onu, tekrar kendine döndürür.
    12-o gün kıyamet kopar, işlediklerini gördürür.
    mücrimler susacaklar diyor, kitabımız kuranda.

    13-kendilerine de şeriklerinden, şefaat çı yoktur.
    şeriklerini de inkar ederler, karşılarındaki haktır.
    14-o gün kıyametleri kopar, dostlardan ayrılıktır.
    birbirlerinden ayrılırlar diyor, kitabımız kuranda.

    15-iman edip sonra, yararlı işler yapanlar.
    bahçeler de neşelenir ler, Allaha tapanlar.
    16-küfre dip ayetleri yalanladı, o sapanlar.
    azabımıza hazırlar diyor, kitabımız kuranda.

    17-o halde akşam da sabah da, Allah ı tesbih edin.
    18-göklerde yerde hamt onadır, ikindi vaktini görün.
    öğlen vaktini de unutma yın, onu da iade ye gidin.
    rabbimiz tesbihinizi yapın diyor , kitabımız kuranda.

    19-o ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkartır.
    toprağı da öldürür diriltir, duasıyla yakarır.
    20-onun lütfünden dır, sizi topraktan yaratır.
    yeryüzüne dağıttım der, kitabımız kuranda.

    21-ayetlerin den biride, onlar a gönül veresiniz.
    birde kendinizden eşler yarattı, kadrini bilesiniz.
    aranızda sevgi ve esirgeme yaptı, bunu göresiniz.
    düşünenlere ibret vardır der, kitabımız kuranda.

    22-onun ayetlerinden biride, gökleri yeri yaratması.
    birde dilleriniz in renkleriniz in, başka türlü olması.
    şüphesiz ibretler vardır, lazımdır kullarımın görmesi.
    bilenler ibret alırlar diyor rabbim, kitabımız kuranda.
    ER RUM SURESİ DESTANI DEVAMI
    KİTABIMIZ KURANDA
    23-onun ayetlerinden biride, gecede ve gündüzde.
    uyursunuz birde onun fazlından, aramalısınız sizde.
    işiten bir kavimler için, ibretler vardır bu sözlerde.
    bizim ayetlerimizden der rabbim, kitabımız kuranda.

    24-yine onun ayetlerindendir ki, bunu da bildiriyor.
    birde korkular la ümitler le sizi, rahmetine erdiriyor.
    şimşeğiyle işaret verip, gökten size bir su indiriyor.
    aklını kullananlara ibret var der, kitabımız kuranda.

    25-onun ayetlerinden biride, göklerin ve yerin.
    onun emriyle durmakta dır, ibret vardır derim.
    sonra öyle çağırışla çağıracak ki, bunu da görün.
    yerden hemen çıkarsınız der, kitabımız kuranda.

    26-göklerde ve yerde, her ne varsa onundur.
    hepsi ona itaat ederler, onlar halis kulumdur.
    27-canlıları yaratır öldürür,doğru dini yolundur.
    diriltmek bize kolay der rab, kitabımız kuranda.

    gökler de ve yerde, en yüce sıfat onundur.
    güçlü ve hikmet sahibidir, çareler bundadır.
    28-size kendinizi temsil yaptı, dersler vardır.
    rızıklarınızdan paylaş der, kitabımız kuranda.

    sahiplendiğiniz mallarda, kölelerden ortaklar var mı.
    Allahtan korkup da paylaşmanız, bu kadar zor mu.
    akıl edenlere ibret vardır, yoksula yakın gidiyor mu.
    ayetleri açıkladık diyor rabbim iz, kitabımız kuranda.

    29-zalimler bilgisizce, kendi havalarına uydular.
    iblis şaşırtmış onları, batılın arkasında durdular.
    yola gelmeyen insanları, kim getirir ki duydular.
    onlara yardımcı yoktur der , kitabımız kuranda.

    30-o halde yüzünü Allahın, gerçek dinine çevir.
    rabbin fıtratıyla yarattı, iblisin aldatmasını devir.
    Allahın yaratışını değiştirme, etme ahretini zehir.
    işte doğru din dedik der rab, kitabımız kuranda.

    lakin insanların çoğu, bu gerçekleri bilmezler.
    31-bize itaat edin dedik, onlar yola gelmezler.
    namazı doğru kılın dedik, hak dini görmezler.
    müşrikler den olmayın der, kitabımız kuranda.

    32-dinlerini bölüp onlar, fırka fırka oldular.
    tüm fırkalar eriştiğiyle, hep sevince daldılar.
    33-zarar dokununca, dua yapmaya geldiler.
    her şey bizdedir der rab, kitabımız kuranda.

    sonra katımız dan gelen, nimetimizle coşuyorlar.
    bakarsın ki bir kısmı da bize, ortaklar koşuyorlar.
    34-verdiğimiz nimetler e karşı, hadlerini aşıyorlar.
    biraz zevklenin bakıyım dedik, kitabımız kuranda.

    35-yoksa onlara bilemediğimiz varda, omu emrediyor.
    bir kısımları bize ortak koşmaya, onun için mi gidiyor.
    36-birde nimetimizden bol verirsek, ona da seviniyor .
    musibetler ettiğiniz günah dan der, kitabımız kuranda.

    37-görmedin mi Allah rızkı, dilediğine bol verir.
    dilediğine de rızkını daraltır, o her gizliyi görür.
    iman edenlere müjde vardır, rab sözünde durur.
    bunlarda ibretler var der rab, kitabımız kuranda.

    38-akrabaya yoksullara, hakkını vermek kerlıdır.
    Allahın rızasını dileyen için, daha da hayırlı dır.
    o kişiler felaha ererler, böyle kullarımız arlıdır.
    kurtulanların kendileridir der, kitabımız kuranda.

    39-malım artsın diye, faiz alırsan verdiğinden.
    Allah katında artmaz, günahları gördüğünden.
    zekat ise kat kat arttırır, rızamıza geldiğinden.
    sevabı da malı da arttırırım der,kitabımız kuranda

    40-Allah sizi yaratan, sonra rızkınızı veren.
    sonra sizi öldürüp, tekrar baştan diril ten.
    taptıkları bunu yapamaz, o bunları gören.
    her şeyden yüceyim der, kitabımız kuranda.

    41-insanların ellerinin işledikleri, günahları yüzünden.
    karada denizde fesat çıkarttılar,doymayan gözünden.
    yaptıklarının bir kısmını tattırırız,oda rabbin sözünden.
    olur ki döner ler diyor rabbim iz, kitabı mız kuranda .

    42-yeryüzünde dolaşın da, sizden öncekilere bakın.
    onların çoğu müşriklerdi, tek olan rabbin ize tapın.
    43-geri çevrilmeyen gün gelmeden, nasihat ı tutun.
    o gün birbirlerinden ayrılırlar der, kitabımız kuranda.

    44-her kim küfrediyorsa, kendi zararına koşanları.
    kimde yararlı iş yaparsa, bütün engelleri aşanları.
    45-çünkü Allah iman edip, yararlı işleri yapanları.
    fazlımdan onlara veririm diyor, kitabımız kuranda.

    46-ayetlerimden biride, rüzgarı müjdeci göndermemdir.
    size nimetimizi tattırmak için, iklimleri döndürmem dir.
    gemileri yüzdürüp size, kendi fazlımdan verdirmemdir.
    olur ki kullarımız şükrederler diyor, kitabımız kuranda.

    47-yemin olsun senden önce, ne resuller gönderdik.
    onlara delilleriyle gönderdik, hak yolumuzu bildirdik.
    günahlarından dır ki intikam aldık, azabımızı indirdik.
    müminleri kurtarırız diyor rabbim, kitabımız kuranda.

    48-rabbiniz rüzgarı gönderir, bulutları kaldırırım.
    sonra inmesi gereken yere, rahmetimi indiririm.
    dilediğim yerlere gönderir, ve bunları bildiririm.
    bakarsın sevinirler hemen der, kitabımız kuranda.
    RUM SURESİ DESTANI DEVAMI
    49-bunlar yağmur üzerine, inmezden önce.
    ümitsizlerdi rahmet, üzerlerine gelmeyince.
    50-rahmet eserimiz gelip, kullarda görünce.
    toprağı da diriltiriz diyor, kitabımız kuranda.

    ölüleri de diriltmeye kadiriz, gerçeği göremezsin.
    51-rüzgarla ektiğinizi sarartırız,hesap soramazsın.
    her şey bizim imtihanımız, sen bunu bilemezsin.
    sabretmeyen küfre gider der, kitabımız kuranda.

    52-çünkü sen ölülere, kelamımı duyuramazsın.
    arkasını dönüp giderken, hakkı buyuramazsın .
    53-onlar kör sağır dır, sapıklık tan ayıramazsın.
    yolu gösteremezsin der rab, kitabımız kuranda.

    sen ancak bizim ayetlerimize, inanana duyurursun.
    54-imanları zayıftır onlara, meylederse buyurursun.
    Allah hidayete erdirmemiş, sense çabalar durursun.
    onlar zaaf içindedirler diyor rab, kitabımız kuranda.

    onları yaşlandırıp bilir iken, bilmezlerden ederiz.
    dilediğimizi yaratmak, bizim kudretimizledir deriz.
    kudretliyiz her şeye kadiriz, biz her gizliyi bilir iz.
    55-o gün kıyamet kopar diyor, kitabımız kuranda.

    mücrimler bir saat yaşadık, diye yemin ederler.
    dünyada da yemin ederek, nankörlüğe giderler.
    56-kendine ilim verilenler, rabbimiz Allah derler.
    inananlar siz yaşadınız derler, kitabımız kuranda.

    diriliş günü ne kadar yaşadınız, işte size diriliş.
    hesap günü budur işte,sevdiklerinizden ayrılış.
    bunu bilmezdiniz, nasılmış rab huzuruma geliş.
    57-mazeret fayda vermez der,kitabımız kuranda.

    58-yemin olsun ki biz, bu kuranda insanlara.
    her türlü temsili getirdik, ibret vardır onlara.
    yemin olsun başka ayet, göndersem bunlara.
    küfredenler palavra derler, kitabımız kuranda.

    59-işte bilmeyenlerin Allah, mühürler kalplerini.
    60-sen sabret vaadim haktır, bulacak sın yerini.
    iman etmeyen hafife alır, komayız onların birini.
    huzuruma gelecekler der rab, kitabımız kuranda.

  12. abdurrahman toğaç yorumu:

    LOKMAN SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    1-elif lam mim diyoruz, boşa gitmeyen gayrettir.
    2-bunlar kitapta ki, hikmet ile aydınlatan ayettir.
    3-güzel işler yapanlara,rabbimizden bir hidayettir.
    rahmetimden indirdik der rab, kitabımız kuranda.

    4-o kimseler ki namazlarını, dosdoğru kılarlar.
    zekatlarını da verirler, rabden cenneti umarlar.
    onlar ahret yurtlarına da, kesin olarak inanırlar.
    5-işte hidayete erenler der, kitabımız kuranda.

    işte onlar kurtulanların, essahlı kendileridir.
    6-insanlardan öylesi var ki, o yoldan beridir.
    Allahın dinini saptırırlar, onların azap yeridir.
    sözü eğip bükerler diyor, kitabımız kuranda.

    işte bunlar a aşağılayıcı, azaplar vardır diyoruz.
    7-ayetlerim okunurken, sırtını döner görüyoruz.
    işitmemiş gibidir sanki, kibrin dendir biliyor uz.
    acıklı azap la müjdele diyor, kitabımız kuranda.

    8-fakat iman edip sonra, yararlı iş yapanları.
    Naim cenneti vardır, yalnız Allah a tapanları.
    9-orada ebedi kalacaklar, kötülükleri atanları.
    güçlü hikmet sahibiyim der, kitabımız kuranda.

    10-gökleri direksiz yarattık, bunu hep görüyorsunuz.
    yere de sağlam dağ attık, orada gezip duruyorsunuz.
    her türlü canlılar dan yarattık, bunu siz biliyorsunuz.
    çeşitli nebatlar bitirdik diyor rab, kitabımız kuranda.

    11-Allahın yarattıkları, nasılda biçiminde.
    hayır zalimler açıkça bir, sapıklık içinde.
    12-lokman Allaha şükret ti, avuç açınca.
    şükreden kendine der, kitabımız kuranda.

    kimde nankörlük ederse, rabbimiz ganidir.
    13-lokman oğluna, nasihat etti rahmanidir.
    Allaha ortak koşmayasın, saatin zamanıdır.
    inkar etmiş olursun der, kitabımız kuranda,

    14-gözetilmeniz için tavsiye ettik, ana babanıza.
    sizi eziyet içinde taşıdı,kıymet veresiniz ananıza.
    sütten kesilmeniz iki senedir, gitmesin zorunuza.
    Allaha da onlara da şükret der, kitabımız kuranda.

    dönüşünüzde ancak banadır, bunu bilesiniz.
    15-ana baba yoldan çıkarırsa, karşı gelesiniz.
    o zaman itaat etmeyip, sizde hakkı bulasınız.
    yapılanı haber veririm der, kitabımız kuranda.

    16-lokman şöyle dedi, yavrum nasihat ım sanadır.
    yaptığın hardal tanesi kadar olsa, iyiyse şahanedir.
    kayada göklerde yer dibinde, olsa bilir bir tanedir.
    latif im her şeyi bilenim diyor , kitabımız kuranda .

    17-ey yavrucuğum namazı doğru kıl,iyiliği emret.
    kötülüğü yasakla, başına gelen musibete sabret.
    çünkü bunlar kesin doğru dur, iyiliğe de meylet.
    farz kılınan işlerden diyor rab, kitabımız kuranda.

    18-hem insanlardan yüz çevirme, üzülmene değmez.
    yeryüzünde büyüklenerek yürüme, rabbimiz sevmez.
    her kendini beğenmiş olan kullar, hidayet ine ermez.
    övünenleri sevmem diyor rabbim, kitabımız kuranda.

    19-yürüyüşüne tabi ol sesini alçalt, rabbin sevgisidir.
    çünkü sesler in en çirkini, muhakkak ki eşek sesidir.
    20-göklerdeki yerdekiler emrinizde, kulların hevesidir.
    nimetlerimi yığdım diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

    böyle iken bir kısmınız, hiç bir bilgi ye dayanmadan.
    Allah hakkında mücadele yapar, hatalarını görmeden.
    21-Allah ın kitabına tabi ol dersin, gerçeği bilmeden.
    atalarımızı böyle bulduk derler der, kitabımız kuranda.

    ya şeytan onları cehennem, azabına çağırıyorsa.
    22-her kimde iyilik edici olarak, hakkı buluyorsa.
    sağlam kulpu tutmuştur, şayet doğruyu biliyorsa.
    işler sonunda bize döner der, kitabımız kuranda.

    23-kimde küfrederse, küfrü seni incitmesin.
    onların dönüş ü bizedir, hoşlarına gitmesin.
    günahını haber veririz, onlar gayret etmesin.
    kalplerin özünü bilirim der, kitabımız kuranda.

    24-biz onlara biraz zevk ettiririz, eğer bilirseniz.
    sonrada ağır azaba uğratacağız, bunu görürseniz.
    25-birde onlara gökleri yeri, kim yarattı deseniz.
    muhakkak Allah derler diyor, kitabımız kuranda.

    Allah a hamdolsun deyin, çoğu bunu bilmezler.
    26-göklerdeki yerdeki, Allahın dır, onu görmezler.
    şüphesiz Allah ganidir övülür, yola da gelmezler.
    tek övülmeye laikiz diyor rab, kitabımız kuranda.

    27-ağaçlar kalem, denizler mürekkep olsa.
    arkasındanda yedi denizde, bunlara katılsa.
    yine Allahın kelimesi bitmez, kullarım bilse.
    hikmet sahibiyim diyor, kitabımız kuranda.
    LOKMAN SURESİ DESTANI DEVAMI
    28-sizin yaratılmanız diriltilmeniz, bir tek kişi gibidir.
    şüphesiz Allah işiten görendir, kabemiz onun evidir.
    29-Allah geceyi gündüze katar, göklerimizde mavidir.
    gündüzü de geceye katarım diyor,kitabımız kuranda.

    güneşi de ayıda emrinde, muayyen vakte kadardır.
    hepside akıp gitmektedir, yaptığınızdan haberdardır.
    30-bu şundandır, Allah hakkın kendisidir ondandır.
    biz yegane büyüğüz der rabbim, kitabımız kuranda.

    31-baksana size ayetlerin, bazılarını göstermek için.
    akıp giden gemilerde onundur, vermiş onlara biçim.
    şükreden sabır lı kullarım, sizler yola gelmeyi seçin.
    bunlarda ibretler var der rabbim, kitabımız kuranda.

    32-onları dağlar gibi dalgalar, sardığı zaman.
    dini yalnız Allaha tahsis dua, ederler hemen.
    muhlisler olarak Allah a, kurtar derler aman.
    karaya çıkartırız diyor rab, kitabımız kuranda.

    kurtulunca onların bir kısımları, orta yola uyarlar.
    ayetlerimi ancak gaddar nankörler, yalan sayarlar.
    33-ey insanlar rabden korkun, ibret alan duyarlar.
    o günün azabından sakının der, kitabımız kuranda.

    babası çocuğu namına, hiç bir yardım yapamaz.
    oğlu da babasını azaptan, kurtarma ya bakamaz.
    Allahın vaadi haktır, mazlumların a hını koymaz.
    dünya hayatı aldatmasın der, kitabımız kuranda.

    34-hiç şüphe yoktur ki, kıyametin ilmi Allah katındadır.
    yağmur u biz indiririz, rahimler de olanların farkındadır .
    kimse yarin ne kazanır bilmez, belki kısmet yakındadır.
    nerede öleceğini de bilmez der rab, kitabımız kuranda.

  13. abdurrahman toğaç yorumu:

    ES SECDE SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    1-elif lam mim dedik, uyarılmanız içindir bundandır.
    2-şüphe siz bu kitabın inişi, alemler in rabbindendir.
    3-yoksa bunu uydurdu mu diyorlar, hayır inkardandır.
    gönderdiğim haktır diyor rabbim, kitabımız kuranda.

    sen bulunduğun kavmi uyarasın, yanlış yola giderler.
    rabbin tarafın dan gönder ildi, olur ki kabul ederler.
    4-rab gökler ve arasındakini, altı günde yarattı beyler.
    sonra arşa istiva ettim diyor rab, kitabımız kuranda.

    siz in için ondan başka, şefaat edecek veli yoktur.
    artık biraz düşünün, benim yarattığım narım haktır.
    5-göklerden yere kadar, tüm yarattığıma nasihat tır.
    hepsini idare eder im diyor rab, kitabımız kuranda.

    mesafe si sizin saydıklarınız dan, bin yılda.
    dualarınız anında kavuşur, durur mu yolda.
    6-işte gaibi bilen, rabbimizin yoluna gel de.
    güçlü esirgeyen im der, kitabımız kuranda .

    7-o Allah ki yarattığı, her şeyi güzel yapan.
    ve insanı yaratmaya da, çamurdan başlayan.
    8-insanın neslini hakir suyla, yapıp besleyen.
    bir nutfeden yarattım der, kitabımız kuranda.

    9-sonra onu tamamlayıp, ruhumdan üfledim.
    kulaklar gözler yarat tık, tüm kullarım görün.
    birde size kalp yarattım, halis kullarım bilin.
    az şükrediyorsun uz der, kitabımız kuranda.

    10-birde dirilecekler ini, inkar eden kafirler.
    yer içinde kaybolunca mı, dirileceğiz derler.
    rabbinin huzuruna varacağını, inkar ederler.
    kafirler inkarcıdır der rab, kitabımız kuranda.

    11-sizin canınızı almaya gelir, ölüm meleği.
    sonra rabbe dönersiniz, görürsünüz feleği
    12-mücrimler başı eğik, boşa gitmiş emeği.
    rabbim ziyandayız derler,kitabımız kuranda.

    şimdi bizi geri gönder, yararlı iş yapalım.
    çünkü biz inananlarız, yalnız size tapalım.
    13-bize de hidayet ver ki,kötülüğü atalım.
    dilerseniz verin dediler, kitabımız kuranda.

    fakat bizden şu söz çıkmıştır, biz cehennemi.
    cinler ve insanlarla dolduracağım, alın önlemi.
    14-bu gününüzü unuttunuz, ateşimi tadın emi.
    bizde onları unuturuz diyor, kitabımız kuranda.

    yaptıklarınız yüzünden tadın, tadın azabımı yananlar.
    15-öyle kimseler de vardır ki, ayetlerimize inananlar.
    onlara ayetler okununca, hemen secdeye kapanırlar .
    hamt ile rabbi tespih ederler der, kitabımız kuranda.

    hem de onlar hiç bir zaman, kibirlenmezler.
    16-yanları yataktan uzaklaşır, hiç üşenmezler.
    nimete dua ederler, iblis oyununa gelmezler.
    verdiğimden sarf eder der, kitabımız kuranda.

    17-onlara mükafatları verilir,imansızlar bilir mi.
    ne göz aydınlatıcı vardır, rab verecek durur mu.
    18-hiç mümin olan kimse, fasıklar gibi olur mu.
    bunlar bir olmazlar der rab, kitabımız kuranda.

    19-iman edip yararlı iş, yapanlara bildiririm.
    yaptıklarına karşılık, meva cennetini veririm.
    20-fasıklık yapanlara,yürü cehenneme derim.
    oradan çıkamazlar der rab, kitabımız kuranda.

    oradan çıkmak istedikçe, geri döndürülecek.
    yalanladığınız ateşi mi, şimdi tadın denecek.
    21-dönerler diye dünya dada, azap verilecek.
    olur ki döner ler der rab, kitabımız kuran da.

    22-büyük azaptan önce, rab yapacağını bilen.
    yakın azap tan tattıracağız, belki olur dönen.
    önce nasihat edip, sonra ondan yüz çevir en.
    en zalimler onlar der rab, kitabımız kuranda.

    şüphe siz zalimler den biz, intikam alırız.
    23-Ant olsun mu saya, kitap verdik biliriz.
    İsrail oğullarına dır, şüphe etmeyin deriz.
    hidayet rehberidir der, kitabımız kuranda.

    24-İsrail oğullarından da, biz önderler yaptık.
    Tevrat ayet ini biliyorlar dı, hallerine baktık.
    25-onlardan ihtilafa düşene musibet i attık.
    hükmümüzü veririz diyor, kitabımız kuranda.

    26-onlardan önce nice nesiller i, biz ettik helak.
    kendilerini onların yerine koyduk, lütfumuza bak.
    onların akılları başlarına gelsin, diyor büyük rab.
    dinleyene ibret var diyor rab, kitabımız kuranda.

    27-görmediler mi biz suyu, çorak yere gönderiyor uz.
    onunla kendilerinin hayvanlarının,yiyeceğini veriyoruz.
    28-birde derler fethimiz ne zaman, biz onu biliyor uz.
    onlar bunu hiç bilmezler diyor rab, kitabımız kuranda.

    29-fetih gününde küfredenler e, imanı fayda vermez.
    onlara mühlette tanınmayacak, esas hakikate gelmez.
    30-sen onlardan yüz çevir bekle, onlar bunları bilmez.
    onlarda bekliyorlar diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

  14. abdurrahman toğaç yorumu:

    EL AHZAB SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    1-ey resul, Allahtan kork, kafire münafığa itaat etme.
    şüphesiz Allah, her şeyi bilir, hikmetinden dışa gitme.
    2-rabbinden vahiy edilene git, itaat sız lık edip bitme.
    yaptıklarınız dan haberdar ım der, kitabımız kuranda.

    3-Allaha tevekkül et, vekil kalbinizi karartmamıştır.
    4-Allah insanın içinde, iki tane kalp yaratmamıştır.
    birlikte olduğunuz eşlerinizi,analarınız yapmamıştır.
    evlatlıklarınızda öyledir der rab, kitabımız kuranda.

    evlatlıklarınızı da oğullarınız yerinde, tutmamıştır.
    sizin söylediğiniz sözünüz, rab buna bakmamıştır.
    Allah doğruyu söyler, bazınız deneni yapmamıştır.
    biz doğruyu söyleriz diyor rab, kitabımız kuranda.

    5-evlatlıklarınızı babaları nın, adlarıyla çağırın.
    Allah katında daha doğrudur, burada bir durun.
    babalarını bilmiyorsanız, kardeşim deyip varın.
    yinede size günah yok der, kitabımız kuranda.

    fakat kalplerinde kasıt bulunanlara, günah vardır.
    Allah bağışlayıcı esirgeyicidir, halden haberdardır.
    6-resuller müminlere, kendi nefislerinden evladır.
    zevceleri de analarınız der rab, kitabımız kuranda.

    yakın akraba da müminler de, rabbinin kitabında.
    muhacirler den daha evladır, yaratıcınızın katında.
    sizler bir iyilik yaparsanız, oda rabbinizin zaptında.
    bir kitap ta yazılı dır diyor rab, kitabımız kuranda.

    7-biz bir vakit ler nebiler den, mis hakları nı da almıştık.
    senden de nuh tanda İbrahim den de, almış görmüştük.
    mu sayıda Meryem oğlu i sayıda, sağlam sözle bulmuştuk.
    bunlar dan sağlam söz aldım der rab, kitabımız kuranda.

    8-Allah bunu doğruluk tan, sual için yapmıştır.
    kafir leri ise bu usül, sonsuz azaba atmış tır.
    9-iman edenler Allah sizin,imanınıza bakmıştır.
    nimetimi hatırlayın der rab, kitabımız kuranda.

    hani size ordular gelmişti de, bizde onların üzerine.
    size görünmez ordu gönderdik, gösterdik gözlerine.
    sizin ne yaptığını zı bilirim, kıymet verin sözlerime.
    kemalımla görürüm diyor rabbim, kitabımız kuranda.

    10-o vakit kafirler,hem yerden,hem üstünüzden.
    ve size gelmişler di, gözler kaymıştı kederinden.
    yürek gırtlağa dayandı, korkmuştu nuz derinden.
    bize zan da bulundu nuz der, kitabımız kuranda.

    11-işte burada müminler, imtihan olmuşlardır.
    şiddet li bir şekilde, mücadele ye girmişlerdir.
    12-o vakit kalbi hastalıklılar, şöyle demişlerdir.
    Allah resulü aldattı dediler, kitabımız kuranda.

    13-o vakit münafıklardan bir gurup, şöyle diyorlardı.
    bizlere duracak yer kalmadı deyip, sitem ediyorlardı.
    onlardan bir fırka var ki resulümden, izin istiyorlardı.
    evlerimiz açık kaldı dediler diyor, kitabımız kuranda.

    evleri açık değildi, sadece kaçmaktı niyetleri.
    14-her taraftan saldırılsa, bırakırlardı ayetleri.
    biri fitnesiyle bırakın dese, sönerdi gayretleri.
    çoğu savaşmaz dönerdi der,kitabımız kuranda.

    15-halbuki dönmemek için Allaha, vermişlerdi söz.
    sözlerini hepsi bozsalardı, hiç kalmazdı onlarda öz.
    hepside azaplık olurlardı, görmezdi gerçekleri göz.
    fitneyle dönerlerdi diyor rabbim,kitabımız kuranda.

    16-de ki onlara eğer siz, ölümden kaçarsanız.
    o size fayda vermez, başınıza çok iş açarsınız.
    17-fenalık veya rahmet versek, buna şaşarsınız.
    bizden başka dost bulaman, kitabımız kuranda.

    18-Allah savaştan geri duranları, iyi biliyor.
    size dönün gelin diyenleri de, rab görüyor.
    içiniz den pek azınız, istekli olarak geliyor.
    savaşta isteksizlerdi der, kitabımız kuranda.

    19-size bundan dolayı, korku hali geliyordu.
    ölüm baygınlığı geçiriyordunuz, rab biliyordu.
    gözler dönerek resule, bakardınız görüyordu.
    korkularını giderdik diyor, kitabımız kuranda.

    korkuları gidince onlardan, hayra düşkünleri.
    sivri dilleriyle sizi incitiyorlar dı, en şaşkınları.
    imanları boşa çıkmıştır,onların hatti aşkınları.
    her şey bize kolaydır der, kitabımız kuranda.

    20-düşman ı gitmedi sananlar, yanlışa gidenlerdi.
    onların bir daha gelmesini, bunlar arzu edenlerdi.
    savaş mayanlar içinde kalıp, haberi nizi soranlardı.
    içinizde olsalar dı az savaşırlardı, kitabımız kuranda.

    21-yemin olsun sizin için, Allah ı ve ahret gününü.
    arzu edenler, Allah ı çokça ananlar, bilirler sonunu.
    resulüm den ilham alarak onlar, hep bulur yolunu.
    onda güzel örnek ler var diyor, kitabı mız kuranda.

    22-müminler o zaman, düşman birliklerini görünce.
    Allahın ve resulünün vaadidir deyip, karşı durunca.
    Allah doğru söylemiş deyip, sabırla zaferi bulunca.
    onların imanlar ı artar der rab, kitabımız kuranda.

    23-müminlerden de öyle kimseler vardır ki, verdikleri sözünde.
    Allaha verdikleri sözü tutarlar, onların doğrulukları var özünde.
    kimi adağını yapmış kimi bekliyor, bunlar resulümüzün izinde.
    onlar sözlerini değiştirmez diyor rabbim iz, kitabımız kuranda.

    24-Allah sözüne sadıklara, cennetini verecek.
    münafıkları da Allah dilerse, azabına sürecek.
    ve yahut onların tövbeler ini, kabul edecek.
    bağışlar esirgerim der rab, kitabımız kuranda.

    25-küfredenler i hayra elleri, ermeden def ettik.
    böylece biz müminlere, merhamet etmeye gittik.
    mümin kullarımın harbi kazanma sına, biz yettik.
    Allah kaviyim güçlüyüm diyor, kitabımız kuranda.

    26-kitap ehli onlara yardım ediyordu, rab biniz bildirdi.
    düşman kavmi korkuya düşürüp, onları kaleden indirdi.
    bir kısımlarını öldürüyordunuz, zaferi mümine Dön derdi .
    rab birazını da esir alıyordunuz der, kitabımız kuranda.

    27-onların yerler ini, yurtlarını mallarını.
    birde ayak basmadığınız, diye r yerlerini.
    size miras verdik, gördünüz işte hallerini.
    her şeye kadir iz der, kitabımız kuranda.

    28-ey nebi kadınlara de ki, dünya hayatının süsünü.
    istiyorsan Allah verir size, hepsinden alırsın hevesini.
    ahret yurdu daha hayırlıdır, sonra çekmeyesin yasını.
    rabbim iz dünyada salıveririm der, kitabımız kuranda.

    29-yok eğer Allah ı resulünü, ahret yurdunu.
    istiyor san kavuşturur uz, hiç çekme derdini.
    içinizden iyilik edenlere, hep kalıcı muradını.
    rabbiniz veririm ecrini der, kitabımız kuranda.

    30-ey nebi zevceleri, yaptığınız günahlara bakılır.
    günah tan onlara ahret azabı, iki katına çıkartılır.
    nere ye müstahak olmuş ise, kullar ora ya atılır.
    Allah bize bu çok kolay diyor, kitabımız kuranda.

    31-sizden kimde Allaha ve resulüne, itaat ederse.
    dünyada da onlar yararlı işler, yapma ya giderse.
    onların mükafatı da iki kattır, cömertlikle verirse.
    bizde cömertlikle veririz diyor, kitabımız kuranda.

    32-ey nebilerin hanımları, siz diyer kadınlar dan.
    her hangi biri gibi değilsiniz, farklısınız onlardan.
    yabancı erkeğe yumuşak olma, ol sert olanlardan.
    kalbi marazlı ümitlenmesin der, kitabımız kuranda.

    33-hem evleriniz de oturun, cahiliye devrine bakmayın.
    o zamanki yaptığınız gibi, gördüğünüz erkeğe kırıtmayın.
    namazı zekatı doğru uygulayın, kendinizi ateşe atmayın.
    Allaha ve resulleri ne itaat edin der, kitabımız kuranda.

    ey ehli beyit Allah sizden, kiri pası gidermek istiyor.
    ter temiz yapmak istiyor, sizleri nimetleriyle besliyor.
    34-evleriniz de okunan ayetlerin, hikmetiyle süslüyor.
    biz latifiz bütün sırları biliriz diyor, kitabımız kuranda.

    35-gerçekten erkek kadın, bütün Müslümanlar.
    erkek kadın bütün müminler de, bunlar ı anlar.
    hepside itaatkar, erkekli kadınlı, bütün insanlar.
    doğru söyleyenden olun der, kitabımız kuranda.

    bütün sabreden, tevazu sahipleri de bileler.
    sadaka verenlerden, oruç tutanlardan olalar.
    namuslarını koruyarak, Allah ı zikir e geleler .
    yapana ecir mağfiret var, kitabımız kuranda.

    36-Allah ve resuller i bir işe, hüküm verdiğin de.
    erkek kadın seçme hakkı, olmadığını gördüğünde.
    isyanıyla Allah ı ve resuller ini, inkara girdiğin de .
    açıktan açığa sapmış tır diyor , kitabımız kuranda.

    37-hatırla ki kendisine Allahın, nimet verdiğini.
    seninde nimet verdiğin zatı, rabbin gördüğünü.
    zevceni nikahta tutasın derken, gizliyi bildiğini.
    rabden korkun diyordun der,kitabımız kuranda.

    Allah ın açığa vuracağı nı, oysa gizliyor dun.
    insanlar dan sakınıyor, yanlış yol izliyor dun.
    Allahtan sakınman gerekirdi, bunu biliyordun.
    bizden korkmana layığız der,kitabımız kuranda.

    evlatlığın aile sinden ilişki sini, kestiği vakit.
    sana zevce yaptık, kalbindeki duruma bakıp.
    evlatlığı yın oğullarını da,senin hanene katıp.
    emri vuku buldurduk der, kitabımız kuranda.

    38-Allah ın takdir ettiğin de, resule zorluk olmasın.
    bütün resuller ede böyledir, kimse yanlış bulmasın.
    Allahın kanunu böyle dir, doğru yoldan dönmesin.
    emrimiz biçilmiş kaderdir diyor, kitabımız kuranda.

    39-o resuller ki, Allahın gönderdiği ni, tebliğ ederler.
    kimseden korkmayıp ondan korkarak, itaate giderler.
    hesaba çekilmemek için Allah kelamını, yad ederler.
    resullerimiz Allah bize yeter diyor, kitabımız kuranda.

    40-Muhammet sizin erkekleriniz den, hiç birisinin.
    babası değildir Allah resulüdür, günahtan berisinin.
    ve nebilerin sonuncusu dur, gören gözün dirisinin.
    Allah en iyilerini bilenim diyor, kitabımız kuranda.

    41-ey iman edenler, Allah ı çok zikredin.
    42-ona sizler sabah akşam, tesbih edin.
    43-sizi karanlıktan, aydınlığa çıkartır gidin.
    meleklerle üstünüzde, kitabımız kuranda.

    sizlere rahmet eden, müminler ide esirgeyen.
    44-ona kavuşacakları gün,mümine sağlık veren.
    meleklerden selam vardır, rabbin onları gören.
    cömert çe mükafat var der, kitabımız kuranda.
    AHZAP SURESİ DESTANI DEVAMI
    45-ey nebi biz seni, bir müjdeci bir şahit.
    bir uyarıcı olarak gönderdik, dininde sabit.
    46-hem de Allahın izniyle, bir davetçi a bit.
    nur saçan kandilsin der, kitabımız kuranda.

    47-müminler e müjdele, kendilerine Allahtan.
    büyük bir mükafat vardır, o yüce yaratandan.
    48-kafire münafığa boyun eğme, kaçın haktan.
    vekil olarak yeterim diyor, kitabımız kuranda.

    49-ey iman edenler, mümin kadınları nikah edipte.
    onlara dokunmadan boşarsanız, hak yoluna gelibte.
    sayacağınız iddet yoktur, onlarda kararını zı veripte.
    onları güzelce salıveresiniz diyor, kitabımız kuranda.

    50-ey nebi biz sana, mehir ler ini verdiğin zevceler ini.
    Allahın sana ganimet olarak verdiği, güzel cariyelerini.
    amcanın halayın dayının teyzenin, kızlarından her birini.
    yalnız sana mahsus helal ettik der, kitabımız kuranda.

    seninle hicret eden kadınlardan, dilediğini helal kıldık.
    kendini sana hibe eden kadınları da, biz bunları bildik.
    diyer müminlere değil yalnız sanadır, rab doğru bulduk.
    zevce cariye helalini bildirdik diyor, kitabımız kuranda .

    bunlar sana hiçbir darlık, olmasın diyedir.
    Allah çok bağışlayıcıdır, çokta esirgeyicidir.
    51-zevceden dilediğini bırak, Allah bilicidir.
    dilediğinle kalasın der, kitabımız kuranda.

    sana bir vebal yoktur, gözleri aydın olsun.
    uygun olan budur, kalpleri huzurla dolsun.
    onlara verdiklerinle, hepside hoşnut kalsın.
    kalbin özünü bilirim der, kitabımız kuranda.

    52-bundan sonraki kadınlar, sana hiç helal olmaz.
    başka zevcelerle değişmeni, rabbin doğru bulmaz.
    güzellikleri hoşuna da gitse, katımızdan buyrulmaz.
    Allah her şeye gözcüyüm diyor, kitabımız kuranda.

    53-iman edenler nebim evine, girme vaktine bakmadan.
    yemeğe izin verilme den girmeyin, sizi davet yapmadan.
    izinle girin yemeği yiyin dağılın, doğru yoldan sapmadan.
    sohbet içinde izinsiz girmeyesin diyor, kitabımız kuranda.

    çünkü bu haliniz resulümüz e, eziyet vermekte.
    o sizden utanıyor, Allah ise gerçeği söylemekte.
    Allah söylemekten utanmaz, bazısı bilmemekte.
    perde ardından söyleyin der, kitabımız kuranda.

    onlarında sizinde kalbinize, iyilik olur böyle yapın.
    resulüme sizin eziyet etme hakkınız, yoktur bakın.
    zevcelerini nikahınıza alamazsınız, siz aklınıza takın.
    böyle yapan büyük günahta der, kitabımız kuranda.

    54-bir gizliyi siz açıkla sanız da, gizle seniz de Allah bilir.
    55-resul eşinin evine, babaları oğulları kardeşleri girebilir.
    kardeş oğulları kadın dostları, köleleri diyeceğini diyebilir.
    Allah her şeye şahidim diyor um der, kitabımız kuranda.

    56-gerçekten Allahın melekleri, nebiyle salat eder.
    inanan kullarda teslimiyet le, selam ve salata gider.
    57-şüphesiz resulüne eziyet edeni, Allah mah feder.
    aşağılayıcı azap hazırladık diyor, kitabımız kuranda.

    58-o kimseler ki erkek kadın, mümin e eza ederler.
    bunlar muhakkak açık günah, yüklenmişlerdir beyler.
    59-ey nebi kadınları, müminlerin kadınları da bileler.
    örtüleriniz i sıkı bağlayasınız der, kitabımız kuranda.

    onlar tanınıp eziyete, uğramasın diyedir uyanlara.
    Allah çok bağışlayıcı çok esirgeyici,doğru bulanlara.
    60-yemin olsun kalbi marazlı, münafıklar olanlara.
    dedikodudan vazgeçsinler der, kitabımız kuranda.

    onlar vazgeçmezlerse, seni onlara musallat ederiz.
    seninle o şehirde az bir zaman, kalmalarını dileriz
    61-melun olarak nerede bulunsalar, orada görürüz.
    62-Allah kanunum değişmez der,kitabımız kuranda.

    63-insanlar sana, kıyameti soruyorlar deki.
    onun ilmi Allah katında, çok yakındır belki.
    64-Allah kafirin kalbini, mühürlemiş halbuki.
    çılgın ateş hazırladık der, kitabımız kuranda.

    65-onda ebedi kalırlar, hiç bir dost bulamazlar.
    nede bir yardımcı olur, onlar bunu göremezler.
    66-yüzleri ateşte çevrilirken, diyeceklerdir bizler.
    emirlere itaat etseydik derler, kitabımız kuranda.

    67-derler ey rabbimiz biz, beylerimize itaat ederdik.
    büyüklerimiz bizi aldatmış,onların yolundan giderdik.
    68-onların azabını iki kat ver, bunları doğru bilirdik.
    bunları büyük lanete uğrat derler, kitabımız kuranda.

    69-iman edenler siz musaya eza, edenler gibi olmayın.
    Allah onu temize çıkardı, yanlışınızla azabımı bulmayın.
    o Allah katında sevilen kuldu, gafletten nara dolmayın.
    ey iman edenler Allahtan korkun der, kitabımız kuranda.

    70-sözü doğru söyleyin ki, işlerinizi kolaylaştırırım.
    Allaha resulüne itaat edin, beladan uzaklaştırırım.
    sizi büyük zafere ulaştırıp, kalpleri ferahlaştırırım.
    71-size namazı emrettik diyor, kitabımız kuranda.

    biz emaneti göklere yere, dağlara teklif ettikte.
    onlarsa bundan kaçındılar, durumlarına baktıkta.
    insanlar yükümlülüğü üstlendi, akıllarına kattıkta.
    çok zalim ve cahildir diyor, kitabımız kuranda.

    72-Allah diyor bütün münafıklar, azaba gidecek.
    erkek kadın bütün müşriklere de, gazap edecek.
    erkek kadın bütün müminlerde,vefasını görecek.
    çok bağışlar esirgeyenim der, kitabımız kuranda.

  15. abdurrahman toğaç yorumu:

    SEBE SÜRESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    1-hamt o Allaha mahsus tur, sığınanlara kafidir.
    göklerdekiler ve yerdekiler, hepside ona tabidir.
    ahrette de hamt yalnız onadır, hikmet sahibidir.
    her şeyden haberdarım diyor, kitabımız kuranda.

    2-yere gireni , yerden çıkanı, göğe ereni.
    gökten inenin hepsini bilir, ibadet edeni.
    o çok esirgeyicidir, kuldan yoluna gideni.
    itilmişi bağışlarım der, kitabımız kuranda.

    3-küfredenler kıyamet bize, gelmez diyorlar.
    deki öyle değil, gaibi bilen rabbi bilmiyorlar.
    kıyamet elbet gelecek, alameti görmüyorlar.
    bizden bir şey kaçmaz der,kitabımız kuranda.

    zerre miktarı da olsa ilmimden kaçmaz, zalimler görmez.
    daha küçüğünü de bilirim görürüm, inanmayanlar bilmez.
    hepsi bir kitapta yazılı dır, zalimler Allah yoluna gelmez.
    Leh fi mahfuzda saklanmıştır der rab, kitabımız kuranda.

    4-çünkü Allah iman edip, yararlı işler yapanlara.
    mağfiretle cömertçe rızık vardır, rabbe tapanlara.
    5-ayetlerimi hükümsüz bırakmak için, yarışanlara.
    onlara çok acıklı azap var der, kitabımız kuranda.

    6-kendilerine ilim verdiklerimiz, gerçeği görüyorlar.
    bu kitap sana rabbin den, indirilen kuran diyorlar.
    güçlü bilenin indirdiğinin, hakkın kendisi biliyorlar.
    Allahın yolunu gösteriyor derler, kitabımız kuranda.

    7-böyle iken alay ederek, küfredenlerin söylediğine bakın.
    dediler öldükten sonra dirilecekmiş iz, diyor rabden sakın .
    ben Allahın resulüyüm diyor, doğru dinimiz kalbinize katın.
    bunu diyeni gösterelim mi dediler der, kitabımız kuranda.

    8-yalanı Allaha iftiramı ediyor, dediler delilik var.
    ahrete inanmayanlar azar, nede azabımızı savar.
    uzak bir sapıklık içindeler, onlar resulümü kovar.
    bunlar hakikat ı görmezler der, kitabımız kuranda.

    9-onlar gökten yerden, önden arkadan geleceklerini.
    bilmezler dilersek yere batırırız, bunları göreceklerini.
    gökten parça düşürsek, sanmam yoluma geleceklerini .
    Allaha yönelene ibret vardır diyor, kitabımız kuranda.

    10-yemin olsun biz Davut a, bir fazilet verdik.
    ey dağlar onun la beraber, tesbih edin dedik.
    kuşlara da katıl ın dedik, tesbih lerini bildirdik.
    ona demiri yumuşattık der, kitabımız kuranda.

    11-geniş zırhlar imal ederek, biçimlendir dedik.
    ölçü yü tam tutarak, gözet esin diye emrettik.
    iyi işler yapasın dedik, doğruyu ona vahiy ettik.
    yaptıklarınızı görürüm diyor, kitabımız kuranda.

    12-Süleyman ın emrine de, uçmaları için rüzgarı verdik.
    sabah gidişi bir ay, dönüşü bir ay olan, yola gönderdik.
    erimiş bakırı sel gibi akıttık, o nebiyi çok azimli gördük.
    emrinde çalışan cinlerden verdik der, kitabımız kuranda .

    onlardan emrinden çıkanlara, birde azap yapardı.
    ateş azabından tattırırdı, bir kırbaçla cini yakardı.
    13-cinler ona yüksek kaleler, birde heykel yapardı.
    havuz kazan çanak yaparlar der, kitabımız kuranda.

    ne isterse yaparlardı, çalışın ey Davut hanedanı.
    kullardan şükreden azdır, siz doldurun meydanı .
    14-Süleyman a ölümü hükmettik, gördük faydanı.
    cinler öldüğünü bilemedi der, kitabımız kuranda.

    yalnız bir ağaç kurdu onun, asasına girmişti.
    ve Süleyman bastonuna yaslanarak ölmüştü.
    Süleyman düşünce, cinler öldüğünü bilmişti.
    cinler kaybı bilmezler der, kitabımız kuranda.

    15-yemin olsun ki s ebe kavmi nin, yaşadıklar ı yerde.
    bir ibret vardır s ebe kavminin, sağlı sollu bahçelerinde.
    verdiğim rızıklardan yiyin dedik, iyilik gördük hallerinde.
    bize şükredeler i bağışlarım der rab, kitabımız kuranda.

    16-fakat onlar yüz çevir diler, bizde arim selini.
    gönderdik üzerlerine, koymadık bağını bahçesini.
    ılgınlı sedirli buruk meyve yaptık, tuttular yasını.
    bahçeler ini harap ettik diyor, kitabımız kuranda.

    17-nankörlüklerinin cezasıydı, yapmışlardı suç.
    nankör olmayan a cezayı biz, verir miyiz hiç.
    onlar hakka uymadılar, vermiştik onlara ödünç.
    karşılığını yapamadılar der, kitabımız kuranda.

    18-Sebelilere bereket verdiğimiz, memleketi verdik.
    onlara sırt sırta yaslanmış, güzel şehirler ördür dük.
    onlar a çok güzel gidiş gelişli, yollar dan düzenledik.
    gece gündüz gezerlerdi diyor rab, kitabımız kuranda.

    19-buna karşılık seferlerimizin, arasını aç dediler.
    doğru kalmaktan kaçınıp, kendilerine zulmettiler.
    bizde onları masala çevirdik,oradan dağıttık gittiler.
    şükredene sabredene ibret der, kitabımız kuranda.

    20-yine size yemin ederim ki, iblis onları.
    görüp zannını uyguladı da, kandırdı bunları.
    müminler den bir fırka nın, iyi oldu sonları.
    gerisi iblise uymuştur der, kitabımız kuranda.

    21-halbuki iblisin, halis kullarım üzerinde.
    hiç bir etkisi olmaz, asillik onun serinde.
    imanlıyla imansızı, bulmak için denerimde.
    rabbin gözetirim diyor, kitabımız kuranda.

    22-Allah ı bırakıp siz, taptıklarınıza yalvarın durun.
    onların göklerde yerde gücü yoktur, bunu görün.
    onlardan ortaklarımda olmaz, inanan kula derim.
    onlardan yardımcı olmaz der, kitabımız kuranda .

    23-Allah diyor huzurunda, izin verdiğim müstesna.
    şefaatlarıda fayda vermez, söylediğine kulak asma.
    şefaat sahibi orada hakkı söyler, der esma ülhüsna.
    her şeyden yüce ve büyüğüm der, kitabımız kuranda.

    24-deki size gökten ve yerden , rızık veren kimdir.
    deyin ki Allah tır esirger bağışlar, rahman rahimdir.
    hidayet üzere olan, evveldir ahirdir zahirdir batındır.
    sapıklık ta şaşkınlık ta olma der, kitabımız kuranda.

    25-siz bizim yaptığımız günahtan, mesul değilsiniz.
    bizde sizin yaptığınız dan, hiç sorulmayız bilesiniz.
    26-rabbiniz hepinizi bir araya, toplayacak göresiniz.
    sonra gerçek hükmü veririm der, kitabımız kuranda.

    her şeyi bilen odur, daima ona ümit besleyin.
    27-ona ortak koştuklarınızı, siz bana gösterin.
    hayır güçlü ve hikmet sahibiyim, bizden isteyin.
    Allah hikmet sahibiyim der, kitabımız kuranda.

    28-biz seni elbette, bütün insanlara.
    bir müjdeci, uyarıcı yaptık inananlara.
    lakin çoğu bilmez, öğüt ver bunlara.
    onlar bilmezler der, kitabımız kuranda.

    29-doğru iseniz o vaat, ne zaman diyorlar.
    30-zulmedenlerinde vaadi yakın, bilmiyorlar.
    ondan geri kalmazsın, görmezden geliyorlar.
    ne ileridir ne geridir der, kitabımız kuranda.

    31-küfredenler kurana ve, öncekilere inanmayız dediler.
    siz bir göresiniz o zalimleri, yakalayıp huzuruma geldiler.
    zayıf olanlar büyüklenenlere, siz hiç olmasaydınız adiler.
    muhakkak müminler olurduk derler, kitabımız kuranda.

    32-büyüklük olanlar zayıflara, sizi biz hep kayırdık.
    size hidayet geliyordu da, biz mi onu hep çevirdik.
    hayır sizin kendiniz azdınız, bizde halini zi gördük.
    sizde suçlusunuz diyecekler der, kitabımız kuranda.

    33-yine zayıf sayılanlar, diyecek büyüklük taslayanlara.
    gece gündüz plan kurdunuz, Allaha ümit besleyenlere.
    ortak koşmayı emrettiniz, uyardık hak yola gidenlere.
    hepside pişman olacaklar diyor rab, kitabımız kuranda.

    bizde küfredenlerin boynuna, demir halkalar geçiririz.
    onlara sadece yaptıkları sapıklığın,cezalarını çektiririz.
    34-biz her beldeye elbette ki, bir uyaran dan veririz.
    refahta yaşayanın çoğu uymaz der, kitabımız kuranda.

    35-birde dediler malca evlatça, biz sizden fazlayız.
    bize azap hiç gelmez ki, biz azaptakinden uzaktayız.
    36-kimine rızkı daraltır, kimine verir der rahattayız.
    başına geleceğini bilmezler der, kitabımız kuranda.

    37-sizi bize yaklaştıracak, mallar evlatlar değildir.
    ancak iman edip de, yararlı iş gören ler ehildir.
    onlara mükafat iki kat vardır,ve rabbiniz kefildir.
    cennetin yüksek yerinde der, kitabımız kuranda.

    38-ayetlerimizi hükümsüz bırakanlar, pişman olacak.
    evet onlarda ahrette perişandır, azap içinde kalacak.
    39-gerçekten rabbin dilediğine, rızkını fazla yayacak.
    dilediğimin de rızkını kısarım der, kitabımız kuranda.

    hayır olarak ne yaparsanız, karşılığını veririm.
    onu rızık verdiklerimin, en hayırlısı görürüm.
    40-o gün bunları bir araya, toplayıp sorarım.
    bize mi tapardınız derim der, kitabımız kuranda.

    41-melekler dedi sana biz, taparız bizim velimiz sensin.
    onlar cinler e taparlardı,inanırlardı onlar cinlere, bilirsin.
    42-bu gün fazladan ne fayda ne zarar, verilir görürsün.
    diyeceğiz tadın ateş azabımızdan der, kitabımız kuranda.

    43-karşılarında ayetlerim iz açıkça, okunduğu vakit.
    yolumuzdan bizi geri kor dediler, okunanlara bakıp.
    bu bir uydurmadır iftiradır, demeyi kafalarına takıp.
    hak yoluna sihir dediler der rab, kitabımız kuranda.

    44-oysa biz onlara iftirayı doğrulayan, bir kitap vermedik.
    senden öncede biz onlara, hiç bir uyarıcıda göndermedik.
    45-onlardan öncekilerde yalanlamıştı, doğrularda bulmadık.
    onda bir inanan, yoktu diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

    resullerimizi yalanlayanların, halini bir görün.
    46-size bir nasihat edeceğim, orda bir durun.
    Allah için ikişer birer kaklın, bir karara varın.
    uyarıcınızda delilik yok der, kitabımız kuranda.

    o size şiddetli azap gelmeden, sizi uyarandır.
    47-sizden ücrette istemiyor, hakkı buyurandır.
    ücreti Allaha aittir, sizlere gerçeği duyurandır.
    resul her şeye şahittir der, kitabımız kuranda.

    48-gerçekten benim rabbim, hakkı emreder.
    bütün gaipleri bilendir, inanan yoluna gider.
    49-hak gelir batıla gideni bilir, onu yok eder.
    hak edeni düzeltirim der, kitabımız kuranda.

    50-ben saparsam, kendi namıma sapmış olurum.
    rabbimin emrettiği vahiyle, doğru yolu bulurum.
    hepsi rabbim sayesindedir, ben bunları görürüm.
    işitip, kuluma,yakın olanım der, kitabımız kuranda.

    51-onları telaşa düşürdüğümüzü, ah bir göresin.
    kaçacak yerleri yoktur, demezler yanıma gelesin.
    yakın yerde yakalanmışlar, bu gerçekleri bilesin.
    52-o zaman iman ettik dediler, kitabımız kuranda.

    fakat onlar için, uzak bir yerden, el uzatmaktır.
    53-oysa önceden küfrettiler, işleri fors atmaktır.
    resullere inanmayıp, uzaktan gaibe taş atmaktır.
    54-ve aralarına set çekilir der, kitabımız kuranda.

  16. abdurrahman toğaç yorumu:

    FATIR SURESİ DESTANI
    KİTABIMIZ KURANDA
    1-odur ki gökler i ve yeri , altı günde yaratan.
    melekleri de ikişer üçer dörder, elçiler yapan.
    hamdolsun o yarattığına, dilediği ölçüde bakan.
    her şeylere kadiriz der rab, kitabımız kuranda.

    2-Allahın insanlara gönderdiği, rahmetini tutacak.
    yoktur onun tuttuğunu da, başka kişiye katacak,
    itaatli kullarının başındaki, türlü dertlerini atacak.
    o güçlü hikmet sahibiyim der, kitabımız kuranda.

    3-ey insanlar hatırlayın, Allahın verdiği nimetini.
    size gökten yerden rızık veriyor, bilin kıymetini.
    Allahtan başka yaratan yoktur, göster hürmetini.
    ne çevrilip dönüyorsunuz der, kitabımız kuranda.

    4-sana inanmazlarsa, önceki rasüller dede görülür.
    bilirsin sonun da bütün işler, Allah a döndürülür.
    5-Allahın vaadi haktır,her kul hesabından sorulur.
    dünya hayatına kanmayın der, kitabımız kuranda.

    6-şeytan düşmanınız, sizde onu düşman tutun.
    o kendi taraftarını, cehennemlik edecek bakın.
    7-o küfredenler var ya, onlar a deyin ki sakın.
    şiddetli azap onlara der rab, kitabımız kuranda.

    iman edip yararlı iş, yapan kullara gelince.
    onlara bir mağfiret var, büyük ecri görünce.
    8-birde kötü ameli, kendine dönüp gelince.
    süslü amelli olmayın der, kitabımız kuranda.

    hiç şüphesiz Allah, dilediği kulunu şaşırtır.
    dilediğine de hidayet verir yüzünü ağartır.
    onlara hasret çekme, kendi yolunu bağlatır.
    biz yapılanı biliriz der, kitabımız kuranda.

    9-Allah rüzgarı estirip, bulutu yükseltip döndürür.
    onun emriyle hareket eder, ölü beldeye gönderir.
    ölümün den sonra diril tip, ateşler ini söndürür.
    diriltme işi böyledir diyor rab, kitabımız kuranda.

    10-her kim izzet istiyorsa, bizim katımızdan görülür.
    izzet tamam en Allahın dır, hoş sözler ona yükselir.
    onu da yararlı işler yükseltir, Salih amelle beslenir.
    tuzak kuranları mahfederim der, kitabımız kuranda.

    11-Allah sizi topraktan, sonra nutfeden yaratır.
    sonra sizi çiftler yaparak, ilmiyle kendini aratır.
    onun ilmi olmadan, ne bir dişi canlı gebe kalır.
    nede doğurabilir der rabbim,kitabımız kuranda.

    bir yaşlıya ömür vermekte, kısaltmak tada o haklıdır.
    hepside bir kitapta yazılıdır, leh vi mahfuzda saklıdır.
    Allaha göre çok kolay dır, şüphe siz kullar yasaklıdır.
    hepsi de yazılı saklıdır diyor rab, kitabımız kuranda.

    12-iki deniz bir olmaz, biri tatlıdır harareti keser.
    birisi tuzlu acıdır, içenler in boğazını yakar geçer.
    ikisinden de taze et yersiniz, sizin iştahınız ı açar.
    birde ziynet bulursunuz diyor, kitabımız kuranda.

    o denizde yüzen gemiler görürsün, suyu yarar gider.
    fazlımdan nasip arayasınız diye, olur ki şükrederler.
    13-gece yi gündüze katar, hepside emriyle giderler.
    gündüzü de geceye katarım der, kitabımız kuranda.

    yüce rabbin güneşi ve ayı emrine, amade kılmıştır.
    hepside muayyen, vakte kadardır, emrine girmiştir.
    bunları yapan Allah rabbiniz, kalp özünü bilmiştir.
    put çekirdek zarı yapamaz der, kitabımız kuranda.
    FATIR SURESİ DESTANI DEVAMI
    KİTABIMIZ KURANDA
    14-kendilerine dua etseniz bile, duanızı işitmezler.
    veyahut işittiklerini sayalım, bir cevap veremezler.
    kıyamet gününde size bize, ibadet etti diyemezler.
    haberdar olan gibi olur mu der, kitabımız kuranda.

    15-kullarım Allaha muhtaç kimselersiniz, rızkınızı o yetirir.
    Allah ise ganidir övülür, hakkınca bileni cennete götürür.
    16-Allah dilerse sizleri yok eder, yeni bir topluluk getirir.
    17-Allaha göre çok kolaydır diyor rab, kitabımız kuranda.

    18-günahkar hiç bir nefis, başka günah yüklenmez.
    günahı ağır basanın günahını, kimse alıp üstlenmez.
    Allahın gayp ilminden korkanı uyar, diyerleri gelmez.
    onlar namazı doğru kılarlar der, kitabımız kuranda.

    her kim temizlenirse, nefsin de pislik kalmaz.
    sonunda dönüş Allaha dır, çoğu bunu bilmez.
    19-görenle görmeyen bir olur mu, elbet olmaz.
    20-nede karanlıkla aydınlık , kitabımız kuranda.

    21-nede gölge ile sıcaklık, bunlar bir olur mu.
    22-dirilerle de ölüler bir olmaz, çokları bilir mi.
    doğrusu Allah dilediğine işittirir,yoluna gelir mi.
    kabirdekine işittire men der, kitabımız kuranda.

    23-sen sadece bir uyarıcısın, Allah ı bileceklere.
    24-biz seni uyarıcı gönderdik, hakkı göreceklere.
    hiç bir ümmet gelmemiştir, müjde duyacaklara.
    elbet müjdeci gelmiş tir der, kitabımız kuranda.

    25-seni yalanlayanlara üzülme, öncekilerde böyle yapmıştı.
    onlara da resuller gönderdik, dinlemeyen o gözle bakmıştı.
    mucizelerimizle Suhuflarla gelmişlerdi, sanki gözleri akmıştı.
    onurlu kitaplarla gönderdik der rabbimiz, kitabımız kuranda.

    26-sonra biz o küfredenleri, yakalayıp cezalandırdık.
    bizde onları inkar ettik, ve yaşamlarını sonlandırdık.
    27-gökten bir su indirdik, o suya bitkileri kandırdık.
    hepside doyasıya içerler der rab, kitabımız kuranda.

    renkleri başka başka, bir çok meyveler bitirdik.
    dağlardan kırmızı beyaz siyah, yoldan geçirdik.
    28-insandan hayvandan, davardan renkli verdik.
    Allah tan alimler korkar der, kitabımız kuranda.

    şüphesiz Allah güçlüdür bağışlayan, bazıları bilirler.
    29-Allahın kitabını okuyanlar, namazı doğru kılarlar.
    verdiğimizden gizli ve aşikar, Allah için sarf ederler.
    zarar edilmeyen yatırım der rab, kitabımız kuranda.

    30-çünkü Allah ecrini onlara, tamamen verecek tir.
    bizim o kullarımız lütfumdan, ziyadesini görecektir.
    şükredeni çok bağışlayanım, kullar bunu bilecektir.
    nimetle de mukavele ederim der, kitabımız kuranda.

    31-sana vahiy ettiğimiz, öncekileri doğrulayanın kendisidir.
    şüphe siz Allah kullarını bilendir, nankör kullarım ız asidir.
    bütün yaptıklarından haberdarım, kimide iblisin kardeşidir.
    her açık ve gizliyi, görenim der rabbim, kitabımız kuranda.

    32-biz kitabı halis kullarımdan, seçtiklerimiz e vermişiz.
    miras verdiğimden, kendine, zulüm edeni de görmüşüz.
    orta yolu tutanda var, kimini hayırlarda öne geçirmişiz.
    işte büyük lütuf, budur diyor rabbim, kitabımız kuranda.

    33-ant cennetleridir mükafatları, oraya girecekler.
    orada incilerle süslenecekler, birde altın bilezikler.
    birde elbiseler i ipek tir, hepside bunu görecekler.
    34-üzüntümüzü giderdin derler, kitabımız kuranda.

    gerçek ten rabbimiz bağışlayıcı dır, ona şükür edeni.
    35-bizi yaşanacak yere koydu, gördü yolunda gideni.
    burada hiç yorgunluk görmedik, korudu kendini bileni.
    buradan usanmak gelmiyor derler, kitabımız kuranda.

    36-küfredenlere gelince, cehennem ateşine girerler.
    ölmelerine hüküm verilmez ki, orada hemen öleler.
    azapları biraz hafifletilmez ki, dinlenip mola vereler.
    işte nankörler in cezası der rab, kitabımız kuranda.


POPULER LİNKLER

ÇOK ARANANLAR